Son Dakika
|
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Rusya'dan Ukrayna'ya 56 füze ve 670'ten fazla İHA ile saldırı: 1 ölü
Arnavutköy’de aile kavgası kanlı bitti: Kuzenini başından vurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Osmaniye’de sağanak: Evleri ve tarlaları su bastı
Öğrenci servisi şarampole uçtu: 3 ölü, 7 yaralı
Marketten alınan çiğköfte öğrencileri zehirledi
Sunrooftan çıktı, ceza yiyince beddua etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan TDT zirvesi için Türkistan’da
Trump: "Xi, ABD’yi gerileyen bir ülke olarak görmekte haklıydı"
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
SAĞLIK
Muş Devlet Hastanesi’nde "Vefa Masası" kuruldu
15 Mayıs 2026 Cuma - 19:26:09
Muş Devlet Hastanesi’nde şehit aileleri, gaziler, engelli bireyler ve 65 yaş üstü vatandaşların hastane işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla "Vefa Masası" hizmete açıldı. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin girişimleri sonucu, Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile Muş Devlet Hastanesi Başhekimliği iş birliğinde kurulan "Vefa Masası", vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşmasını hedefliyor. Uygulama kapsamında hastane içerisindeki işlemlerde destek sağlanacak, yaşanan sorunların çözümü için rehberlik hizmeti verilecek. Açılış programında konuşan Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, Engelliler Haftası kapsamında hayata geçirilen uygulamanın önemli bir sosyal destek hizmeti olduğunu belirtti. Ömür, engelli bireyler, şehit aileleri, gaziler ve yaşlı vatandaşların hastaneye girişlerinden çıkışlarına kadar her aşamada destekleneceğini ifade ederek, devletin tüm vatandaşlara eşit sağlık hizmeti sunma sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Muş Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Bedri Korkmaz ise kentte uzun süredir hissedilen önemli bir eksikliğin giderildiğini belirterek, engelli bireylerin yaşadığı sorunları doğrudan iletebileceği bir birimin kurulmasının memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Korkmaz, uygulamanın engelli vatandaşların yanı sıra şehit aileleri ve gazilerin sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacağını dile getirdi. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Yusuf Olcan da yapılan görüşmeler sonucunda projenin hayata geçirildiğini belirterek, destek veren Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile hastane yönetimine teşekkür etti. Olcan, "Vefa Masası"nın şehit aileleri, gaziler ve engelli bireyler için önemli bir hizmet olacağını ifade etti. Programa Muş Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Uzm. Dr. Ayşe Rümeysa Doğruyol, Muş Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Yalçın Güzel, şehit ve gazi yakınları, gaziler, engelli bireyler ve vatandaşlar katıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:04
"Küresel panik yersiz, bireysel korunma şart"
Dünya gündemine oturan MV Hondius keşif gemisindeki hantavirüs vakaları, pandemilerin gölgesindeki kamuoyunda yeni bir endişe dalgasına neden oldu. Konuyu akademik bir perspektifle değerlendiren İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel virüsün yayılım dinamiklerini ve bulaşma risklerini mercek altına alarak kritik değerlendirmelerde bulundu. Pandemilerin ardından dünya, yeni bir virüs haberiyle bir kez daha tetikte. Arjantin’den ayrılan MV Hondius adlı keşif gemisinde görülen hantavirüs vakaları, İsviçre’den ABD’ye uzanan geniş bir temaslı takibini beraberinde getirdi. İstanbul Arel Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, merak edilen tüm soruları yanıtladı. "Bu virüs yeni bir düşman değil" Süreci değerlendiren Dr. Aylin Dağ Güzel, öncelikle hantavirüsün tarihsel arka planına dikkat çekerek, "Hantavirüsler aslında tıp dünyası için yeni değil. Biz bu