Son Dakika
|
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisinde tahliyeler başladı
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Netanyahu: "İran ile savaş bitmedi, daha yapılacak çok iş var"
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı ile görüştü
Letonya Savunma Bakanı Spruds, petrol tesislerine düşen İHA’lar nedeniyle istifa etti
İngiltere’den Tristan da Cunha’ya hantavirüs müdahalesi kapsamında paraşütlü sevkiyat
Akışkan balistik koruma sistemleri çelik yeleklerin yerini alacak
Emine Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile bir araya geldi
İstanbul’da güneşi gören sahile koştu
SAĞLIK
Denizli sağlık için hareket etti
10 Mayıs 2026 Pazar - 15:05:57
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında yürüyüş etkinliği düzenlendi. Yenişehir Yürüyüş yolunda düzenlenen ve büyük bir katılımın gerçekleştirildiği etkinliğe Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, Sağlık Hizmetlerinden Sorumlu Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mevlüt Dirim, Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, sağlık çalışanları, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş saat 10.30’da Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger’in startıyla başlarken, yürüyüşte katılımcılar sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekmek amacıyla hep birlikte yürüdü. Yürüyüşte fiziksel aktivitenin kalp sağlığı, ruhsal iyilik hali ve yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıldı. Yürüyüş sonrasında Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kurulan bilgilendirme stantlarında fiziksel aktivite sağlıklı beslenme ve kronik hastalıklarla mücadele konusunda bilgilendirme yapılarak vatandaşlara broşür dağıtıldı. Katılımcılara sağlıklı atıştırmalıklar ve su ikram edildi. Tansiyon, boy-kilo ölçümü gibi sağlık taramaları da yapıldı. Etkinlik boyunca sağlık çalışanları tarafından vatandaşlara sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmeler yapılırken, fiziksel aktivitenin ruhsal ve bedensel sağlık üzerindeki olumlu etkileri anlatıldı. Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, sağlıklı bir toplum oluşturmanın ancak sağlıklı bireylerle mümkün olacağını belirterek vatandaşları günlük yaşamlarında daha aktif olmaya davet etti: Köşger, "Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmak kalp-damar hastalıkları, obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde günlük yaşamda fiziksel aktivite düzeyini artırmak amacıyla Sağlık Bakanlığımız tarafından hedefler belirlenmiş ve toplumu fiziksel aktiviteye özendirmek için çalışmalar yürütülmektedir. Bugün de 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve her yaş grubunda hareketli yaşam kültürünün geliştirilmesini hedefleyerek İl Müdürlerimiz, vatandaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Başta Sağlık Müdürlüğümüz olmak üzere emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Tüm halkımızı kaliteli ve sağlıklı yaşam için hareketli yaşama davet ediyoruz" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 14:25
Çine’de astım hastalığına karşı vatandaşlar bilgilendirildi
Aydın’ın Çine ilçesinde Çine Devlet Hastanesi tarafından astım hastalığına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla bilgilendirme standı açıldı. Çine Devlet Hastanesi’nde kurulan stantta, alanında uzman sağlık personelleri tarafından vatandaşlara astım hastalığının belirtileri, tetikleyici faktörleri ve korunma yolları hakkında bilgi verildi. Etkinlikte ayrıca doğru inhaler (nefes açıcı) cihaz kullanım teknikleri uygulamalı olarak anlatılırken, tedaviye uyumun önemine de dikkat çekildi. Hastalar ve hasta yakınlarının yoğun ilgi gösterdiği etkinlik kapsamında broşür ve çeşitli eğitim materyalleri dağıtıldı. Vatandaşların soruları uzman ekipler tarafından yanıtlandı. Çine Devlet Hastanesi yetkilileri, toplum sağlığını korumaya ve geliştirmeye yönelik eğitim ile bilgilendirme çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:56
İnme hastasına hayat kurtaran müdahale
Sakarya’da Akyazı Devlet Hastanesinde ilk kez uygulanan tPA (pıhtı eritici) tedavisiyle 73 yaşındaki hasta kalıcı felç riskinden kurtarıldı. Edinilen bilgiye göre, kol ve bacağında güç kaybı ile konuşma bozukluğu şikayetiyle hastaneye getirilen 73 yaşındaki Süleyman Aydın’a, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Bölgesel Kapsamlı İnme Merkezi koordinatörlüğünde anında müdahale edildi. İhtisasını SEAH Nöroloji Kliniğinde tamamlayan Uzm. Dr. Şule Dalkılıç ve Akyazı Devlet Hastanesi acil ekibi tarafından hastaya ilk kez tPA (trombolitik) tedavisi başarıyla uygulandı. Bölgedeki inme tedavisinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilen bu hayat kurtarıcı müdahalenin ardından Aydın’ın şikayetleri tamamen giderilerek kalıcı felç riski ortadan kaldırıldı. "10 Mayıs İnme Farkındalık Haftası"nın son gününde kamuoyuyla paylaşılan vaka, inmede erken teşhis ve doğru koordinasyonla hastalığın tedavi edilebilir olduğunu gösterdi. Öte yandan, Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir ve SEAH Başhekimi Doç. Dr. Fatih Güneysu, sağlık ekibini tebrik etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 11:34
Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
2
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:12
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 21:25
Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor"
4
10 Mayıs 2026 Pazar- 09:48
Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: "Kabızlık diye düşündüm" dedi
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:04
Acil Tıp Teknisyenleri bu eğitimler sonrası hastaya hızlı bir şekilde ulaşıyor
19 Haziran 2025 Perşembe - 10:16
Zihin detoksu yapılmayan çocuklarda dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite artıyor
Yaz tatili boyunca teknolojik aletlere maruz kalan çocuklarda dijital bağımlılık riski yükseliyor. Zihin detoksu yapılmayan çocuklarda ise dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu görülme oranı artıyor. Yaklaşan yaz tatiliyle birlikte çocukların dijital ekranlara, tablet, telefon ve televizyon gibi teknolojik cihazlara maruz kalma süresi de yükseliyor. Uzmanlar, bu dönemde dijital bağımlılık riskine dikkat çekerken, zihin detoksunun çocukların beyin sağlığı açısından önemine vurgu yapıyor. Medicana Sivas Hastanesi’nde görev yapan Uzman Psikolog Duhan Töre Yolalan, yaz aylarında çocukların ekranla geçirdiği sürenin ciddi sonuçlara yol açtığını söyledi. Yolalan, "Zihin detoksu yapılmayan çocuklarda dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve ilerleyen süreçte öğrenme problemleri gelişebiliyor" dedi. "Yaş gruplarına göre maruz kalma süresi değişiyor" Dijital ortama maruz kalma süresinin yaş grubuna göre düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Yolalan, "Bireylerin dijital ortamlarda, sosyal medya ve internet üzerinde fazla zaman geçirmesiyle birlikte dijital bağımlılık süreci başlıyor. Öğrenciler dijital platformlarda, dijital teknolojik ürünlerle beraber sürekli vakit geçirme eğiliminde oldukları için dikkat-konsantrasyon gibi fiziksel ve zihinsel problemlerle karşılaşmaktadırlar. Zihin detoksu burada devreye giriyor. Dijital detoks ise tablet, televizyon, telefon, internet ortamı gibi süreçlerden çocuğu uzak tutmamız için bazı sistemler var. Hafta sonu çocuğu teknolojik aletten uzak tutmak gibi detoks yöntemimiz var. Hafta sonu aile ile geçirilen vakte daha çok önem vermek, çocuğun telefon ve tablete çok fazla maruz kalmasını engellemek gibi sistemler var. Çocuğun hem konsantrasyon hem de zihin olarak daha rahat bir sürece girmelerine sebebiyet vermektedir. Çocuklar şu an alışkın oldukları ve ailelerinin izin verdikleri süre boyunca teknolojik alet kullanımına devam ediyor. Yaş gruplarına göre maruz kalma süresi değişmektedir. 0-3 yaş aralığındaki çocuğun hiç maruz kalmasını istemiyoruz. 