SAĞLIK
Kadınlarda idrar kaçırmanın tedavi yöntemleri 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:39:01 Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda sık görülen idrar kaçırma sorununun nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Toplumda çoğu zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu ya da doğum sonrası normal bir durum olarak görülen idrar kaçırma, kadınların sosyal yaşamını ve psikolojik durumunu olumsuz etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Utanma duygusu nedeniyle çoğu zaman gizlenen bu durumun, özgüven kaybından sosyal izolasyona kadar birçok soruna yol açabildiği belirtiliyor. Antalya Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı İbrahim Uğraş Toktaş, kadınlarda idrar kaçırmanın nedenleri, türleri ve tedavi yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. "Sosyal hayatı esir alabiliyor" İdrar kaçırmanın yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olmadığını belirten Toktaş, kadınların uzun yolculuklardan kaçınmasına, sosyal ortamlara girememesine, hatta gülmekten ve hapşırmaktan çekinmesine neden olabildiğini ifade etti. Yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bu durumun kontrol altına alınabildiğini ve uygun tedaviyle tamamen iyileşmenin mümkün olabileceğini söyledi. "Üç temel tipte görülüyor" İdrar kaçırmanın üç temel tipte görüldüğünü belirten Toktaş, "Stres tipi idrar kaçırma; öksürme, hapşırma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda ortaya çıkmaktadır. Sıkışma tipi ise aniden gelen ve durdurulamayan tuvalet ihtiyacı ile gelişmektedir. Karışık yani mikst tipte ise her iki durum aynı anda görülmektedir" dedi. Pelvik taban kaslarının zayıflaması, zorlu doğum öyküsü, menopozla birlikte gelişen hormonal değişimler, obezite, kronik kabızlık ve diyabet gibi durumların idrar kaçırmayı tetikleyen başlıca nedenler arasında yer aldığını aktardı. "Tedavide ilk adım yaşam tarzı değişikliği" Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını ifade eden Toktaş, ilk aşamada cerrahi dışı yöntemlerin tercih edildiğini belirtti. Toktaş, "Doğru uygulanan pelvik taban egzersizleri idrar sızıntısını belirgin şekilde azaltabilmektedir. Bunun yanında kilo verme, sigaranın bırakılması ve mesane eğitimi gibi yaşam tarzı düzenlemeleriyle yüksek başarı oranları elde edilmektedir. Menopoza bağlı sorunlarda ise lokal tedaviler semptomların hafiflemesine katkı sağlamaktadır" diye konuştu. "Cerrahi karar kişiye özel verilmelidir" Cerrahi tedavinin, diğer yöntemlerden yeterli sonuç alınamadığında gündeme geldiğini belirten Toktaş, "Cerrahi karar standart bir uygulama değildir. Hastanın yaşı, fiziksel özellikleri, şikayetlerinin düzeyi ve gelecekteki gebelik planları değerlendirilerek kişiye özel planlama yapılmalıdır. Özellikle stres tipi kaçırmalarda uygulanan askı operasyonları ve organ sarkmasının eşlik ettiği durumlarda tercih edilen onarıcı cerrahiler, detaylı klinik değerlendirme sonrasında belirlenmektedir" ifadelerini kullandı. Gelişen tıp teknolojileri sayesinde operasyonların çoğunlukla kapalı veya minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini kaydeden Toktaş, hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini ve sosyal yaşamlarını yeniden kazanabildiğini sözlerine ekledi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:19 Kağızman Devlet Hastanesi’nde sağlık hizmetleri masaya yatırıldı Kars’ta sağlık alanındaki çalışmalar ve vatandaşlara sunulan hizmetlerin geliştirilmesine yönelik temaslar sürüyor. Bu kapsamda Kağızman Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen ziyaret programında, bölgedeki sağlık yatırımları, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen hizmetler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Gerçekleştirilen ziyarete AK Parti Kars İl Koordinatörü Ferhat Dağ, İl Başkanı Muammer Sancar, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Nuri Kişli, İlçe Başkanı İbrahim Eyidoğan ile ilçe yönetim kurulu üyeleri katıldı. Heyet, Kağızman Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Harun Tecir, İdari ve Mali İşler Müdürü Fesih Altay, Müdür Yardımcısı Hikmet Aras ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Nurhayat Can tarafından karşılandı. Ziyarette hastanede yürütülen sağlık hizmetleri, hasta memnuniyetinin artırılmasına yönelik çalışmalar, sağlık personelinin sahadaki faaliyetleri ve ilçenin sağlık altyapısına ilişkin ihtiyaçlar ele alındı. Özellikle vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması, hastanedeki teknik donanım ve sağlık hizmet kalitesinin artırılması konusunda karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Heyet, sağlık çalışanlarının fedakar çalışmalarının toplum açısından büyük önem taşıdığını belirterek, Kağızman Devlet Hastanesi’nin ilçede önemli bir sağlık merkezi olarak hizmet verdiğini ifade etti. Hastane yönetimiyle yapılan görüşmede, sağlık alanındaki gelişmelerin yanı sıra gelecekte planlanan çalışmalar hakkında da değerlendirmeler yapıldı. Ziyaret sonunda misafirperverliklerinden dolayı Başhekim Op. Dr. Harun Tecir başta olmak üzere hastane yönetimine teşekkür edilirken, sağlık çalışanlarına görevlerinde başarı temennilerinde bulunuldu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:09 Başhekim Sarıkaya’dan, hipertansiyona karşı ‘sessiz katil’ uyarısı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, "sessiz katil" olarak bilinen hipertansiyonun belirti vermeden ilerlediğini belirterek, hastalığın ilk bulgusunun doğrudan kalp krizi veya beyin kanaması olabileceği uyarısında bulundu. Dünya genelinde ve Türkiye’de her üç yetişkinden birini etkileyen hipertansiyon, modern çağın en yaygın ancak en sinsi sağlık sorunlarından biri olarak kabul ediliyor. Uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve tüm damar sisteminde ağır tahribatlara yol açan bu hastalık, kontrol altına alınmadığında kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi hayati sonuçlara zemin hazırlıyor. Hipertansiyonun bu tehlikeli seyrine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl 17 Mayıs, "Dünya Hipertansiyon Günü" olarak kutlanıyor. İHA muhabirine konuşan Hastane Başhekimi ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, hipertansiyonun kan basıncının yüksek seyretmesi hali olduğunu belirtti. Hipertansiyonun hem dünyada hem de Türkiye’de oldukça sık görüldüğünü ifade eden Başhekim Sarıkaya, "Vatandaşlarımızın neredeyse yüzde 30’unu etkilemektedir. Hipertansiyon sessiz bir seyir gösterdiği için uzun vadede kalp, beyin, böbrek ve damar yapılarının olduğu her organı etkilemektedir. Kalp krizlerinin en sık nedeni olmasının yanı sıra; inmelerin, böbrek yetmezliklerinin ve atardamar hastalıklarının da en önemli nedenlerinin başında gelmektedir" dedi. "Diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım" Hastaların genellikle hipertansiyon hastası olduğunun farkında olmadığını dile getiren Sarıkaya, "Hastalığın ilk belirtileri doğrudan beyin kanaması, kalp krizi veya aort diseksiyonu dediğimiz damar çatlaması gibi ciddi durumlar olabilir. Böyle bir tabloyla karşılaşmamak için, özellikle ailesinde hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerin ve 40 yaşın üzerindeki bireylerin mutlaka belli aralıklarla tansiyon takibi yapması gerekmektedir. İleride tansiyon hastası olmak istemiyorsak, hastalık henüz ortaya çıkmadan bazı diyet ve egzersiz kurallarına dikkat etmemiz lazım. Özellikle tuz kullanımı, ülkemiz ve bölgemiz için vurgulanması gereken önemli bir sorun olarak görülmektedir. Tuzun azaltıldığı bir diyet, bizi hipertansiyona karşı korumaktadır" diye konuştu. "Hipertansiyonu ‘sessiz katil’ olarak adlandırıyoruz" Hipertansiyonun erken teşhis edilmesiyle tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ifade eden Sarıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Erken dönemde teşhis koyup ilaçlarla kontrol altına aldığınızda, hayati riskleri neredeyse yok denecek düzeye düşürebiliyorsunuz. Bu nedenle tansiyonumuzu ölçelim, kurallara uyalım, diyetimize dikkat edelim ve tedavimizi aksatmayalım. Hipertansiyonu, bu sessiz ve sinsi ilerleyişinden dolayı ‘sessiz katil’ olarak da adlandırıyoruz. 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü, her yıl tüm dünyada bu hastalığa dikkat çekmek ve erken tanıyı vurgulamak için kaydedilmektedir. Biz de tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı günde tansiyonlarını ölçmeye davet ediyoruz."
70 hastanın göz ameliyatı 42 ülkede canlı yayınlanacak
29 Mayıs 2025 Perşembe - 14:15 70 hastanın göz ameliyatı 42 ülkede canlı yayınlanacak Bilkent Şehir Hastanesi’nde düzenlenen ‘Canlı Cerrahi Sempozyumu’ kapsamında 4 günde 70 hastanın ameliyatı 42 ülkede canlı yayınlanacak. Türk Oftalmoloji Derneği’nin 9’uncu Canlı Cerrahi Sempozyumu, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi iş birliği ile bugün başladı. 1 Haziran’a kadar devam edecek sempozyuma 42 ülkeye yapılan canlı yayınlarda çevrim içi olarak bin, fiziki olarak ise bin olmak üzere yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Sempozyum çerçevesinde katarakt ve refraksiyon cerrahisi, kornea cerrahisi, şaşılık cerrahisi, vitreoretinal cerrahi, glokom cerrahisi, okuloplastik cerrahisi olmak üzere göz hastalıklarının 6 ana branşında gerçekleştirilecek ameliyatlar, aynı zamanda bilimsel eğitimi ve multidisipliner tartışmayı da bir araya getirecek. Her bir ameliyat yalnızca teknik yönleriyle değil, karar süreçleri ve klinik gerekçeleriyle de konferans salonunda interaktif olarak değerlendirilecek. "Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği mega projeleri bir eğitim üssü yapmak bizim görevimiz" Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, hastanede bulunan 15 göz ameliyathanesinde yapılan sempozyum gibi eğitim faaliyetlerine her zaman destek verdiklerini belirterek, "Hastanemizde şu anda 2 bin 800 asistanımız var. Uzmanlık eğitimi alıyorlar. Göz kliniğimizde de 60 asistanımız var. Uzmanlık eğitimi alarak Türkiye’nin değişik yerlerinde halkımıza hizmet etmek için görevlerini yerine getirecekler. Eğitim faaliyetlerine her zaman destek veriyoruz. Eğitim faaliyetlerimizi daha da geliştirmek için Sağlık Bakanlığımız her zaman bizim arkamızda. Biz de yaklaşık 700 eğitim görevlisi hocamızla Türkiye’ye hizmet edecek uzmanlar yetiştirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği mega projeleri bir eğitim üssü yapmak da bizim görevimiz" diye konuştu. "Dünyada bir ilki gerçekleştiriyoruz" Bu sempozyumun dünyada eşi benzeri olmadığına değinen Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Dr. Huban Atilla ise, "Farklı dallarda 4 gün süren bir Canlı Cerrahi Sempozyumu göz hastalıkları alanında yok. O yüzden dünyada da bir ilki gerçekleştiriyoruz. Katılım sayılarımız her yıl artmakta. Bu yıl ülkemizdeki katılımcı sayısı bin 100’ü geçti. Çevrim içi olarak yurt dışındaki izleyicilere de aktarım yapıyoruz. Gurur verici bir durum bizim açımızdan" açıklamasında bulundu. Göz için önemli denilebilecek bir yaş grubu olmadığını söyleyen Atilla, bunun her yaşta çok önem taşıdığını ve 1 haftalık bebekten 70 yaşındaki hastaya kadar geniş bir yaş aralığını ameliyat ettiklerini vurguladı. "42 ülkeden bin katılımcıya çevrim içi yayın yapıyoruz" Prof. Dr. Özlem Evren Kemer ise 15 göz ameliyathanesinde günde yaklaşık 120-150 arasında ameliyat yapıldığını vurguladı. Kemer, Canlı Cerrahi Sempozyumu kapsamında yayını ulaştırabilmek adına 4 ameliyathaneden yayın yapıldığını açıkladı. 70 vakanın ameliyat edileceğini de söyleyen Kemer, sözlerine şöyle devam etti: "6 branşın tamamı sırayla burada cerrahilerini sergileyecekler. Yapılacak olan cerrahiler genellikle standart dışında yüksek teknoloji gerektiren cerrahiler. Örneğin kornea birimi için ileri kök hücre nakilleri yapılacak, keratokonusta geldiğimiz son noktalardan örnekler gösterilecek. Böylelikle üstün cerrahi bilgi, tecrübe ve teknolojinin varlığında hekimlerimize eğitim fırsatı verilecek. Eş zamanlı olarak uluslararası yayın olduğu için şu anda öğrendiğimiz kadarıyla 42 ülkeden bin kadar katılımcı bizi İngilizce olarak çevrim içi izliyor. Bunu ülkemizin geldiği noktada cerrahimizin üstünlüğü, Türk hekimlerinin yaptığı başarılı ameliyatların yurt dışına aktarılması ve onların da eğitimi açısından son derece kıymetli görüyoruz."
Malatya’da "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" etkinliği
29 Mayıs 2025 Perşembe - 13:55 Malatya’da "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" etkinliği Malatya Valiliği himayelerinde, İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" etkinliği Niyazi Mısri İlkokulu bahçesinde gerçekleştirildi. Etkinliğe il protokolü, okul yöneticileri, öğretmenler, veliler ve öğrenciler katıldı. Etkinlik kapsamında öğrencilere sağlıklı yaşam bilincini kazandırmak amacıyla çeşitli eğitimler verildi. Sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite alışkanlıklarının teşvik edilmesi, ekran bağımlılığının azaltılması ve obeziteyle mücadele gibi konularda farkındalık çalışmaları yapıldı. Ayrıca çocuklara temel ilk yardım bilgileri de aktarıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kızılay Malatya Şube Başkanı Sadi Ergül, söz konusu programın İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlikler dizisinin bir parçası olduğunu belirterek, "Bu etkinliklerimiz sürecek. Başta Sayın Valimiz olmak üzere İl Sağlık Müdürlüğümüze ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüze verdikleri destek için teşekkür ediyorum" dedi. Malatya İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Cezmi Karaca ise konuşmasında, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek "Sağlığın kıymetini hasta olmadan bilmek gerekir. Bu doğrultuda Bakanlığımız, çocukluk çağından itibaren sağlık bilincinin geliştirilmesi ve sağlık okuryazarlığının artırılması hedefiyle bu tür projelere büyük önem veriyor. Okullar kapanmadan bu etkinliği gerçekleştirdik ancak benzeri faaliyetlerimiz devam edecek. Hedefimiz, anaokulundan 4. sınıfa kadar ulaşabildiğimiz tüm öğrencileri bu eğitimlerle buluşturmak" ifadelerini kullandı İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır da etkinliğin çocukların gelişimi açısından önem taşıdığını kaydederek, "Sağlıklı çocuk, sağlıklı gelecek anlayışıyla düzenlediğimiz bu anlamlı program, çocuklarımızın fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimini desteklemek, okul sağlığı hizmetlerini güçlendirmek ve toplum sağlığında kalıcı bir bilinç oluşturmak adına büyük bir adımdır. Sağlık okuryazarlığı, çocuk yaşta kazandırılması gereken hayati bir beceridir. Çünkü sağlıklı çocuklar, sağlıklı toplumun; sağlıklı toplum ise güçlü bir geleceğin temelidir" diye konuştu
Dr. Haydar Yöndem: "Deri kanseri, vücudumuzda en yaygın olarak görülen kanser türüdür"
29 Mayıs 2025 Perşembe - 13:54 Dr. Haydar Yöndem: "Deri kanseri, vücudumuzda en yaygın olarak görülen kanser türüdür" Deri kanserinin vücutta en yaygın olarak görülen kanser türü olduğunu belirten Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Haydar Yöndem, "Her kanser türünde olduğu gibi deri kanserinde de erken teşhis hayat kurtarır" dedi. Tunceli Devlet Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Haydar Yöndem, Cilt Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle açıklamalarda bulundu. Dr. Haydar Yöndem, "Deri kanseri, vücudumuzda en yaygın olarak görülen kanser türüdür. Her kanser türünde olduğu gibi deri kanserinde de erken teşhis hayat kurtarır. Eğer güneş gören göz etrafları, buran, ağız gibi güneşe daha fazla maruz kalan bölgelerimizde zamanla açılıp kapanan yaralarımız varsa veya açılan yaralarımız tedaviye rağmen kapanmıyor, büyüme gösteriyorsa, üzerinde kabuklanma, kanama ve akıntı gibi bulgular buna eşlik ediyorsa mutlaka bir uzman hekime görünmek gerekiyor. Uzun süredir var olan ve şikayet vermeyen, hep aynı seyreden yaralarınız için endişe etmenize gerek yok. Vücuttaki bir yarada değişim söz konusu ise bunu kontrol ettirmekte fayda vardır" diye konuştu. Cilt kanserinde en yüksek faktörün güneş ışınları olduğunu aktaran Yöndem, "Açık tenli olmak, açık göz rengine sahip olmak, çok sayıda çil ve bene sahip olmak daha önceden kendinizin ya da ailenizden birinin deri kanseri geçirmiş olması, doğuştan büyük benlere sahip olmak ve bağışıklık sisteminin baskılanması cilt kanseri riskini artırır. Güneşin etkilerinden korunmak için zorunlu olmadıkça saat 10 ile 14.00 saatleri arasında dışarı çıkılmaması gerekiyor. Eğer zorunluluk varsa güneş gözlüğü kullanmak, güneş kremleri kullanmak yararlı olur. Küçük çocukların uzun süre güneş maruziyetinde ciltlerine uygun güneş kremleri kullanılmalı. Yine kendi kendine ben muayenesi yapmak son derece önemli. Bunu bol ışıklı bir odada bir el aynası bir de boy aynasıyla tepeden tırnağa; saçlı deriden ayak tırnağına kadar ayda bir ben muayenesi yapılmalı. Kendimizin göremeyeceği bölgedeki benlerimiz için bir yakınımızdan yardım alabiliriz. Bu kontrolde eğer ki benlerde simetri değişimi, sınır ve boyutlarda değişim, üzerinde yara açılması, kanama görürseniz mutlaka bir uzman hekime muayene olunuz" dedi.
Sigarayı bırakana sertifika verildi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 12:56 Sigarayı bırakana sertifika verildi Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, toplumdaki bireyleri tütün kullanımının zararlarından korumak hedefiyle başlattığı "Sigarayı Bırak, Hayatını Değiştir" kampanyasına destek veren kamu kurumlarına teşekkür belgesi verilirken, sigarayı bırakan kamu çalışanlarına ise başarı belgeleri takdim etti. Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Türkiye’nin sağlık alanında son yıllarda çok önemli gelişmelerin yaşandığını belirtti. 50-60 sene öncesinde sigara şirketlerinin de reklamları ve teşvikleri ile gitgide sigara içmeye özendirilen bir ortam oluşturduğunu hatırlatan Doğan, "O dönemlerde restoranlarda, otobüslerde, uçaklarda, kamu kurumlarında her yerde sigara içiliyordu. İçmeyen insanlar için bu çok rahatsız edici bir durumdu. Sayın Cumhurbaşkanımızın da önderliğinde son yıllarda sigarayla mücadele edilmesi için bir ortam oluşturuldu. Bu çerçevede sigara ile mücadele edilmesi konusunda devletimizin almış olduğu bu kararlar son derece etkili oldu. Bu sayede birçok nokta tütünsüz hava sahasının olduğu noktalar oldu. Sağlık çalışanlarımızın da yaptığı bu çalışmalar neticesinde kamu kurumlarında sigarayı bırakan personel arkadaşlarımızı bir kez daha tebrik ediyorum, sigarayı bırakanların sayısının artarak devam etmesini diliyorum" şeklinde konuştu. Sigaranın içerisinde yer alan maddeler sebebiyle bağımlılık yapıcılığının çok yüksek olduğunun altını çizen Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin ise, "Bilindiği üzere tütün kullanımı, çok yaygın bir bağımlılık çeşidi olmasının yanı sıra, tütün ve tütün ürünü dumanında bulunan maddelerin insan sağlığı üzerine yaptığı olumsuz etkileri nedeniyle dünyanın ve ülkemizin en önemli ve önlenebilir halk sağlığı sorunlarından biridir. Doğrudan tütün kullanımının getirdiği zararların yanında, Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyondan fazla kişi, tütün ürünü kullandığı için değil, tütün ürünü dumanına maruz kaldığı için hayatını kaybetmektedir" dedi. Günümüzde sigara bırakmada etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış tedavi seçenekleri mevcut olduğunu ifade eden Çetin, "Tüm sigara içenler sigarayı bırakma konusunda yardım almak için, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattını kullanabilir veya sigara bırakma polikliniklerine başvurabilirler. İlimizde 16 adet Sigara Bırakma Polikliniği mevcut olup burada tedavi olmak isteyen vatandaşımıza hekimlerimiz tarafından ilaç reçete edilmektedir. Tüm vatandaşlarımızı bu merkezlerden ücretsiz faydalanmaları için bekliyoruz" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Uludağ Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ’ın "Tütün ve Tütün Ürünleri ile Mücadelede Güncel Yaklaşımlar" konulu konferansıyla devam etti. Ardından ise sigara bırakma kampanyası çerçevesinde kampanyaya destek veren 11 kamu kurumuna teşekkür belgesi verilirken, kampanya kapsamında sigarayı bırakan 21 çalışana ise başarı belgeleri takdim edildi.
Yaza sağlıklı bir cilt ile girmek için 9 pratik öneri
29 Mayıs 2025 Perşembe - 12:51 Yaza sağlıklı bir cilt ile girmek için 9 pratik öneri Yaz aylarında cildin en büyük düşmanının, yoğun güneş ışınları olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt, "Güneşin zararlı UV ışınları, ciltte erken yaşlanmaya, lekelenmelere ve hatta cilt kanserine yol açabilir" dedi. Yaz ayları, beraberinde keyifli zamanları getirirken, cildimiz için bazı riskler de barındırıyor. Güneş ışınlarının etkisiyle artan ultraviyole (UV) maruziyeti, sıcak hava, terleme ve çevresel kirlilik cilt sağlığımızı tehdit edebiliyor. Yaz aylarında cilt bakımına biraz daha fazla özen göstermek gerektiğini söyleyen Medline Adana Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt, bunun için kolay uygulayabilecek, pratik ve etkili önerilerde bulundu. Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt, yaza sağlıklı bir cilt ile girmek için 9 öneriyi şu şekilde sıraladı: 1. Güneş koruyucu kullanmadan dışarı çıkmayın Yaz aylarında cildin en büyük düşmanı, yoğun güneş ışınlarıdır. Güneşin zararlı UV ışınları, ciltte erken yaşlanmaya, lekelenmelere ve hatta cilt kanserine yol açabilir. Bu nedenle dışarı çıkmadan 15-20 dakika önce, en az 30 SPF içeren bir güneş koruyucu sürmek çok önemlidir. Koruyucunun her 2-3 saatte bir yenilenmesi gerektiğini de unutmamak gerekir. 2. Cilt temizliğini ihmal etmeyin Ter, makyaj ve dış ortam şartları cilt gözeneklerini tıkayarak siyah nokta ve sivilceye neden olur. Bu yüzden sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez cildi uygun bir temizleyiciyle yıkamak gerekir. Cilt tipinize uygun, alkol içermeyen ve nemlendirici özellikte bir temizleyici tercih etmeniz en doğrusudur. 3. Nemlendirici krem kullanın Yaz aylarında çoğu kişi, sıcak nedeniyle nemlendirici kullanmayı bırakır. Ancak cilt, yazın da neme ihtiyaç duyar. Hafif, su bazlı ve yağsız nemlendiriciler tercih ederek cildinizi nemli tutulabilirsiniz. Özellikle güneşe maruz kaldıktan sonra aloe vera içeren nemlendiriciler cildi yatıştırır ve ferahlatır. 4. Güneş sonrası bakımı unutmayın Güneşte uzun süre kalmak cildi kurutur ve tahriş eder. Bu nedenle güneş sonrası bakım oldukça önemlidir. Duş sonrası nemlendirici losyonlar ve serinletici jeller kullanmak cildin toparlanmasına yardımcı olur. 5. Beslenmenize dikkat edin Cilt sağlığı sadece dışarıdan uygulamalarla korunmaz; içeriden de desteklenmesi gerekir. Yaz aylarında bol sebze ve meyve tüketmek, cilde gerekli vitamin ve antioksidan desteğini sağlar. Özellikle havuç, domates, salatalık, karpuz gibi su oranı yüksek besinler cilt dostudur. Cips, çikolata, gazlı içecekler gibi işlenmiş gıdalardan ise uzak durun. 6. Açık renkli ve pamuklu giysiler giyinin Giyilen kıyafetler de cilt sağlığını etkiler. Yazın açık renkli, bol ve pamuklu giysileri tercih edin. Sentetik kumaşlar teri emmez ve ciltte tahrişe sebep olabilir. Ayrıca şapka ve güneş gözlüğü kullanmak da hem cilt hem de göz sağlığı için faydalıdır. 7. Makyajı azaltın Yaz aylarında ağır makyaj yapmak cildin hava almasını engeller. Bunun yerine hafif BB kremler, renkli nemlendiriciler ya da sadece güneş kremi kullanmak daha sağlıklıdır. Geceleri ise mutlaka makyaj temizlenmeli ve cilt dinlendirilmelidir. 8. Bol su tüketin Yüksek sıcaklıklarla birlikte vücuttan terleme yoluyla su kaybı artar. Bu durum cildin kurumasına, matlaşmasına ve elastikiyetini yitirmesine neden olur. Günde en az iki-iki buçuk litre su içmek, cildin nemli ve sağlıklı kalmasını sağlar. Ayrıca su, toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olarak sivilce oluşumunu da engeller. 9. Uyku hijyenine özen gösterin Cilt sağlığını korumanın bir diğer yolu da kaliteli uykudan geçer. Uyku sırasında cilt kendini yeniler. Bu nedenle günde 7-8 saat uyumaya özen göstermek gerekir. Ayrıca stres, hormonları etkileyerek ciltte sivilce ve kızarıklıklara neden olabilir. Stresi azaltmak için yürüyüş, meditasyon veya hobilerden faydalanabilirsiniz."
‘İntiharlar her yıl 108 milyon kişiyi etkiliyor’
29 Mayıs 2025 Perşembe - 12:51 ‘İntiharlar her yıl 108 milyon kişiyi etkiliyor’ Dünyada her yıl 1 milyon kişinin intihar nedeniyle hayatını kaybettiğini dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Çevik, "Her bir intihar, yaklaşık 135 kişinin bu durumdan yoğun bir şekilde etkilenmesine neden olmaktadır. Bu, tüm dünyada her yıl intihar davranışı ile derinden etkilenen 108 milyon insana denk gelmektedir. Oysa nazik bir söz söylemek ve yargılamadan dinlemek; fark sağlayarak o kişinin hayatını kurtarmanıza vesile olabilir" dedi. Liv Hospital Samsun Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Mehmet Çevik, bilgilendirmelerde bulundu. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), Uluslararası İntiharı Önleme Derneği’nin bir girişimi olarak 2003 yılında dünyada intihar olgusu konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla 10 Eylül tarihini Dünya İntiharı Önleme Günü olarak ilan ettiğini vurgulayan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Çevik, "DSÖ verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık bir milyon kişi intihar nedeniyle ölmektedir. Bu değer kabaca her 40 saniyede 1 ölüm demektir" ifadelerini kullandı. "Kaybedilen her hayat onlarca kişinin yakınını temsil ediyor" Her 25 intihar girişiminden 1’inin ölümle sonuçlandığını, bundan çok daha fazla kişinin de intiharla ilgili ciddi düşünceleri olabildiğini işaret eden Uzm. Dr. Çevik, "Kaybedilen her hayat birinin eşini, çocuğunu, ebeveynini, arkadaşını veya meslektaşını temsil etmektedir. Her bir intihar yaklaşık 135 kişinin bu durumdan yoğun bir şekilde etkilenmesine neden olmaktadır. Bu, tüm dünyada her yıl intihar davranışı ile derinden etkilenen 108 milyon insana denk gelmektedir" diye konuştu. "İntiharı önlemek büyük oranda mümkündür" Toplumun bir üyesi olarak, çocuk olarak, ebeveyn olarak, arkadaş olarak, meslektaş olarak veya komşu olarak kişilerin hayatında bir fark oluşturmanın mümkün olduğunu işaret eden Uzm. Dr. Çevik, şu önerilerde bulundu: "İntihar davranışını önlemek için her gün yapabileceğiniz birçok şey var. Örneğin, her fırsatta konuyla ilgili farkındalığı artırabilir, intihar nedenleri ve intihar amaçlı uyarı işaretleri hakkında kendinizi ve başkalarını eğitebilir, çevrenizde sıkıntı yaşayanlara şefkat gösterebilir, yine kendi çevrenizdeki kişilerin intihar, intihar davranışı ve ruhsal sağlık sorunları ile ilgili ön yargılarını onlara fark ettirebilirsiniz." "İntiharın önlenmesinde kilit oyuncu olabilirsiniz" "Eğer bir kişinin intihar düşüncesi olduğuna inanıyorsanız bunu kişiyle konuşmaktan korkmayın" diyen Uzm. Dr. Çevik, "Kişiyi yargılamadan, sevecen ve basit bir biçimde kendine zarar verme düşüncesi olup olmadığını sorun. İntihar girişiminde bulunmuş kişiler genellikle ölmek istemediklerini, bunun yerine birinin kendilerine müdahalede bulunup onları durdurmasını istediklerini belirtirler. Çoğu, umutsuzluklarını hisseden ve onlara iyi olup olmadığını soran birilerini aradığını söyler. Nazik bir söz söylemek ve yargılamadan dinlemek fark sağlayarak o kişinin hayatını kurtarmanıza vesile olabilir" şeklinde konuştu.
Kalbi duran iki vatandaş Lokman Hekim’de yapılan başarılı ameliyatla tekrar hayata döndürüldü
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:54 Kalbi duran iki vatandaş Lokman Hekim’de yapılan başarılı ameliyatla tekrar hayata döndürüldü Van’da kalp krizi nedeniyle kalbi duran iki vatandaş, Lokman Hekim Van Hastanesinde yapılan başarılı ameliyatla hayata tekrar döndürüldü. Van’da ikamet eden Halil Zent (52) isimli vatandaş, göğüs ağrısıyla Lokman Hekim Van Hastanesine başvurdu. Burada yapılan eko sonucunda kalp krizi tespit edildi. Anjiyoya götürüldüğü sırada kalbi duran Halil Zent’e yaklaşık 10 dakika kalp masajı yapıldı. Kalp masajı ile birlikte tıkalı olan ana damarına stant takılan Zent, yaklaşık 45 dakika sonra hayata döndürüldü. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Lokman Hekim Van Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suhaib Abu Saif, "Hasta bize göğüs ağrısıyla geldi. İlk olarak çekilen EKG’de kalp krizi saptanmadı. Ancak hastanın göğüs ağrısının devam etmesi nedeniyle yapılan eko sonucunda kalp krizi tespit edildi. Anjiyoya çıkarıldığı sırada hastanın kalbi durdu. Yaklaşık 10 dakika boyunca kalp masajı yapmamıza rağmen kalbi dönmedi. Anladık ki damarı açılamazsa hiç dönmeyecektir. Kalp masajı yapılırken işleme aldık. Ana damarının tıkalı olduğunu tespit ettik. Hemen oraya bir stent taktık. Takıldıktan sonra 35 dakika spiara devam edildi. Yaklaşık 45 dakika spiar sonrası hasta hayata döndürüldü. Yoğun bakımda iki hafta kaldıktan sonra uyandı. Şu an genel durumu iyi ve servise alındı. Bu hastamızın şansı hastane içerisindeydi. Eğer hastane dışında olsaydı, çok ağır bir beyin hasarı gelişebilirdi. Yani göğüs ağrısı olur olmaz hemen hastaneye başvurduğu için bu hasta çok şanslı sayılır. Bu nedenle göğüs ağrısı çekenlerin hemen acil servise başvurması gerekir" dedi. Remzi Akkuş (35) isimli hastanın ise hastane dışında kalp krizine bağlı kalp durması yaşadığını aktaran Dr. Suhaib Abu Saif, "Remzi Bey hastaneye getirildikten sonra 35 dakika kalp masajı yapıldı. Kalbin spontane ritmi sağlandıktan sonra anjiyoya aldık. En önemli damarına stant taktık. Bu durum hastane dışında olduğu için beyin hasarı olma ihtimali çok yüksekti. O yüzden soğutmaya aldık. Özel cihazlı vücut ısısını 38 dereceden 31 dereceye çektik. Böylece hem kalp fonksiyonları hem de beyin fonksiyonları ile beyin hücrelerini koruduk. Yaklaşık 36 saat sonra soğutma cihazı ile soğuttuktan sonra hastayı uyandırdık. Çok şükür hastanın çekilen beyin MR’ında hiçbir hasar gelişmeden taburcu ettik. Şu anda normal yaşamını devam ettiriyor" diye konuştu. İkinci kez hayata dönmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten hastalar ise Dr. Suhaib Abu Saif ve hastane yönetimine teşekkür ettiler.
İEU Medical Point Hastanesi, üçüncü kez "Türkiye’nin En İyi İşverenleri" arasında yer aldı
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:43 İEU Medical Point Hastanesi, üçüncü kez "Türkiye’nin En İyi İşverenleri" arasında yer aldı İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, insan odaklı yönetim anlayışı, güçlü kurum kültürü ve "7S" ilkeleriyle şekillenen yaklaşımı sayesinde Great Place to Work Enstitüsü tarafından açıklanan "Türkiye’nin En İyi İşverenleri 2025" listesinde bu yıl da yer aldı. Binin üzerinde çalışanı bulunan şirketler kategorisinde Türkiye genelinde yedinci sıraya yerleşen Medical Point Hastanesi, söz konusu listeye art arda üçüncü kez girerek önemli bir başarıya imza attı. Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba tarafından yapılan açıklamada, "7S ile büyüyen kurum kültürü ’Türkiye’nin En İyi İşverenleri’ listesinde 7.’liği getirdi. Sevgi, Saygı, Sabır, Sır, Samimiyet, Sadakat ve Sürdürülebilirlik ilkeleriyle şekillenen iş yeri anlayışı, yalnızca hasta memnuniyetini değil, çalışan bağlılığını da en üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Great Place to Work Enstitüsü’nün iş yeri kültürü ve çalışan deneyimi üzerine gerçekleştirdiği değerlendirme sonucunda belirlenen listede yer almak, hastanemizin sürdürülebilir ve güven veren kurum kültürünü ortaya koyarken; çalışanlarımızın gelişimini önceliklendiren uygulamalarımızın ve 7S ilkelerine dayalı çalışma anlayışımızın da bir yansıması olarak değerlendiriliyor." denildi. Çalışan deneyimini odağına alan yönetim modeli, yenilikçi insan kaynakları uygulamaları ve yüksek bağlılık yaratan ekip çalışmasıyla öne çıkan İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, hasta ve çalışan memnuniyetini birlikte yükselten yapısıyla dikkat çekiyor.
Tavas Belediyesinin ücretsiz diyetisyen desteği memnuniyet oluşturdu
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:29 Tavas Belediyesinin ücretsiz diyetisyen desteği memnuniyet oluşturdu Tavas Belediyesi tarafından sağlıklı toplum oluşturmak açıyla hizmet vermeye başlayan ücretsiz diyetisyen desteği Tavaslı vatandaşlardan takdir topluyor. Tavas Belediyesi vatandaşların sağlıklı kilo alma, kilo verme, hastalıklarda beslenme, gebelik dönemi beslenmesi ve çocukluk çağı beslenmesi gibi birçok alanda destek olması amacıyla başlattığı ücretsiz diyetisyen desteği yoğu ilgi görüyor. Verilen hizmet için yapılan anketlerde diyetisyen hizmeti övgüler alıyor. Yapılan anketlerde, daha önce bu tür hizmetin verilmediğini ve sağlıklı yaşam için sunulan hizmetin büyük destek olduğunu ifade eden vatandaşlar, Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık’a ve Diyetisyen Ayşegül Atlıoğlu’na övgü dolu mektuplar yazıldı. Vatandaşların övgü dolu mesajlarını sosyal medyada paylaşan Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Tavas Belediyesi olarak başlattığımız Ücretsiz Diyetisyen Danışmanlık Hizmetimiz, mahallelerimizde büyük ilgi görmeye devam ediyor. Bu kapsamda sürdürülen çalışmalar hakkında bilgi almak için, Diyetisyenimiz Ayşegül Atlıoğlu’nu ziyaret ettim. Bu hizmetten faydalanan vatandaşlarımızın el yazılarıyla ilettiği memnuniyet mesajlarını okumak bizleri hem gururlandırdı, hem de duygulandırdı. Gördüm ki hemşehrilerimiz bu hizmete sahip çıkıyor, sağlıklı yaşam için bilinçli adımlar atıyor. Tavas’ta her bir hemşehrimizin memnuniyeti için çalışmaya, onların hayatına dokunan projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Vatandaşlarımızı bu duyarlılıklarından ötürü yürekten tebrik ediyorum. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma ve Diyetisyenimiz Ayşegül Atlıoğlu’na teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Talas Belediyesi’nden biyosidal eğitimine uzman desteği
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:28 Talas Belediyesi’nden biyosidal eğitimine uzman desteği Talas Belediyesi, halk sağlığına yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından 26-28 Mayıs 2025 tarihleri arasında düzenlenen Biyosidal Ürün Uygulayıcı Eğitimi Sertifika Programına, Talas Belediyesi, Veteriner İşleri Müdürlüğü uzman ekipleriyle katkı sundu. Programın son günü gerçekleştirilen uygulama eğitimi, belediyenin deneyimli personeli tarafından sahadaki bilgi birikimiyle desteklenerek verimli bir şekilde tamamlandı. Biyosidal ürünler, haşere, kemirgen ve mikroorganizmalar gibi zararlı canlılarla mücadelede kullanılan, halk sağlığını korumaya yönelik kimyasal maddelerdir. Özellikle yerel yönetimlerin çevre ve halk sağlığı alanındaki uygulamalarında bu ürünlerin doğru kullanımı büyük önem taşır. Bu nedenle, söz konusu eğitim programı belediye personelinin bilinçlenmesine ve teknik donanımının artmasına önemli katkı sağladı. Talas Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, Geriatri Hastanesi Toplantı Salonunda düzenlenen uygulamalı eğitim kapsamında biyosidal ürünlerde kullanılan cihazlarla araçların tanıtımını yaptı, uygulama tekniklerini anlattı ve sahadan elde ettikleri tecrübeleri katılımcılarla paylaştı. Eğitim boyunca gösterilen ilgi, Talas Belediyesi’nin sahadaki uzmanlığına duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu. Etkinlikle ilgili açıklamalarda bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, şunları söyledi: "Belediyemiz, halk sağlığını önceleyen projelere her zaman öncülük etmektedir. Biyosidal ürünlerin etkili ve güvenli kullanımı konusunda edindiğimiz bilgi birikimini, bu eğitim programında paylaşmak bizim için büyük bir sorumluluk ve gurur kaynağıdır. İl Sağlık Müdürlüğümüzle uyum içinde yürütülen bu tür iş birlikleri hem personel gelişimini destekliyor hem de ilçemizin yaşam kalitesini artırıyor. Eğitime katkı sunan tüm ekip arkadaşlarıma ve katılımcılara teşekkür ediyorum." Talas Belediyesi, çevre ve halk sağlığı alanındaki teknik kapasitesi ve uzman kadrosuyla benzer projelere destek vermeye ve şehir genelinde bilinçli uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sunmaya devam edecek.
Başkan Büyükkılıç’tan Alzheimer’a özel sağlık yatırımı: İnşaatta son aşamaya gelindi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 11:22 Başkan Büyükkılıç’tan Alzheimer’a özel sağlık yatırımı: İnşaatta son aşamaya gelindi Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile hayırsever iş birliğindeki önemli ve anlamlı sağlık yatırımı olan Naciye-Ramazan Büyükkılıç ve Kızları Alzheimer Gündüz Bakım Evi’nin kaba inşaatı tamamlandı. Hızla süren çalışmalarda inşaatın yakın zamanda tamamlanacağı ifade edildi. Belediye ve hayırsever iş birliğinde birbirinden güzel, önemli ve anlamlı projeleri hayata geçiren Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, toplumda hızla artış gösteren ve gerek hastaların kendilerinin gerekse yakınlarının büyük zorluk yaşadığı Alzheimer konusunda imzalanan protokol ile yapımına hızla başlanan Naciye-Ramazan Büyükkılıç ve Kızları Alzheimer Gündüz Bakım Evi’nin inşasını sürdürüyor. 3 bin metrekarelik alanda süren inşa çalışmaları, yakın zamanda tamamlanacak Naciye-Ramazan Büyükkılıç ve Kızları Alzheimer Gündüz Bakım Evi hakkında bilgiler aktaran Etüt Projeler Daire Başkanı Murat Baltacı, 3 bin metrekarelik alanda inşaat çalışmalarının hızla sürdürüldüğünü dile getirerek, "Yapımız üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yaşam alanları, ana atölyeler, yemek salonları, çok amaçlı yedek atölyeler, mutfak, banyo, wc, mescit bulunmaktadır. Üst katta yönetim ofisi ve konferans salonu bulunmaktadır. Çok yakın zamanda da inşaatımızı bitirmeyi hedefliyoruz. Kaba inşaatımızı bitirmiş durumdayız. Çatı imalatlarımız devam ediyor, duvar imalatlarımız bitti. Elektrik-mekanik tesisatlarımıza devam ediyoruz. İnşallah hızlı bir şekilde sonuçlandırmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Toplumda önemli bir sosyal sorun haline gelen Alzheimer ile bu konuda inşa edilen merkez hakkında açıklamalarda bulunarak bilgiler veren Daire Başkanı Baltacı, söz konusu merkeze ilişkin, "Hastaların hem kendilerini rahat hissedecekleri hem de sosyal etkileşim ile aktivitelere katılabilecekleri çok yönlü bir yaşam alanı oluşturulması hedeflenmektedir" ifadelerinde bulundu. Yaşam kalitesinin artması, hastalığın ilerlemesinin engellenmesi ve farkındalık oluşması hedefleniyor Baltacı, merkeze yönelik yaptığı açıklamada, "Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın önderliğinde ve Naciye-Ramazan Büyükkılıç ve Kızları hayırseverliğinde yapımına başlanan ve belediyemizce projeye alınan bu merkez, hastalığı ileri seviyede olmayan hastalara gündüz bakım hizmeti sunarak yaşam kalitelerini arttırmayı ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı hedeflemektedir" diye konuştu. Baltacı, hasta yakınları için düzenlenecek eğitim, seminerler ve psikolojik danışmanlık hizmetleri ile hasta yakınlarına destek olunması, Alzheimer konusunda ise farkındalık oluşturulmasının hedeflendiğini de sözlerine ekledi.