SAĞLIK
Denizli sağlık için hareket etti 10 Mayıs 2026 Pazar - 15:05:57 Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında yürüyüş etkinliği düzenlendi. Yenişehir Yürüyüş yolunda düzenlenen ve büyük bir katılımın gerçekleştirildiği etkinliğe Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, Sağlık Hizmetlerinden Sorumlu Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mevlüt Dirim, Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çalışkan, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, sağlık çalışanları, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş saat 10.30’da Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger’in startıyla başlarken, yürüyüşte katılımcılar sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekmek amacıyla hep birlikte yürüdü. Yürüyüşte fiziksel aktivitenin kalp sağlığı, ruhsal iyilik hali ve yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıldı. Yürüyüş sonrasında Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kurulan bilgilendirme stantlarında fiziksel aktivite sağlıklı beslenme ve kronik hastalıklarla mücadele konusunda bilgilendirme yapılarak vatandaşlara broşür dağıtıldı. Katılımcılara sağlıklı atıştırmalıklar ve su ikram edildi. Tansiyon, boy-kilo ölçümü gibi sağlık taramaları da yapıldı. Etkinlik boyunca sağlık çalışanları tarafından vatandaşlara sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmeler yapılırken, fiziksel aktivitenin ruhsal ve bedensel sağlık üzerindeki olumlu etkileri anlatıldı. Denizli Valisi Sayın Yavuz Selim Köşger, sağlıklı bir toplum oluşturmanın ancak sağlıklı bireylerle mümkün olacağını belirterek vatandaşları günlük yaşamlarında daha aktif olmaya davet etti: Köşger, "Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapmak kalp-damar hastalıkları, obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde günlük yaşamda fiziksel aktivite düzeyini artırmak amacıyla Sağlık Bakanlığımız tarafından hedefler belirlenmiş ve toplumu fiziksel aktiviteye özendirmek için çalışmalar yürütülmektedir. Bugün de 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü kapsamında toplumda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve her yaş grubunda hareketli yaşam kültürünün geliştirilmesini hedefleyerek İl Müdürlerimiz, vatandaşlarımız ve öğrencilerimizle birlikte yürüyüşümüzü gerçekleştirdik. Başta Sağlık Müdürlüğümüz olmak üzere emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Tüm halkımızı kaliteli ve sağlıklı yaşam için hareketli yaşama davet ediyoruz" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 11:34 Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Keneyi ’kusturmayın’ önerisi
17 Haziran 2025 Salı - 15:09 Keneyi ’kusturmayın’ önerisi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, vücuda yapışan kenenin çıplak elle çıkartılmaması gerektiğini söyleyerek, "Keneyi tutarak vücuttan çıkartmak kusturur ve bulaşın artmasına neden olur" dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, kene ile ilgili önemli bilgiler verdi. Kenenin çıplak elle çıkartılmaması gerektiğini kaydeden Ersoy; kenenin üzerine kimyasal madde dökülmemesi gerektiğini kaydederek, "Öncelikle kene bulunduğunda sağlık kuruluşuna yakın bir noktadaysak keneyi sağlık kuruluşunda çıkarılması önerilir. Bu tür kene olaylarında en kısa sürede kenenin uzaklaştırılması lazım. Keneyi çıplak elle çıkartmamak, kenenin üzerine herhangi bir kimyasal madde dökmemek lazım. Bunların hepsi keneyi kusturur. Keneyi elle çıkarttığımızda da tuttuğumuz sırada keneyi kusturma riski olduğu için çıplak elle çıkartmamak gerekir. Baş kısmından yakalayacak şekilde bir cımbız veya kene çıkarıcı penset gibi bir malzemeyle çıkartmamız, gerekirse ip yöntemiyle kenenin etrafında iki kez dolandırarak keneyi uzaklaştırmamız lazım. Kenenin ortasından tutmamak lazım. Çünkü bu keneyi kusturur. Bu kene daha çok hastalık etkeni taşıyorsa bulaşın artmasına neden olabilir. En önemli nokta kenenin fark edildiği anda çıkartılmaya çalışılması. Bu konuda tecrübemiz yoksa ve yakında sağlık kuruluşu varsa gidilebilir. Elimizdeki materyaller yeterliyse uygun şekilde kenenin çıkartılması lazım. Çevreye bulaş riski meydana gelmemesi için keneyi çıkardığımızda da bunun patlatılmaması ve alkol ve yüzde 10 çamaşır suyu içeren bir kabın içerisine keneyi