3-6 yaş aralığında günlük 25-30 dakika, 6-9 yaş aralığında 40 dakika gibi süreler oluyor. Zihinsel etkilenme sürecinde çocuğun gördüğü zarara ne kadar dikkat edip süreyi ayarlarsak, çocuğun sağlığını koruyabiliriz" şeklinde konuştu. "Zihin detoksunda çocuk, tek işe odaklanıyor" Zihin detoksunun çocukların odaklanma becerisi üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ifade eden Yolalan, "Çocuklarımız ile birlikte açık havada nefes egzersizleri yapılabilir. Nefes egzersizi birkaç defa tekrarlamak çocuğun hem stres seviyesini kontrol etmesini hem de rahatlaması için güzel bir sistem. Fiziksel aktivite ve oyunları arttırabiliriz. Çocukların sanat ve orijinal fikir üretmelerini geliştirmek için zihin detoksunu uygulayabiliriz. Çocukların düzenli uyku uyumalarını sağlamak için uyumadan önce ellerine telefon vermemek gerekir. Zihin detoksunda, çocuğa yapmamız gereken şey aslında onu tek işe ve tek alana odaklamaktır. Yemek yiyorsa sadece yemeğe odaklanması, oyun oynuyorsa sadece oyun oynaması, ekrana bakıyorsa sadece ekrana bakmasını sağlamaktır. Çocuk birden fazla şeye zihnini odakladığında, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ortaya çıkmaktadır. İlerleyen boyutlarda ise öğrenme bozukluğu ve çocuğun eğitim hayatında ciddi problemlere yol açmaktadır" diye konuştu. "Çocuk ebeveynlerini örnek alır" Zihin detoksunun etkili olabilmesi için ebeveynlerin de çocuklara örnek olması gerektiğini vurgulayan Yolalan, "Çocuk, anne babayı örnek alma eğilimindedir. Ebeveynler çocuğu, ekrandan ve internetten uzak tutmaya çalışırken kendileri ekrana ve internet ile ilgilendiği zaman, çocuğun örnek alımı güçleşiyor. Çocuğa bunlar verilmediğinde, ebeveynlerinde aynı şekilde teknolojik aletlerden uzak durması gerekiyor. Zihin detoksu çocuklar için çok verimli bir noktadır. Hem kognitif gelişim hem de fiziksel gelişimleri açısından önem arz etmektedir. Zihin detoksu uygulamadığımız çocukları teknolojinin eline bıraktığımız zaman, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna sebebiyet vermektedir" dedi.
19 Haziran 2025 Perşembe - 10:12
Zihin detoksu yapılmayan çocuklarda dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite artıyor
Yaz tatili boyunca teknolojik aletlere maruz kalan çocuklarda dijital bağımlılık riski yükseliyor. Zihin detoksu yapılmayan çocuklarda ise dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu görülme oranı artıyor. Okulların kapanıp yaz tatiline girecek olmasıyla birlikte çocukların dijital ekranlara, tablet, telefon ve televizyon gibi teknolojik cihazlara maruz kalma süresi de yükseliyor. Uzmanlar, bu dönemde dijital bağımlılık riskine dikkat çekerken, zihin detoksunun çocukların beyin sağlığı açısından önemine vurgu yapıyor. Medicana Sivas Hastanesi’nde görev yapan Uzman Psikolog Duhan Töre Yolalan, yaz aylarında çocukların ekranla geçirdiği sürenin ciddi sonuçlara yol açtığını söyledi. Yolalan, "Zihin detoksu yapılmayan çocuklarda dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve ilerleyen süreçte öğrenme problemleri gelişebiliyor" dedi. "Yaş gruplarına göre maruz kalma süresi değişiyor" Dijital ortama maruz kalma süresinin yaş grubuna göre düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Duhan Töre Yolalan, "Bireylerin dijital ortamlarda, sosyal medya ve internet üzerinde fazla zaman geçirmesiyle birlikte dijital bağımlılık süreci başlıyor. Öğrenciler dijital platformlarda, dijital teknolojik ürünlerle beraber sürekli vakit geçirme eğiliminde oldukları için, dikkat-konsantrasyon gibi fiziksel ve zihinsel problemlerle karşılaşmaktadırlar. Zihin Detoksu burada devreye giriyor. Dijital detoks ise tablet, televizyon, telefon, internet ortamı gibi süreçlerden çocuğu uzak tutmamız için bazı sistemler var. Hafta sonu çocuğu teknolojik aletten uzak tutmak gibi detoks yöntemimiz var. Hafta sonu aile ile geçirilen vakte daha çok önem vermek, çocuğun telefon ve tablete çok fazla maruz kalmasını engellemek gibi sistemler var. Çocuğun hem konsantrasyon hem de zihin olarak daha rahat bir sürece girmelerine sebebiyet vermektedir. Çocuklar, şuan alışkın oldukları ve ailelerinin izin verdikleri süre boyunca teknolojik alet kullanımına devam ediyor. Yaş gruplarına göre maruz kalma süresi değişmektedir. 