grubu, Bunyaviridae ailesine mensup, zarflı RNA virüsleri olarak 1978 yılından beri yakından tanıyoruz. Temel olarak kemirgenler ve böcekçiller aracılığıyla yayılım gösteren bu virüslerin bugün tanımlanmış en az 40 türü bulunuyor. Her virüs tipi, kendine özgü bir kemirgen türüyle konakçılık ilişkisi kurar. Yani aslında doğada uzun yıllardır var olan zoonotik bir etkenden bahsediyoruz" dedi. "Andes virüsünü diğerlerinden ayıran kritik fark" MV Hondius gemisindeki vakaların neden bu kadar ses getirdiğine açıklık getiren Güzel, "Andes" türünün altını çizerek, "Şu an dünya gündemini meşgul eden asıl mesele, Arjantin’e özgü olan Andes Hantavirüsü (ANDV). Bu türü diğerlerinden ayıran çok kritik, hatta benzersiz bir nokta var: Andes virüsü, dünyada insandan insana bulaşabildiği belgelenmiş tek Hantavirüs türüdür. Gemiyle bağlantılı 8 vakanın 6’sının kesinleşmesi ve 3 kayıbın olması, virüsün vücut sıvılarında (kan, tükürük, idrar) tespit edilebilmesi endişeleri artırdı. Ancak literatürdeki veriler ve Dünya Sağlık Örgütü’nün güncel raporları, bu karşılaştığımız MV Hondius gemisindeki vakaların insandan insana bulaşma sonucu olmadığı, hastalığın geçişinin bu yolla son derece nadir gerçekleştiğini gösteriyor. Şu an için yaygın ve süregelen bir pandemi riskinden bahsetmek doğru olmaz; ancak temaslı takibi ve izolasyon hayati önemdedir" diye konuştu. "İki farklı coğrafya, iki farklı hastalık" Hastalığın seyrine ve coğrafi dağılımına dair detaylı bilgi veren Dr. Güzel, "Hantavirüs dediğimizde tek bir hastalıktan bahsetmiyoruz. Amerika kıtasında Sin Nombre ve Andes gibi virüsler, ağır akciğer tutulumu ve yüksek ölüm oranıyla seyreden Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu’na (HCPS) yol açıyor. Bizim de içinde bulunduğumuz Avrupa ve Asya coğrafyasında ise Puumala ve Dobrava gibi virüsler; ateş, kanama ve akut böbrek yetmezliği ile karakterize olan Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş (HFRS) tablosuna neden oluyor" dedi. Türkiye için risk analizi ve korunma yolları Türkiye’deki durumu da değerlendiren Dr. Güzel, vatandaşlara yönelik şu uyarılarda bulundu: "Türkiye’de hantavirüslerin yaban hayatındaki kemiricilerdeki varlığı, ilk kez 2004 yılında yayınlanmış bir saha çalışmasında bildirilmiştir. Zonguldak-Bartın’da 2009’da da ilk vaka rapor edilmiştir. Ancak Türkiye’deki vakalar genellikle Avrupa tipi (Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş -HFRS) olup, ölüm oranları Amerika kıtasına kıyasla oldukça düşüktür. Genellikle kırsal alanlarda, atıl bırakılmış depolarda veya kemirgenlerin yoğun olduğu bölgelerde, virüslü atıkların solunmasıyla ortaya çıkan sporadik vakalar görüyoruz. Vatandaşlarımıza en büyük uyarım; kapalı, uzun süre kullanılmayan depo ve bodrum gibi alanlara girmeden önce mutlaka ortamı havalandırmalarıdır. Temizlik yaparken kuru süpürmeden kaçınılmalı, virüsün havaya karışmasını önlemek için ortam dezenfektanla ıslatılmalıdır. Riskli alanlarda maske (mümkünse N-95), koruyucu gözlük ve eldiven kullanımı bir seçenek değil, zorunluluktur." "Erken tanı hayat kurtarır" Hastalığın başlangıçta griple (influenza) çok kolay karıştırılabileceğini belirten Güzel, son olarak tedavi süreçlerine ilişkin şöyle dedi: "İlk evrede yüksek ateş, halsizlik ve şiddetli kas ağrıları görülür. Eğer kişi son dönemde kemirgenlerin bulunduğu bir ortamda bulunduysa ve bu belirtilere nefes darlığı veya böbrek ağrısı ekleniyorsa, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Şu an için onaylanmış bir aşımız ya da virüse özgü spesifik bir ilacımız yok. Ancak erken tanı sonrası sağlanan yoğun bakım desteği ve sıvı dengesinin korunması, hayatta kalma şansını en üst seviyeye çıkarıyor. Özetle; 12 Mayıs 2026 itibarıyla küresel bir panik havasına gerek yok, ancak bireysel korunma ve profesyonel izlem bugün her zamankinden daha önemli."
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:02
Kansere karşı sesler yükseldi: Sağlık, eğitim ve sanat tek çatı altında buluştu
KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından kanserde farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen "S.E.S Projesi – Sağlık, Eğitim, Sanat Buluşması" etkinliğinde sağlık, eğitim ve sanat bir araya geldi. Toplum sağlığını yalnızca tedavi hizmetleriyle değil, koruyucu sağlık yaklaşımı ve sosyal sorumluluk projeleriyle de desteklemeyi hedefleyen Büyük Anadolu Hastaneleri, bu etkinlikle bir özel günü toplumsal faydaya dönüştürdü. Hastanenin Darıca’daki yeni hizmet binasında faaliyetlerine başlamasının ikinci yıl dönümü olan tarihi, farkındalık hareketinin ses getirdiği bu özel organizasyonla taçlandırıldı. Gebze’de bir alışveriş merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte, kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulması ve erken tanının önemine dikkat çekilmesi amaçlandı. Yoğun katılımla düzenlenen organizasyonda vatandaşlar, sağlık alanındaki bilgilendirme programlarının yanı sıra çeşitli sanat ve kültür etkinliklerine katıldı. Programda, Büyük Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Nilgün Yönten ile TBMM Başhekimi ve Genel Cerrah Prof. Dr. Mustafa Şahin, kanserde erken tanının hayati önemi ve korunma yolları üzerine değerli bilgiler paylaştı. Program kapsamında öğrenciler tarafından müzik dinletileri ve folklor gösterileri sahnelenirken, tiyatro performansları ve sanat atölyeleri de katılımcılardan ilgi gördü. Sağlık mesajlarının sanat ve eğitim etkinlikleriyle desteklendiği organizasyonda, kansere karşı toplumsal bilinç oluşturulmasının önemine vurgu yapıldı. "S.E.S Projesi" ile sağlık, eğitim ve sanat kavramlarının bir araya getirilerek kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Programa çok sayıda protokol üyesi ve vatandaşlar katıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:34
Mardin’de HAP eğitim gerçekleştirildi
Mardin İl Sağlık Müdürlüğü’nde Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen Hastane Afet ve Acil Durum Planları (HAP) Eğitici Eğitimi gerçekleştirildi. Türkiye’nin 35 farklı ilinden gelen 41 katılımcı ile 15 eğitmenin yer aldığı program sunum eşliğinde; sağlık tesislerinin afet ve acil durumlara hazırlık kapasitesinin artırılması, kriz anlarında etkin koordinasyonun sağlanması ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesine yönelik kapsamlı eğitimler verildi. Beş gün süren eğitim programı kapsamında katılımcılar; hastane afet yönetimi, acil durum organizasyonu, risk analizi, tahliye süreçleri ve afet anlarında sağlık hizmetlerinin etkin yürütülmesine ilişkin teorik ve uygulamalı eğitimlere katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mayıs 2026 Perşembe- 11:52
Sivas’ta eczacılar Eczacılık Günü’nde bir araya geldi,
2
28 Ağustos 2024 Çarşamba- 10:51
Bursalı avukattan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’a suç duyurusu
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 23:35
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
4
14 Mayıs 2026 Perşembe- 21:47
Antalya’da sağlık turizmi zirvesine 100’den fazla ülkeden katılım
5
12 Mayıs 2026 Salı- 14:14
İç Hastalıkları Uzmanı Yeler: "Günlük tuz tüketimini 5 gramla sınırlandırın"
02 Haziran 2025 Pazartesi - 10:49
Çocukluk çağı kanserleri yüksek oranda tedavi edilebiliyor
Çocukluk çağı kanserleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Tezer Kutluk, günümüzde bu hastalıkların yüzde 85 oranında tedavi edilebildiğini belirtti. Kutluk, çocukları katkı maddeleri bulunan gıdalardan uzak tutmanın erişkinlik dönemlerinde bu hastalıktan korunmaları açısından önemli olduğunu vurguladı. Dünyada 2025 yılında 21 milyon kişinin kanser tanısı alacağı öngörülürken; her yıl 400 bin kadar da çocukluk çağı kanseri beklendiğine dikkat çeken Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Çocuk Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, "Ülkemizde ise her yıl 0-14 yaş çocuk ve gençlerde 3 bin 500 kanserin görülmesi beklenmektedir. Çocuklarda görülen kanserlerin tipleri, erişkin kanserlerinden farklıdır. Bu kanserlerin üçte birini lösemiler oluştururken, bunu lenfoma ve beyin tümörleri, nöroblastom gibi tümörler takip etmektedir. Osteosarkom ve Ewing sarkomu gibi kemik tümörleri, rabdomyosarkom ve diğer yumuşak tümörleri, Wilms tümörü, germ hücreli tümörler, retinoblastom ve karaciğer tümörleri de çocuklarda görülen diğer kanserler arasındadır. Ayrıca nadir tümörler de çocuklarda sık tartışılan konular arasındadır" ifadelerini kullandı. Tedavilerde başarı oranı yüzde 85’e ulaştı Çocuk ve ergenlik çağı kanserlerinde tedavi başarılarının erişkin kanserlerine göre daha da iyi durumda olduğuna değinen Prof. Dr. Tezer Kutluk şöyle söyledi: "Tedavide başarı oranı 1960’lı yıllarda yüzde 25’ken, günümüzde yüzde 85 düzeyine erişmiştir. Yakın yıllarda hedefe yönelik-bireyselleştirilmiş tedavilerin çocuk kanserlerinde daha da yaygın kullanıldığını göreceğiz ve tedavi başarıları daha da yukarıya çıkacaktır." Bu belirtilere dikkat Çocukluk çağında kanser belirtilerinin farklı olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Tezer Kutluk, şöyle devam etti: "Vücutta bezelerin büyümesi, morluklar, kanamalar, düşmeyen ateş, lösemi-lenfoma grubu hastalıklara işaret edebilir. Beyin tümörlerinde ise açıklanamayan ve devam eden sabah kusmaları, nöbet-havale, kuvvet azlığı ya da kaybı, gözlerde kayma, açıklanamayan süreğen baş ağrıları başlıca belirtilerdir. Diğer tümörler bulunduğu yere göre bulgu verirler. Örneğin Wilms tümörü ve nöroblastom’da karın şişliği, karında kitle-sertlik ele gelmesi dikkati çeker. Kemik tutulumu varsa kemik ağrıları görülebilir. Retinoblastoma’da beyaz göz yansıması dikkat çekicidir. Çocuk kanserlerinde önerilen standart bir tarama yöntemi yoktur. Her sağlam bebeğin-çocuğun-gencin periyodik düzenli kontrollerinin yapılması zaten gereklidir. Bu nedenle anne ve babalara çocuklarının düzenli kontrol muayenelerini aksatmamalarını öneriyoruz. "Obeziteye karşı korunmak gerekir" Çocuk kanserlerine karşı özel koruma yöntemlerinin bulunmadığını ifade eden Prof. Dr. Tezer Kutluk, "Ancak kilo fazlalığı ve obezitenin önlenmesi çocukları gelecek yaşamlarında kalın barsak, meme, uterus gibi bazı kanserlerden koruyacaktır. Bu nedenle obezitenin önlenmesine yönelik beslenme alışkanlıkları çocukluktan itibaren şekillenmektedir. Aşırı tuz ve kaloriden kaçınmak gerekmektedir" dedi. Katkı maddeleri uyarısı Ruhsatlı, içeriği devletin resmi kurumlarında yapılan, ambalajında doğru bilgilerin yer aldığı ürünler tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Tezer Kutluk, "Gıda katkı maddeleri ile çocuk kanserleri ile doğrudan ilişki söylenmese de içeriği bilinen gıdaların tercih edilmesi, aşırı kullanımdan kaçınılması başlıca tedbirlerden sayılabilir. Tarım ürünlerinde zararlı kimyasalların kullanımının sınırlandırılması önemlidir. Bu tedbirler çocukları erişkin yaşamlarındaki kanserden korumak için önemlidir. Ayrıca çocukluk çağı kanserlerinde genetik faktörlerin rolü erişkin kanserlerine göre daha belirgindir" şeklinde konuştu.
02 Haziran 2025 Pazartesi - 09:52
Sağlık Bakanı Memişoğlu, Denizli Şehir ve Acil Durum Hastanesini inceleyecek
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun 5 Haziran 2025 Perşembe günü Denizli Şehir Hastanesi ve Acil Durum Hastanesi inşaat alanında incelemelerde bulunulacak. Denizli’ye geleceğini duyurdu. Başkan Subaşıoğlu, ‘‘Sağlık Bakanımızın Denizli’ye ziyareti, ilimizdeki sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik atılacak adımların belirlenmesi noktasında önemli bir fırsat. Bakanımızı Denizli’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz’’ dedi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Denizli’ye geliyor. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Memişoğlu’nun Denizli ziyaretiyle ilgili bilgi verdi, 5 Haziran 2025 Perşembe Günü Denizli’de olacağını duyurdu. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Memişoğlu ilk olarak Denizli Valiliği’ni ziyaret edecek. Ziyaret sonrası Şehir Hastanesi ve Acil Durum Hastanesi İnşaat alanında incelemelerde bulunulacak. Gerçekleştirilecek olan incelemelerin ardından ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Yöneticileri’ toplantısı yapılacak ve ardından da Denizli Devlet Hastanesi ziyaret edilecek. ‘‘Bakanımızın Denizli ziyareti oldukça önemli’’ AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Memişoğlu’nun ziyaretiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Başkan Subaşıoğlu, ‘‘Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun Denizli’mize yapacağı ziyaret, şehrimizdeki sağlık hizmetlerinin mevcut durumunun değerlendirilmesi ve vatandaşlarımıza daha da kaliteli sağlık hizmeti verilmesi açısından yapılacak uygulamaların tespiti için büyük önem taşıyor. Bakanımız ilimizde hizmete almaya çok yakın olduğumuz Şehir Hastanesi ve Acil Durum Hastanesi’nde incelemelerde bulunacak. Şehrimizdeki sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ile ilgili değerlendirmeler yapılacak. Sağlık Bakanımızın Denizli’ye ziyareti, ilimizdeki sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik atılacak adımların belirlenmesi noktasında önemli bir fırsat. Bakanımızı Denizli’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bizler AK Parti olarak vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve hizmet kalitesini artırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz’’ dedi. AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Denizli’ye kazandırılacak olan Şehir Hastanesi ve Acil Durum Hastanesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.
02 Haziran 2025 Pazartesi - 09:49
Kurban Bayramı yaklaşıyor, kene riski artıyor
Yaz aylarıyla birlikte Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığında vaka sayılarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, özellikle Kurban Bayramı’nda kırsal bölgelerde bulunacak vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. 2002 yılından bu yana Türkiye’de görülen ve endemik hastalıklar arasında yer alan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, yaz aylarında vaka artışıyla tekrar gündeme geldi. Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Prof. Dr. Faruk Karakeçili, Haziran ve Temmuz aylarında hastalığın pik yaptığını ve özellikle kırsal bölgelerde riskin yüksek olduğunu vurguladı. Bu yıl mevsim geçişinin uzun sürdüğünü belirten Prof. Dr. Faruk Karakeçili, "Havanın uzun süre soğuk gitmesi vaka artışını geciktirdi, ancak Haziran, Temmuz aylarında vaka sayılarının artmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz hafta bir vakaya tanı konurken, bu hafta içinde 7 şüpheli başvurusu yapıldı ve 4 pozitif vaka tespit edildi. Şu anda hastalardan ikisi taburcu edilirken, ikisi hastanede tedavi altında" dedi. Belirtiler sinsi, dikkat şart Hastalığın belirtilerinin soğuk algınlığı, grip ve diğer basit enfeksiyonlarla karışabildiğini belirten Karakeçili, "Hastalık çok ani başlar. Bu bizim için önemli bir uyarıdır. Fakat grip, üşüme gibi belirtilerle karıştığı için dikkatli olunması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Kene kırma riskli Hastalığın temel bulaşma yolunun keneler olduğunu belirten Karakeçili, çıplak elle kenelerin çıkarılmasının büyük bir hata olduğunu ve hastalığın yayılmasında bu yöntemin etkili olabildiğini belirtti. Karakeçili, "Ne kadar uyarsak da maalesef vatandaşlarımız hala çıplak elle keneyi koparıp ezmeye çalışıyor. Bu büyük risk" diyerek vatandaşları en yakın sağlık kuruluşuna gitmeleri hususunda uyardı. Kurban Bayramı yaklaşıyor risk artıyor Haziran ayında Kurban Bayramı’nın da olması nedeniyle hayvan teması ve kırsal bölgelere hareketliliğin artacağını vurgulayan Karakeçili, keneye karşı önlemlere daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini özellikle çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların risk grubunda olduğunu belirtti. Keneden korunma yöntemleri Vatandaşlara keneden korunmak için önerilerde bulunan Karakeçili, özellikle açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi gerektiğini kaydetti. Karakeçili, "Sandalet yerine kapalı ayakkabılar giyilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı, kırsal bölgeden dönüşte vücut dikkatlice kontrol edilmeli, kene ile temas halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı" şeklinde konuştu.
02 Haziran 2025 Pazartesi - 09:39
Bronzlaşmak için saatlerce güneşte bekleyenlerde cilt kanseri riski artıyor
Denizli Özel Tekden Hastanesi Genel Cerrahi Op. Dr. Yunus Acar, bronzlaşmak için saatlerce güneş altında kalmanın cilt kanseri riskini artırdığını belirterek; "Bilinçli şekilde güneşlenmek ve benlerde görülecek ani değişimlerle birlikte bir uzmana başvurmak, cilt kanserinden korunmak için büyük önem taşıyor" dedi. Denizli Özel Tekden Hastanesi Genel Cerrahi Op. Dr. Yunus Acar, cilt kanserinden korunma ve tedavi yöntemleri hakkında önemli uyarılarda bulundu. Cildin vücudu dış çevreden ayıran ve koruyan en büyük organ olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Yunus Acar, dünyada en sık görülen kanser türünün cilt kanseri olduğuna vurgu yaptı. Cildin her gün gözümüzün önünde olan bir organ olmasına rağmen ihmal edildiğini belirten Acar, "Sadece kozmetik etkileri var zannediyoruz ancak sadece bundan ibaret değil. Cilt kanseri erken tanıyla neredeyse tama yakın tedavi edilebilen iyi seyirli kanserlerdir" dedi. "Vücudumuzdaki benlerin değişikliğinde muhakkak bir hekime görünmesi gerekir" Cilt kanser türlerinin en tehlikelisi olan melanomun belirtilerine değinen Op. Dr. Yunus Acar, "3 tür cilt kanser türü vardır. En az görülen melanom ve en tehlikesi olandır. Genel itibariyle erken tanı için en çok uğraştığımız kanser türüdür. Vücudumuzda bulunan benlerin değişiklikleri bizim için uyarıcıdır. Büyümesi, kanaması, kaşıntısı, renk değişikliği, ciltten kabarması, etrafta düzensiz olması, bunlar melanom kanserinin belirtileridir. Bu sorunlar başladığında hastaların mutlaka genel cerrahiye veya cildiyeye muayeneye gelmesi ve bir hekim gözüyle benlerin incelenmesi gerekir. Eğer varsa bir şey biyopsi ile tanı koyup erken teşhis ile tedavi edilir" ifadelerini kullandı. Cilt kanserinden korunmak için ne yapmalı? Her ne kadar cilt kanserlerini tamamen önlenmesinin kesin bir yolu olmasa da vatandaşların güneşten korunmalarını gerektiğini dile getiren Op. Dr. Yunus Acar, "Cilt kanserinden korunmak için vatandaşlarımıza devamlı, güneşten korunmalarını, şapka ve güneş kremi kullanmalarını öneriyoruz. Sadece yazın değil kış ayları da cilt kanserinden korunmak için dikkatli olmamız gerekiyor. Kışın da yaz aylarında olduğu gibi güneş var ve bizim için en yüksek cilt kanseri etkeni oluyor. Yaz aylarında bronzlaşmak güzel olabilir ve bu konuda bilinçli bir şekilde yapmak gerekiyor. Her sene en az bir kere ayna karşısında vücudumuzdaki benleri kontrol etmemiz gerekiyor. Vatandaşlarımız herhangibi bir değişiklikte not almaları ve ardından bir uzmana muhakkak görünmeleri gerekir" diye konuştu.
02 Haziran 2025 Pazartesi - 09:29
Kurban etinde doğru tüketim ve saklama uyarısı
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Diyetisyeni Hale Aslantaş, Kurban Bayramı’nda kesilen etlerin hemen tüketilmemesi gerektiğini belirterek, en az 24 saat buzdolabında dinlendirilmesinin sağlık açısından önemli olduğunu söyledi. Kurban Bayramı’nın paylaşma ve bereketi simgeleyen önemli dini bayramlardan biri olduğunu vurgulayan Diyetisyen Aslantaş, bayramda sofraların vazgeçilmezi olan kurban etlerinin sağlıklı tüketimi konusunda uyarılarda bulundu. "Rigor mortis evresi etin sertleşmesine neden olur" Yeni kesilen kurban etlerinin hemen tüketilmemesi gerektiğini belirten Aslantaş, "Et, kesildikten sonra ‘rigor mortis’ yani ölüm katılığı evresine girer. Bu dönemde et sertleşir ve sindirimi zorlaşır. Etin en az 24 saat buzdolabında bekletilmesi, hem lezzetini artırır hem de daha kolay sindirilmesini sağlar. Özellikle mide rahatsızlığı olan bireylerin bu kurala dikkat etmesi önemlidir." dedi. Et saklama kuralları Etlerin sağlıklı şartlarda saklanmasının besin değerini korumak ve gıda zehirlenmelerini önlemek açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Aslantaş, "Kurban etleri büyük parçalar halinde değil, günlük veya haftalık tüketime uygun porsiyonlara ayrılmalı. Etler yıkanmamalı, ancak dinlendirilmeli ve üzerindeki yabancı maddeler temizlenmeli. Etler hava almayacak şekilde buzdolabı poşeti, streç film ya da vakum poşetlerine sarılmalı. Buzdolabında 0-4 derecede 3-5 gün, derin dondurucuda ise eksi 18 derecede 6-12 ay saklanabilir" ifadelerini kullandı. En sağlıklı kurbanlık et hangisi? Kurbanlık hayvan türleri arasında dana, kuzu, keçi ve deve etlerinin farklı besin değerlerine sahip olduğunu söyleyen Aslantaş, "Dana eti en yüksek protein oranına sahiptir. Keçi eti ise en az yağ ve kolesterol içeren et türüdür. Kuzu eti daha yağlı ve kalorilidir. Tüm kırmızı etler demir, çinko, B12, B6, selenyum ve fosfor açısından zengindir." dedi. Kolesterol ve kalori değeri önemli Etin yağ içeriğinin kalori ve kolesterol düzeyini etkilediğini belirten Aslantaş, "100 gram keçi etinde sadece 2-3 gram yağ ve yaklaşık 120-130 kcal bulunur. Kuzu eti ise daha yağlı olup, 100 gramında 10-17 gram yağ ve 220-260 kcal içerebilir. Kolesterol hassasiyeti olanlar için keçi veya yağsız dana eti daha uygun seçeneklerdir." diye konuştu. Bayramda nasıl beslenmeliyiz? Kurban Bayramı’nda sindirim sorunları yaşamamak için dengeli beslenmenin önemine değinen Aslantaş, "Et porsiyonları dengeli olmalı, yanında bol sebze ve salata tüketilmeli. Lifli karbonhidratlar, yeterli su tüketimi ve sütlü tatlılar tercih edilmeli. Etler, kavurma yerine haşlama, fırınlama veya ızgara yöntemleriyle pişirilmeli." tavsiyesinde bulundu. Sağlıklı bayram menüsü önerisi Diyetisyen Aslantaş, bayram sabahı için yeşillikler, haşlanmış yumurta, tam buğday ekmeği ve şekersiz çaydan oluşan hafif bir kahvaltı önerirken, öğle ve akşam yemeklerinde ise sebze ağırlıklı ve az yağlı et yemekleriyle birlikte yoğurt, bulgur pilavı ve çorbanın tercih edilmesini önerdi. "Bu özel günleri sağlıklı ve keyifli hale getirmek elimizde." diyen Aslantaş, et tüketiminde ölçülü olunması, etlerin doğru saklanması ve dengeli beslenmenin bayramı daha sağlıklı geçirmenin anahtarı olduğunu belirtti.
02 Haziran 2025 Pazartesi - 09:14
Açık satılan süt ve süt ürünlerine dikkat: 100 kadar hastalığa davetiye çıkarıyor
Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Gürol Çetin, "Sokakta veya pazarda açık olarak satılan süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi 100 kadar hastalığa davetiye çıkarmaktadır" dedi. 1 Haziran Dünya Süt Günü etkinlikleri kapsamında Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda ve Yem Şubesi’nce Bahçeleriçi Şehit Recep Gülen İlkokulu’nda öğrencilere yönelik bilgilendirme eğitimi düzenlendi. Öğrencilere süt ve ayran ikram edildiği eğitimde süt ürünlerinin faydaları, üretim şartları ile saklama şartları anlatıldı. Etkinlikte konuşan Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Gürol Çetin, "Doğduğumuzda ilk yudumladığımız besin olan süt sağlığımız açısından çok önemlidir. Özellikle çocuklarımızın zihinsel ve fiziksel olarak daha sağlıklı bireyler olabilmesi için süt tüketimi gerçekten önemlidir" dedi. Açık olarak satılan süt ve süt ürünlerine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Çetin, "Sokakta veya pazarda açık olarak satılan süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi 100 kadar hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Pastörize ve uzun ömürlü sütler ise sağlıklıdır. Halkımız süt ve süt ürünleri alışverişi yaparken mutlaka ambalajlı ve uygun etiketli ürünleri tercih etmelidir" ifadelerine yer verdi.
02 Haziran 2025 Pazartesi - 09:13
Ruh sağlığını güçlendirme etkinliği
Erzurum’da Sağlık İl Müdürlüğü tarafından birinci basamakta ruh sağlığı güçlendirme uygulayıcı eğitimi gerçekleştirildi. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde ruh sağlığına yönelik hizmet sunumunu güçlendirmek ve güncel psikiyatrik yaklaşımların uygulanmasını desteklemek amacıyla, İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi tarafından "Birinci Basamakta Ruh Sağlığı Güçlendirme Uygulayıcı Eğitimi" düzenlendi. 26-30 Mayıs 2025 tarihleri arasında Aile Hekimi Dr. Özgür Demir Cinisli, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Jülin Şener ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Ali Çakır tarafından 25 aile hekimine eğitim verildi. Eğitim süresince birinci basamakta ruh sağlığı alanında sık karşılaşılan durumlara yönelik güncel bilgi ve uygulamalar paylaşıldı; aile hekimlerinin bu alandaki bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi.
02 Haziran 2025 Pazartesi - 09:06
Osseoıntegrasyon sayesinde doğal yürüyüş mümkün
Osseointegrasyon yöntemi, soket protez kullanımında sorun yaşayan amputasyon hastalarına umut oldu. Prof. Dr. Adnan Kara, kemiğe yerleştirilen implantlarla daha doğal ve konforlu bir yürüyüş sunan bu yöntemin Türkiye’de ilk kez kendi kurumlarında uygulandığını belirtti. Prof. Dr. Kara, hastaların, "Kendi bacaklarımız gibi hissediyoruz" dediklerini aktardı. Klasik soket protezlerin yol açtığı ağrı, yara ve yürüme zorluklarına bir alternatif sunan osseointegrasyon yöntemi, amputasyon hastalarına umut veriyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Adnan Kara, Türkiye’de yeni nesil osseointegrasyon protezini ekipleriyle uygulayan ilk merkez olduklarını belirterek, "Bu yöntemle hastalar adeta kendi bacaklarıyla yürüme hissine kavuşuyor" dedi. Bu yöntemde, kemiğe yerleştirilen implant sayesinde yük doğrudan kemiğe aktarıldığından, çok daha doğal ve konforlu bir yürüyüş mümkün oluyor. Türkiye’de ilk uygulama Medipol’de Osseointegrasyon yönteminin dünyada sayılı merkezlerde uygulandığını vurgulayan Prof. Dr. Kara, "Bu işlem sadece ortopedik cerrah ile değil, fizik tedavi uzmanı, anestezi hekimi ve deneyimli fizyoterapistlerden oluşan bir ekip ile mümkün. Multidisipliner bir yaklaşımla başarılı sonuçlar alıyoruz" diye konuştu. Osseointegrasyon protezinden kimlerinfaydalanabileceğine de değinen Prof. Dr. Kara, yöntemin en çok daha önce soket protez kullanmış ancak çeşitli sorunlar yaşamış genç ve aktif hastalara önerildiğini söyledi. "Ciltte yara oluşumu, yürüyüş sırasında ağrı, uyumsuzluk nedeniyle erken yorulma gibi sorunlarla bize gelen hastalarda bu yöntem oldukça etkili. Klasik protezlerle sadece birkaç dakika yürüyebilen hastalar, bu yeni sistemle hayatlarına tekrar karışabiliyor" dedi. Bacakta değil, bedende hissedilen protez Osseointegrasyon protezlerinin getirdiği his avantajına da değinen Prof. Dr. Kara, "Bu yöntemle hastalar bir yıl içerisinde bastıkları zeminin kum, çakıl ya da düz olup olmadığını ayırt edebiliyor. Hislerin kemiğe iletildiği veriler sayesinde vücut o bacağı kendi uzvu gibi hissediyor. Bu da hastanın yürüyüşünü ve psikolojisini büyük ölçüde olumlu etkiliyor" dedi. Osseointegrasyon protezlerinin yapıldığı uzuvlar hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Kara, yöntemin uyluk, kaval kemiği, dizüstü ve dizaltı gibi bölgelerin yanı sıra üst kol amputasyonlarında da başarıyla uygulandığını aktardı. Sürdürülebilir ve dayanıklı protezler Kullanım süresi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Kara, "Bu protezlerde yalnızca dış parçalar zamanla değiştiriliyor. Suya dayanıklı modeller sayesinde hastalar denize bile girebiliyor. Günlük hayatlarına yakın bir yaşama dönüş mümkün oluyor" dedi. Prof. Dr. Kara, soket protezle hayatı kısıtlanan hastalar için osseointegrasyonun büyük bir şans olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Bize başvuran hastalar arasında sadece 10 dakika yürüyebilenler var. Bu kişiler için tek seçenek artık tekerlekli sandalye değil. Osseointegrasyon sayesinde yeniden işlerine, sosyal hayatlarına ve hayallerine dönebiliyorlar."
01 Haziran 2025 Pazar - 18:53
Gece açlığı çekenler dikkat
Gece uykusundan açlık hissiyle uyanmak sadece psikolojik değil, gizli bir metabolik hastalığın habercisi olabilir. Uzmanlar, bu durumun gizli hipoglisemi ve insülin direnci gibi ciddi sağlık sorunlarına işaret edebileceğini dile getirdi.
01 Haziran 2025 Pazar - 17:55
Bağımlılıkla mücadele eğitimi verildi
DÜZCE (İHA) – Düzce’de bağımlılıkla mücadele eğitimleri çerçevesinde Düzce Üniversitesi öğrencilerine farkındalık eğitimi verildi. Düzce İl Sağlık Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Düzce’de eğitimlerine devam ediyor. Bu çerçevede Düzce Üniversitesi Hukuk Topluluğu ve Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu işbirliğinde üniversite öğrencilerine yönelik bağımlılıkla mücadele eğitimi verildi. Bağımlılıkla mücadeleye yönelik farkındalık oluşturmak isteyen ekipler, "Farkındalık25" etkinliği ile öğrencilerin bağımlılıkta farkındalık oluşturmasını bekliyor.
01 Haziran 2025 Pazar - 15:16
Erzincan’da sigara bırakma polikliniği ücretsiz hizmet veriyor
Erzincan Toplum Sağlığı bünyesinde İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezinde hizmet veren sigara bırakma polikliniği ücretsiz hizmet veriyor. Sağlıklı Hayat Merkezi sigara bırakma polikliniğinden birçok vatandaş hizmet alarak uzman doktor takibinde sigarayı bırakıyorlar. "30 yıl sigara kullandım bir haftada bıraktım" Sağlıklı Hayat merkezine başvurarak sigarayı bıraktığını söyleyen Ferhat Özcan isimli vatandaş, "Yaklaşık 30 yıldan fazla süredir sigara içiyordum. Arkadaşlarımın önerisiyle polikliniğe geldim. 1 hafta gibi kısa sürede sigarayı bıraktım. Toplamda 7 aydır sigara içmiyorum. Sigarayı bırakarak büyük bir maddi kazancım da oldu. 7 ayda 30 bin TL birikimim oldu. Sağlıklı Hayat Merkezi sigara bırakma polikliniğini herkese tavsiye ediyorum" dedi. Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Uzman Dr. Elif Pala Gün ise, "Tütün ve tütün ürünleri kullanan ve bırakma kararı alan vatandaşlarımız polikliniğimize başvurduklarında ilk değerlendirmeleri yapılarak bağımlılık düzeylerine bağlı olarak tedavi şekilleri vatandaşlarımıza uygulanıyor. Polikliniğimizdeki tüm hizmetler tamamen ücretsiz. Bırakma sürecinde kişi ile birlikte takvimi belirliyoruz. Kişiye bu süreçte dikkat etmesi gereken davranış biçimleri anlatılıyor. Ayrıca Düzenli takipler yapılarak yüz yüze veya telefon görüşmeler sağlanıyor. Sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlarımızı Sağlıklı Hayat Merkezi sigara bırakma polikliniğimize bekliyoruz" diye konuştu.
01 Haziran 2025 Pazar - 14:44
Bisikletliler, farkındalık için pedal çevirdi
Türkiye genelinde eş zamanlı olarak düzenlenen 12. Yeşilay Bisiklet Turu ile bisikletli bireylerin trafikte varlığına dikkat çekildi. Sağlıklı yaşama dikkati çekmek amacıyla ülke genelinde eş zamanlı başlatılan "12. Geleneksel Yeşilay Bisiklet Turu" için Kızılay Meydanı’nda toplanan grup, buradan Ordu Caddesi, Ergenekon Bulvarı ile Halitpaşa Caddesi’ne kadar devam etti. Bisiklet turuna Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Veysel Yanık, İl Emniyet Müdürü Zafer Baybaba, Yeşilay Erzincan Şubesi Başkanı Sinan Aslan, kamu kurum müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder