SAĞLIK
14 Mayıs 2026 Perşembe - 21:47 Antalya’da sağlık turizmi zirvesine 100’den fazla ülkeden katılım Antalya’da düzenlenen Sağlık Turizmi Zirvesi’nde 100’ün üzerinde ülkeden gelen büyükelçi, diplomatik temsilci, yatırımcı, akademisyen ve sektör temsilcileri sağlık turizmi alanındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirdi. Antalya’da 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen Antalya Sağlık Turizmi Zirvesi, sağlık turizmi alanında uluslararası katılımla düzenlendi. Zirvede, Türkiye’nin sağlık turizmindeki küresel hedefleri, yatırım imkanları ve uluslararası iş birlikleri ele alındı. Sağlık Turizmi Konfederasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvenin açılışında konuşan Bay, Türkiye’nin sağlık turizmindeki stratejik gücüne dikkat çekerek Antalya’nın uluslararası sağlık destinasyonu olma yolunda önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık turizmi, yatırım ve uluslararası tanıtım vizyonunun yansımalarının öne çıktığı zirvede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi temsilcileri de yer aldı. Zirveye Kamboçya, Lübnan, Bangladeş, Somali, Afganistan, Maldivler ve Pakistan başta olmak üzere 100’ün üzerinde ülkeden temsilciler katıldı. Kazakistan Antalya Başkonsolosluğu, Moldova temsilcileri ile Bakü’den sağlık yatırım çevreleri de organizasyonda yer aldı. 27. Dönem Antalya Milletvekili İbrahim Aydın yaptığı konuşmada tarım, orman ve sürdürülebilir kalkınma politikalarına değinerek üretim ve kalkınma alanlarında verilen destekleri anlattı. Uluslararası konuşmacılar Travis Fox ve Mitchell Fox ise küresel sağlık turizmi, sağlık diplomasisi ve yatırım fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Proje Danışmanı Mehmet Tekeli de Türkiye’nin sağlık turizmindeki büyüme potansiyeli ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Zirvede düzenlenen oturumlarda ülkeler arası sağlık iş birlikleri, uluslararası hasta hareketliliği, sağlık yatırımları, akademik ortaklıklar ve sürdürülebilir sağlık turizmi modelleri ele alındı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:40 Batman’da bir ilk: 71 yaşındaki hastaya biyolojik aort kapak ameliyatı yapıldı Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp ve damar cerrahisi alanında kentte ilk kez biyolojik aort kapak replasmanı ameliyatı gerçekleştirildi. Başarılı operasyonla 71 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla, 71 yaşındaki Besna Gökhan’ın aort kapağı biyolojik kapakla değiştirildi. İleri yaş grubundaki hastalar için önemli avantajlar sağlayan yöntem sayesinde hastanın ömür boyu yoğun kan sulandırıcı ilaç kullanma zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Yaklaşık 4-5 saat süren ameliyatın ardından hastanın 4 gün yoğun bakımda takip edildiği, daha sonra servise alındığı öğrenildi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceği belirtildi. Operasyonu gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet İbrahim Balkaya, biyolojik kapağın Batman’da ilk kez uygulandığını belirterek, "Hastamızın yaşı nedeniyle biyolojik kapak takma kararı aldık. Ameliyatımız yaklaşık 4-5 saat sürdü. Yoğun bakım sürecinde hastamızı 4 gün takip ettik. Herhangi bir sorun yaşanmadı. Şu an tüm değerleri gayet iyi. Hastamızda nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayeti kalmadı. Her şey yolunda giderse yarın taburcu edeceğiz" dedi. Hasta yakını Şükrü Gökhan ise doktorlara teşekkür ederek, "Annem ameliyattan önce nefes darlığı çekiyordu, hareket edemiyordu ve çok halsizdi. Doktorlarımız başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Şu an durumu çok iyi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Uzmanlardan Kurban Bayramında et tüketimi uyarısı
04 Haziran 2025 Çarşamba - 09:28 Uzmanlardan Kurban Bayramında et tüketimi uyarısı Kurban Bayramı’nda et tüketimi konusunda uyarılarda bulunan Özel İmperial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Ayca Yılmaz Kaya, "Kurban bayramında güne hafif kahvaltıyla başlayınız. Bayram boyunca artan et tüketimiyle birlikte mutlaka sebze tüketimi de artırılmalıdır" dedi. Kaya, Kurban Bayramını sağlıklı ve keyifli geçirebilmek için beslenmeye biraz daha dikkat edilmesi gerektiğini belirterek aşırı et tüketiminden kaçınılması gerektiğini kaydetti. Aşırı miktarda et tüketilmesi sonucu kan yağlarının yükselmesine bağlı kalp damar hastalıkları oluşabildiğine dikkat çeken Kaya, "Kurban bayramının gelmesiyle değişen beslenme rutini keyifli bir bayram tatili geçirmenize engel değil. Bayram boyunca beslenme düzeni değişse de sağlıklı ve dengeli beslenmeyi kurban bayramı tatilinde sağlayabilirsiniz. Kurban bayramında güne hafif kahvaltıyla başlayınız. Bayram boyunca artan et tüketimiyle birlikte mutlaka sebze tüketimi de artırılmalıdır. Yemeğinizi yaparken dilediğiniz baharatları kullanabilirsiniz, eti pişirirken ilave yağ kullanmayın, etin kendi yağıyla pişmesini sağlayın. Pişirme yöntemi olarak fırında pişirme, ızgara, haşlama gibi yöntemleri kullanabilirsiniz. Hazır meyve suyu ve gazlı içeceklerden uzak durabilirsiniz. Kurban eti mutlaka bir gün dinlendirilmelidir, bekletilmeden tüketilen etteki sertlik pişirmede ve sindirimde zorluk oluşturur, şişkinlik ve hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olabilir" diye konuştu. Izgara ve haşlama şeklinde tüketilmeli Etlerin ızgara ve haşlama şeklinde tüketilmesi sağlık için daha yararlı olacağını ifade eden Kaya, "Etlerin ızgara ve haşlama şeklinde tüketilmesi sağlık için daha yararlı olacaktır. Et pişirilirken kısık ateşte yavaş yavaş pişirilmelidir. Yüksek ateşte pişirilen etler sert olur ayrıca dışı pişer, içi çiğ kalır. Dikkat edilmesi gereken diğer bir noktada etler tüketilirken görünür yağlarından ayrılmalıdır .Aşırı miktarda et tüketilmesi sonucu kan yağlarının yükselmesine bağlı kalp damar hastalıkları oluşabilmektedir. Bayramda bozulan beslenme düzenine bağlı olarak aşırı et tüketimi sonucu tansiyon yükselmesi, mide rahatsızlıkları, şeker yükselmesi gibi problemler yaşanabilmektedir. Besin Çeşitliliğine dikkat edip porsiyon kontrolü sağlayarak keyifli bir tatil geçirebilirsiniz. Günlük 2-2,5 litre su tüketilmelidir ayrıca bayramda besin tüketimi fazla olan bireyler yemek sonrası 30-45 dakikalık yürüyüş yapmalıdır" uyarısında bulundu.
Bakanlık onayladı, Karabük’te ilk kez yapıldı
03 Haziran 2025 Salı - 14:55 Bakanlık onayladı, Karabük’te ilk kez yapıldı 10 yıldır yürümekte zorlanan 69 yaşındaki Hayriye Kalender, Sağlık Bakanlığının onayı ile Karabük’te ilk kez gerçekleştirilen total femur protezi operasyonu sayesinde sağlığına kavuştu. Bartın’da yaşayan ve yaklaşık 10 yıldır yürüme güçlüğü çeken Kalender, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğine başvurdu. Yapılan tetkikler sonucu hastaya total femur protezi ameliyatı uygulanmasına karar verildi. Operasyon, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Uygar Daşar ve ekibi tarafından hastanede ilk kez gerçekleştirildi. Kalça ve diz eklemleriyle birlikte uyluk kemiğinin tamamının protezle değiştirildiği ameliyat başarıyla tamamlandı. Ameliyat sonrası yeniden yürümeye başlayan Hayriye Kalender, sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, "Uygar hocamız ve ekibi sayesinde ben yürümeye başladım. On senedir yürüyemiyordum. Allah’ım bin kere razı olsun. Ekibinden de hastanesinden de çok memnunum" dedi. Daha önce iki kez ameliyat olduğunu belirten Kalender, bu süreçte zorluklar yaşadığını ancak Karabük’teki operasyonla umut bulduğunu ifade etti. Ameliyat süreci hakkında bilgi veren Prof. Dr. Uygar Daşar, hastanın daha önce farklı merkezlerde birçok kez ameliyat geçirdiğini aktararak, "Hem diz hem kalça protezi daha önce yapılmış ancak bu operasyonlar sonrası kemik dokusu protezi tutamayacak hale gelmişti. Bu nedenle standart protezlerle çözüm mümkün değildi" şeklinde konuştu. "Burada bu ameliyatı gerçekleştirmenin teknik olarak zor olduğunu çünkü kullanılacak malzemelerin çok farklı olduğundan bahsettik" diyen Daşar, "Ancak anladığım kadarıyla başka bir yere gidecekti. Maddi manevi çok fazla imkanları yoktu. Çok sabır gösterdi. Altı aylık süre içinde biz böyle bir hastamızın bilgilerini, filmlerini, kan sonuçlarını hepsini birleştirdik. Sağlık Bakanlığı’nın bir uygulaması var. Bilimsel kurula böyle hastaları bilgilendiriyoruz ve bu konuda çeşitli özel implant talebinde bulunuyoruz. Bu özel protez, genellikle kemik tümörlerinde kullanılan ve tüm uyluk kemiğini, kalça ve diz eklemleriyle birlikte kapsayan bir yapı" ifadelerine yer verdi. Ameliyatla birlikte hastanın diz ve kalça ekleminin implanttan oluştuğunu, diz ile kalça eklemi arasındaki uyluk kemiğinin tamamen alındığını kaydeden Daşar, Sağlık Bakanlığının desteğiyle yaklaşık 300-400 bin lira değerindeki implantın ücretsiz olarak temin edildiğini söyledi. Prof. Dr. Daşar, bu operasyonun Karabük’te ilk kez gerçekleştirildiğini dile getirerek hem hastane hem bölge için önemli bir adım olduğunun altını çizdi.
Bakanlık onayladı, Karabük’te ilk kez yapıldı
03 Haziran 2025 Salı - 14:39 Bakanlık onayladı, Karabük’te ilk kez yapıldı Yürümekte zorlanan 69 yaşındaki Hayriye Kalender, Karabük’te ilk kez gerçekleştirilen total femur protezi operasyonu sayesinde sağlığına kavuştu. Bartın’da yaşayan ve yaklaşık 10 yıldır yürüme güçlüğü çeken Kalender, Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğine başvurdu. Yapılan tetkikler sonucu hastaya total femur protezi ameliyatı uygulanmasına karar verildi. Operasyon, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Uygar Daşar ve ekibi tarafından hastanede ilk kez gerçekleştirildi. Kalça ve diz eklemleriyle birlikte uyluk kemiğinin tamamının protezle değiştirildiği ameliyat başarıyla tamamlandı. Ameliyat sonrası yeniden yürümeye başlayan Hayriye Kalender, sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, "Uygar hocamız ve ekibi sayesinde ben yürümeye başladım. On senedir yürüyemiyordum. Allah’ım bin kere razı olsun. Ekibinden de hastanesinden de çok memnunum" dedi. Daha önce iki kez ameliyat olduğunu belirten Kalender, bu süreçte zorluklar yaşadığını ancak Karabük’teki operasyonla umut bulduğunu ifade etti. Ameliyat süreci hakkında bilgi veren Prof. Dr. Uygar Daşar, hastanın daha önce farklı merkezlerde birçok kez ameliyat geçirdiğini aktararak, "Hem diz hem kalça protezi daha önce yapılmış ancak bu operasyonlar sonrası kemik dokusu protezi tutamayacak hale gelmişti. Bu nedenle standart protezlerle çözüm mümkün değildi" şeklinde konuştu. "Burada bu ameliyatı gerçekleştirmenin teknik olarak zor olduğunu çünkü kullanılacak malzemelerin çok farklı olduğundan bahsettik" diyen Daşar, "Ancak anladığım kadarıyla başka bir yere gidecekti. Maddi manevi çok fazla imkanları yoktu. Çok sabır gösterdi. Altı aylık süre içinde biz böyle bir hastamızın bilgilerini, filmlerini, kan sonuçlarını hepsini birleştirdik. Sağlık Bakanlığı’nın bir uygulaması var. Bilimsel kurula böyle hastaları bilgilendiriyoruz ve bu konuda çeşitli özel implant talebinde bulunuyoruz. Bu özel protez, genellikle kemik tümörlerinde kullanılan ve tüm uyluk kemiğini, kalça ve diz eklemleriyle birlikte kapsayan bir yapı" ifadelerine yer verdi. Ameliyatla birlikte hastanın diz ve kalça ekleminin implanttan oluştuğunu, diz ile kalça eklemi arasındaki uyluk kemiğinin tamamen alındığını kaydeden Daşar, Sağlık Bakanlığının desteğiyle yaklaşık 300-400 bin lira değerindeki implantın ücretsiz olarak temin edildiğini söyledi. Prof. Dr. Daşar, bu operasyonun Karabük’te ilk kez gerçekleştirildiğini dile getirerek hem hastane hem bölge için önemli bir adım olduğunun altını çizdi. (RB-
Prof. Dr. Ayşegül Karalezli: "Tütün kullanım oranlarının yüzde 28’lerden genel anlamda 35’lere çıkmış olduğunu gördük"
03 Haziran 2025 Salı - 14:04 Prof. Dr. Ayşegül Karalezli: "Tütün kullanım oranlarının yüzde 28’lerden genel anlamda 35’lere çıkmış olduğunu gördük" Ankara’da 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla ‘Tütün ve Zararlarına Mültidisipliner Yaklaşım’ paneli düzenlendi. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği İdare ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşegül Karalezli tütün kullanım oranının yüzde 28’lerden 35’lere çıktığını belirtirken, Psikiyatri Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Erol Göka ise sigara bağımlılığının bir gençlik sorunu oldruğunu ve gençlerin beyin gelişimini, davranışlarını doğrudan etkileyen maddeler içerdiğini söyledi. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü etkinlikleri kapsamında ‘Tütün ve Zararlarına Mültidisipliner Yaklaşım’ paneli düzenlendi. Tütün bağımlılığına yeterince dikkat çekilemediği düşüncesiyle düzenlenen panelde, tütün kullanımının zararları ve psikolojik etkileri üzerinde duruldu. Moderatörlüğünü Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği İdare ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Ayşegül Karalezli’nin üstlendiği programa alanında uzman doktorlar ve hastane personeli katıldı. "Tütün kullanım oranlarının yüzde 28’lerden genel anlamda 35’lere çıkmış olduğunu gördük" Prof. Dr. Ayşegül Karalezli, hastanede ve çevrede farkındalık oluşturmak istediklerini söyleyerek, "Bu tütünsüz gününde çeşitli aktiviteler düzenliyoruz. Tütün kullanım oranlarının yüzde 28’lerden genel anlamda 35’lere çıkmış olduğunu gördük çok yakın bir istatistikte. Buna dikkat çekmek amacıyla özellikle çalışanlarımıza yönelik bir sempozyum yapmak istedik. Çünkü genç arkadaşlarımız var. Bunların da sigara içme oranlarının arttığını düşünüyoruz. Sadece dikkat çekmek ve farkındalığı arttırarak belki sigara bırakmaya faydası olur düşüncesiyle düzenledik" dedi. Düzenlenen sempozyumda tütün kullanımına dair farklı konuların ele alınacağı bilgisini veren Karalezli, "Psikiyatriden nikotin bağımlılığının temellerini öğreneceğiz. Tüm organlara olan kardiyoloji, kanser hastaları ve göğüs hastaları. Ayrıca elektronik sigara ve elektronik sigara gibi kullanılan diğer tütün ürünleri de var. Belki insanların bilmediği bir üçüncü el maruziyet var. Bunların da farkındalığını artıracağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Sigara bağımlılığının en büyük tehlikesi küçümsenmesi" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Psikiyatri Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Erol Göka ise, sigara kullanımının birçok kişinin arka plana attığı, çok ciddi zararlar veren bir bağımlılık türü olduğunu aktararak, "Mesela pandemi sırasında Covid pandemisinden 7 milyon vefat oldu dört yıl içinde. Halbuki sigaradan dünyada her yıl 8 milyon ölüm oluyor. Ayrıca sigara bağımlılığı sorunu bir gençlik sorunu. Bu da gözden kaçıyor. Halbuki gençlerin beyin gelişimini, davranışlarını doğrudan etkileyen maddeler içeriyor sigara, nikotin bağımlılığı. Gençlerin sonraki ruhsal rahatsızlıklarında çok önemli roller oynadığını biz biliyoruz. Hiç gocunmadan böyle tütün bağımlılığının büyük tehlike arz ettiği bizim gibi ülkelerde bu savaşı her yerde, her alanda sürdürmek zorundayız" şeklinde konuştu.
Kesilmek üzere olan bacak doktorların dikkatli müdahalesiyle kurtarıldı
03 Haziran 2025 Salı - 13:53 Kesilmek üzere olan bacak doktorların dikkatli müdahalesiyle kurtarıldı Manisa’nın Akhisar ilçesinde ateş başındaki benzin bidonunu uzaklaştırmak isterken benzinin dökülmesi sonucu bacağında ağır yanıklar olan genç sporcunun kesilmek üzere olan bacağı Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen operasyonla kurtarıldı. Yüksek teknoloji ürünü yapay derinin hızlı temin edilmesi sonrası ameliyat edilen genç sporcu Zeynep Seren Çetin, ağır durumda geldiği hastaneden yürüyerek taburcu oldu. Manisa’nın Akhisar ilçesinde yaşayan 15 yaşındaki voleybol sporcusu Zeynep Seren Çetin, kuzeniyle beraber ateş başında oturdukları sırada ateşin benzin bidonuna doğru yaklaştığını fark etti. Genç sporcu Çetin, benzin bidonunu ateşin başından uzaklaştırmaya çalıştığı sırada bidonun altının delinmesiyle alevler içinde kaldı. Sol bacağından ve kolundan ağır yaralanan Çetin, ilk olarak Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesine kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Çetin Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesine sevk edildi. İlk etapta bacağının kurtarılamayacağı ve kesilmesi gerektiği düşünülürken hastane yönetimi ve doktorlar genç sporcu Çetin’in bacağın kurtarılabileceği düşünülen bir yönteme başvurdu. Yanıkların bacağını kaplaması ve dolaşımı engellemesi nedeniyle ilk aşamada bacakta derin kesiklerle dolaşım sağlandı. Hastane yönetiminin hızlı bir şekilde temin ettiği yüksek teknoloji ürünü yapay deriyle örtülen bacakta dokuların yeniden oluşturulması sağlandı. Son aşamada Çetin’in kendi derisinden yapılan nakille işlem tamamlanırken genç kızın yeniden yürümesi sağlandı. 54 gün süren ağır tedavi sürecinin ardından 14 yaşındaki voleybol sporcusu Zeynep Seren Çetin, ailesiyle birlikte yürüyerek hastaneden taburcu oldu. "İlk geldiğinde bacağı kesilmek üzereydi" Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzman Hekimi Uzm. Dr. Bilal Arıkbaşı, Zeynep Seren Çetin’in kendilerine gelen en ağır hastalardan biri olduğunu belirterek "Bizim en ağır hastalarımızdan biriydi. Maalesef bir benzin yaralanması sonucu sol kol ve sol bacakta kemiğe kadar ilerleyen derin yanıkları vardı. 54 günlük yoğun tedavinin ardından zor süreçlerin ardından bugünlere geldik. Artık yürüyebiliyor. Aktif voleybol oynayan bir kızımız önümüzdeki süreçte de voleybol oynayabilecek" dedi. Yapılan tedavi hakkında bilgi veren Arıkbaşı, "Burası Manisa’daki tek yanık ünitesi. Zeynep’te tıbbın en ileri düzey tedavilerini uyguladık. 3 basamaklı bir operasyon süreci geçirdik. İkinci basamakta yapay deri kullandık. Yapay deri 6-7 saat süren operasyonla monte ettik. Bu yüksek teknoloji malzemeyi bize temin eden idarecilerimize teşekkür ediyoruz. Tabi her aşamada çok büyük bir emek var. İlk geldiğinde bacağı kesilmek üzereydi. Bizler de sevinçliyiz. Hem bacağını kurtarmanın sevinci hem de buradan yürüyerek kızımızı taburcu edebilmek sporcu hayatına geri dönmesini sağlamak bizler için sevinç ve gurur verici bir şey. Bundan sonra da bu tedavilerimize tüm çocuklar ve bebeklerde devam etmeyi planlamaktayız. Umarım bu kadar kötü yanıklar gelmez ama gelirse de biz burada hazırız" ifadelerini kullandı. "Bacağın kaybına kadar gidebilirdi" Yüksek teknoloji ürünü olan yapay derinin hızlı bir şekilde temin edilmesiyle operasyona başladıklarını ve başarıyla tamamladıklarını aktaran Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Çocuk Cerrahisi Hekimlerinden Op. Dr. Gökçen Aksoy Hüvez, "14 yaşındaki yaşındaki hastamız bize 54 gün önce sol bacağı tamamen saran ağır bir alev yanığıyla geldi. Yanan deri artık zırh gibi bacağını sarmış ve sıkmaya başlamıştı. Tıbbi olarak kompartıman sendromu olarak adlandırılan bu durum akut acil bir durumdur. Bacağın kan damarlarındaki dolaşımı bozarak bacağın kaybına kadar gidebilirdi. Biz acil müdahale ettik. Deriye geniş kesiler uygulayarak bacaktaki basıyı kaldırdık. Akut dönemde bacağı kurtardık. Sonrasında ileri bir teknoloji olan yapay deri uygulamasını yaptık. İlk aşamasında bu yapay deri aslında yanan derinin yerine geçen bir biyolojik örtü. Kendi dokularını, damarlarını bağ dokusunu içine işleyerek kaliteli bir doku oluşumunu sağladı. Bu süreçte biz hızlı bir temin sağladık. Sonrasında enfeksiyon riski azaldı ve daha estetik görünümlü bir altyapı oluşturabildik. Sonrasında ise hastamızdan kendi sağlıklı cildinden aldığımız incecik deriyi yerleştirerek operasyonu tamamladık" diye konuştu. Hastane ekibinin başarılı bir iş çıkardığını söyleyen Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatma Neslim Yağlı, "Hastanemiz Manisa ilindeki tek yanık ünitesinin bulunduğu bir hastane. Şu an İl Sağlık Müdürümüz olan Dr. Fatih Zeren o dönemde burada başhekimdi onun da katkılarıyla kızımızı artık taburcu edeceğiz. Gülerek gönderiyoruz. Ekibimize çok teşekkür ediyorum. Ekibimiz Manisa’da bir ilki başarı" dedi. "Bacağımı kurtardıklarını söylediklerinde rahatladım" Tedavi sürecinde hastane yönetimi, doktorlar ve hemşirelerin kendisini hep rahatlattığını söyleyen Zeynep Seren Çetin, taburcu olmanın mutluluğunu yaşıyor. Çetin, "Kuzenimle ateş başında oturuyorduk. Tam oturduğumuz yerde ateşe yakındık aramızda benzin şişesi vardı. Ateş benzin şişesine geliyordu. Ben de benzin şişesini kaldırırken altı yandı ve alevler benim üstüme sıçradı. İlk geldiğimde bacağı kaybetme riski olduğunu söylediklerinde çok korkmuştum. Bacağımı keseceklerini düşünmüştüm. İlk ameliyatımda yapay deriyle bacağımı kurtardıklarını söylediklerinde rahatladım. Doktorlar ve hemşireler bu süreçte yanımda oldular. Çok zorlu bir süreçti ama sabrettim. Voleybol oynayabilecek miyim? Diye sormuştum onlar da oynayabileceğimi söylediler" ifadelerini kullandı.
Kesilmek üzere olan bacak doktorların dikkatli müdahalesiyle kurtarıldı
03 Haziran 2025 Salı - 13:46 Kesilmek üzere olan bacak doktorların dikkatli müdahalesiyle kurtarıldı Manisa’nın Akhisar ilçesinde ateş başındaki benzin bidonunu uzaklaştırmak isterken benzinin dökülmesi sonucu bacağında ağır yanıklar olan genç sporcunun kesilmek üzere olan bacağı Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen operasyonla kurtarıldı. Yüksek teknoloji ürünü yapay derinin hızlı temin edilmesi sonrası ameliyat edilen genç sporcu Zeynep Seren Çetin, ağır durumda geldiği hastaneden yürüyerek taburcu oldu. Manisa’nın Akhisar ilçesinde yaşayan 15 yaşındaki voleybol sporcusu Zeynep Seren Çetin, kuzeniyle beraber ateş başında oturdukları sırada ateşin benzin bidonuna doğru yaklaştığını fark etti. Genç sporcu Çetin, benzin bidonunu ateşin başından uzaklaştırmaya çalıştığı sırada bidonun altının delinmesiyle alevler içinde kaldı. Sol bacağından ve kolundan ağır yaralanan Çetin, ilk olarak Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesine kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Çetin Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesine sevk edildi. İlk etapta bacağının kurtarılamayacağı ve kesilmesi gerektiği düşünülürken hastane yönetimi ve doktorlar genç sporcu Çetin’in bacağın kurtarılabileceği düşünülen bir yönteme başvurdu. Yanıkların bacağını kaplaması ve dolaşımı engellemesi nedeniyle ilk aşamada bacakta derin kesiklerle dolaşım sağlandı. Hastane yönetiminin hızlı bir şekilde temin ettiği yüksek teknoloji ürünü yapay deriyle örtülen bacakta dokuların yeniden oluşturulması sağlandı. Son aşamada Çetin’in kendi derisinden yapılan nakille işlem tamamlanırken genç kızın yeniden yürümesi sağlandı. 54 gün süren ağır tedavi sürecinin ardından 14 yaşındaki voleybol sporcusu Zeynep Seren Çetin, ailesiyle birlikte yürüyerek hastaneden taburcu oldu. "İlk geldiğinde bacağı kesilmek üzereydi" Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzman Hekimi Uzm. Dr. Bilal Arıkbaşı, Zeynep Seren Çetin’in kendilerine gelen en ağır hastalardan biri olduğunu belirterek "Bizim en ağır hastalarımızdan biriydi. Maalesef bir benzin yaralanması sonucu sol kol ve sol bacakta kemiğe kadar ilerleyen derin yanıkları vardı. 54 günlük yoğun tedavinin ardından zor süreçlerin ardından bugünlere geldik. Artık yürüyebiliyor. Aktif voleybol oynayan bir kızımız önümüzdeki süreçte de voleybol oynayabilecek" dedi. Yapılan tedavi hakkında bilgi veren Arıkbaşı, "Burası Manisa’daki tek yanık ünitesi. Zeynep’te tıbbın en ileri düzey tedavilerini uyguladık. 3 basamaklı bir operasyon süreci geçirdik. İkinci basamakta yapay deri kullandık. Yapay deri 6-7 saat süren operasyonla monte ettik. Bu yüksek teknoloji malzemeyi bize temin eden idarecilerimize teşekkür ediyoruz. Tabi her aşamada çok büyük bir emek var. İlk geldiğinde bacağı kesilmek üzereydi. Bizler de sevinçliyiz. Hem bacağını kurtarmanın sevinci hem de buradan yürüyerek kızımızı taburcu edebilmek sporcu hayatına geri dönmesini sağlamak bizler için sevinç ve gurur verici bir şey. Bundan sonra da bu tedavilerimize tüm çocuklar ve bebeklerde devam etmeyi planlamaktayız. Umarım bu kadar kötü yanıklar gelmez ama gelirse de biz burada hazırız" ifadelerini kullandı. "Bacağın kaybına kadar gidebilirdi" Yüksek teknoloji ürünü olan yapay derinin hızlı bir şekilde temin edilmesiyle operasyona başladıklarını ve başarıyla tamamladıklarını aktaran Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Çocuk Cerrahisi Hekimlerinden Op. Dr. Gökçen Aksoy Hüvez, "14 yaşındaki yaşındaki hastamız bize 54 gün önce sol bacağı tamamen saran ağır bir alev yanığıyla geldi. Yanan deri artık zırh gibi bacağını sarmış ve sıkmaya başlamıştı. Tıbbi olarak kompartıman sendromu olarak adlandırılan bu durum akut acil bir durumdur. Bacağın kan damarlarındaki dolaşımı bozarak bacağın kaybına kadar gidebilirdi. Biz acil müdahale ettik. Deriye geniş kesiler uygulayarak bacaktaki basıyı kaldırdık. Akut dönemde bacağı kurtardık. Sonrasında ileri bir teknoloji olan yapay dermis uygulamasını yaptık. İlk aşamasında bu yapay deri aslında yanan derinin yerine geçen bir biyolojik örtü. Kendi dokularını, damarlarını bağ dokusunu içine işleyerek kaliteli bir doku oluşumunu sağladı. Bu süreçte biz hızlı bir temin sağladık. Sonrasında enfeksiyon riski azaldı ve daha estetik görünümlü bir altyapı oluşturabildik. Sonrasında ise hastamızdan kendi sağlıklı cildinden aldığımız incecik deriyi yerleştirerek operasyonu tamamladık" diye konuştu. Hastane ekibinin başarılı bir iş çıkardığını söyleyen Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatma Neslim Yağlı, "Hastanemiz Manisa ilindeki tek yanık ünitesinin bulunduğu bir hastane. Şu an İl Sağlık Müdürümüz olan Dr. Fatih Zeren o dönemde burada başhekimdi onun da katkılarıyla kızımızı artık taburcu edeceğiz. Gülerek gönderiyoruz. Ekibimize çok teşekkür ediyorum. Ekibimiz Manisa’da bir ilki başarı" dedi. "Bacağımı kurtardıklarını söylediklerinde rahatladım" Tedavi sürecinde hastane yönetimi, doktorlar ve hemşirelerin kendisini hep rahatlattığını söyleyen Zeynep Seren Çetin, taburcu olmanın mutluluğunu yaşıyor. Çetin, "Kuzenimle ateş başında oturuyorduk. Tam oturduğumuz yerde ateşe yakındık aramızda benzin şişesi vardı. Ateş benzin şişesine geliyordu. Ben de benzin şişesini kaldırırken altı yandı ve alevler benim üstüme sıçradı. İlk geldiğimde bacağı kaybetme riski olduğunu söylediklerinde çok korkmuştum. Bacağımı keseceklerini düşünmüştüm. İlk ameliyatımda yapay deriyle bacağımı kurtardıklarını söylediklerinde rahatladım. Doktorlar ve hemşireler bu süreçte yanımda oldular. Çok zorlu bir süreçti ama sabrettim. Voleybol oynayabilecek miyim? Diye sormuştum onlar da oynayabileceğimi söylediler" ifadelerini kullandı. (AY-
ALKÜ’den Kurban Bayramı’na sağlıklı beslenme rehberi
03 Haziran 2025 Salı - 12:55 ALKÜ’den Kurban Bayramı’na sağlıklı beslenme rehberi Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyenleri; Kurban Bayramı’nda etin doğru şekilde kesimi, saklanması ve pişirilmesinin yanı sıra dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), bilimsel çalışmalarının yanı sıra toplum sağlığına katkı sağlayan çalışmalarıyla da fark oluşturmayı sürdürüyor. Kurban Bayramı yaklaşırken ALKÜ’nün uzman akademisyenleri; bayram sürecinde vatandaşların dikkat etmesi gereken hijyen kuralları, mutfak güvenliği ve dengeli beslenme konusunda önemli bilgiler paylaştı. Kurban kesiminden sofraya kadar uzanan bu süreçte sağlığın korunması için nelere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan akademisyenler, özellikle bayram boyunca sıkça karşılaşılan sindirim sorunlarının da önüne geçebilmek adına sağlıklı beslenme önerilerinde bulundu. Doç. Dr. Nebioğlu: "Etler 12 ila 24 saat arasında dinlendirilmelidir" ALKÜ Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Oğuz Nebioğlu, etin kesim anından tüketimine kadar geçen sürecin titizlikle yönetilmesi gerektiğini belirtti. "Kurban kesiminde kullanılan ekipmanların temizliği çok önemli. Kişisel hijyen kurallarına mutlaka uyulmalı, atıklar çevreye rastgele bırakılmamalı, uygun şekilde bertaraf edilmelidir" diyen Doç. Dr. Oğuz Nebioğlu, etin kesildikten sonra serin ve hava alan bir ortamda en az 12 ila 24 saat dinlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Doç. Dr. Nebioğlu açıklamasının devamında, "Etin dinlendirilmeden tüketilmesi sindirimde zorluklara ve mide problemlerine yol açabilir. Etler oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemeli, soğuk zincir korunarak buzdolabı ya da derin dondurucuda uygun durumlarda saklanmalıdır. Çözündürülüp tekrar dondurulan etler kesinlikle tüketilmemelidir. Sağlıklı bir pişirme için etin iç sıcaklığı en az 70-75 dereceye ulaşmalıdır. Çiğ ya da az pişmiş etler bazı hastalık risklerini beraberinde getirebilir. Mangalda pişirme yapılacaksa et doğrudan ateşle temas etmemeli, kömürleşmiş kısımlar ise kesinlikle tüketilmemelidir. Etin yanında sebze, yoğurt ve tam tahıllarla dengeli tabaklar hazırlanması hem lezzet hem de sağlık açısından önemlidir" ifadelerine yer verdi. Kurban etinin paylaşımına da değinen Nebioğlu, "Bu ibadet, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve yardımlaşma kültürünün bir parçasıdır. Etlerin dağıtımı temiz ortamlarda yapılmalı, hijyenik ambalajlarla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalıdır. Gıda güvenliği açısından bu çok kıymetlidir" dedi. Kavurmanın püf noktalarına değinen Nebioğlu, "Kavurma yaparken etin mutlaka dinlenmiş olması gerekir. Yağsız dana etinde kavurma sırasında az miktarda sıvı yağ eklenebilir. Ancak kuzu eti gibi yağlı etlerde ilave yağa ihtiyaç yoktur. Etin kendi suyunu çekerek yavaş yavaş pişirilmesi hem lezzeti artırır hem de besin değerini korur. Tuz ise en son aşamada eklenmelidir; bu sayede etin yumuşaklığı korunur’’ diye konuştu. Dr. Öğr. Üyesi Toptaş Bıyıklı: "Kırmızı et, yüksek besin değeri taşır" ALKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Ezgi Toptaş Bıyıklı ise bayram süresince sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti. Bayram dönemlerinde kırmızı et tüketiminin artmasının yanı sıra hamur işleri, şerbetli tatlılar, çikolata ve şekerlemelerin de sofralarda sıkça yer aldığını belirten Toptaş Bıyıklı, bu durumun özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerde sağlık risklerini artırabileceğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: "Kırmızı et, yüksek besin değeri taşır; özellikle protein, demir, çinko ve B12 vitamini açısından oldukça zengindir. Ancak içerdiği doymuş yağ ve kolesterol nedeniyle mutlaka ölçülü tüketilmelidir. Kalp-damar hastalığı, hipertansiyon ve diyabet gibi sağlık sorunları olan bireyler, yağsız et bölümlerini tercih etmeli ve porsiyon kontrolüne dikkat etmelidir. Etin yanında tüketilecek sebzeler ve salatalar yalnızca sindirimi kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda etteki demirin emilimini artırır ve lif alımını yükselterek sindirim sistemi sağlığını destekler. Bayram sofralarında her öğünde kırmızı et tüketimi doğru değildir. Öğünlerde çeşitliliğe önem verilmeli; çorba, yoğurt, ayran, zeytinyağlı sebzeler ve kuru baklagiller de sofralarda yer almalıdır. Etlerin pişirilmesinde ilave yağ kullanılmamalı, kavurma gibi ağır yöntemler yerine haşlama, fırın veya ızgara gibi daha sağlıklı pişirme teknikleri tercih edilmelidir. Ayrıca öğün atlamak kan şekeri dengesini bozabilir; bu nedenle düzenli beslenmeye dikkat edilmelidir. Tatlı tüketiminde de ölçü kaçırılmamalıdır. Şerbetli tatlılar yerine sütlü ya da meyve bazlı tatlılar daha sağlıklı bir alternatif olacaktır. Bayram boyunca su tüketimi asla ihmal edilmemeli, günde ortalama 2 litre su içilmeli ve her gün yapılacak yaklaşık 45 dakikalık yürüyüşler hem sindirim sistemine hem de genel sağlığa büyük katkı sağlar.’’