SAĞLIK
"Kökten Hayata" etkinliğinde 116 kişi umut oldu 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:05:41 Manisa’nın Alaşehir ilçesinde lösemi nedeniyle hayatını kaybeden emekli öğretmen Bilge Altan’ın anısına düzenlenen ’Kökten Hayata Şenliği’nde iki günde 116 kök hücre ve 116 kan bağışı toplandı. Etkinlikte hem farkındalık oluşturuldu hem de vatandaşlara bağışın hayati önemi anlatıldı. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, lösemi nedeniyle hayatını kaybeden emekli öğretmen ve eski belediye meclis üyesi Bilge Altan’ın anısına kök hücre ve kan bağışı farkındalığı oluşturmak amacıyla "Kökten Hayata Şenliği" düzenlendi. İki gün süren etkinlikte vatandaşlar hem sosyal etkinliklere katıldı hem de kan ve kök hücre bağışında bulundu. Alaşehir Belediyesi, Türk Kızılay Alaşehir Şubesi ve Altan ailesi iş birliğiyle Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Meydanda kurulan stantlarda bağış hakkında bilgilendirme yapılırken, çocuk oyun alanları, atölyeler, ikram stantları, çekilişler ve halk oyunları gösterileri düzenlendi. 9-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen şenlikte kök hücre ve kan bağışının önemine dikkat çekildi. Etkinliğe Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Türk Kızılay Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak, lösemi nedeniyle geçen yıl hayatını kaybeden Bilge Altan’ın kızı Avukat İpek Altan Paker, Altan ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Başka aileler aynı süreci yaşamasın" Etkinlikte konuşan Avukat İpek Altan Paker, annesinin hastalığı sürecinde kök hücre bağışının önemini yakından yaşadıklarını belirterek, "Geçen sene lösemiden kaybetmiş olduğumuz annemizin anısına Kökten Hayata Şenliği’ni düzenledik. Projemiz ‘Kökten Hayata’ adını annemden bana hatıra kalan yaşam ağacı kolyesinden alıyor. Annemin hastalığı sürecinde kök hücre bağışının önemini ve donör bulmanın ne kadar zor olduğunu bizzat yaşadık. Bu yüzden kök hücre ile alakalı doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve kök hücre bağışı sayısını artırmak için bu etkinliği düzenledik. İki gün içinde gerçekleştirmiş olduğumuz etkinliklerin tamamında kök hücre bağışının koldan yapılan bir işlem olduğunu, cerrahi bir müdahale gerektirmediğini ve verilen kök hücrelerin 3-4 hafta içerisinde yenilenebildiğini herkese anlatmaya çalıştık. Lösemili hastalar için çoğunlukla tek seçenek olan kök hücre naklinde bağışçı sayısını artırmak çok önemlidir. Bu nedenle 18-35 yaş aralığındaki herkesi kök hücre bağışçısı olarak davet ediyoruz. Bu etkinlikle şehrimizde güzel bir farkındalık oluşturarak kök hücre bağışçı sayısını artırdık. Annesiz geçirdiğim ilk Anneler Günü’nde anneme çok güzel ve anlamlı bir hediye verdiğimi düşünüyorum" dedi. Annesiz geçirdiği ilk Anneler Günü’nde anlamlı bir farkındalık çalışmasına imza attıklarını ifade eden Paker, 18-35 yaş arasındaki sağlıklı bireyleri kök hücre bağışçısı olmaya davet etti. Öküzcüoğlu’ndan bağış çağrısı Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise yaptığı konuşmada vatandaşlara bağış çağrısında bulunarak, "Üç tüp kan deyip geçmeyeceğiz. Vereceğimiz üç tüp kan bir gün bir insanın hayatını kurtarabilir. Birisinin nefesine nefes olmak için herkesi bağış yapmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. İki günde 116 kök hücre bağışı Türk Kızılay Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak da etkinliğe yoğun katılım olduğunu belirterek, "Türk Kızılay Alaşehir Şubesi olarak 9-10 Mayıs tarihlerinde düzenlemiş olduğumuz Kökten Hayata Şenliğimize vatandaşlarımız çok büyük bir ilgi gösterdi. Yapmış olduğumuz bu etkinlikte kök hücre bağışının ve kan bağışının ne kadar önemli olduğunu vatandaşlarımıza anlattık. Etkinlikte farkındalık oluşturarak iki gün boyunca vatandaşlarımızdan 116 kök hücre bağışı ve 116 kan bağışı almış bulunuyoruz. Vatandaşlarımıza göstermiş oldukları ilgiden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Bu tür etkinliklerimizi yıl boyunca yapmaya devam edeceğiz. Alaşehir halkımızı bağışta bulunmaya davet ediyoruz. Bilge öğretmenimizin adına düzenlemiş olduğumuz bu etkinlikte kan bağışının yanında 18-35 yaş arasındaki tüm vatandaşlarımızı kök hücre bağışına da davet ediyoruz" diye konuştu. Alaşehir’de iki gün boyu süren etkinliklerde vatandaşlar hem eğlenceli aktivitelerle vakit geçirdi hem de bağış hakkında detaylı bilgi aldı. Çok sayıda kişi kan ve kök hücre bağışında bulunarak farkındalık çalışmalarına destek verdi. Yetkililer, kök hücre bağışının ameliyat olmadığını, genelde koldan alınan kan yoluyla gerçekleştirilen güvenli bir işlem olduğunu belirterek uygun yaş aralığındaki vatandaşları bağışçı olmaya davet etti.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:04 Geniz eti büyümesi çocukların gelişimini olumsuz etkiliyor Çocuklarda sık görülen geniz eti büyümesine dikkat çeken Uzm. Dr. Cüneyt Altunay, "Geniz eti büyümesi, sık enfeksiyon, büyüme ve gelişme geriliği, tekrarlayan kulak iltihabı ve işitme kaybı, uykuda nefes durması ve uyku bozukluğu, sabah zor uyanma gündüz yorgunluğu performans düşüklüğü gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor. Ebeveynlerin belirtiler konusunda dikkatli olması gerekir" dedi. Anne babalara seslenen Acıbadem Kent Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Cüneyt Altunay, çocukların uyku sırasında ağızdan nefes alıp horlamasının geniz eti büyümesinin önemli bir işareti olabileceğini söyledi. Kreş çağındaki her 3 çocuktan 1’inde geniz eti büyümesi görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Altunay, erken teşhisin önemine vurgu yaptı. Geniz etinin, burun arkasında yer alan lenfoid bir doku olduğunu belirten Uzm. Dr. Altunay, hacmen büyümesi ve burun ve kulak kanalını tıkaması durumunda solunum problemleri, horlama, uyku apnesi ve tekrarlayan kulak ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabildiğini kaydetti. Altunay, bu tür durumlarda Adenoidektomi olarak bilinen geniz eti ameliyatının gerekebileceğini dile getirdi. Geniz eti büyümesinde zaman kaybetmeden hekime başvurmanın büyük önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Altunay bu çocuklarda sık boğaz enfeksiyonu, sinüzit, alt hava yolu enfeksiyonları, alerji öncesi hassas hava yolu belirtileri ve geçmeyen öksürük görülebildiğini söyleyerek şöyle konuştu: "Ayrıca uykuda horlama ve apne denilen nefes durması, diş sıkma ve gıcırdatma, baş-boyun terlemesi ve gece idrar kaçırma gibi uyku problemleri de sık görülür. Hava yolunun tıkalı olması nedeniyle yeterli oksijen alamayan ve uyku evrelerini sağlıklı bir şekilde yaşayamayan bu nedenle bürmonu salınımında düzensizlik olan çocuklarda büyüme ve gelişme yaşıtlarına göre geri kalabilir. Orta kulak havalanmasının bozulması ise kulakta sıvı birikimine, orta kulak enfeksiyonlarına ve işitme kaybına yol açabilir." Çocuğun yüz yapısında değişiklikler olabilir Öte yandan, geniz eti büyümesine bağlı olarak çocukların yüz yapısında da değişiklikler oluşabileceğini belirten Uzm. Dr. Altunay, kubbe damak, geride duran çene, belirgin ön dişler, diş çürükleri ve dişlerde çarpık gelişimin görülebileceğini söyledi. Tedavide temel hedefin çocuğun sağlıklı şekilde burundan nefes alabilmesi ve kulak boşluğunu havalandıran östaki borusunun ağzındaki tıkanıklığı temizlemek olduğunu vurgulayan Altunay, "Geniz eti büyümesinin boyutu ve neden olduğu klinik sonuçlar dikkate alınarak alerji ve reflü gibi etmenlerin varlığında bile mekanik tıkanıklığı ortadan kaldırmak, tedavi edici ajanların başarısı arttırmak için cerrahi planlanmalıdır." dedi. Uzm. Dr. Altunay, geniz eti ameliyatının genellikle genel anestezi altında, ağız yoluyla gerçekleştirildiğini, işlemin kısa sürdüğünü ve çocukların çoğunlukla aynı gün taburcu edildiğini söyledi. Ameliyat sonrası birkaç gün hafif ağrı ve burun tıkanıklığı görülebileceğini belirten Altunay, tedavi edilmediği takdirde geniz eti büyümesinin sebep olduğu ciddi sorunlar nedeniyle ailelerin uygun ve önerilen durumlarda ameliyattan kaçınmamaları ve ertelememeleri gerektiğinin önemini vurguladı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:55 Psikiyatri Uzmanı İnci ve Klinik Psikolog Koçakgöl’den yapay zeka bağımlılığı uyarısı Özellikle yalnızlık, sosyal izolasyon ve duygusal destek ihtiyacı yaşayan bireylerin, yapay zeka sistemlerine karşı yoğun bir bağlılık geliştirebildiğine dikkat çeken Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Rıfat İnci ve Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, bu durumun uzun vadede ciddi ruhsal sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Uzmanlar, yapay zeka sistemlerinin insanlarla sürekli iletişim kurabilen, yargılamayan ve her an ulaşılabilir yapıları nedeniyle özellikle duygusal boşluk yaşayan bireylerde güçlü bir aidiyet hissi oluşturabildiğini söyleyerek, "İnsan beyni, düzenli ilgi ve iletişim gördüğü her şeye bağ kurma eğilimindedir. Ancak burada unutulmaması gereken en önemli nokta, yapay zekâ sistemlerinin bir bilinç ya da duygu taşımadığıdır. Kişi zamanla kendisini gerçekten anlaşılıyor ve görülüyor hissedebilir; fakat karşısındaki yapı insani bir duygusal bağ kurmaz. Bu durum, özellikle kırılgan psikolojik dönemlerden geçen bireylerde bağımlılık benzeri bir ilişkiye dönüşebilir. Bazı bireyler zamanla gerçek insan ilişkilerinden uzaklaşıp tüm duygusal paylaşımını dijital sistemlere yöneltebiliyor. Bu bağın kesilmesi, hesabın kapanması ya da erişimin kaybedilmesi gibi durumlar ise yoğun kaygı, panik, terk edilme hissi ve depresif belirtilere neden olabiliyor" ifadelerde bulundu. Özellikle gençler ve yalnız yaşayan bireylerde bu tür dijital bağların giderek arttığını belirten uzmanlar, gerçek sosyal ilişkilerden uzaklaşmanın psikolojik riskleri artırabileceğini vurguladı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Rıfat İnci ve Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, dijital teknolojilerin bilinçli kullanımının önemine dikkat çekerek, "Yapay zeka araçları faydalı teknolojik sistemlerdir; ancak insan ilişkilerinin yerini alabilecek duygusal yapılar değildir. Özellikle ruhsal olarak hassas dönemlerden geçen bireylerin gerçek sosyal destek mekanizmalarından uzaklaşmaması büyük önem taşıyor. Dijital dünyada geçirilen sürenin dengeli olması ve psikolojik ihtiyaçların gerçek insan ilişkileriyle desteklenmesi gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Rıfat İnci ve Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, yoğun yalnızlık hissi, sosyal geri çekilme, dijital platformlara aşırı bağlanma ve gerçek hayattan kopma belirtileri yaşayan bireylerin profesyonel psikolojik destek almasının önemine dikkat çekti.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:53 Tavşanlı Kaymakamı Özdemir’den 11’inci kan bağışı Kütahya’nın Tavşanlı İlçe Kaymakam Ömer Faruk Özdemir, Türk Kızılayı tarafından düzenlenen kan bağışı kampanyasına destek vererek 1 yılda 11’inci kez kan bağışında bulundu. Düzenli bağışlarından dolayı Özdemir’e bronz madalya takdim edildi. Türk Kızılayı yetkilileri, Tavşanlı’da bir dizi ziyaret ve kan bağışı etkinliği gerçekleştirdi. Ankara Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Semra Tozaraydın, Kütahya Kızılay Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Mahmut Ulusoy, Tavşanlı Kızılay Temsilcisi Mümtaz Serdaroğlu ile Kan Bağışı Kazanım Uzmanları Dilay Tuzlu ve Uğur Serçebay’dan oluşan heyet, Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir’i makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette, Türk Kızılayı’nın yürüttüğü projeler, bölgedeki kan bağışı istatistikleri ve gönüllü bağışçı sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Görüşmede ayrıca kan stoklarının sürdürülebilirliği ile toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekildi. Makam ziyaretinin ardından Kaymakam Özdemir ve beraberindeki heyet, Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan kan bağışı çadırına geçti. Burada sağlık ekipleriyle sohbet eden Özdemir, gerekli işlemlerin ardından 11’inci kez kan bağışında bulundu. Türk Kızılayı protokolü kapsamında 10 bağış barajını aşan düzenli bağışçılara verilen bronz madalya da Kaymakam Özdemir’e takdim edildi. Özdemir, kan bağışının hem insan sağlığı hem de toplumsal dayanışma açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Engelli vatandaşlara Yunusemre’den hayat kolaylaştıran yardımlar
17 Haziran 2025 Salı - 13:29 Engelli vatandaşlara Yunusemre’den hayat kolaylaştıran yardımlar Yunusemre Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla engelli bireylere medikal malzeme desteğinde bulunarak hayatlarını kolaylaştırmaya katkı sağlıyor. Yunusemre Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla engelli vatandaşlara desteğini sürdürüyor. Belediye, Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü aracılığıyla ihtiyaç sahibi engelli bireylere medikal malzeme desteğinde bulunarak yaşamlarını kolaylaştırmaya katkı sağlıyor, başvurular doğrultusunda vatandaşlara çeşitli yardımlar ulaştırıyor. Bu kapsamda Akgedik Mahallesi’nde yaşayan 80 yaşındaki Gülşen Köroğlu’na hasta yatağı, 70 yaşındaki Mevliye Doğan’a ise tekerlekli sandalye desteği verildi. Yaklaşık 4 yıl önce geçirdiği felç sonrası yatağa bağımlı hale gelen Gülşen Köroğlu için yapılan başvuru sonucunda hasta yatağı temin edildi. Köroğlu’nun oğlu Mustafa Cazgır, süreci şu sözlerle anlattı: "Belediyemizin böyle bir hizmeti sunduğunu bir arkadaşım sayesinde öğrendim. Annemin sağlık raporuyla başvuru yaptık. Yetkililer evimize gelerek annemin ihtiyaçlarını belirledi. Bugün de yatağımız teslim edildi. Tüm yetkililere teşekkür ederim." Benzer şekilde, 7 ay önce geçirdiği felç sonucu belden aşağısı tutmayan Mevliye Doğan için de oğlu Veysel Doğan tarafından tekerlekli sandalye başvurusu yapıldı. Bir hayırseverin desteğiyle temin edilen akülü tekerlekli sandalye, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcıları Mesut Doğan ve Emine Özge Arslan tarafından aileye teslim edildi. Veysel Doğan, "İhtiyaç sahipleriyle hayırseverleri buluşturdukları için Yunusemre Belediyesi’ne teşekkür ederim" dedi. "Sosyal desteklerimize devam edeceğiz" Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, "Engelli vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve birçok alanda onların yanında olmak, önceliklerimiz arasında. Sosyal belediyecilik anlayışıyla toplumun her kesimine eşit ve adil hizmet sunuyoruz. İmkanlarımız ölçüsünde Yunusemre’de yaşayan tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edeceğiz." dedi.
Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi
17 Haziran 2025 Salı - 13:11 Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi Adana’nın Kozan ilçesinde hastalar terapi süreçlerini destekleyen el emeği göz nuru ürünler üreterek sergilemeye başladı. Kozan Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde (TRSM) tedavi gören hastalar, hem terapi sürecini destekleyen faaliyetlere katıldı hem de el emeği göz nuru ürünler üretti. Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarında hastalar; kilim dokuma, takı tasarımı, bitki üretimi ve ahşap boyama gibi el sanatlarında üretim yaptı. Üretilen ürünler sergilenmeye başlandı. Merkezin Sorumlu Hekimi Psikiyatri Uzmanı Dr. Şule Yaman, "Ruh sağlığı merkezleri toplum tarafından hâlâ yeterince bilinmiyor. Amacımız hem bu hizmetleri tanıtmak hem de ruh sağlığına yönelik ön yargıları kırmak. Merkezimizde yerinde hizmet, poliklinik hizmetleri ve rehabilitasyon desteğiyle hastalarımızla kapsamlı bir tedavi süreci yürütüyoruz. Bipolar bozukluk ve psikotik bozukluk gibi tanılar almış bireyler gönüllülük esasına dayalı olarak bu merkezden faydalanabiliyor. Daha önce topluma karışmakta ve iletişim kurmakta zorlanan hastalar, üretim ve sosyalleşme sayesinde tedavi sürecinde önemli ilerlemeler kaydediyor" şeklinde konuştu. Kozan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağlar Bozkurt ise Adana genelinde yalnızca 5 TRSM bulunduğuna ve bunlardan ilçelerde yer alan tek merkezin Kozan’da olduğunu söyledi. Dr. Bozkurt," Merkezimiz çevre ilçelere de hizmet veriyor ve şu an 568 kayıtlı hastamız var. Sergilenen ürünler hastalarımızın el emeği ile ortaya çıktı. Satıştan elde edilecek gelir, yine hastalarımızın yeni üretimlerde kullanacağı malzemeler için harcanacak" dedi. Merkezde hastalarla hazırlanan el emeği ürünler, hastanede açılan sergide 3 gün boyunca vatandaşların beğenisine ve satışına sunuldu. Sergininin açılışına Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Yusuf Boyraz, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, kurum müdürleri, hekimler ve çok sayıda davetli katıldı.
Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi
17 Haziran 2025 Salı - 13:04 Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi Adana Kozan’da hastalar terapi süreçlerini destekleyen el emeği göz nuru ürünler üreterek sergilemeye başladı. Kozan Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde (TRSM) tedavi gören hastalar, hem terapi sürecini destekleyen faaliyetlere katıldı hem de el emeği göz nuru ürünler üretti. Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarında hastalar,, kilim dokuma, takı tasarımı, bitki üretimi ve ahşap boyama gibi el sanatlarında üretim yaptı. Üretilen ürünler sergilenmeye başlandı. Merkezin Sorumlu Hekimi Psikiyatri Uzmanı Dr. Şule Yaman,"Ruh sağlığı merkezleri toplum tarafından hâlâ yeterince bilinmiyor. Amacımız hem bu hizmetleri tanıtmak hem de ruh sağlığına yönelik ön yargıları kırmak. Merkezimizde yerinde hizmet, poliklinik hizmetleri ve rehabilitasyon desteğiyle hastalarımızla kapsamlı bir tedavi süreci yürütüyoruz. Bipolar bozukluk ve psikotik bozukluk gibi tanılar almış bireyler gönüllülük esasına dayalı olarak bu merkezden faydalanabiliyor. Daha önce topluma karışmakta ve iletişim kurmakta zorlanan hastalar, üretim ve sosyalleşme sayesinde tedavi sürecinde önemli ilerlemeler kaydediyor"dedi. Kozan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağlar Bozkurt ise Adana genelinde yalnızca 5 TRSM bulunduğuna ve bunlardan ilçelerde yer alan tek merkezin Kozan’da olduğunu söyledi. Dr. Bozkurt," Merkezimiz çevre ilçelere de hizmet veriyor ve şu an 568 kayıtlı hastamız var. Sergilenen ürünler hastalarımızın el emeği ile ortaya çıktı. Satıştan elde edilecek gelir, yine hastalarımızın yeni üretimlerde kullanacağı malzemeler için harcanacak" dedi. Merkezde hastalarla hazırlnana el emeği ürünler, hastanede açılan sergide üç gün boyunca vatandaşların beğenisine ve satışına sunuldu. Sergininin açılışına Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Yusuf Boyraz, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, kurum müdürleri, hekimler ve çok sayıda davetli katıldı. (BRL-HİV-
Hayat kurtaran 100. kök hücre bağışı, pasta kesilerek kutlandı
17 Haziran 2025 Salı - 12:29 Hayat kurtaran 100. kök hücre bağışı, pasta kesilerek kutlandı Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan Terapötik Aferez Merkezi 100. kök hücre naklini gerçekleştirdi. Merkez çalışanları 100. donör işlemini pasta keserek kutladı. Samsun Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Dr. Öğr. Üyesi Öznur Aydın, "Kök hücre için donör olmak çok kıymetli bir işlemdir. Ben tüm vericilerimiz teşekkür ediyorum. Bu işlem özellikle lösemi hastalarının tedavisinde hayat kurtarıcı bir işlemdir" dedi. Sağlık Bakanlığı Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Türkiye Kök Hücre Merkezi (TÜRKÖK) 2023 yılında kuruldu. Kurulduğu günden bugüne kadar hastalara umut olan merkez 100. kök hücre naklini başarıyla gerçekleştirdi. 100. bağışçı olan polis memur Cumali Demir (29) için pasta kesildi. Hematoloji Dr. Öğr. Üyesi Öznur Aydın, "Merkezimizin 100. bağışçısının olduğu bir gündeyiz. Bu bağışlar bizim için çok anlamlı çünkü hayat kurtarıcı bir işlemdir. Kök hücre için donör olmak çok kıymetli bir işlemdir. Ben tüm vericilerimiz teşekkür ediyorum. Bu işlem özellikle lösemi hastalarının tedavisinde hayat kurtarıcı bir işlemdir. Verici adaylarını öncelikle biz değerlendiriyoruz. Sağlık taramasından geçiriyoruz. Vericinin ve donörün uyumlu olması gerekiyor. Bu işlem 3-4 saat sürüyor. Çok zor bir işlem değil" diye konuştu "Hepimiz hayatta bu konuma düşecek pozisyondayız" Bağışçı Cumali Demir, "Bir insanın hayatını kurtarmak için çabalıyoruz. Bunun önemini Kızılay’da çalışan görevliler anlattı. Bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Hasta ile eşleşmem olduğunu söylediler. Bende gönüllü olarak bunu verebileceğimi söyledim. Burada gerekli işlemler titizlikle yapıldı. Çok mutluyum. Bir insanın hayatını kurtarabilecek pozisyondayım. Herkesi bağışçı olmaya davet ediyorum. Kimse korkmasın. Canımız yanmıyor ve bir yerimizi acımıyor. Hepimiz hayatta bu konuma düşecek pozisyondayız" dedi. Yetkililerden alınan bilgilere göre, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Terapötik Aferez Merkezi, Sağlık Bakanlığı Kök Hücre Koordinasyon Merkezi ile yapılan anlaşma kapsamında, Orta Karadeniz Bölge Sorumlusu olarak kök hücre toplamaya Kasım 2023 itibarıyla başladı. Gönüllü bağışçılar, Kızılay’a verdikleri üç tüp kan örneğiyle TÜRKÖK ortak havuzuna dahil oluyor. Hasta ile doku eşleşmesi gerçekleştiğinde, sistem bağışçıyı belirleyerek toplama merkeze yönlendiriyor. Merkeze kabul edilen bağışçılara gerekli tetkikler uygulanıyor. Herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmıyorsa, kök hücre ürününü toplama işlemi başarıyla gerçekleşiyor.
Diş Hekimliği Fakültesi binası açılış için gün sayıyor
17 Haziran 2025 Salı - 12:17 Diş Hekimliği Fakültesi binası açılış için gün sayıyor Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ), 2022 yılında temeli atılan ve tamamı hayırsever iş insanı İbrahim Gülmez’in destekleriyle yürütülen Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Binası’nda sona gelindi. Kaba inşaatı tamamlanan binanın, iç tefrişatının ardından en kısa sürede kullanıma açılması hedefleniyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, rektör yardımcıları ve ilgili birim sorumluları ile beraber, Hastane bina inşaatını ziyaret etti. Gelinen son duruma dair bilgi alan Rektör Yılmaz, akademik ve idari personelin yanı sıra öğrencilere de müjdeli haberi vermek için sabırsızlandıklarını aktardı. İbrahim Gülmez’e özel teşekkür Fakültenin tarihine ilişkin kısa bir bilgi veren Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Kuruluşu 1995 yılına dayanan, ancak fiziki bir binası olmadığı için beklemede tutulan Diş Hekimliği Fakültemiz, 2019 yılında alınan YÖK onayının ardından 2020-2021 eğitim-öğretim faaliyetine başlamıştır. Ancak fiziki binamız olmamasından dolayı hocalarımız ve öğrencilerimiz çalışmalarını Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yürütüyordu. Önceki rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ve fakülte kurucu dekanımız Prof. Dr. Halil Sağlam hocalarımızın öncülüğünde, hayırsever iş insanı Sayın İbrahim Gülmez Beyefendi ile yapılan görüşmeler olumlu sonuçlanmıştı. 2022 yılında fakülte binamızın inşaatının temelini atmıştık. Bugün artık büyük oranda kaba inşaatımız bitti. İç tefrişatını da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Hocalarımız ve öğrencilerimiz kampüsümüz içerisindeki bu nitelikli fakültemizde eğitimlerini sürdürebilecek. Bir kez daha kıymetli İbrahim Gülmez Beyefendiye teşekkür ediyoruz. Büyük bir fedakârlık ile desteklerini aralıksız sürdürüyor. İnşallah projeyi bir an önce tamamlayacak ve faaliyete geçireceğiz" dedi. Dekan Pampu, proje detaylarını paylaştı Gelinen son duruma dair detayları paylaşan Dekan Prof. Dr. Alper Pampu ise fakülte binasının toplam 12.500 m2 kapalı alana sahip olacağını aktardı. Yapılan ilk etap inşaat alanının toplam 7.050 m2 olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alper Pampu; "İlgili alanda hastane binamız toplam 86 ünit, 1 genel ve 3 lokal ameliyathane, 1 adet CBCT (dental tomografi) , 2 adet Panaromik+Sefalometrik , 6 adet Periapikal Röntgen Cihazı ve 1 adet USG (Ultrasonografi) yerleştirilecek şekilde planlanmıştır. İnşaatımızın tamamlanması ve hizmete hazır hale getirilmesi için yoğun bir emek harcıyoruz. En kısa sürede faaliyete geçeceğine inanıyor, katkı veren başta hayırseverimiz İbrahim Gülmez ve Rektörümüz Prof. Dr. Ferudun Yılmaz olmak üzere herkese gönülden teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Tunceli, "Sağlıklı Yaşa" programında ilk onda
17 Haziran 2025 Salı - 12:09 Tunceli, "Sağlıklı Yaşa" programında ilk onda Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programı kapsamında Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde sahada yoğun çalışma yürütülüyor. Tunceli, bu çalışmalarla Türkiye genelinde ilk on il arasına girmeyi başardı. Türkiye’de 2010 yılında hayata geçirilen "Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı" doğrultusunda geliştirilen "Türkiye Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı", bireylerin sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesini ve doğrudan sahada bilgilendirme yapılmasını hedefliyor. Bu kapsamda başlatılan "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programı ile toplumda farkındalık oluşturulması ve bireylerin ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine yönlendirilmesi amaçlanıyor. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü de bu ulusal program çerçevesinde Toplum Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezi aracılığıyla vatandaşlara ulaşarak, sahada ölçüm ve bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Program kapsamında, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri yapılırken, beden kütle indeksi hesaplanıyor ve elde edilen sonuçlara göre bireyler sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda bilgilendirilerek gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyor. Tunceli, bu çalışmalarla Türkiye genelinde ilk on il arasına girmeyi başardı. Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, kilo kontrolünün önemine dikkat çekerek, "Vücutta zamanla oluşan aşırı yağ birikimi, kalp hastalıkları, diyabet, kas-iskelet rahatsızlıkları ve benzeri birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle kilo kontrolü yalnızca estetik kaygılarla değil, bireyin genel sağlık durumunu korumak açısından da hayati bir öneme sahiptir. Bu süreçte yeterli ve dengeli beslenme ile düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı bir yaşam tarzının vazgeçilmez iki temel unsurudur. Boy uzunluğunun karesine göre hesaplanan beden kütle indeksi (BKİ), bireyin sağlıklı kilo aralığında olup olmadığını değerlendirmek için bilimsel bir gösterge sunar. Bu ölçüm sayesinde, kişinin mevcut kilo durumu objektif bir biçimde değerlendirilebilir ve gerekli yönlendirmeler yapılabilir" dedi. Kentin yürütülen çalışmalarda Türkiye’de ilk on il arasına girdiğini hatırlatan Dr. Duran, "Tunceli’de yürütülen saha faaliyetleri kapsamında ulaşılan kişi sayısı ve etkin saha organizasyonları ile ilimiz Türkiye genelinde ilk on il arasında yer alma başarısı göstermiştir. Bu başarıda emeği geçen tüm sağlık personeline teşekkür ediyor, özverili çalışmalarında kolaylıklar diliyorum. Tunceli’de yaşayan vatandaşlarımız, Sağlıklı Hayat Merkezimize ve Toplum Sağlığı Merkezimize başvurarak ücretsiz olarak beslenme danışmanlığı ve fiziksel aktivite rehberliği hizmetlerinden yararlanabilirler. Ayrıca, aile hekimliklerinden destek alarak beden kütle indeksi ölçümleri yaptırabilir ve ihtiyaç duydukları yönlendirmeleri edinebilirler. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü olarak, tüm vatandaşlarımızı "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programına katılarak kendi sağlık durumlarını değerlendirmeye ve sağlıklı yaşam yolculuğuna ilk adımı atmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Aile Hekimleri hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ile fitoterapi yapabilecek
17 Haziran 2025 Salı - 11:55 Aile Hekimleri hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ile fitoterapi yapabilecek Aile Hekimliği Kanunu’nda yapılan düzenleme ile Aile Hekimleri hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ile fitoterapi yapabilecek. Özel amaçlı raporlar aile sağlığı merkezlerinden daha az ücret ödenerek alınabilecek Aile Hekimliği Kanunu’nda yapılan düzenlemeler 15 Haziran 2025 itibarıyla yürürlüğe girdi. Aile hekimleri, hafta sonları ve genel tatil günlerinde akupunktur ve fitoterapi hizmeti verebilecek. Her basamakta ücretli olan "özel amaçlı raporlar" aile sağlığı merkezlerinden daha az ücret ödenerek alınabilecek. Özel mevzuat düzenlemesi bulunmayan yabancılar ise aile hekimlerine ücretli olarak başvurabilecekler. Tatil günlerinde akupunktur ve fitoterapi hizmeti verebilecekler Mevcut düzenlemede; akupunktur ve fitoterapi uygulamaları, mesai sonrası aile hekimleri tarafından yapılabiliyordu. Yeni düzenlemeyle söz konusu uygulamaların, hafta sonları ve genel tatil günlerinde yapılabilmesine imkân tanındı. Aile Sağlığı Merkezlerinde, bahsi geçen hizmetler için belirlenen ücret, diğer basamak sağlık kuruluşları için belirlenen ücretten daha az olacak. Özel amaçlı raporlar Aile Hekimliklerinden daha uygun bedelle alınabilecek Her basamakta ücretli olarak verilebilen özel amaçlı raporlar da yine; Aile Sağlığı Merkezlerinden, diğer basamaklar için belirlenen ücretten daha az ücret ödenerek alınabilecek. Aile hekimlerince düzenlenen özel amaçlı raporlar, "hizmet ücretlendirme listesi" üzerinden ücretli olarak sunulacak. İstirahat raporları, askerlik ile ilgili ASAL raporları ve evlilik raporları gibi raporlar, hâlihazırda olduğu gibi ücretsiz olmaya devam edecek. İkamet izni olmayan yabancılar Aile Hekimliklerinden ücretli hizmet alabilecek Türkiye’de sağlık hizmeti sunumu bakımından özel mevzuat düzenlemesi bulunmayan yabancılardan, "ikamet izni olmayan yabancılar", hizmet ücretlendirme listesi üzerinden ücretlendirilerek sağlık hizmeti alabilecek. İkamet izni olan yabancılar ise ücretini yatırarak 6 ay boyunca sağlık hizmeti alabilecekler. Sağlık hizmet sunumu bakımından "özel mevzuat düzenlemesi bulunan yabancılar (geçici koruma altındaki kişiler vb.)" yeni düzenleme kapsamında olmayacak. Bu gruba giren yabancılar, aynı şekilde hizmet almaya devam edecekler. Kamu sağlık hizmetleri fiyat tarifesi yayımlandı Düzenlemede yer alan işlemlerle ilgili "Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi", 15 Haziran 2025 tarihinde T.C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Uygulamaları Daire Başkanlığı tarafından yayımlandı. (https://shgmsgudb.saglik.gov.tr/TR-106694/kamu-saglik-hizmetleri-fiyat-tarifesinde-degisiklik-yapilmistir.html) Resmî internet sitesinden ödeme yapılabiliyor T.C. Sağlık Bakanlığı Ödeme Sistemi adlı https://sbos.saglik.gov.tr web sitesinden e-Devlet ile giriş yapılarak Aile Sağlığı Merkezinden alınacak hizmete göre ödeme işlemleri gerçekleştirilebiliyor. Ayrıca web sitesinde yer alan "Dokümanlar" bölümünden Vatandaşlar için Kullanıcı Kılavuzu, Turistler için Kullanıcı Kılavuzu, Aile Hekimliğinde Ücret Karşılığı Sunulacak Hizmetlere İlişkin Usul ve Esaslar belgelerine erişilebiliyor.
Ana damarına kadar yayılmıştı, Sakarya’da ölümcül tümör ameliyatla temizlendi
17 Haziran 2025 Salı - 11:41 Ana damarına kadar yayılmıştı, Sakarya’da ölümcül tümör ameliyatla temizlendi Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 46 yaşındaki bir hastanın sağ böbreğinde hayati risk oluşturan dev tümör, başarılı bir operasyonla alındı. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’ne böbrek ağrısı şikayetiyle başvuran İhsan Can’ın (46) sağ böbreğinde tümör tespit edildi. Tümörün çevre dokulara ve özellikle ana toplardamara kadar yayıldığı belirlenirken, hastalığın hayati risk taşıması sebebiyle acil ameliyat kararı alındı. Hastanede oluşturulan uzman ekip, operasyon için hazırlıklara başladı. Ameliyat, Prof. Dr. Fikret Halis liderliğinde; Prof. Dr. Metin Ercan, Dr. Öğr. Üyesi Recep Burak Değirmentepe ve asistan doktor Yusuf Onur Pekşen’den oluşan ekip tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Hastanın, Üroloji Servisi’ndeki takip ve kontrolleri devam ederken başarılı geçen ameliyatın ardından hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu ve taburcu olmaya hazırlandığı öğrenildi. Cerrahi ekipte yer alan hekimler ise operasyonun hem tümörün boyutu hem de hayati damarlara olan yayılımı sebebiyle büyük teknik zorluk içerdiğini, buna rağmen tümörün damar içinden tamamen temizlendiğini belirtti. "Hayati risk taşıyan bir tablo oluşturuyordu" Böbreklerde bu büyüklükte tümörlere çok ender rastlandığını belirten Prof. Dr. Fikret Halis, "Tümör, sadece böbrekle sınırlı kalmayıp çevre dokulara ve özellikle ana toplardamara kadar yayılmıştı. Bu durum, teknik olarak son derece zorlayıcı ve aynı zamanda hayati risk taşıyan bir tablo oluşturuyordu. Ayrıca tümörün vücudun diğer bölgelerine sıçrama (metastaz) riski bulunması, cerrahinin hastanın yaşam süresi açısından önemini daha da artırıyordu. Hastamızın daha önce birçok sağlık kuruluşuna başvurduğu, ancak ameliyatın yüksek riskleri sebebiyle başvurularının kabul edilmediği öğrenildi. Tüm bu risklere rağmen, hastanemizde oluşturulan uzman ekip ile operasyonu başarıyla gerçekleştirdik" dedi.
Ankara’da ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ düzenleniyor
17 Haziran 2025 Salı - 11:30 Ankara’da ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ düzenleniyor Ankara Kalkınma Ajansı ve Ankara Ticaret Odası (ATO) iş birliğinde, ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ düzenleniyor. Sağlık sektöründe girişimcilik ve yatırımcılık ekosisteminin güçlendirilmesi; yenilikçi sağlık çözümleri geliştiren aktörlerin desteklenmesi ve Ankara’nın bu alandaki çekim merkezi rolünün pekiştirilmesi amacıyla Ankara Kalkınma Ajansı ve ATO iş birliğinde 2 gün sürecek olan ‘Sağlık Odağında Yatırımcı Sohbetleri-Çalıştayı’ başladı. Ankara’nın sağlık temalı yatırım ortamını görünür kılmayı amaçlayan bu etkinlikte, sağlık teknolojilerinden biyoteknolojiye, dijital sağlık çözümlerinden yaşlanma ekonomisine kadar pek çok güncel başlık ele alındı. Programa, ATO Başkanı Gürsel Baran ve Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan katıldı. "Ankara’nın 2035 vizyonu üzerinde çalışıyoruz" Ankara’nın 2024-2028 bölge planı üzerinde çalıştıklarını, şimdi ise 2035 vizyonu üzerinde çalışacaklarını ifade eden Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Duhan Kalkan, "Ankara’nın yol haritasını çizdik. Bu elimde görmüş olduğunuz kitap Ankara’nın 2024-2028 bölge planı. Bu plan, 3-4 yıllık bir emeğin sonucunda ortaya çıkmıştır. Ankara’nın 4 öncü sektörüne vurgu yapar. Savunma sanayi başı çeker ama bunlardan bir tanesi de ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık teknolojileridir. Biz Ankara’nın 2024-2028’ini planlarken bu konuyu çok farklı bir yere koyarak planlıyoruz. Şimdi de Ankara’nın 2035 vizyonunu çalışıyoruz. Bu konu Ankara’nın gelişim projeksiyonunda bizim açımızdan çok önemli bir yerdir" ifadelerini kullandı. "Ankara artık çok farklı yerlere geldi" Ankara’nın savunma sanayisinden sağlık sektörüne kadar birçok alanda çok farklı noktalara geldiğini belirten ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara’da artık savunma sanayinde dünyadaki en önemli yerlerden birisi oldu. Büyük bir üniversite şehri haline geldi. Üniversitelerimizde 12 tane tıp fakültesi var. Bu tıp fakültelerimiz ülkemizdeki en önemli eğitimlere veren, en kıymetli eğitimlere veren tıp fakültelerimizdendir. Onun yanı sıra tekstilde, iş ve inşaat makinelerinde birçok anlamda Ankara çok farklı yerlere geldi. Bunlarla ilgili de Ankara’mızın hak ettiği yere ulaştırmakla ilgili de büyük bir mücadelenin içindeyiz" dedi. "Ankara sağlıkla ilgili medikal bir yer haline geldi" Ankara’nın sağlık sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu ve Türkiye’nin yüzde 40’ına tekabül ettiğini söyleyen Baran, "Ankara’mız devlet hastaneleri, üniversite hastaneleri, vakıf hastaneleriyle önemli bir yer haline geldi. Sağlık sürecini yapmaya elverişli 400’e yakın firmamız var. Bunlar artık çok farklı yerlerde, inşallah daha da farklı yerlerde olacaklar. Çünkü Ankara’mızın altyapısı var. Ankara’mız hakikaten sağlıkla ilgili medikal yer. Medikal anlamda ülkemizin yaklaşık yüzde 40’ını Ankara’mızda karşılıyoruz. Hem ihtiyacımızı görüyoruz hem ülkemizin ihtiyacına cevap veriyoruz. Hem de burada medikal anlamda ihracatımız var. Bu gerçekten çok önemli" açıklamasında bulundu.
Sağlığa Ege’de muhteşem yatırım
17 Haziran 2025 Salı - 11:18 Sağlığa Ege’de muhteşem yatırım İzmir’de yapımı tamamlanan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nda incelemelerde bulunan Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, "Bu muhteşem bina 8 endoskopi salonu, 205 erişkin ve çocuk yoğun bakım odası, 8 yeni doğan yoğun bakım odası, robotik cerrahi salonu, radyoloji üniteleri ile sağlık hizmetlerinin geleceğine yön verecek bir donanım ve kapasiteye sahip" dedi. Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, yapımı tamamlanan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nı inceledi. Ziyaretinde Kasapoğlu’na Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı eşlik etti. İncelemelerin ardından konuşan Kasapoğlu; "Şehrimizin sağlık altyapısını güçlendiren, yüksek teknolojik donanımla sağlık hizmetlerinin standardını yükselten yeni yatırımımızın hizmete hazır hale gelmesinden dolayı çok mutluyuz" dedi. Yapıda tıbbi güvenlik ve konforun ön planda tutulduğunun altını çizen Kasapoğlu; "Sağlığa Ege’de muhteşem bir dokunuş yaptık. 59 ameliyathane, 9 doğum odası, 2 sezaryen odası ile aynı anda 70 ameliyat yapabilme kapasitesi ile gerçekten göz kamaştıran bir yapı. Hem akıllı hem de hibrid ameliyathane olarak hizmet verecek bu sistem, iki yönlü sesli-görüntülü iletişim kurulabilmesine imkân tanıyor. Bu muhteşem bina ayrıca 8 endoskopi salonu, 205 erişkin ve çocuk yoğun bakım odası, 8 yeni doğan yoğun bakım odası, robotik cerrahi salonu, radyoloji üniteleri ile sağlık hizmetlerinin geleceğine yön verecek bir donanım ve kapasiteye sahip" ifadelerini kullandı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Merkezi Ameliyathane Binası’nın radyoloji ünitelerinden ameliyathanelere, doğumhanelerden yoğun bakım servislerine kadar her birimin hem hasta konforu hem sağlık personelinin verimini ve konforunu hem de eğitim ve araştırma standartının daha da yüksek olmasını gözeterek tasarlandığını ifade eden Kasapoğlu, "Sağlıkta hem İzmir’imiz hem de ülkemiz için hizmet standardını yükseltmenin, maksimize etmenin gayesindeyiz. Bu projeler de bu vizyonun meyvesi" dedi. Her alanda olduğu gibi sağlıkta da yalnızca bugünün değil yarının ihtiyaç ve şartlarını da gözeterek adım attıklarını vurgulayan Kasapoğlu; "Türkiye yüzyılında şehirlerimizin eğitimden sağlığa, spordan kültür sanata kadar en modern tesisler ve elbette en kaliteli hizmetlerle buluşması hizmet siyasetimizin ayrılmaz bir parçası. İzmir’de akıllı sisteme dönüştürdüğümüz ve halen dönüştürmeye devam ettiğimiz okullarımızın yanında sağlık hizmetlerinin de altyapısını ve hizmet kapasitesini planlarken bugünün ihtiyaçları üzerinden, kısıtlı bir bakışla hareket etme lüksümüz olamaz. Şehrimizin deprem ve pandemi gibi olağanüstü şartlarda da güçlü bir sağlık standardına da sahip olmasını önceliyoruz. Bu projeler bu perspektifin ürünü, bu yönüyle geleceğe atılmış güçlü bir adım" diye konuştu. Sağlıkta şehrin hizmet kapasitesini artıracak her projenin çok kıymetli olduğunu vurgulayan Kasapoğlu; "Bu eserleri ülkemizin son 23 yılda sağlıkta yaptığı devrimin en güçlü ve en büyük ispatı olarak görüyoruz. Bu muhteşem sağlık yatırımının, İzmir başta olmak üzere Ege bölgesi için yeni bir soluk olduğunu düşünüyor, hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.