atmamız lazım" dedi. "Kenenin saptanması çok önemli" Kenenin saptanmasının da önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ersoy, "Önemli noktalardan biri de kenenin saptanması. Kır bir alandan döndükten sonra vücudun elle kontrol edilmesi lazım. Diz arkaları, koltuk altları ve saç derisinin elle kontrol edilmesi lazım. Ele takılan bir durumda da bunun kene olup olmadığının aydınlatılması ve kene olması durumunda da kısa sürede çıkartılması gerekiyor. Ondan sonraki süreçte ise kene tutulması yaşamış birisinin en az 10 gün süreyle ateş, bulantı, kusma, karın ağrısı, vücutta herhangi bir kanama ve ishal yönünden dikkatli olması gerekir. Bu durumda hemen yakından sağlık kuruluşuna gitmesi lazım. burada ‘geçer’ deyip vakit kaybetmek de kritik dönemi kaçırmamıza neden olabilir" diye konuştu. "Ölüm oranı yüzde 5" Türkiye’de keneden dolayı ölüm oranının yüzde 5 olduğunu dile getiren Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, "Her tutunan kene KKKA virüsünü taşımıyor. Ülkemizin her yerinde de bu hastalık görünüyor. Dolayısıyla burada sakin davranmak önemli. Her kenenin enfekte olmadığını biliyoruz ama tutunan kene enfekte de olabilir. Bu kişiler uygun şekilde takibe alındığında KKKA gelişebilir. Gelişen vakalarda Türkiye verisine bakarsak bildirim sistemi oldukça iyi. Ortalama ölüm oranı yüzde 5’lerde. "Yine de bu oran az değil" diyeceğiz ama uygun tedaviler ve yakın takipli ilaçlarla bu oranı yine de biraz daha düşürmek için sağlık sistemi elinden geleni yapıyor. Burada panik olmadan hekimlerden yardım almamız lazım. 10 gün içerisinde herhangi bir sıkıntımız olmadıysa kene tutulması ile ilgili süreci atlattığımızı söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.
Kastamonu Üniversitesi’nde 5 ayda 334 hayvan tedavi edildi
17 Haziran 2025 Salı - 14:45 Kastamonu Üniversitesi’nde 5 ayda 334 hayvan tedavi edildi Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi’nde 2025 yılının ilk 5 ayında toplam 334 hayvanın tedavisini yapıldı. Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi, 2025 yılının ilk beş ayında gösterdiği performansla dikkat çekti. Ocak-Mayıs döneminde toplam 334 hayvana şifa kapılarını açan hastane, bölge hayvancılığına destek sağladı. Veteriner Fakültesi’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Hayvan Hastanesi, sadece Kastamonu’dan değil, çevre illerden de gelen vakalarla yoğun bir tempoda çalıştı. En çok başvuru, 178 hasta ile iç hastalıkları birimine olurken, cerrahi bölümü 119 vaka ve doğum-jinekoloji bölümü ise 54 başvuru ile takip etti. Hastanede en fazla tedavi gören türler arasında 178 kedi ve 79 köpek yer aldı. Kırsal kesimde ise 67 sığırla yetiştiriciler sıkça hastaneye başvurdu. Modern veteriner tıbbının tüm imkânlarıyla donatılan hastane, sadece tedavi değil, koruyucu hekimlik ve hayvan refahı ilkelerine uygun hizmetleriyle de fark oluşturuyor. Alanında uzman akademik kadro, hasta takip sistemleri ve etik değerleri ön planda tutan yapısıyla Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi, örnek bir model olmaya devam ediyor. Hastaneden faydalanan vatandaşlarla yapılan memnuniyet anketinde ise katılımcıların yüzde 77’si hizmeti 10 puanla değerlendirirken, yüzde 14’ü 9 puan verdi. Yüzde 2,3’ü 8 puan, yüzde 5,7’si ise 7 puan verdi. Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Tarık Şafak, anket sonuçlarının kendileri için memnuniyet verici olduğunu vurgulayarak, "Hastanemizin hizmetlerinden faydalanan vatandaşlarımızın yüksek düzeyde memnuniyet göstermesi ve elde edilen bu sonuçlar bizleri motive ediyor. İlk beş ayda ulaştığımız hasta sayısı, halkımızın hastanemize duyduğu güvenin en somut göstergesidir" diye konuştu. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise, "Hayvan Hastanemizin bölge hayvancılığına ve evcil hayvan sağlığına sağladığı katkılar bizleri memnun ediyor. Alanında yetkin akademik kadromuzun özverili çalışmaları sayesinde hastanemiz hem sağlık hizmetlerinde hem de eğitim-öğretim faaliyetlerinde önemli bir merkez hâline geldi. Bu başarının önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Hayvan Hastanesi, klinik başarılarının yanı sıra eğitim-öğretim faaliyetleriyle de bölgesel veteriner hizmetlerinin bir merkezi haline geldi. Önümüzdeki dönemlerde daha fazla sayıda hayvana ulaşmayı hedefliyor.
Engelli vatandaşlara Yunusemre’den hayat kolaylaştıran yardımlar
17 Haziran 2025 Salı - 13:29 Engelli vatandaşlara Yunusemre’den hayat kolaylaştıran yardımlar Yunusemre Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla engelli bireylere medikal malzeme desteğinde bulunarak hayatlarını kolaylaştırmaya katkı sağlıyor. Yunusemre Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla engelli vatandaşlara desteğini sürdürüyor. Belediye, Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü aracılığıyla ihtiyaç sahibi engelli bireylere medikal malzeme desteğinde bulunarak yaşamlarını kolaylaştırmaya katkı sağlıyor, başvurular doğrultusunda vatandaşlara çeşitli yardımlar ulaştırıyor. Bu kapsamda Akgedik Mahallesi’nde yaşayan 80 yaşındaki Gülşen Köroğlu’na hasta yatağı, 70 yaşındaki Mevliye Doğan’a ise tekerlekli sandalye desteği verildi. Yaklaşık 4 yıl önce geçirdiği felç sonrası yatağa bağımlı hale gelen Gülşen Köroğlu için yapılan başvuru sonucunda hasta yatağı temin edildi. Köroğlu’nun oğlu Mustafa Cazgır, süreci şu sözlerle anlattı: "Belediyemizin böyle bir hizmeti sunduğunu bir arkadaşım sayesinde öğrendim. Annemin sağlık raporuyla başvuru yaptık. Yetkililer evimize gelerek annemin ihtiyaçlarını belirledi. Bugün de yatağımız teslim edildi. Tüm yetkililere teşekkür ederim." Benzer şekilde, 7 ay önce geçirdiği felç sonucu belden aşağısı tutmayan Mevliye Doğan için de oğlu Veysel Doğan tarafından tekerlekli sandalye başvurusu yapıldı. Bir hayırseverin desteğiyle temin edilen akülü tekerlekli sandalye, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcıları Mesut Doğan ve Emine Özge Arslan tarafından aileye teslim edildi. Veysel Doğan, "İhtiyaç sahipleriyle hayırseverleri buluşturdukları için Yunusemre Belediyesi’ne teşekkür ederim" dedi. "Sosyal desteklerimize devam edeceğiz" Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, "Engelli vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve birçok alanda onların yanında olmak, önceliklerimiz arasında. Sosyal belediyecilik anlayışıyla toplumun her kesimine eşit ve adil hizmet sunuyoruz. İmkanlarımız ölçüsünde Yunusemre’de yaşayan tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edeceğiz." dedi.
Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi
17 Haziran 2025 Salı - 13:11 Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi Adana’nın Kozan ilçesinde hastalar terapi süreçlerini destekleyen el emeği göz nuru ürünler üreterek sergilemeye başladı. Kozan Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde (TRSM) tedavi gören hastalar, hem terapi sürecini destekleyen faaliyetlere katıldı hem de el emeği göz nuru ürünler üretti. Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarında hastalar; kilim dokuma, takı tasarımı, bitki üretimi ve ahşap boyama gibi el sanatlarında üretim yaptı. Üretilen ürünler sergilenmeye başlandı. Merkezin Sorumlu Hekimi Psikiyatri Uzmanı Dr. Şule Yaman, "Ruh sağlığı merkezleri toplum tarafından hâlâ yeterince bilinmiyor. Amacımız hem bu hizmetleri tanıtmak hem de ruh sağlığına yönelik ön yargıları kırmak. Merkezimizde yerinde hizmet, poliklinik hizmetleri ve rehabilitasyon desteğiyle hastalarımızla kapsamlı bir tedavi süreci yürütüyoruz. Bipolar bozukluk ve psikotik bozukluk gibi tanılar almış bireyler gönüllülük esasına dayalı olarak bu merkezden faydalanabiliyor. Daha önce topluma karışmakta ve iletişim kurmakta zorlanan hastalar, üretim ve sosyalleşme sayesinde tedavi sürecinde önemli ilerlemeler kaydediyor" şeklinde konuştu. Kozan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağlar Bozkurt ise Adana genelinde yalnızca 5 TRSM bulunduğuna ve bunlardan ilçelerde yer alan tek merkezin Kozan’da olduğunu söyledi. Dr. Bozkurt," Merkezimiz çevre ilçelere de hizmet veriyor ve şu an 568 kayıtlı hastamız var. Sergilenen ürünler hastalarımızın el emeği ile ortaya çıktı. Satıştan elde edilecek gelir, yine hastalarımızın yeni üretimlerde kullanacağı malzemeler için harcanacak" dedi. Merkezde hastalarla hazırlanan el emeği ürünler, hastanede açılan sergide 3 gün boyunca vatandaşların beğenisine ve satışına sunuldu. Sergininin açılışına Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Yusuf Boyraz, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, kurum müdürleri, hekimler ve çok sayıda davetli katıldı.
Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi
17 Haziran 2025 Salı - 13:04 Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi Adana Kozan’da hastalar terapi süreçlerini destekleyen el emeği göz nuru ürünler üreterek sergilemeye başladı. Kozan Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde (TRSM) tedavi gören hastalar, hem terapi sürecini destekleyen faaliyetlere katıldı hem de el emeği göz nuru ürünler üretti. Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarında hastalar,, kilim dokuma, takı tasarımı, bitki üretimi ve ahşap boyama gibi el sanatlarında üretim yaptı. Üretilen ürünler sergilenmeye başlandı. Merkezin Sorumlu Hekimi Psikiyatri Uzmanı Dr. Şule Yaman,"Ruh sağlığı merkezleri toplum tarafından hâlâ yeterince bilinmiyor. Amacımız hem bu hizmetleri tanıtmak hem de ruh sağlığına yönelik ön yargıları kırmak. Merkezimizde yerinde hizmet, poliklinik hizmetleri ve rehabilitasyon desteğiyle hastalarımızla kapsamlı bir tedavi süreci yürütüyoruz. Bipolar bozukluk ve psikotik bozukluk gibi tanılar almış bireyler gönüllülük esasına dayalı olarak bu merkezden faydalanabiliyor. Daha önce topluma karışmakta ve iletişim kurmakta zorlanan hastalar, üretim ve sosyalleşme sayesinde tedavi sürecinde önemli ilerlemeler kaydediyor"dedi. Kozan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağlar Bozkurt ise Adana genelinde yalnızca 5 TRSM bulunduğuna ve bunlardan ilçelerde yer alan tek merkezin Kozan’da olduğunu söyledi. Dr. Bozkurt," Merkezimiz çevre ilçelere de hizmet veriyor ve şu an 568 kayıtlı hastamız var. Sergilenen ürünler hastalarımızın el emeği ile ortaya çıktı. Satıştan elde edilecek gelir, yine hastalarımızın yeni üretimlerde kullanacağı malzemeler için harcanacak" dedi. Merkezde hastalarla hazırlnana el emeği ürünler, hastanede açılan sergide üç gün boyunca vatandaşların beğenisine ve satışına sunuldu. Sergininin açılışına Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Yusuf Boyraz, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, kurum müdürleri, hekimler ve çok sayıda davetli katıldı. (BRL-HİV-
Hayat kurtaran 100. kök hücre bağışı, pasta kesilerek kutlandı
17 Haziran 2025 Salı - 12:29 Hayat kurtaran 100. kök hücre bağışı, pasta kesilerek kutlandı Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan Terapötik Aferez Merkezi 100. kök hücre naklini gerçekleştirdi. Merkez çalışanları 100. donör işlemini pasta keserek kutladı. Samsun Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Dr. Öğr. Üyesi Öznur Aydın, "Kök hücre için donör olmak çok kıymetli bir işlemdir. Ben tüm vericilerimiz teşekkür ediyorum. Bu işlem özellikle lösemi hastalarının tedavisinde hayat kurtarıcı bir işlemdir" dedi. Sağlık Bakanlığı Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Türkiye Kök Hücre Merkezi (TÜRKÖK) 2023 yılında kuruldu. Kurulduğu günden bugüne kadar hastalara umut olan merkez 100. kök hücre naklini başarıyla gerçekleştirdi. 100. bağışçı olan polis memur Cumali Demir (29) için pasta kesildi. Hematoloji Dr. Öğr. Üyesi Öznur Aydın, "Merkezimizin 100. bağışçısının olduğu bir gündeyiz. Bu bağışlar bizim için çok anlamlı çünkü hayat kurtarıcı bir işlemdir. Kök hücre için donör olmak çok kıymetli bir işlemdir. Ben tüm vericilerimiz teşekkür ediyorum. Bu işlem özellikle lösemi hastalarının tedavisinde hayat kurtarıcı bir işlemdir. Verici adaylarını öncelikle biz değerlendiriyoruz. Sağlık taramasından geçiriyoruz. Vericinin ve donörün uyumlu olması gerekiyor. Bu işlem 3-4 saat sürüyor. Çok zor bir işlem değil" diye konuştu "Hepimiz hayatta bu konuma düşecek pozisyondayız" Bağışçı Cumali Demir, "Bir insanın hayatını kurtarmak için çabalıyoruz. Bunun önemini Kızılay’da çalışan görevliler anlattı. Bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Hasta ile eşleşmem olduğunu söylediler. Bende gönüllü olarak bunu verebileceğimi söyledim. Burada gerekli işlemler titizlikle yapıldı. Çok mutluyum. Bir insanın hayatını kurtarabilecek pozisyondayım. Herkesi bağışçı olmaya davet ediyorum. Kimse korkmasın. Canımız yanmıyor ve bir yerimizi acımıyor. Hepimiz hayatta bu konuma düşecek pozisyondayız" dedi. Yetkililerden alınan bilgilere göre, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Terapötik Aferez Merkezi, Sağlık Bakanlığı Kök Hücre Koordinasyon Merkezi ile yapılan anlaşma kapsamında, Orta Karadeniz Bölge Sorumlusu olarak kök hücre toplamaya Kasım 2023 itibarıyla başladı. Gönüllü bağışçılar, Kızılay’a verdikleri üç tüp kan örneğiyle TÜRKÖK ortak havuzuna dahil oluyor. Hasta ile doku eşleşmesi gerçekleştiğinde, sistem bağışçıyı belirleyerek toplama merkeze yönlendiriyor. Merkeze kabul edilen bağışçılara gerekli tetkikler uygulanıyor. Herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmıyorsa, kök hücre ürününü toplama işlemi başarıyla gerçekleşiyor.
Diş Hekimliği Fakültesi binası açılış için gün sayıyor
17 Haziran 2025 Salı - 12:17 Diş Hekimliği Fakültesi binası açılış için gün sayıyor Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ), 2022 yılında temeli atılan ve tamamı hayırsever iş insanı İbrahim Gülmez’in destekleriyle yürütülen Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Binası’nda sona gelindi. Kaba inşaatı tamamlanan binanın, iç tefrişatının ardından en kısa sürede kullanıma açılması hedefleniyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, rektör yardımcıları ve ilgili birim sorumluları ile beraber, Hastane bina inşaatını ziyaret etti. Gelinen son duruma dair bilgi alan Rektör Yılmaz, akademik ve idari personelin yanı sıra öğrencilere de müjdeli haberi vermek için sabırsızlandıklarını aktardı. İbrahim Gülmez’e özel teşekkür Fakültenin tarihine ilişkin kısa bir bilgi veren Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Kuruluşu 1995 yılına dayanan, ancak fiziki bir binası olmadığı için beklemede tutulan Diş Hekimliği Fakültemiz, 2019 yılında alınan YÖK onayının ardından 2020-2021 eğitim-öğretim faaliyetine başlamıştır. Ancak fiziki binamız olmamasından dolayı hocalarımız ve öğrencilerimiz çalışmalarını Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yürütüyordu. Önceki rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ve fakülte kurucu dekanımız Prof. Dr. Halil Sağlam hocalarımızın öncülüğünde, hayırsever iş insanı Sayın İbrahim Gülmez Beyefendi ile yapılan görüşmeler olumlu sonuçlanmıştı. 2022 yılında fakülte binamızın inşaatının temelini atmıştık. Bugün artık büyük oranda kaba inşaatımız bitti. İç tefrişatını da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Hocalarımız ve öğrencilerimiz kampüsümüz içerisindeki bu nitelikli fakültemizde eğitimlerini sürdürebilecek. Bir kez daha kıymetli İbrahim Gülmez Beyefendiye teşekkür ediyoruz. Büyük bir fedakârlık ile desteklerini aralıksız sürdürüyor. İnşallah projeyi bir an önce tamamlayacak ve faaliyete geçireceğiz" dedi. Dekan Pampu, proje detaylarını paylaştı Gelinen son duruma dair detayları paylaşan Dekan Prof. Dr. Alper Pampu ise fakülte binasının toplam 12.500 m2 kapalı alana sahip olacağını aktardı. Yapılan ilk etap inşaat alanının toplam 7.050 m2 olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alper Pampu; "İlgili alanda hastane binamız toplam 86 ünit, 1 genel ve 3 lokal ameliyathane, 1 adet CBCT (dental tomografi) , 2 adet Panaromik+Sefalometrik , 6 adet Periapikal Röntgen Cihazı ve 1 adet USG (Ultrasonografi) yerleştirilecek şekilde planlanmıştır. İnşaatımızın tamamlanması ve hizmete hazır hale getirilmesi için yoğun bir emek harcıyoruz. En kısa sürede faaliyete geçeceğine inanıyor, katkı veren başta hayırseverimiz İbrahim Gülmez ve Rektörümüz Prof. Dr. Ferudun Yılmaz olmak üzere herkese gönülden teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Tunceli, "Sağlıklı Yaşa" programında ilk onda
17 Haziran 2025 Salı - 12:09 Tunceli, "Sağlıklı Yaşa" programında ilk onda Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programı kapsamında Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde sahada yoğun çalışma yürütülüyor. Tunceli, bu çalışmalarla Türkiye genelinde ilk on il arasına girmeyi başardı. Türkiye’de 2010 yılında hayata geçirilen "Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı" doğrultusunda geliştirilen "Türkiye Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı", bireylerin sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesini ve doğrudan sahada bilgilendirme yapılmasını hedefliyor. Bu kapsamda başlatılan "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programı ile toplumda farkındalık oluşturulması ve bireylerin ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine yönlendirilmesi amaçlanıyor. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü de bu ulusal program çerçevesinde Toplum Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezi aracılığıyla vatandaşlara ulaşarak, sahada ölçüm ve bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Program kapsamında, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri yapılırken, beden kütle indeksi hesaplanıyor ve elde edilen sonuçlara göre bireyler sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda bilgilendirilerek gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyor. Tunceli, bu çalışmalarla Türkiye genelinde ilk on il arasına girmeyi başardı. Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, kilo kontrolünün önemine dikkat çekerek, "Vücutta zamanla oluşan aşırı yağ birikimi, kalp hastalıkları, diyabet, kas-iskelet rahatsızlıkları ve benzeri birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle kilo kontrolü yalnızca estetik kaygılarla değil, bireyin genel sağlık durumunu korumak açısından da hayati bir öneme sahiptir. Bu süreçte yeterli ve dengeli beslenme ile düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı bir yaşam tarzının vazgeçilmez iki temel unsurudur. Boy uzunluğunun karesine göre hesaplanan beden kütle indeksi (BKİ), bireyin sağlıklı kilo aralığında olup olmadığını değerlendirmek için bilimsel bir gösterge sunar. Bu ölçüm sayesinde, kişinin mevcut kilo durumu objektif bir biçimde değerlendirilebilir ve gerekli yönlendirmeler yapılabilir" dedi. Kentin yürütülen çalışmalarda Türkiye’de ilk on il arasına girdiğini hatırlatan Dr. Duran, "Tunceli’de yürütülen saha faaliyetleri kapsamında ulaşılan kişi sayısı ve etkin saha organizasyonları ile ilimiz Türkiye genelinde ilk on il arasında yer alma başarısı göstermiştir. Bu başarıda emeği geçen tüm sağlık personeline teşekkür ediyor, özverili çalışmalarında kolaylıklar diliyorum. Tunceli’de yaşayan vatandaşlarımız, Sağlıklı Hayat Merkezimize ve Toplum Sağlığı Merkezimize başvurarak ücretsiz olarak beslenme danışmanlığı ve fiziksel aktivite rehberliği hizmetlerinden yararlanabilirler. Ayrıca, aile hekimliklerinden destek alarak beden kütle indeksi ölçümleri yaptırabilir ve ihtiyaç duydukları yönlendirmeleri edinebilirler. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü olarak, tüm vatandaşlarımızı "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programına katılarak kendi sağlık durumlarını değerlendirmeye ve sağlıklı yaşam yolculuğuna ilk adımı atmaya davet ediyoruz" diye konuştu.