0-3 yaş aralığındaki çocuğun hiç maruz kalmasını istemiyoruz. 3-6 yaş aralığında günlük 25-30 dakika, 6-9 yaş aralığında 40 dakika gibi süreler oluyor. Zihinsel etkilenme sürecinde çocuğun gördüğü zarara ne kadar dikkat edip süreyi ayarlarsak, çocuğun sağlığını koruyabiliriz" şeklinde konuştu. "Zihin detoksunda çocuk, tek işe odaklanıyor" Zihin detoksunun çocukların odaklanma becerisi üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ifade eden Yolalan, "Çocuklarımız ile birlikte açık havada nefes egzersizleri yapılabilir. Nefes egzersizi birkaç defa tekrarlamak çocuğun hem stres seviyesini kontrol etmesini hem de rahatlaması için güzel bir sistem. Fiziksel aktivite ve oyunları arttırabiliriz. Çocukların sanat ve orijinal fikir üretmelerini geliştirmek için zihin detoksunu uygulayabiliriz. Çocukların düzenli uyku uyumalarını sağlamak için, uyumadan önce ellerine telefon vermemek gerekir. Zihin detoksunda, çocuğa yapmamız gereken şey aslında onu tek işe ve tek alana odaklamaktır. Yemek yiyorsa sadece yemeğe odaklanması, oyun oynuyorsa sadece oyun oynaması, ekrana bakıyorsa sadece ekrana bakmasını sağlamaktır. Çocuk birden fazla şeye zihnini odakladığında, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ortaya çıkmaktadır. İlerleyen boyutlarda ise öğrenme bozukluğu ve çocuğun eğitim hayatında ciddi problemlere yol açmaktadır" diye konuştu. "Çocuk ebeveynlerini örnek alır" Zihin detoksunun etkili olabilmesi için ebeveynlerin de çocuklara örnek olması gerektiğini vurgulayan Yolalan, "Çocuk, anne babayı örnek alma eğilimindedir. Ebeveynler çocuğu, ekrandan ve internetten uzak tutmaya çalışırken kendileri ekrana ve internet ile ilgilendiği zaman, çocuğun örnek alımı güçleşiyor. Çocuğa bunlar verilmediğinde, ebeveynlerinde aynı şekilde teknolojik aletlerden uzak durması gerekiyor. Zihin detoksu çocuklar için çok verimli bir noktadır. Hem kognitif gelişim hem de fiziksel gelişimleri açısından önem arz etmektedir. Zihin detoksu uygulamadığımız çocukları teknolojinin eline bıraktığımız zaman, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna sebebiyet vermektedir" dedi.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 22:41
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Suriye Sağlık Bakanı Nizal el-Ali ile bir araya geldi
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Suriye Sağlık Bakanı Nizal el-Ali ile bir araya geldi. İki Bakan, Türkiye ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Şam Kalp Hastanesi ve Halep Onkoloji Hastanesi İşletme Protokolüne imza attı.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 19:52
Gezi teknesinde rahatsızlanan vatandaşa Sahil Güvenlik ekiplerince tahliyesi yapıldı
Muğla’nın Marmaris ilçesi açıklarında seyreden gezi teknesinde rahatsızlanan vatandaş, Sahil Güvenlik ekiplerince tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Marmaris Bedir Adası açıklarında gezi teknesinde bulunan vatandaşın rahatsızlanması üzerine yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri, tekneden aldıkları vatandaşı 112 ambulans ekiplerine teslim edildi.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 18:41
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden ‘haksız kazanç’ operasyonu açıklaması: "Özel hastanede işlem yapan doktora suçüstü"
Hastalar üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönelik başlatılan soruşturmaya ilişkin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden açıklama yapıldı. Açıklamada, "15 Mayıs 2024’te hastane başhekimliğine yazılı bildirilen şikayet; 27 Mayıs 2024’te İl Sağlık Müdürlüğümüzce, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne bildirilmiş olup konu hakkında inceleme başlatılmıştır. İnceleme sürecinde 17 Şubat 2025’te Bahçelievler’de bir özel hastanede müdürlüğümüz denetim ekibi tarafından bahsi geçen doktorlardan biri mesai saatlerinde kurum dışı işlem yaparken suçüstü yakalanmıştır" denildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hastalar üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönelik başlatılan soruşturma çerçevesinde aralarında 1’i profesör olmak üzere 11 şüpheli İstanbul merkezli Mersin ve Tekirdağ’da yapılan eş zamanlı operasyonda gözaltına alınmıştı. Olayda Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği’ne hastaların sözlü şikayetlerin yanı sıra 15 Mayıs tarihinde yapılan yazılı şikayetler üzerine Başhekim Prof. Dr. Nurettin Yiyit ve ekibi durumu İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne iletti. Ardından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından konuyla ilgili süreç başlatılarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ihbarda bulunuldu. "Gizliliğe azami önem gösterilmesi gerekmektedir" Müdürlüğün İstanbul Emniyeti’ne yaptığı ihbarda ise, "Bu durum sadece aşağıda ismi geçen kişilerle sınırlı olmayıp, yapılan sözle şikayetlerden anlaşıldığı üzere hastanedeki göğüs cerrahisi ekibinde yer alan birçok personelin dahil olduğu, başka personellerin de hastanede yapılacak sağlık hizmetleri için para talep ettiği veya hastaları başka özel sağlık kurumlarına yönlendirildiği gibi birçok sözel şikayet bulunmaktadır. Tarafımıza bildirilen şikayetlerin suç unsurları içeren hususlar barındırması nedeniyle gizliliğe azami önem gösterilmesi gerekmektedir" gibi ifadeler dikkat çekti. Sonrasında İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü işbirliğinde şüphelilere yönelik detaylı çalışmalar yapıldı. "27 Mayıs 2024’te müdürlüğümüzce, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne bildirildi" Şüphelilere yönelik çeşitli takipler yapılırken İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden konuya ilişkin yapılan açıklamada, "15 Mayıs 2024 tarihinde Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine yazılı olarak bildirilen şikayet; 27 Mayıs 2024 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğümüzce, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne bildirilmiş olup konu hakkında inceleme başlatılmıştır. Hastanenin göğüs cerrahi biriminde görevli olan personeller hakkında, hasta ve hasta yakınları tarafından farklı tarihlerde yapılan; ilgili personellerin hastane içinde veya dış merkezde ameliyat yapmak ve patolojik materyallerin hastane dışına gönderilmesi konularında para ve menfaat talebinde bulundukları, maddi menfaat sağlayan hasta ve hasta yakınlarının ameliyat ve patolojik materyal temini işlemlerinin yapıldığı, maddi menfaat sağlamaktan kaçınan hasta ve hasta yakınlarının ise başvurularının kasıtlı olarak bekletildiği ve ameliyat, biyopsi işlemlerinin yapılmadığı yönünde şikayetler saptanmıştır" ifadeleri yer aldı. "Tanı konulmadan özel hastaneye yönlendirilerek yaklaşık 10 gün ışın tedavisi aldıkları beyanı" Açıklamanın devamında, "Başvuruda bulunan kişi, doktoru tarafından yüklü miktarda bağış yapmaları karşılığında öncelikli olarak babasının ameliyatını yapabileceğini söylediğini beyan etmektedir. Benzer şekilde bir başka şikayette, doktor tarafından, hastane içerisinde yapılması mümkün olan işlemler olmasına karşın önce biyopsi yapılması için özel bir hastaneye yönlendirildiklerini ardından hiçbir tanı konulmamasına rağmen başka bir özel hastaneye yönlendirilerek yaklaşık 10 gün ışın tedavisi aldıklarını beyan etmişlerdir. Bahsedilen yazılı şikayetler dışında hastaneye sözlü müracaatların da olduğu ve bu müracaatlarda maddi menfaat sağlanmaması nedeniyle hastaların işlemlerinin yapılmadığı ve kasıtlı olarak bekletildiği, ötelendiği ifade edilmektedir" denildi. "Doktorlardan biri mesai saatlerinde kurum dışı işlem yaparken suçüstü yakalanmıştır" Olayda Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından mesaide olması gereken hekimin mesaide olmadığına yönelik tutanak tutulduğu öğrenildi. Hekimin özel bir hastanede olduğu iddiası sonrası ise İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Denetim ekibi tarafından hızla harekete geçilerek özel hastaneye gidildi. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün açıklamasında konuya ilişkin ise, "İnceleme sürecinde 17 Şubat 2025 tarihinde konu hakkında Bahçelievler’de bulunan bir özel hastanede Müdürlüğümüz denetim ekibi tarafından bahsi geçen doktorlardan biri mesai saatlerinde kurum dışı işlem yaparken suçüstü yakalanmıştır. İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen süreçte bugün gelinen noktada ilgili şahıslar gözaltına alınmıştır"
18 Haziran 2025 Çarşamba - 15:36
İzmir’de yaşayan 40 yaşındaki hasta Gaziantep’te şifayı buldu
İzmir’de yaşayan 40 yaşındaki Mustafa Yıldırım, pankreas kanseri tanısı aldıktan sonra tedavi için Gaziantep’e geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde Prof. Dr. İbrahim Tayfun Şahiner tarafından gerçekleştirilen başarılı Whipple ameliyatıyla sağlığına kavuştu. Pankreasın baş kısmında tespit edilen kitle nedeniyle İzmir’de farklı merkezlere başvuran Yıldırım, net tanının ardından ameliyat kararı aldı. Operasyonu deneyimli bir cerrahın gerçekleştirmesini isteyen hasta, kapsamlı araştırmalar sonucunda Prof. Dr. Tayfun Şahiner’e ulaşarak Gaziantep’e geldi. Prof. Dr. Şahiner, "Pankreas kanseri genellikle ileri evrede tanı konulan, cerrahi şansı sınırlı bir hastalıktır. Mustafa Bey’in kitlesi, ameliyat edilebilir bir evredeydi. Detaylı bir hazırlık süreci ve zamanında müdahaleyle Whipple ameliyatını başarıyla gerçekleştirdik. Ameliyat sırasında ve sonrasında herhangi bir komplikasyonla karşılaşmadık" dedi. Ameliyat öncesinde hastanın genel durumu titizlikle değerlendirildi, beslenme planı düzenlendi ve yoğun bakım süreci detaylı şekilde planlandı. Prof. Dr. Şahiner, pankreas tümörü gibi kompleks cerrahilerin, yalnızca donanımlı merkezlerde ve deneyimli cerrahlar tarafından yapılması gerektiğini vurguladı. Ameliyat sonrası konuşan hasta Mustafa Yıldırım, "İzmir’den Gaziantep’e gelmek kolay olmadı ama Prof. Dr. Şahiner’e ulaştıktan sonra içim rahatladı. Gerek ameliyat öncesi bilgilendirme, gerekse ameliyatın kendisi çok başarılıydı. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum" şeklinde konuştu. Medical Point Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ekber Şahin ise "Medical Point Gaziantep Hastanesi olarak komplike gastrointestinal cerrahilerde hem bölge halkına hem de Türkiye’nin dört bir yanından gelen hastalara umut olmaya devam ediyoruz. Genel cerrahi ekibimiz Prof. Dr. İbrahim Tayfun Şahiner, Prof. Dr. M. Tahir Özer ve Doç. Dr. Mesut Gül tarafından bugüne dek yüzlerce hastanın sağlık sorunları başarıyla çözüme kavuşturuldu" diye konuştu.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 15:36
Maske ve cihazların çöpte bulunmasıyla ilgili inceleme başlatıldı
Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından bir aile sağlığı merkezi önündeki çöp konteynerine atılan tıbbi malzeme ve maskelerle ilgili açıklama yapıldı. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Dulkadiroğlu ilçemizdeki Aile Sağlığı Merkezi önündeki çöp konteynerinde bulunan maske ve diğer malzemelerle ilgili kamuoyuna açıklama yapılması gereği hâsıl olmuştur. Söz konusu maskeler Aile Sağlığı Merkezinde tıbbi ihtiyacı bulunan hastalara verilmek üzere muhafaza edilmekte iken bulunduğu odada yaşanan su teması nedeniyle maskeler kullanılamaz hale gelmiştir. Aktif olarak kullanılmayan eski mini hasta çağırma cihazları da arıza ve su teması nedeniyle işlevselliğini kaybetmiştir. Usulüne uygun olarak imha edilmesi gereken ve kullanılamaz hale gelen maske ile diğer malzemeler Aile Sağlığı Merkezi görevlilerince kutu poşet içerisinde bina yakınındaki çöp konteynerine bırakıldığı için ortaya istenmeyen bu görüntüler çıkmıştır. Konuyla ilgili olarak inceleme soruşturma başlatılmış olup süreç İl Sağlık Müdürlüğümüzce yakinen takip edilmektedir" denildi.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 15:09
Tavas Devlet Hastanesinde modern girişimsel radyoloji uygulamaları başladı
Denizli Tavas Devlet Hastanesi’nde birçok hastalığın cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, görüntüleme eşliğinde gerçekleştirilen minimal invaziv yöntemlerle tedavi edildiği, modern tıbbın en gelişmiş tanı ve tedavi yöntemlerinden biri olan girişimsel radyoloji uygulamaları yapılmaya başlandı. Tavas Devlet Hastanesi’nde Girişimsel Radyolojik işlemleri uygulayacak olan Radyoloji Uz.Dr. Eren Tanrıseven, girişimsel radyoloji hakkında detaylı bilgi verdi. Girişimsel radyolojinin ultrason, bilgisayarlı tomografi(BT) ve anjiyografi gibi görüntüleme teknikleri eşliğinde yapılan tanı ve tedavi işlemlerini kapsadığını özellikle kanser tedavisinde, damar tıkanıklıklarında biyopsi ve drenaj gibi işlemlerde cerrahiye alternatif sunduğunu hastalara daha az ağrı ve daha kısa sürede iyileşme süresi tanıdığını söyledi. Tanrıseven, "Girişimsel radyolojideki işlemler görüntüleme kılavuzluğunda cerrahiye göre çok daha az invaziv yöntemler kullanarak, tedaviyi yönlendirir. Genellikle bu işlemler hastalar için daha kolaydır. Çünkü geniş kesiler yoktur, daha az ağrı, risk ve daha kısa iyileşme zamanı ile işlemler tamamlanır. Girişimsel radyologlar önceden elde edilmiş görüntüler üzerinde gerçekleştireceği işlemi planlar. Daha sonra, görüntüleme kılavuzluğunda genelde lokal veya gerektiğinde genel anestezi altında işlemler gerçekleştirilir " şeklinde konuştu. Tavas Devlet Hastanesi’nde girişimsel radyoloji hizmetlerinin aktif olarak sunulduğunu bu sayede hastaların büyük ameliyatlara gerek kalmadan, ileri teknoloji destekli yöntemlerle tedavilerinin yapılabildiğini belirten Uz.Dr. Eren Tanrıseven; "Tavas Devlet Hastanesi’nde girişimsel radyolojide birçok hastalığın tedavisini gerçekleştireceğiz. Bunlardan bazılarına bakacak olursak, Asit Drenajı (karın sıvısı boşaltma); Karaciğer hastalığı veya başka nedenlerle karında biriken sıvı ağrı ve şişkinlik yapabilir. Ultrason eşliğinde bu sıvı dışarı alınır. Plevral Efüzyon Drenajı (Akciğer Zarındaki Su Boşaltma); Akciğer zarları arasındaki sıvı birikmesi, nefes darlığına neden olur. Ultrason yada tomografi eşliğinde sıvı ince bir tüple dışarı alınır. Apse, Kist ve Koleksiyon Tedavisi; Vücutta oluşan apse, iltihap yada sıvı birikimi cilt üzerinden bir tüple boşaltılır. Kalıcı ve Geçici Kateter Uygulamaları; Port katater, geçici santral damar yolu gibi işlemler girişimsel radyolojiyle kolayca yapılır. Biyopsiler; Tiroid, meme gibi tümörler ve doku örneklemesi ile alınan biyopsiler ultrason ve tomografi eşliğinde güvenli bir şekilde yapılır. Lezyonlarla Mücadele; Bazı kist ya da tümörlere doğrudan ilaç uygulanabilir ya da içerikleri boşaltılabilir" dedi. Radyoloji Uz. Dr. Eren Tanrıseven; diğer kliniklerden konsültasyon ve polikliniğe başvuru ile hasta kabul ettiklerini belirterek; "Tavas Devlet Hastanesi olarak Tavas halkının tıbbın gelişen bu alanından mahrum bırakmamak, tanı ve tedavide hastalarımıza mümkün olan en kısa sürede destek olmak adına Girişimsel Radyoloji birimimizde hizmet veriyoruz" ifadelerini kullandı.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 14:46
Marmara ve Avşa adalarına kimliksiz hayvan girişi yasaklandı
Marmara Adalar Belediyesi tarafından alınan kararla, Marmara ve Avşa adalarına kimliksiz veya çipsiz hayvan girişleri yasaklandı. Hayvan sağlığı ve güvenliği açısından alınan tedbir kapsamında denetimlerin veteriner hekimler eşliğinde düzenli olarak sürdürüldüğü bildirildi. Alınan bilgiye göre, adalara giriş yapmak isteyen evcil hayvanlar, veteriner hekimler tarafından kontrol edilmeden adaya alınmayacak. Kimliklendirme (çip veya kimlik kartı) yapılmamış hayvanların tespit edilmesi halinde, sahiplerine gerekli uyarılar yapılarak adaya geçişlerine izin verilmeyecek. Uygulamanın, hem adalardaki mevcut hayvan popülasyonunun kontrolü hem de bulaşıcı hastalıkların önlenmesi amacıyla hayata geçirildiği ifade edildi.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 14:42
Uzmanından kene vakalarında doğru müdahale uyarısı
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Oğuz İçten, kene vakalarında doğru müdahalenin hayati öneme sahip olduğuna dikkat çekti. Dr. Oğuz İçten, vücuda tutunan bir kenenin mümkün olan en kısa sürede çıkarılması gerektiğini söyledi. Kenenin ne kadar erken çıkarılırsa, hastalık bulaşma riskinin o kadar azalacağını belirten İçten, çıkarıldıktan sonra tutunduğu bölgenin mutlaka antiseptik solüsyonlarla temizlenmesi gerektiğini ifade etti. İçten, bez, poşet veya eldiven gibi bir malzeme ile kenenin vücuda tutunduğu en yakın yerinden sabit bir kuvvetle nazikçe çekerek çıkarılması gerektiğini aktararak, "Ancak kişi kendisi çıkaramıyorsa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Halk arasında yaygın olan bazı yanlış yöntemler ciddi riskler taşıyor. Kenenin üzerine sigara basmak, alkol ya da kolonya dökmek gibi müdahaleler kenenin kasılmasına ve içeriğindeki zararlı mikroorganizmaları vücuda aktarmasına neden olabilir. Bu tür uygulamalar kesinlikle yapılmamalıdır. Kene teması sonrası hastalık belirtilerinin 10 gün boyunca dikkatle izlenmesi gerekiyor. Ateş, titreme, halsizlik, iştahsızlık, yaygın kas ve eklem ağrısı, bulantı, kusma, ishal veya kanama gibi şikâyetler görülürse zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 13:44
Kırklareli’nde Sağlık Hizmetleri toplantısı yapıldı
Kırklareli İl Sağlık Müdürü Çiğdem Cerit başkanlığında Sağlık Hizmetleri toplantısı yapıldı. Kırklareli İl Sağlık Hizmetleri toplantısı Lüleburgaz Devlet Hastanesi’nde yapıldı. İl Sağlık Müdürü Çiğdem Cerit başkanlığında gerçekleşen toplantıda psikiyatri, anjiyo ve fizik tedavi bölümleri ile yanık ünitesi, endovizyon sistemleri, onkoloji tanı birimlerinin çalışmaları değerlendirildi. Toplantıda konuşan Cerit, salığın önemine değinerek sağlık hizmetlerinin kalitesini her geçen gün arttırmak için çalıştıklarını söyledi.
18 Haziran 2025 Çarşamba - 13:22
ERCP: Safra yolları ve pankreas hastalıklarına ameliyatsız çözüm
Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Abdullatif Şirin, safra yolları ve pankreas hastalıklarının tanı ve tedavisinde büyük önem taşıyan Endoskopik Retrograd Kolanjiyopankreatografi (ERCP) yöntemi hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Şirin, bu ileri endoskopik işlemin, özellikle safra kanallarında taş, darlık ve tümör kaynaklı tıkanıklıkların giderilmesinde etkin bir şekilde kullanıldığını belirtti. "ERCP, hem tanı koyma hem de tedavi etme amacıyla kullanılan özel bir işlemdir" diyen Dr. Şirin, bu yöntemin, açık cerrahiye gerek kalmadan birçok hastalığın çözümüne imkan tanıdığını vurgulayarak şu bilgileri verdi: "İşlem sırasında, özel olarak tasarlanmış yan görüşlü bir endoskop ile hastanın ağız yoluyla giriş yapılır, yemek borusu ve mide geçilerek 12 parmak bağırsağına ulaşılır. Burada safra ve pankreas kanalının ortak açıldığı bölgeye erişilerek kontrast madde yardımıyla bu kanallar görüntülenir. Görüntüleme sonucunda taş, tümör veya darlık tespit edilirse, aynı seansta müdahale de gerçekleştirilebilir." Cerrahiye alternatif, konforlu bir yöntem Dr. Şirin, özellikle safra kesesinden ana safra kanalına düşen taşların çıkarılmasında ERCP’nin cerrahiye kıyasla daha az riskli ve iyileşme süreci açısından konforlu olduğunu ifade etti. Ayrıca, tümör nedeniyle safra kanallarında meydana gelen tıkanıklıklarda stent yerleştirme işleminin de ERCP aracılığıyla yapılabildiğini aktaran Dr. Şirin, "Bu sayede hastalarda oluşan sarılık, kaşıntı ve enfeksiyon gibi ciddi semptomlar etkili bir şekilde giderilebiliyor." şeklinde konuştu. Giderek yaygınlaşıyor Günümüzde giderek daha yaygın kullanılan bu yöntem sayesinde hastaların, genel anestezi altında, konforlu bir şekilde tedavi edilebildiğini belirten Gastreontroloji Uzmanı Dr. Abdullatif Şirin, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşlem sonrası hastanede kalış süresi genellikle kısa olmakla birlikte, komplikasyon oranı da oldukça düşüktür. Gastroenteroloji pratiğinde ERCP, hem hayat kurtarıcı olabiliyor hem de hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırıyor. Bu nedenle safra kanalı ve pankreas hastalıklarında erken tanı ve doğru yönlendirme büyük önem taşıyor."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder