Son Dakika
|
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisinde tahliyeler başladı
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Maltepe’de "kargoyla" uyuşturucu teslimatına baskın!
Araç çekmenin böylesi: Halat bulamayınca iki aracın arasına insan koydular
Türk gazeteciler, açılması beklenen Gümrü sınırında
Beyoğlu’nda sandalyede asılı olan çantayı böyle çaldı
Hayvan pazarında kan döküldü: Ölü ve yaralılar var!
Havuç yerken nefes alamayan öğrenciyi, öğretmeni Heimlich manevrasıyla kurtardı
La Liga’da şampiyon Barcelona
SAĞLIK
Şah damarı darlığına kapalı yöntemle müdahale
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:38:46
Özel Ümit Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Göçer, şah damarı darlığı bulunan iki hastaya aynı gün karotis stent işlemi uyguladı. Kasıktan girilerek yapılan endovasküler müdahalenin ardından hastaların ertesi gün taburcu edildiğini aktaran Doç Dr. Göçer, operasyon sırasında pıhtı ya da plak parçalarının beyne gitme riskini azaltmak amacıyla "beyin koruyucu filtre" sistemleri kullanıldığını aktardı. iki hasta, açık cerrahiye gerek kalmadan kasıktan girilerek yapılan endovasküler yöntemle sağlığına kavuştu. İşlemler, girişimsel kardiyoloji uzmanı Hakan Göçer tarafından gerçekleştirildi. Yaklaşık 2 saat süren işlemlerde, hastaların boyun bölgesindeki ileri derecede daralmış şah damarlarına özel kateter sistemleriyle ulaşıldı ve damar içine stent yerleştirildi. Beyin koruyucu filtre kullanıldı. Operasyon sırasında pıhtı ya da plak parçalarının beyne gitme riskini azaltmak amacıyla "beyin koruyucu filtre" sistemleri kullanıldığını aktaran Doç. Dr. Göçer, işlem sonrasında her iki hastanın nörolojik açıdan yakından takip edildiğini ve bu kontrollerde hastalarda felç bulgusu, konuşma bozukluğu ya da ciddi bir komplikasyon gelişmediğini söyledi. Göçer, hastaların müdahalenin ertesi günü hastaneden taburcu edildiğini belirtti. "Şah damarı darlıkları inme riskini artırabilir" Özel Ümit Hastanesi doktoru Doç. Dr. Hakan Göçer, şah damarı darlığının ihmal edilmemesi gereken önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şah damarı darlıkları, tedavi edilmediğinde inme riskini ciddi şekilde artırabiliyor. Günümüzde uygun merkezlerde birçok hasta açık ameliyata ihtiyaç duymadan kasıktan girilerek tedavi edilebiliyor." Erken tanı önemli geçici konuşma bozukluğu, kol veya bacakta güçsüzlük, yüzde kayma, ani görme kaybı ve dengesizlik gibi şikâyetlerin şah damarı darlığının habercisi olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Göçer, bu tür belirtilerin görülmesi halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini, erken tanı ve uygun tedavinin inme riskinin azaltılmasında önemli bir rol oynadığını vurguladı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:04
Merdiven altı güzellik merkezleri tehlike saçıyor
Merdiven altı güzellik merkezlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Tüketiciler Birliği Genel Bakanı Mahmut Şahin, "Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan ’estetisyen’ ünvanını verdikleri insanlarla, ’seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz’ vaatleri ile kesip doğruyorlar" dedi. Denetimden uzak olan güzellik merkezlerinde sağlık işlemleri yapıldığını söyleyen Başkan Şahin, "Merdiven altı sistem diye tabir ettiğimiz güzellik merkezleri gözümüzün önünde yüzlerce adeta. Denetimden uzak şekilde ve adına da resmi bir karşılığı olmayan estetisyen ünvanını verdikleri insanlarla, seni güzelleştireceğiz, gençleştireceğiz vaatleri ile kesip doğruyorlar. Hiçbir yasal denetimi yok, hiçbir takip sistemi yok, başıboş bırakılmış bir alan. Bu durumun en acı tarafı, bu sisteme çantacılık yapan doktorların da bulunması. Bazı malzemeleri yalnızca doktorlar kendi kodları ile alabiliyorlar. Bu kodla malzemeleri alıp, çantacılık yaparak bu güzellik merkezlerine satıyorlar. Daha da kötüsü, hiçbir denetime tabi tutulmadan, merdiven altı üretimle her tarafta satılabiliyor. Bu durum insan sağlığını ilgilendiriyor. İnsanımızın sağlığı bu kadar ucuz olmamalı. Biz Uganda değiliz, bu tür vaatler rahat rahat yapılamamalı. Eğer devletten çekinmeleri olmazsa, bu insanların bizim sağlığımıza da bir kıymeti olmaz. Burada sağlık işlemi yapılıyor. İnsanların kör olmasını, burunlarının üzerini kaybetmesini, kulağını duyacağını engelleyici işler yapılıyor, bunlar sağlıkla alakalı" şeklinde konuştu. "Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar?" Laboratuvarda yapılması gerek işlemlerin, güzellik merkezleri kendileri yapıyormuş gibi lanse ettiklerini belirten Şahin, "Mezoterapi dediğimiz işlem bir laboratuvarda yapılması gereken bir işlem. İnsanların gerek selülitleri gerekse saçlarıyla alakalı vaatlerde bulunarak, ’Biz laboratuvarda kanlarınızı ayrıştırıyoruz, bunu da enjekte edip sağlıklı olmanızı sağlıyoruz’ diyorlar. Bir kere bunun laboratuvarda yapılması lazım. Burada laboratuvar olmadığı gibi olsa bile işleyecek bir yetkili yok. Bunun eğitimini almış birisi yok. Nasıl bu kadar rahat insanların sağlığıyla oynayabiliyorlar? Dalga geçer gibi insanların kanlarını alıyorlar, ayrıştırma yapar gibi yapıp insanların vücuduna su enjekte ediyorlar. Bunu da parayla satıyorlar. Bu kadar başıboş bir sistemin denetlenmemesi bu ülkenin yasal olarak bir ayıbı. Tüketicilere çağrımız da her halükarda kim yaparsa yapsın, sağlığınızı etkileyen bu işlem sizi güzelleştirmez. Yüz güzelliğine değil, gönül ve ahlak güzelliğine odaklanın" ifadelerini kullandı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:52
Aydın Şehir Hastanesi tam kapasite hizmet vermeye başladı
Aydın’ın Efeler ilçesinde yapımı tamamlanan ve ayda ortalama 450 bin hastaya hizmet verecek Aydın Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte tam kapasite hizmet vermeye başlarken, vatandaşlar da hastaneden ‘memnun’ olduklarını vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Türkiye’nin 21. Şehir Hastanesi Aydın’da hizmet vermeye devam ederken, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte tam kapasite hizmet vermeye başladı. Bin 300 yatak kapasiteli hastanenin Aydın halkına birinci sınıf sağlık hizmeti sunması hedeflenirken, sabahın erken saatlerinde polikliniğe gelen vatandaşlar da hastane personelleri tarafından kapıda karşılanarak gidecekleri bölümlere yönlendirildi. 189 poliklinik sayısı ile vatandaşlara hizmet verilirken, poliklinik bekleme alanlarının ferah olduğunu söyleyen vatandaşlar da duydukları memnuniyeti dile getirdi. Aydın Devlet Hastanesi polikliniklerinin Şehir Hastanesi’nde hizmete vermeye başlaması ile birlikte Aydın İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul da hastaneye gelerek incelemelerde bulundu. Yetkililerden bilgi alan Müdür Şenkul, vatandaşlara da’ geçmiş olsun’ dileklerini iletti. "Beğendim hastanemizi" Yeni poliklinik alanlarını çok beğendiğini ifade eden vatandaşlardan Yüksel Erçetin; "Ben çok memnun kaldım. Çok beğendim. Hep böyle devam etsin inşallah" dedi. Müjgan Dağdelen ise "Çok sevindik. İyi bir hastane oldu. Hoşumuza gitti" şeklinde konuştu. Hastanenin büyük bekleme alanları ile rahat nefes alabildiklerini ifade eden Cem Bartu Kaçar; "Ulaşım kolay. Geniş bir hastane. Ferah da bir hastane. Tek problemimiz. Her kamu alanında olduğu gibi otopark problemi devam etmekte. Ama bunun da yakın zamanda düzeleceğini. Ek otopark yapacaklarını düşünüyorum. Poliklinik sayıları sanki artmış gibi geldi bana. Diğer hastanelere nazaran ve oturma kapasiteleri de artmış. Daha fazla koltuk var. Koridor genişlikleri güzel. Havalandırmalar güzel. Diğer hastanenin polikliniklerin de bunaltıcı bir havası vardı. Buranın havalandırması güzel ve ferah. Beğendim yani hastanemizi" dedi. "Her taraf güzel ve geniş" Hastanede her şeyin olduğunu ifade eden Yılmaz Celep; "Çok iyi bir yer olmuş. Uzak biraz ama olsun önemli değil. Allah razı olsun yapanlara, sebep olanlara. Çok güzel olmuş hastanemiz. Büyük. Her şey var" ifadelerini kullandı. Eşi ile birlikte hastaneye kontrole geldiklerini ifade eden Meliha Celep de; "Buraya ben kontrole geldim. Çok güzel, çok sevdim. Doktorumuz da çok iyi. İyi olmuş. Geniş. Her taraf güzel. Allah sağlık versin" dedi. "Yatış yerleri otel konforunda" Çok rahat bir şekilde hastaneye geldiklerini ve memnun olduklarını ifade eden Mehmet Arslan; "Yapılan hizmetler çok güzel. Ellerine sağlık. Hayırlı uğurlu olsun. Mükemmel yani. Allah kolaylık versin herkese" dedi. Gencay Karaçay; "Aydın’ın sağlık alt yapısını güçlendiren cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ederim. Poliklinikler bugün hizmete girdi. Çok temiz ve muhteşem olmuş. Çalışanlar da çok dikkatli. Bizlere çok yardımcı oluyorlar. Polikliniklerde bekleme alanlarında oturma yerleri de çok güzel, koridorlar ferah. Yatış yerleri çok güzel. Muhteşem bir yer. Yani otel konforunda yatış yerleri. Aydınımıza hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:51
Bahar mevsiminde astım ve alerjik hastalıklara dikkat
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda görev yapan Uzm. Dr. Haşim Karakuş, polen yoğunluğunun arttığı bahar mevsiminde astım ve alerjik hastalıklara bağlı şikâyetlerin de artış gösterdiğini söyledi. Özellikle polenlerin havada yoğun olarak bulunduğu bu günlerde dikkatli olmanın, hastalık kontrolü açısından büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Karakuş, bahar mevsiminde şikayetlerin artma nedenlerini şöyle sıraladı: "Ağaç, çimen ve yabani ot polenleri bahar aylarında hızla artmaktadır. Bu polenler solunum yollarına girerek bağışıklık sistemini uyarır ve hassas bireylerde öksürük, nefes darlığı, hırıltı, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı gibi şikâyetlere yol açar." Uzm. Dr. Karakuş, risk gruplarıyla ilgili açıklamalarda bulunarak," Astım hastaları, alerjik rinit (Saman nezlesi) olan bireyler, ailesinde alerji öyküsü bulunan çocuklar, daha önce polen alerjisi tanısı almış kişiler" şeklinde konuştu. Nelere dikkat edilmeli Uzm. Dr. Karakuş, dikkat edilmesi gerekenler konusunda açıklamalarda bulunarak, "Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmamaya özen gösterin. Dışarıdan geldikten sonra kıyafetlerinizi değiştirin ve mümkünse duş alın. Ev ve araba pencerelerini kapalı tutun. Maske kullanımı polen temasını azaltabilir. Ev temizliğinde HEPA filtreli süpürgeler tercih edilebilir" ifadelerini kullandı. Tedavi ve takip önemli "Astım ve alerjik hastalığı olan bireyler ilaçlarını düzenli kullanmalı, doktor kontrolü olmadan tedavilerini kesmemelidir" diyen Uzm. Dr. Karakuş, gerekli durumlarda koruyucu tedavilerin bahar başlamadan önce planlanması gerektiğine dikkat çekti. "Çocuklarda daha dikkatli olunmalı" Çocukların alerjenlere karşı daha hassas olabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Karakuş, "Özellikle gece öksürüğü, eforla nefes darlığı ve sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklar açısından değerlendirme önemlidir" dedi. Ne zaman doktora başvurmalı Uzm. Dr. Karakuş, "Nefes darlığında artış, gece uykudan uyandıran öksürük, inhaler ilaçlara rağmen rahatlamama, sık acil başvuru ihtiyacı" şeklinde konuştu. Astım ve alerjik hastalıkların doğru tedavi ve önlemlerle kontrol altına alınabildiği söyleyen Uzm. Dr. Karakuş, "Baharın keyfini sağlıklı bir şekilde çıkarabilmek için belirtilerinizi ciddiye alın ve gerekli önlemleri ihmal etmeyin" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
2
10 Mayıs 2026 Pazar- 09:48
Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: "Kabızlık diye düşündüm" dedi
3
10 Mayıs 2026 Pazar- 11:06
Van’da "Her Gebeye Bir Ebe" projesinden Anneler Günü etkinliği
4
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:12
20’li yaşlarda kolon kanseri alarmı: Belirtiler hemoroidle karışıyor
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:32
Adana kebabı ve salata ikilisi ’glutatyon’ seviyesini artırıyor
17 Haziran 2025 Salı - 16:26
Burhaniye’ de kuruyan ağaçlar tehlike saçıyor
Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde turistik Ören mahallesinde kuruyan ağaçlar tehlike saçıyor. Ören takı ve hediyelik çarşısında kuruyan meşe ağacının dallarının insanların başına düşmesinden korktuklarını anlatan esnaflardan Ufuk Dumlu, tedbir alınmasını istedi. Ören Mahallesi sahilinde kuruyan çam ve meşe ağaçları tehlike saçıyor. Kuruyan ağaçların kesilmesini isteyen esnaflar, konuyu Belediye görevlilerine anlattıklarını söyledi. Ören takı ve hediyelik çarşısında kuruyan meşe ağacı da esnafları tedirgin etti. Kuruyan ağaçların kesilmesini isteyen esnaflardan Ufuk Dumlu, "Bizim çarşıdaki meşe ağacı geçtiğimiz yıllarda kurudu. Dalları vatandaşların başına düşecek. En azından dallarının kesilmesini istiyoruz. Bunu belediyeye de duyurduk. Önlem alınmasını bekliyoruz" dedi.
17 Haziran 2025 Salı - 15:09
Keneyi ’kusturmayın’ önerisi
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, vücuda yapışan kenenin çıplak elle çıkartılmaması gerektiğini söyleyerek, "Keneyi tutarak vücuttan çıkartmak kusturur ve bulaşın artmasına neden olur" dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, kene ile ilgili önemli bilgiler verdi. Kenenin çıplak elle çıkartılmaması gerektiğini kaydeden Ersoy; kenenin üzerine kimyasal madde dökülmemesi gerektiğini kaydederek, "Öncelikle kene bulunduğunda sağlık kuruluşuna yakın bir noktadaysak keneyi sağlık kuruluşunda çıkarılması önerilir. Bu tür kene olaylarında en kısa sürede kenenin uzaklaştırılması lazım. Keneyi çıplak elle çıkartmamak, kenenin üzerine herhangi bir kimyasal madde dökmemek lazım. Bunların hepsi keneyi kusturur. Keneyi elle çıkarttığımızda da tuttuğumuz sırada keneyi kusturma riski olduğu için çıplak elle çıkartmamak gerekir. Baş kısmından yakalayacak şekilde bir cımbız veya kene çıkarıcı penset gibi bir malzemeyle çıkartmamız, gerekirse ip yöntemiyle kenenin etrafında iki kez dolandırarak keneyi uzaklaştırmamız lazım. Kenenin ortasından tutmamak lazım. Çünkü bu keneyi kusturur. Bu kene daha çok hastalık etkeni taşıyorsa bulaşın artmasına neden olabilir. En önemli nokta kenenin fark edildiği anda çıkartılmaya çalışılması. Bu konuda tecrübemiz yoksa ve yakında sağlık kuruluşu varsa gidilebilir. Elimizdeki materyaller yeterliyse uygun şekilde kenenin çıkartılması lazım. Çevreye bulaş riski meydana gelmemesi için keneyi çıkardığımızda da bunun patlatılmaması ve alkol ve yüzde 10 çamaşır suyu içeren bir kabın içerisine keneyi atmamız lazım" dedi. "Kenenin saptanması çok önemli" Kenenin saptanmasının da önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ersoy, "Önemli noktalardan biri de kenenin saptanması. Kır bir alandan döndükten sonra vücudun elle kontrol edilmesi lazım. Diz arkaları, koltuk altları ve saç derisinin elle kontrol edilmesi lazım. Ele takılan bir durumda da bunun kene olup olmadığının aydınlatılması ve kene olması durumunda da kısa sürede çıkartılması gerekiyor. Ondan sonraki süreçte ise kene tutulması yaşamış birisinin en az 10 gün süreyle ateş, bulantı, kusma, karın ağrısı, vücutta herhangi bir kanama ve ishal yönünden dikkatli olması gerekir. Bu durumda hemen yakından sağlık kuruluşuna gitmesi lazım. burada ‘geçer’ deyip vakit kaybetmek de kritik dönemi kaçırmamıza neden olabilir" diye konuştu. "Ölüm oranı yüzde 5" Türkiye’de keneden dolayı ölüm oranının yüzde 5 olduğunu dile getiren Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Ersoy, "Her tutunan kene KKKA virüsünü taşımıyor. Ülkemizin her yerinde de bu hastalık görünüyor. Dolayısıyla burada sakin davranmak önemli. Her kenenin enfekte olmadığını biliyoruz ama tutunan kene enfekte de olabilir. Bu kişiler uygun şekilde takibe alındığında KKKA gelişebilir. Gelişen vakalarda Türkiye verisine bakarsak bildirim sistemi oldukça iyi. Ortalama ölüm oranı yüzde 5’lerde. "Yine de bu oran az değil" diyeceğiz ama uygun tedaviler ve yakın takipli ilaçlarla bu oranı yine de biraz daha düşürmek için sağlık sistemi elinden geleni yapıyor. Burada panik olmadan hekimlerden yardım almamız lazım. 10 gün içerisinde herhangi bir sıkıntımız olmadıysa kene tutulması ile ilgili süreci atlattığımızı söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.
17 Haziran 2025 Salı - 14:45
Kastamonu Üniversitesi’nde 5 ayda 334 hayvan tedavi edildi
Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi’nde 2025 yılının ilk 5 ayında toplam 334 hayvanın tedavisini yapıldı. Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi, 2025 yılının ilk beş ayında gösterdiği performansla dikkat çekti. Ocak-Mayıs döneminde toplam 334 hayvana şifa kapılarını açan hastane, bölge hayvancılığına destek sağladı. Veteriner Fakültesi’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Hayvan Hastanesi, sadece Kastamonu’dan değil, çevre illerden de gelen vakalarla yoğun bir tempoda çalıştı. En çok başvuru, 178 hasta ile iç hastalıkları birimine olurken, cerrahi bölümü 119 vaka ve doğum-jinekoloji bölümü ise 54 başvuru ile takip etti. Hastanede en fazla tedavi gören türler arasında 178 kedi ve 79 köpek yer aldı. Kırsal kesimde ise 67 sığırla yetiştiriciler sıkça hastaneye başvurdu. Modern veteriner tıbbının tüm imkânlarıyla donatılan hastane, sadece tedavi değil, koruyucu hekimlik ve hayvan refahı ilkelerine uygun hizmetleriyle de fark oluşturuyor. Alanında uzman akademik kadro, hasta takip sistemleri ve etik değerleri ön planda tutan yapısıyla Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi, örnek bir model olmaya devam ediyor. Hastaneden faydalanan vatandaşlarla yapılan memnuniyet anketinde ise katılımcıların yüzde 77’si hizmeti 10 puanla değerlendirirken, yüzde 14’ü 9 puan verdi. Yüzde 2,3’ü 8 puan, yüzde 5,7’si ise 7 puan verdi. Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Tarık Şafak, anket sonuçlarının kendileri için memnuniyet verici olduğunu vurgulayarak, "Hastanemizin hizmetlerinden faydalanan vatandaşlarımızın yüksek düzeyde memnuniyet göstermesi ve elde edilen bu sonuçlar bizleri motive ediyor. İlk beş ayda ulaştığımız hasta sayısı, halkımızın hastanemize duyduğu güvenin en somut göstergesidir" diye konuştu. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise, "Hayvan Hastanemizin bölge hayvancılığına ve evcil hayvan sağlığına sağladığı katkılar bizleri memnun ediyor. Alanında yetkin akademik kadromuzun özverili çalışmaları sayesinde hastanemiz hem sağlık hizmetlerinde hem de eğitim-öğretim faaliyetlerinde önemli bir merkez hâline geldi. Bu başarının önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Hayvan Hastanesi, klinik başarılarının yanı sıra eğitim-öğretim faaliyetleriyle de bölgesel veteriner hizmetlerinin bir merkezi haline geldi. Önümüzdeki dönemlerde daha fazla sayıda hayvana ulaşmayı hedefliyor.
17 Haziran 2025 Salı - 13:34
68 yaşındaki hasta erken tanıyla prostat kanserini yendi
Samsun’da idrar şikayetleriyle hastaneye başvuran 68 yaşındaki hasta, erken tanı ve doğru tedaviyle prostat kanserinden kurtularak sağlığına kavuştu. Samsun Büyük Anadolu Hastanesi’ne yaklaşık bir yıl önce idrar yapmada zorlanma ve gece sık idrara çıkma şikâyetleriyle başvuran A.H.’nin, yapılan tetkiklerde PSA (Prostat spesifik antijen) düzeyinin yüksek olduğu tespit edildi. Riskli bulgular üzerine hastaya prostat MR’ı çekildi ve biyopsi planlandı. İlk biyopside kanser tespit edilmemesine rağmen, yüksek riskli PIN (Prostatik intraepitelyal neoplazi) saptandı. Düzenli takibe alınan hastanın PSA değerlerinde artış görülünce biyopsi tekrarlandı ve erken evrede prostat kanseri tanısı netleştirildi. Başarılı ameliyat, hızlı iyileşme Hastalığın henüz organa sınırlı olduğunun PSMA görüntüleme ile teyit edilmesinin ardından, hastaya radikal prostatektomi ameliyatı uygulandı. Ameliyat sonrası süreci sorunsuz geçiren A.H., 3. günde taburcu edilerek sağlığına kavuştu. Süreç hakkında bilgi veren Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Mümin Temel, "Prostat kanseri sinsice ilerleyebilen bir hastalık. Erken tanı ve düzenli takip sayesinde hastamızın sağlığını koruduk. Bu örnek, düzenli kontrollerin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor" dedi.
17 Haziran 2025 Salı - 13:29
Engelli vatandaşlara Yunusemre’den hayat kolaylaştıran yardımlar
Yunusemre Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla engelli bireylere medikal malzeme desteğinde bulunarak hayatlarını kolaylaştırmaya katkı sağlıyor. Yunusemre Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla engelli vatandaşlara desteğini sürdürüyor. Belediye, Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü aracılığıyla ihtiyaç sahibi engelli bireylere medikal malzeme desteğinde bulunarak yaşamlarını kolaylaştırmaya katkı sağlıyor, başvurular doğrultusunda vatandaşlara çeşitli yardımlar ulaştırıyor. Bu kapsamda Akgedik Mahallesi’nde yaşayan 80 yaşındaki Gülşen Köroğlu’na hasta yatağı, 70 yaşındaki Mevliye Doğan’a ise tekerlekli sandalye desteği verildi. Yaklaşık 4 yıl önce geçirdiği felç sonrası yatağa bağımlı hale gelen Gülşen Köroğlu için yapılan başvuru sonucunda hasta yatağı temin edildi. Köroğlu’nun oğlu Mustafa Cazgır, süreci şu sözlerle anlattı: "Belediyemizin böyle bir hizmeti sunduğunu bir arkadaşım sayesinde öğrendim. Annemin sağlık raporuyla başvuru yaptık. Yetkililer evimize gelerek annemin ihtiyaçlarını belirledi. Bugün de yatağımız teslim edildi. Tüm yetkililere teşekkür ederim." Benzer şekilde, 7 ay önce geçirdiği felç sonucu belden aşağısı tutmayan Mevliye Doğan için de oğlu Veysel Doğan tarafından tekerlekli sandalye başvurusu yapıldı. Bir hayırseverin desteğiyle temin edilen akülü tekerlekli sandalye, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcıları Mesut Doğan ve Emine Özge Arslan tarafından aileye teslim edildi. Veysel Doğan, "İhtiyaç sahipleriyle hayırseverleri buluşturdukları için Yunusemre Belediyesi’ne teşekkür ederim" dedi. "Sosyal desteklerimize devam edeceğiz" Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, "Engelli vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve birçok alanda onların yanında olmak, önceliklerimiz arasında. Sosyal belediyecilik anlayışıyla toplumun her kesimine eşit ve adil hizmet sunuyoruz. İmkanlarımız ölçüsünde Yunusemre’de yaşayan tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edeceğiz." dedi.
17 Haziran 2025 Salı - 13:11
Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi
Adana’nın Kozan ilçesinde hastalar terapi süreçlerini destekleyen el emeği göz nuru ürünler üreterek sergilemeye başladı. Kozan Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde (TRSM) tedavi gören hastalar, hem terapi sürecini destekleyen faaliyetlere katıldı hem de el emeği göz nuru ürünler üretti. Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarında hastalar; kilim dokuma, takı tasarımı, bitki üretimi ve ahşap boyama gibi el sanatlarında üretim yaptı. Üretilen ürünler sergilenmeye başlandı. Merkezin Sorumlu Hekimi Psikiyatri Uzmanı Dr. Şule Yaman, "Ruh sağlığı merkezleri toplum tarafından hâlâ yeterince bilinmiyor. Amacımız hem bu hizmetleri tanıtmak hem de ruh sağlığına yönelik ön yargıları kırmak. Merkezimizde yerinde hizmet, poliklinik hizmetleri ve rehabilitasyon desteğiyle hastalarımızla kapsamlı bir tedavi süreci yürütüyoruz. Bipolar bozukluk ve psikotik bozukluk gibi tanılar almış bireyler gönüllülük esasına dayalı olarak bu merkezden faydalanabiliyor. Daha önce topluma karışmakta ve iletişim kurmakta zorlanan hastalar, üretim ve sosyalleşme sayesinde tedavi sürecinde önemli ilerlemeler kaydediyor" şeklinde konuştu. Kozan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağlar Bozkurt ise Adana genelinde yalnızca 5 TRSM bulunduğuna ve bunlardan ilçelerde yer alan tek merkezin Kozan’da olduğunu söyledi. Dr. Bozkurt," Merkezimiz çevre ilçelere de hizmet veriyor ve şu an 568 kayıtlı hastamız var. Sergilenen ürünler hastalarımızın el emeği ile ortaya çıktı. Satıştan elde edilecek gelir, yine hastalarımızın yeni üretimlerde kullanacağı malzemeler için harcanacak" dedi. Merkezde hastalarla hazırlanan el emeği ürünler, hastanede açılan sergide 3 gün boyunca vatandaşların beğenisine ve satışına sunuldu. Sergininin açılışına Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Yusuf Boyraz, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, kurum müdürleri, hekimler ve çok sayıda davetli katıldı.
17 Haziran 2025 Salı - 13:04
Adana’da el emeği göz nuru üretimle terapi
Adana Kozan’da hastalar terapi süreçlerini destekleyen el emeği göz nuru ürünler üreterek sergilemeye başladı. Kozan Devlet Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde (TRSM) tedavi gören hastalar, hem terapi sürecini destekleyen faaliyetlere katıldı hem de el emeği göz nuru ürünler üretti. Halk Eğitim Merkezi usta öğreticileri eşliğinde gerçekleştirilen atölye çalışmalarında hastalar,, kilim dokuma, takı tasarımı, bitki üretimi ve ahşap boyama gibi el sanatlarında üretim yaptı. Üretilen ürünler sergilenmeye başlandı. Merkezin Sorumlu Hekimi Psikiyatri Uzmanı Dr. Şule Yaman,"Ruh sağlığı merkezleri toplum tarafından hâlâ yeterince bilinmiyor. Amacımız hem bu hizmetleri tanıtmak hem de ruh sağlığına yönelik ön yargıları kırmak. Merkezimizde yerinde hizmet, poliklinik hizmetleri ve rehabilitasyon desteğiyle hastalarımızla kapsamlı bir tedavi süreci yürütüyoruz. Bipolar bozukluk ve psikotik bozukluk gibi tanılar almış bireyler gönüllülük esasına dayalı olarak bu merkezden faydalanabiliyor. Daha önce topluma karışmakta ve iletişim kurmakta zorlanan hastalar, üretim ve sosyalleşme sayesinde tedavi sürecinde önemli ilerlemeler kaydediyor"dedi. Kozan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağlar Bozkurt ise Adana genelinde yalnızca 5 TRSM bulunduğuna ve bunlardan ilçelerde yer alan tek merkezin Kozan’da olduğunu söyledi. Dr. Bozkurt," Merkezimiz çevre ilçelere de hizmet veriyor ve şu an 568 kayıtlı hastamız var. Sergilenen ürünler hastalarımızın el emeği ile ortaya çıktı. Satıştan elde edilecek gelir, yine hastalarımızın yeni üretimlerde kullanacağı malzemeler için harcanacak" dedi. Merkezde hastalarla hazırlnana el emeği ürünler, hastanede açılan sergide üç gün boyunca vatandaşların beğenisine ve satışına sunuldu. Sergininin açılışına Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Yusuf Boyraz, İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık, kurum müdürleri, hekimler ve çok sayıda davetli katıldı. (BRL-HİV-
17 Haziran 2025 Salı - 12:34
Kütahya Şehir Hastanesi’nde anne sütü ile beslenmenin önemine dikkat çekildi
Anne ve Bebek Dostu Hastane unvanına sahip Kütahya Şehir Hastanesi, anne sütü ile beslenmenin önemine dikkat çekmek ve sağlık çalışanlarını bu konuda bilinçlendirmek amacıyla kapsamlı bir eğitim programı düzenledi. Eğitime; ebe, hemşire, doktor başta olmak üzere anne ve bebekle birebir temas halinde olan tüm sağlık çalışanları katıldı. Program kapsamında, danışanlardan ya da çevreden gelen sorulara doğru ve etkili şekilde cevap verebilmeleri amacıyla, katılımcılara "Anne Sütü ve Emzirme" konularında detaylı bilgiler verildi. Eğitimlerde, bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesinin önemi vurgulanırken, 6 aydan sonra uygun ek gıdalarla birlikte emzirmenin 2 yaşına kadar sürdürülmesinin gerekliliği anlatıldı. Ayrıca, anne sütünün içeriğinde bulunan ve bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren faktörlerin, çocuk sağlığının korunması açısından taşıdığı değere dikkat çekildi. Kütahya Şehir Hastanesi yetkilileri, anne sütünü "en değerli ve doğal besin kaynağı" olarak tanımlayarak, bu eğitimlerin düzenli aralıklarla sürdürüleceğini belirtti.
17 Haziran 2025 Salı - 12:29
Hayat kurtaran 100. kök hücre bağışı, pasta kesilerek kutlandı
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan Terapötik Aferez Merkezi 100. kök hücre naklini gerçekleştirdi. Merkez çalışanları 100. donör işlemini pasta keserek kutladı. Samsun Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Dr. Öğr. Üyesi Öznur Aydın, "Kök hücre için donör olmak çok kıymetli bir işlemdir. Ben tüm vericilerimiz teşekkür ediyorum. Bu işlem özellikle lösemi hastalarının tedavisinde hayat kurtarıcı bir işlemdir" dedi. Sağlık Bakanlığı Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Türkiye Kök Hücre Merkezi (TÜRKÖK) 2023 yılında kuruldu. Kurulduğu günden bugüne kadar hastalara umut olan merkez 100. kök hücre naklini başarıyla gerçekleştirdi. 100. bağışçı olan polis memur Cumali Demir (29) için pasta kesildi. Hematoloji Dr. Öğr. Üyesi Öznur Aydın, "Merkezimizin 100. bağışçısının olduğu bir gündeyiz. Bu bağışlar bizim için çok anlamlı çünkü hayat kurtarıcı bir işlemdir. Kök hücre için donör olmak çok kıymetli bir işlemdir. Ben tüm vericilerimiz teşekkür ediyorum. Bu işlem özellikle lösemi hastalarının tedavisinde hayat kurtarıcı bir işlemdir. Verici adaylarını öncelikle biz değerlendiriyoruz. Sağlık taramasından geçiriyoruz. Vericinin ve donörün uyumlu olması gerekiyor. Bu işlem 3-4 saat sürüyor. Çok zor bir işlem değil" diye konuştu "Hepimiz hayatta bu konuma düşecek pozisyondayız" Bağışçı Cumali Demir, "Bir insanın hayatını kurtarmak için çabalıyoruz. Bunun önemini Kızılay’da çalışan görevliler anlattı. Bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Hasta ile eşleşmem olduğunu söylediler. Bende gönüllü olarak bunu verebileceğimi söyledim. Burada gerekli işlemler titizlikle yapıldı. Çok mutluyum. Bir insanın hayatını kurtarabilecek pozisyondayım. Herkesi bağışçı olmaya davet ediyorum. Kimse korkmasın. Canımız yanmıyor ve bir yerimizi acımıyor. Hepimiz hayatta bu konuma düşecek pozisyondayız" dedi. Yetkililerden alınan bilgilere göre, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Terapötik Aferez Merkezi, Sağlık Bakanlığı Kök Hücre Koordinasyon Merkezi ile yapılan anlaşma kapsamında, Orta Karadeniz Bölge Sorumlusu olarak kök hücre toplamaya Kasım 2023 itibarıyla başladı. Gönüllü bağışçılar, Kızılay’a verdikleri üç tüp kan örneğiyle TÜRKÖK ortak havuzuna dahil oluyor. Hasta ile doku eşleşmesi gerçekleştiğinde, sistem bağışçıyı belirleyerek toplama merkeze yönlendiriyor. Merkeze kabul edilen bağışçılara gerekli tetkikler uygulanıyor. Herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmıyorsa, kök hücre ürününü toplama işlemi başarıyla gerçekleşiyor.
17 Haziran 2025 Salı - 12:17
Diş Hekimliği Fakültesi binası açılış için gün sayıyor
Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ), 2022 yılında temeli atılan ve tamamı hayırsever iş insanı İbrahim Gülmez’in destekleriyle yürütülen Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Binası’nda sona gelindi. Kaba inşaatı tamamlanan binanın, iç tefrişatının ardından en kısa sürede kullanıma açılması hedefleniyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, rektör yardımcıları ve ilgili birim sorumluları ile beraber, Hastane bina inşaatını ziyaret etti. Gelinen son duruma dair bilgi alan Rektör Yılmaz, akademik ve idari personelin yanı sıra öğrencilere de müjdeli haberi vermek için sabırsızlandıklarını aktardı. İbrahim Gülmez’e özel teşekkür Fakültenin tarihine ilişkin kısa bir bilgi veren Prof. Dr. Ferudun Yılmaz; "Kuruluşu 1995 yılına dayanan, ancak fiziki bir binası olmadığı için beklemede tutulan Diş Hekimliği Fakültemiz, 2019 yılında alınan YÖK onayının ardından 2020-2021 eğitim-öğretim faaliyetine başlamıştır. Ancak fiziki binamız olmamasından dolayı hocalarımız ve öğrencilerimiz çalışmalarını Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yürütüyordu. Önceki rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ve fakülte kurucu dekanımız Prof. Dr. Halil Sağlam hocalarımızın öncülüğünde, hayırsever iş insanı Sayın İbrahim Gülmez Beyefendi ile yapılan görüşmeler olumlu sonuçlanmıştı. 2022 yılında fakülte binamızın inşaatının temelini atmıştık. Bugün artık büyük oranda kaba inşaatımız bitti. İç tefrişatını da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Hocalarımız ve öğrencilerimiz kampüsümüz içerisindeki bu nitelikli fakültemizde eğitimlerini sürdürebilecek. Bir kez daha kıymetli İbrahim Gülmez Beyefendiye teşekkür ediyoruz. Büyük bir fedakârlık ile desteklerini aralıksız sürdürüyor. İnşallah projeyi bir an önce tamamlayacak ve faaliyete geçireceğiz" dedi. Dekan Pampu, proje detaylarını paylaştı Gelinen son duruma dair detayları paylaşan Dekan Prof. Dr. Alper Pampu ise fakülte binasının toplam 12.500 m2 kapalı alana sahip olacağını aktardı. Yapılan ilk etap inşaat alanının toplam 7.050 m2 olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alper Pampu; "İlgili alanda hastane binamız toplam 86 ünit, 1 genel ve 3 lokal ameliyathane, 1 adet CBCT (dental tomografi) , 2 adet Panaromik+Sefalometrik , 6 adet Periapikal Röntgen Cihazı ve 1 adet USG (Ultrasonografi) yerleştirilecek şekilde planlanmıştır. İnşaatımızın tamamlanması ve hizmete hazır hale getirilmesi için yoğun bir emek harcıyoruz. En kısa sürede faaliyete geçeceğine inanıyor, katkı veren başta hayırseverimiz İbrahim Gülmez ve Rektörümüz Prof. Dr. Ferudun Yılmaz olmak üzere herkese gönülden teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
17 Haziran 2025 Salı - 12:09
Tunceli, "Sağlıklı Yaşa" programında ilk onda
Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programı kapsamında Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde sahada yoğun çalışma yürütülüyor. Tunceli, bu çalışmalarla Türkiye genelinde ilk on il arasına girmeyi başardı. Türkiye’de 2010 yılında hayata geçirilen "Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı" doğrultusunda geliştirilen "Türkiye Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı", bireylerin sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirilmesini ve doğrudan sahada bilgilendirme yapılmasını hedefliyor. Bu kapsamda başlatılan "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programı ile toplumda farkındalık oluşturulması ve bireylerin ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine yönlendirilmesi amaçlanıyor. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü de bu ulusal program çerçevesinde Toplum Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezi aracılığıyla vatandaşlara ulaşarak, sahada ölçüm ve bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Program kapsamında, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri yapılırken, beden kütle indeksi hesaplanıyor ve elde edilen sonuçlara göre bireyler sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda bilgilendirilerek gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyor. Tunceli, bu çalışmalarla Türkiye genelinde ilk on il arasına girmeyi başardı. Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, kilo kontrolünün önemine dikkat çekerek, "Vücutta zamanla oluşan aşırı yağ birikimi, kalp hastalıkları, diyabet, kas-iskelet rahatsızlıkları ve benzeri birçok sağlık sorununa zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle kilo kontrolü yalnızca estetik kaygılarla değil, bireyin genel sağlık durumunu korumak açısından da hayati bir öneme sahiptir. Bu süreçte yeterli ve dengeli beslenme ile düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı bir yaşam tarzının vazgeçilmez iki temel unsurudur. Boy uzunluğunun karesine göre hesaplanan beden kütle indeksi (BKİ), bireyin sağlıklı kilo aralığında olup olmadığını değerlendirmek için bilimsel bir gösterge sunar. Bu ölçüm sayesinde, kişinin mevcut kilo durumu objektif bir biçimde değerlendirilebilir ve gerekli yönlendirmeler yapılabilir" dedi. Kentin yürütülen çalışmalarda Türkiye’de ilk on il arasına girdiğini hatırlatan Dr. Duran, "Tunceli’de yürütülen saha faaliyetleri kapsamında ulaşılan kişi sayısı ve etkin saha organizasyonları ile ilimiz Türkiye genelinde ilk on il arasında yer alma başarısı göstermiştir. Bu başarıda emeği geçen tüm sağlık personeline teşekkür ediyor, özverili çalışmalarında kolaylıklar diliyorum. Tunceli’de yaşayan vatandaşlarımız, Sağlıklı Hayat Merkezimize ve Toplum Sağlığı Merkezimize başvurarak ücretsiz olarak beslenme danışmanlığı ve fiziksel aktivite rehberliği hizmetlerinden yararlanabilirler. Ayrıca, aile hekimliklerinden destek alarak beden kütle indeksi ölçümleri yaptırabilir ve ihtiyaç duydukları yönlendirmeleri edinebilirler. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü olarak, tüm vatandaşlarımızı "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" programına katılarak kendi sağlık durumlarını değerlendirmeye ve sağlıklı yaşam yolculuğuna ilk adımı atmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
17 Haziran 2025 Salı - 12:04
Elazığ’da Sağlıklı Hayat Akademisi Projesi
Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Sağlıklı Hayat Akademisi Projesi bilgilendirme ziyareti düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı 4 No’lu Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından, Türk Kızılay Elazığ Şubesi çalışanlarına yönelik Sağlık Bakanlığının ülke genelinde başlatmış olduğu Sağlıklı Hayat Akademisi Projesi bilgilendirme ziyareti düzenlendi. Gerçekleştirilen ziyaret sırasında Türk Kızılay Şubesi idareci ve çalışanlarına, bireylerin sağlık okuryazarlığı düzeyini artırmak, sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanmalarını sağlamak ve yaşam kalitelerini yükseltmek hakkında yapılan sunumlarla eğitim verildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder