SAĞLIK
Batman’da bir ilk: 71 yaşındaki hastaya biyolojik aort kapak ameliyatı yapıldı 14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:40:33 Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp ve damar cerrahisi alanında kentte ilk kez biyolojik aort kapak replasmanı ameliyatı gerçekleştirildi. Başarılı operasyonla 71 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla, 71 yaşındaki Besna Gökhan’ın aort kapağı biyolojik kapakla değiştirildi. İleri yaş grubundaki hastalar için önemli avantajlar sağlayan yöntem sayesinde hastanın ömür boyu yoğun kan sulandırıcı ilaç kullanma zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Yaklaşık 4-5 saat süren ameliyatın ardından hastanın 4 gün yoğun bakımda takip edildiği, daha sonra servise alındığı öğrenildi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceği belirtildi. Operasyonu gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet İbrahim Balkaya, biyolojik kapağın Batman’da ilk kez uygulandığını belirterek, "Hastamızın yaşı nedeniyle biyolojik kapak takma kararı aldık. Ameliyatımız yaklaşık 4-5 saat sürdü. Yoğun bakım sürecinde hastamızı 4 gün takip ettik. Herhangi bir sorun yaşanmadı. Şu an tüm değerleri gayet iyi. Hastamızda nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayeti kalmadı. Her şey yolunda giderse yarın taburcu edeceğiz" dedi. Hasta yakını Şükrü Gökhan ise doktorlara teşekkür ederek, "Annem ameliyattan önce nefes darlığı çekiyordu, hareket edemiyordu ve çok halsizdi. Doktorlarımız başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Şu an durumu çok iyi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 16:02 Anne adaylarına normal doğum tavsiyeleri Muğla İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Sağlık Bakanlığı’nın ‘Normal Doğum Eylem Planı’ kapsamında normal doğumu teşvik etmek, anne ve bebek sağlığını korumak ve toplumsal sağlık hedeflerine katkı sunmak amacıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde ‘Doğal Olan Normal Doğum’ sempozyumu düzenlendi. Sempozyum ile ‘Normal Doğum Eylem Planı’ kapsamında yürütülen çalışmalar ve normal doğumun anne-bebek sağlığı üzerindeki olumlu etkileri ele alındı. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Normal Doğum Eylem Planı’ ile tıbbi zorunluluk bulunmayan sezaryen oranlarının azaltılması, normal doğumun teşvik edilmesi ve toplum sağlığının güçlendirilmesi hedefleniyor. Sezaryenin yalnızca anne ya da bebeğin hayatını korumak amacıyla gerekli durumlarda başvurulan cerrahi bir yöntem olduğuna dikkat çekilirken, tıbben gerekli olmayan sezaryen uygulamalarının anne ve bebek sağlığı açısından kısa ve uzun vadede çeşitli riskler oluşturabileceği, sonraki gebeliklerde komplikasyonlara yol açabileceği ve çocuklarda obezite ile astım riskini artırabileceği vurgulandı. Fizyolojik doğumun ise kendiliğinden başlayan, dış müdahale olmaksızın vücudun doğal ritmiyle ilerleyen bir süreç olduğu ifade edildi. Anne adaylarının doğum sürecinde kaygı ve endişe yaşayabileceği belirtilirken, sağlık çalışanlarının temel yaklaşımının bu süreçte güven ortamı oluşturmak ve doğumun uzman ekipler eşliğinde sağlıklı şartlarda gerçekleşmesini sağlamak olduğu kaydedildi. Muğla Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, normal doğum eylem planı kapsamında anne ve bebek sağlığını merkeze alan güvenli, bilinçli ve doğal doğum sürecinin güçlendirilmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:23 Aydın’da eczacılar günlerini kutladı Aydın Eczacı Odası tarafından düzenlenen14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nün 187. yılı kutlandı. Programda konuşan Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, her geçen gün artan eczacılık fakültelerinin sektörde hem de gençlerin istihdamı açısından ciddi sıkıntılar getirdiğini belirterek "2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir" diyerek yeni eczacılık fakültesi açılışlarının durdurulması gerektiğini söyledi. Program çerçevesinde ilk olarak Aydın Valiliği önünde Atatürk anıtına çelenk sunumu yapan eczacılar daha sonra geleneksel hale gelen eczacılar kahvaltısında bir araya geldiler. Bilimsel eczacılığın 187. yılı dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, 187 yıldan bu yana mesleği bilimsellik, etik ilkeler ve halk sağlığının korunması üzerine inşa ettiklerini belirterek "Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ve kamuda, akademide, sanayide görev yapan 55 bin eczacı; sağlık sistemimizin en yaygın, en erişilebilir ve en güvenilir sağlık noktası olarak hizmet sunmaktadır" dedi. Bu yılki 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü temasının "Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri - Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı" olarak belirlendiğini kaydeden Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, "Eczaneler artık birçok ülkede birinci basamağın etkin bir bileşeni haline gelmiştir. Türkiye’de de toplum eczaneleri, en hızlı ve en kolay ulaşılır birinci basamak sağlık kuruluşlarıdır. Son verilere göre ülke nüfusumuzun hızla yaşlandığını ve buna bağlı olarak kronik hastalık yükünün artış gösterdiğini biliyoruz. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine göre son bir yıl içinde yaklaşık 30 milyon vatandaşımıza kronik hastalık taraması yapılmış ve 7 milyon yeni tanı konulmuştur. Bu yeni tanıların; 6 milyonu obezite, 700 bini kardiyovasküler risk, 150 bini hipertansiyon, 500 bini diyabet tanılarından oluşmaktadır. Bunların yanı sıra her 5 kişiden 3’ünün kronik hastalık riski altında olduğunu görüyoruz." Diyerek bu verilerin daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu sağlık hizmetlerine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç olduğunu gösterdiğini söyledi. Kronik hastalıkların yönetiminde, koruyucu sağlık hizmetlerinde, bağışıklama hizmetlerinde, çoklu ilaç kullanımına bağlı risklerin azaltılması ve ilaç etkileşimlerinin denetlenmesi gibi güvenli ilaç kullanımına ilişkin alanlarda verilecek sağlık hizmet sunumlarının; gereksiz kamu harcamalarını azaltacağını, erken risk tespiti sağlayacağını ve ulusal ölçekte veri üreteceğini kaydeden Karaarslan, plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle, artık ülkemizde eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşandığını söyledi. "Fakülte sayısı 64’e ulaştı" Aydın Eczacı Odası Başkanı Karaarslan açıklamasında "2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir. 2017 yılında bin 448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılında 3 bin 868’eyükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3800 eczacı mezun olurken halen fakültelerde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerindedir. Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir" diye konuştu. Konuşmasına başta Gazze olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşanan soykırıma da değinerek uluslararası hukukun giderek işlevsizleşmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını da kaydeden Aydın Eczacı Odası Başkanı Karaarslan, "Aydın Eczacı Odası olarak özellikle vurgulamak isteriz ki; ilaç yoklukları eczacıların iradesiyle ortaya çıkan bir durum değildir. Bunun yanında eczacılık mesleğinin sorunları; günü kurtaran geçici yaklaşımlarla değil, akılcı, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınmalıdır." dedi.
Bayramda sağlıklı et tüketimi için 8 altın kural
06 Haziran 2025 Cuma - 09:29 Bayramda sağlıklı et tüketimi için 8 altın kural Dr. Öğretim Üyesi Ece Yıldız Öztürk, Kurban Bayramı’nda ani değişen beslenme alışkanlıkları, özellikle kırmızı etin aşırı ve yanlış pişirme yöntemleriyle tüketilmesinin sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Yaşar Üniversitesi, Meslek Yüksek Okulu Gıda İşleme Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Biyomühendis Ece Yıldız Öztürk, bayramın ruhuna yakışır sofralar kurarken, sağlığı da gözetmek gerektiğini belirtti. Sağlıklı et tüketimi için 8 altın kuralı sıralayan Öztürk, "Güne sağlıklı, hafif bir kahvaltıyla başlamalı, et dinlendirilerek ölçülü tüketilmeli, sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmeli, et tek başına değil, renkli sofralarda tüketilmeli, su tüketimi bayramda daha da önemli, tatlıda geleneksel ölçü: kararında ye, risk gruplarındakiler özellikle dikkatli olmalı, fiziksel aktiviteler artırılmalı" dedi. Dr. Öğretim Üyesi Ece Yıldız Öztürk bayram sofralarının bereketiyle olduğu kadar sağlık açısından da dikkat gerektirdiğine dikkat çekerek, "Kurban Bayramı’nda ani değişen beslenme alışkanlıkları, özellikle kırmızı etin aşırı ve yanlış pişirme yöntemleriyle tüketilmesi; sindirim problemleri, tansiyon yükselmesi, kolesterol artışı gibi birçok sağlık sorununa davetiye çıkarabiliyor. Güne sağlıklı, hafif bir kahvaltıyla başlanmalı. Hafif ama dengeli bir kahvaltı önerisi olarak haşlanmış yumurta, tam tahıllı ekmek, zeytin, az tuzlu peynir, domates, salatalık, maydanoz, yeşillikler açık çay ile birlikte tüketilebilir. Et dinlendirilmeli çünkü yeni kesilen etin içeriğinde ölüm katılığı oluşur. Bu kas sertliği hem sindirimi zorlaştırır ve hem de pişirme kalitesini düşürür" dedi. "Kesimden sonra etin en az 24 saat buzdolabında dinlendirilmesi hem lezzetini artırır hem de mide-bağırsak sistemini yormaz" ifadelerini kullanan Öztürk, "Kızartma ve mangal gibi yüksek sıcaklıkta yapılan pişirme teknikleri yerine ızgara, haşlama veya fırınlama gibi yöntemler tercih edilmeli. Et renkli sofralarda tüketilmeli. Her et öğününde mutlaka taze sebzeler, renkli salatalar, tam tahıllı ürünler (bulgur, tam buğday ekmeği) ve zeytinyağlılar gibi liften zengin besinlerle denge sağlanmalıdır. Bayramda aşırı et tüketimi ve bayram yemekleri, vücutta sıvı dengesizliğine sebep olabilir. Su, metabolizmanın düzenlenmesinde, toksinlerin atılmasında ve sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasında kilit rol oynar. Ayrıca bayram tatlıları genellikle hem yüksek glisemik indeksli hem de doymuş yağ içeriklidir. Bu da özellikle kan şekeri ve insülin direnci açısından sakıncalıdır. Şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve bazlı hafif alternatifler tercih edilmeli. Hipertansiyon, diyabet ve kalp hastalığı olan bireyler için yağsız, az tuzlu, kontrollü pişmiş et tüketimi hayati önem taşır. Hipertansiyon ve böbrek hastaları, tuzsuz ve az yağlı et tercih etmeli, sakatatlardan uzak durmalıdır. Diyabet hastaları, glisemik dengeyi korumak için posalı sebzelerle desteklemelidir. Son olarak da bayram döneminde fiziksel aktivitelerin arttırılması, beslenme düzeninin dengelenmesi açısından diğer önemli bir noktadır" diye konuştu.
Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’ndan önemli kararlar
06 Haziran 2025 Cuma - 09:02 Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’ndan önemli kararlar Erzurum Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu 2025 yılının ilk toplantısında bir dizi önemli karar aldı. Kurul 2024-2028 Eylem Planlarında (tütün, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılık) yer alan faaliyetlerin, süreç göstergelerinde belirtilen hedefler doğrultusunda sorumlu kurumlar tarafından gerçekleştirilmesi ve 6 aylık gerçekleşme durumunun Haziran ayında yapılması planlanan 2. BMİKK toplantısında sunulmasına karar verdi. 2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı’nın A2. Sigarayı Bırakma başlığı altında yer alan 3.4. Kamu kurumlarında sigara bırakma kampanyasının düzenlenmesi faaliyeti ve T.C. Sağlık Bakanlığının bu doğrultuda göndermiş olduğu 26.03.2025 tarihli yazılı talimatı gereği, tüm kamu kuruluşlarında sigara bırakma kampanyası düzenlenmesine ve takibi için yürütme komisyonu oluşturulması kurulun başka bir önemli kararı oldu. Denetimler artırılacak Kurul aynı zamanda Erzurum Tütün Kontrolü Yerel Eylem Planı 2024-2028’in A3. Tütün Dumanından Pasif Etkilenimin Önlenmesi başlığı altında yer alan 2.1. Kamu kurum kuruluşlarında ihlallerin önlenmesine yönelik denetimlerin güçlendirilmesi faaliyeti kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında çapraz denetim uygulamasının başlatılmasına, uygulamanın başlatılacağına dair kamu kurumlarının bilgilendirilmesine ve yapılan denetimlerde ihlal tespit edilmesi durumunda gerekli cezai işlemin uygulanmasına gündemine aldı. Kamu kurum ve kuruluşlarında tütün denetimi konusunda yetkilendirilmiş olan personele eğitim verilmesine, yetkilendirilmiş personel tarafından kurumlarında yapılan denetim sayılarının ve ihlal durumunun iki ayda bir rapor halinde İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilmesine, BMİKK toplantılarının ve bu toplantılarda alınan ve paylaşılması mümkün olan kararların Erzurum Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü sosyal medya hesaplarından paylaşılmasına, karar verildi. Okullarda eğitimler yapılacak Zorunlu eğitime devam eden lise öğrencilerine ve velilerine yönelik uyuşturucu ile mücadele kapsamında yürütülen farkındalık eğitimlerinde, eğitim alan öğrenci oranının artırılması için resmi ve özel eğitim kurumlarında gerekli tedbirlerin alınmasına; veli oranının artırılması için de planlama yapılmasına, İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezlerinin (SHM) tanıtılması ve sigara bırakma polikliniklerine başvurularının artırılması konusunda bilgilendirmelerin yapılmasına, Yeşilay’ın "Yeşil Dedektör" ve "Bırakabilirsin" mobil uygulamalarının tanıtılmasına, kamu kurum ve kuruluşlarında tütün denetimi için yetkilendirilmiş olan personele verilecek eğitime Yeşilay Erzurum Şubesinin de katılım sağlayarak eğitimde bu uygulamalar hakkında bilgilendirme yapmasına Bağımlılıkla Mücadele Kurullarının Çalışma Usul ve Esasları, Kurullara İlişkin Ortak Düzenlemeler başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ".her kurul toplantısında en az iki kurum/kuruluş sırasıyla yaptıkları faaliyetleri, yaşadıkları sorunları ve yapacaklarım kurula arz edecektir." hükmü gereği bir sonraki toplantıda İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün sunum yapmasına karar verildi.
Uzmanından vatandaşlara kurban eti tavsiyeleri
06 Haziran 2025 Cuma - 09:02 Uzmanından vatandaşlara kurban eti tavsiyeleri Kurban etinin, hayvan kesildikten hemen sonra pişirilmemesi gerektiğini ve etin en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini belirten Diyetisyen Gamze Söylemez, "Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır" dedi. Diyetisyen Gamze Söylemez, kesilen etin daha sert olduğunu ve bu nedenle sindirimi zorlayacağını vurgulayarak, "Dinlendirişmiş eti yavaş ve kısık ateşte kendi suyu ile pişirin, bu esnada iç yağ ve kuyruk yağı da koymayın. Etler büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine konularak veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler eksi 18 derece derin dondurucuda 3 ay süreyle saklanabilir. Etler kıyma haline getirilirse, buzdolabında iki günden fazla saklamamalıdır. Parça et ise 2-3 gün saklanabilir" şeklinde konuştu. "Etin yanında sebze yemekleri ya da salata yiyin" Söylemez, sindirimi zor olan kırmızı etin, hazımsızlık ve şişkinlik olmaması için akşam yemeklerinde değil, öğle yemeklerinde yenilmesini tavsiye ederek "Kurban etini yine kırmızı et gibi geç saatte tüketmeyin. Bayram diye et yemeyi abartmayın. Günde 100-150 gramdan (örneğin yaklaşık 3-4 köfte) daha fazla et yemeyin. Ayrıca etin yanında pirinç pilavı, patates, börek gibi glisemik indeksi yüksek besinleri de tüketmemeye özen gösterin. Zira bayramda hazımsızlık ve kabızlık yakınmaları sık görülebileceğinden etin yanında sebze yemekleri ya da salata yiyin" dedi. "Mangalda yanmış et kanseri için risk" Kurban Bayramı’nın önemli ritüellerinden birisinin de eti mangalda yapmanın ya da kavurma olarak tüketmenin, olarak görüldüğünü vurgulayan Diyetisyen Gamze Söylemez, sözlerine şöyle devam etti, "Kavurmayı ne kahvaltıda ne de geç saatteki akşam yemeklerinde yemeyin. İlla eti mangalda pişirecekseniz yakmayın. Mangalda yanmış et mide, pankreas ve kalın bağırsak kanseri için risk oluşturabilir. Düzenli beslenin 2-3 saatte bir bir şeyler atışırın. Sıvı alımına dikkat edin ve günde 2-3 litre su tüketin. Çay, kahve gibi kafeinli içeceklerden uzak durun. Yemekleri çok iyi çiğneyerek tüketin Bayramda bilinçsizce et/çikolata/tatlı tüketimi mide yanması gaz şişkinlik hazımsızlık ve bağırsak sistemi bozukluklarına yol açabilir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır. Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması anlamında günlük yürüyüşler yapabilir, bayram süresi boyunca kilo kontrolünüze destek olabilirsiniz"
Şırnak’ta şap hastalığı tespit edildi bir köy karantinaya alındı
05 Haziran 2025 Perşembe - 14:54 Şırnak’ta şap hastalığı tespit edildi bir köy karantinaya alındı Şırnak’ın Güçlükonak ilçesine bağlı Çobankazanı köyünde, sahada görev yapan ekiplerin yürüttüğü rutin kontroller sırasında bir işletmede şap hastalığına rastlandı. Olayın ardından bölgedeki hayvan hareketlerine ilişkin acil tedbirler devreye alındı. Güçlükonak ilçesine bağlı Çobankazanı köyünde 27 Mayıs’ta Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan rutin çalışmaları sırasında bir işletme de şap hastalığına yakalanan hayvan tespit etti. Ekipler tarafından acil eylem planı oluşturularak hastalık tespit edilen köy ve çevre köylerde ilçe Sağlık Zabıta Komisyonu’nun aldığı karar doğrultusunda, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların giriş-çıkışları ikinci bir emre kadar yasaklandı. Şırnak Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri, şap hastalığının yayılımını önlemek amacıyla gözetim bölgesinde dezenfeksiyon çalışmaları ve hayvanlara yönelik sağlık taramaları başlatıldığını bildirdi. Ayrıca bölgede bulunan tüm çiftçilere yönelik bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri yürütülüyor. Veteriner ekiplerinin sahadaki çalışmaları aralıksız sürerken, vatandaşların alınan önlemlere uymaları ve hayvan hareketleri konusunda dikkatli olmaları istendi. Hastalığın yayılımını önlemek için tüm tedbirler alınmıştır. Süreç hassasiyetle takip edildiği belirtildi.
Yoğun bakımda ruh sağlığı sanal gerçeklik projesi ile korunacak
05 Haziran 2025 Perşembe - 14:29 Yoğun bakımda ruh sağlığı sanal gerçeklik projesi ile korunacak Bartın Üniversitesinin (BARÜ) Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu tarafından desteklenen projesiyle yoğun bakım hastalarında yaşanan ruh sağlığı ve uyku bozukluklarının azaltılması amacıyla sanal gerçeklik (VR) teknolojisi kullanılacak. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Sağlık Bakım Hizmetleri Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Elçin Sebahat Kasapoğlu yürütücülüğünde, Ece Kara’nın bursiyer olarak yer aldığı proje, TUBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Dr. Öğr. Üyesi Elçin Sebahat Kasapoğlu ve Ece Kara’nın yaptığı açıklamada "Yoğun Bakım Hastalarında Sanal Gerçeklik Kullanımının Anksiyete, Deliryum ve Uyku Bozukluklarına Etkisi" başlıklı proje ile kapalı yoğun bakım ortamının hastalarda oluşturulan olumsuz etkileri azaltmak amacıyla sanal gerçeklik (VR) teknolojisi kullanılacağı belirtildi. Proje, hastalarda zaman ve mekân algılarında yaşanan bozulmaları önleyerek deliryum riskini azaltmayı, ortamın getirdiği stresi ve anksiyeteyi düşürmeyi, gece-gündüz döngüsünün hatırlatılmasıyla uyku kalitesini artırmayı amaçlıyor. Proje hakkında bilgiler veren Dr. Öğr. Üyesi Kasapoğlu, "Yoğun bakım üniteleri, kritik durumdaki hastaların hayati fonksiyonlarını sürdürmeleri için özelleşmiş birimlerdir. Ancak bu ortamda bulunan hastalar, uzun süreli immobilizasyon, invaziv girişimler, iletişim zorlukları, uykusuzluk ve çevresel faktörler gibi birçok fizyolojik ve psikolojik stresöre maruz kalabilmektedir. Bu durumlar, anksiyete, deliryum ve uyku bozuklukları gibi ciddi komplikasyonlara yol açarak hastaların iyileşme süreçlerini olumsuz etkilemektedir. Hazırladığımız projeyle sanal gerçeklik (VR) teknolojisi kullanarak bu olumsuzlukları gidermeye yönelik yenilikçi bir hemşirelik girişimi sunmayı hedefliyoruz" dedi. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise TUBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan çalışmaları dolayısıyla Dr. Öğr. Üyesi Elçin Sebahat Kasapoğlu ile Ece Kara’yı tebrik ederek başarılarının devamı diledi.
Hayat Hastanesi’nde hedef sürdürülebilir bir gelecek
05 Haziran 2025 Perşembe - 14:01 Hayat Hastanesi’nde hedef sürdürülebilir bir gelecek Hayat Hastanesi, çevreye duyarlı sağlık hizmetleri sunma vizyonu doğrultusunda, hem toplum sağlığı, hem de sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını sürdürüyor. 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle Hayat Hastanesi’nin çevre ve sürdürülebilirlik çalışmalarını paylaşan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Betül Kabalar, sürdürülebilirlik ve çevre bilincinin sağlık sektöründeki önemine vurgu yaprak, "Hayat Hastanesi olarak bu anlayışla hareket ediyor ve daha yaşanabilir bir dünya için çalışmalar yapıyoruz" dedi. Açıklamasında 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutlayan Betül Kabalar, "Sağlık sadece bireylerin değil, tüm canlıların ve ekosistemlerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarıyla mümkündür" diye konuştu. Kabalar, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında Orhaneli İlçesi Sırıl Mahallesi’nde 54 bin metrekarelik arazide kurulan 3 MW Güneş Enerji Santrali ile yıllık 4 milyon 400 bin KWH enerji üretimi yaptıklarını ve enerji ihtiyacının büyük bölümünü buradan karşıladıklarını kaydetti. Böylelikle doğalgaz ve kömür gibi fosil yakıt tüketimini minimuma indirdiklerini söyleyen Kabalar, "Bu sayede hem karbon ayak izimizi azaltıyor, hem de gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmayı hedefliyoruz" dedi. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Betül Kabalar, sürdürülebilirlik anlayışıyla ayrıca, atık yönetimi ve geri dönüşüm süreçlerini titizlikle uyguladıklarını, su tasarrufu ve enerji verimliliği alanlarında sürekli iyileştirme çalışmaları yürüttüklerini, ilaveten çevre dostu uygulamalar ve eğitim programlarıyla çalışanların ve toplumun çevre bilincini artırmayı hedeflediklerini de açıkladı. Kabalar, açıklamasını "Hayat Hastanesi olarak sağlıklı bir gelecek için yalnızca insan sağlığını değil, aynı zamanda doğamızın korunmasını da öncelikli görevimiz kabul ediyoruz. Hem çevreyi hem de toplumsal dayanışmayı önemseyerek sürdürülebilir bir gelecek için el ele vermeye ve daha güzel yarınlar için çalışmaya devam edeceğiz. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak herkesin görevi" ifadeleriyle tamamladı.