Son Dakika
|
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Tepebaşı’nda para trafiği ortaya çıktı
Yüzlerce metrelik yamaçtan yuvarlandı, hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu
İBB iştirak şirketine operasyon: 57 gözaltı
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Van’da 4 metrelik karla mücadele
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Beşiktaş bu sezon yine hayal kırıklığı yaşadı
Susurluk’ta yolcu otobüsü devrildi: 25 yaralı
Süper Lig’e veda eden son takım Antalyaspor oldu
Trump: "İran için zaman daralıyor"
SAĞLIK
Bayramda en büyük risk yanlış beslenme ve hijyen hataları
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:08:37
Kurban Bayramı’nda bir anda artan kırmızı et tüketimi, göz ardı edilen hijyen kuralları ve acemi kasap kazaları, bayram sevincini acil servislerde sonlandırabiliyor. Toplumdaki bu risklere dikkat çekmek için "Bayramda Kurban Siz Olmayın" panelini düzenleyen Medipol Sağlık Grubu; kardiyolojiden acil tıbba, enfeksiyon hastalıklarından beslenmeye kadar birçok branştan uzmanı bir araya getirerek hastalıksız ve kazasız bir bayramın yol haritasını çıkardı. Kurban Bayramı’nın getirdiği yoğunluk, değişen beslenme alışkanlıkları ve gözden kaçan hijyen kuralları, sağlık açısından çeşitli riskleri beraberinde getirebiliyor. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen "Bayramda Kurban Siz Olmayın" panelinde, bayram sürecinin sağlıklı geçirilmesi tüm yönleriyle ele alındı. Moderatörlüğünü Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan’ın üstlendiği panelde; Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, Diyetisyen Ayşenur Karaca ve Acil Tıp Uzmanı Uzm. Dr. Sümeyra Acar Kurtuluş, merak edilen konulara ışık tuttu. Bayramda denge ve kontrol şart Kurban Bayramı’nda beslenme alışkanlıklarının her yıl yeniden gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan,"Bayramda nasıl beslenmemiz gerektiği, mide ve kalp sağlığımızı yormadan nasıl hareket edeceğimiz önemli. Porsiyon kontrolü, kurban kesim ve saklama süreçleri, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve bayram kazalarına karşı dikkatli olunması gerekiyor" dedi. Et tüketiminde acele etmeyin Bayramda et tüketiminin artmasına dikkat çeken Prof. Dr. Esin Korkut, "Kesilen et hemen tüketilmemeli, en az 12 saat dinlendirilmelidir. Etler mümkünse kısık ateşte ve kendi suyunda pişirilmeli, ekstra yağ eklenmemelidir. Aksi halde reflü gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Sıvı tüketiminin de artırılması ve gazlı içeceklerden uzak durulması gerekir. Porsiyon kontrolüne özellikle dikkat ederek, tatlı tercihlerinde sütlü ürünler daha sağlıklı olacaktır" ifadelerini kullandı. Hijyen kuralları hayat kurtarır Kurban Bayramı’nın enfeksiyon hastalıkları açısından riskli bir dönem olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Hüsrev Diktaş,"Kesimden tüketime kadar tüm süreç hijyen kurallarına uygun şekilde yürütülmelidir. El hijyeni, kullanılan bıçaklar, kesme tahtaları ve ortam temizliği büyük önem taşıyor. Etler buzdolabında dinlendirilmeli, güneş altında bırakılmamalı. Ayrıca iyi pişirilmeden tüketilmemeli ve çözülen et kesinlikle tekrar dondurulmamalıdır" uyarısında bulundu. Etin yanında sebze tüketimi önemli Diyetisyen Ayşenur Karaca ise bayram sofralarında dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, kırmızı etin doğru şekilde tüketilmesi gerektiğini söyledi. Karaca, "Et tüketimi kahvaltı yerine öğle öğününde tercih edilmelidir. Tabağın büyük kısmı sebze ve lifli gıdalardan oluşmalı, et porsiyonu ise yaklaşık 100-150 gram ile sınırlandırılmalıdır" dedi. Tam tahıllı gıdaların da beslenmeye eklenmesi gerektiğini belirten Karaca, tek yönlü beslenmeden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Acemi kasaplara dikkat Bayram sürecinde en sık karşılaşılan durumlardan birinin kesici alet yaralanmaları olduğunu belirten Uzm. Dr. Sümeyra Acar Kurtuluş, "Küçük kesilerde yara önce temiz suyla yıkanmalı, ardından temiz bir bezle basınç uygulanmalıdır. Halk arasında yaygın olan salça, kül ya da tütün sürme gibi uygulamalardan kesinlikle kaçınılmalıdır" dedi. Ciddi yaralanmalarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Dr. Kurtuluş, kırıklar ve iç kanama riskine karşı da dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:00
Dalaman Kargınkürü Mahallesi’ndeki içme suyu şebeke hattı yenilendi
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Dalaman Kargınkürü Mahallesi Kıryer Mevkiinde ekonomik ömrünü tamamlayan ve vatandaşların parsellerinden geçtiği için yaşanan arızalara müdahale güçlüğü yaşatan 2 bin metre uzunluğundaki içme suyu şebeke hattı yeniledi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, kullanım ömrünü tamamlamış olan eski içme suyu hatlarının modernleştirilerek vatandaşlara kesintisiz su sağlanmasına yönelik talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü projelerine Dalaman’da devam ediyor. Bu kapsamda Kargınkürü Mahallesi Kıryer mevkiinde, kullanım ömrünü tamamladığı için sık arızalara neden olan ve vatandaş parsellerinden geçtiği için arızalara müdahale zorluğu yaşatıp kesinti sürelerinin uzamasına yol açan 2 bin metre uzunluğundaki içme suyu hattını kamusal alana taşıyarak yeniledi. Tamamlanan yenileme projesi sayesinde kesintisiz içme suyu Dalaman ilçesi Kargınkürü Mahallesi Kıryer Mevkiinde, zamanla yıpranarak ekonomik ömrünü tamamlayan ve sık sık arızalara neden olan 2 bin metre uzunluğundaki içme suyu hattı yenilendi. Vatandaş parsellerinden geçen eski hat arıza durumlarında müdahaleyi zorlaştırarak hem iş gücü kaybına yol açıyordu hem de müdahale süresi uzadığı için kayıp-kaçak oranını artırıyordu. Bölgenin artan nüfusla birlikte eski ve yetersiz kalan hatlarda yaşanan arızalar daha sık hale gelirken, aynı zamanda yüksek kotta bulunan bölgelere su ulaştırılmasında zaman zaman aksamalara neden oluyordu. Yaşanan sıkıntıların giderilmesi amacıyla 2 bin metre uzunluğundaki hatlar vatandaşların arazilerinden çıkarılıp yol kenarına alındı. Bu sayede muhtemel arıza durumlarında hem arızanın tespiti daha hızlı hale getirildi hem de teknik personelin müdahalesinde bir zorluk söz konusu olmayacak. Aynı zamanda yenilenen şebeke hattının çapları da büyütülerek yüksek kotlara ulaştırılması için gerekli basınca dayanıklı hale getirilmiş oldu. İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Doğan Ayan, "Daha hızlı müdahale sağlayacağız" Değiştirilen içme suyu şebeke hattı sayesinde bölgede yaşanan sıkıntıların sona ereceğini söyleyen İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Doğan Ayan, "Dalaman ilçemiz Kargın Kırı Mahallesi Kariyer Mevkiimize vatandaşlarımız ve muhtarımızın talebi doğrultusunda vatandaş parsellerinden geçen şebeke hattımızı projelendirerek 2 kilometre kadastral yollara taşıdık. Bu sayede hem ekonomik ömrünü tamamlayan boruları yenilemiş olduk hem de vatandaş parsellerinden çıkararak buraları kadastral yollara alıp arızalara bu sayede daha hızlı müdahale sağlayacağız. Minimum arıza ve minimum su kesintisi doğrultusunda çalışmalarımıza devam etmekteyiz." diye belirtti. Kargınkürü Mahallesi Mahalle Muhtarı Vedat Dursun, "Ekipler hızlıca harekete geçti" MUSKİ Genel Müdürlüğü’ne taleplerine hızla yerine getirerek hatlarının yenilenmesiyle mutluluğunu vurgulayan Kargınkürü Mahallesi Mahalle Muhtarı Vedat Dursun, "Bizim Kıryer bölgesinde, ana hat üzerinde bir içme suyu hattımız vardı. Ancak bu hat tarla içinden geçtiği için ulaşımı zor bir güzergahtaydı ve arıza durumlarında müdahale etmek oldukça güç oluyordu. Özellikle yaz aylarında tarla içinde meydana gelen patlaklar geç fark edildiği için vatandaşlarımız uzun süre susuz kalabiliyordu. Bu durumu yetkililerimize ilettik. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın talimatlarıyla, MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül ve ilgili ekipler hızlıca harekete geçti ve hat yol güzergahına alındı. Önceden 60’lık olan hat, artan nüfus ihtiyacına uygun şekilde 110’luğa çıkarıldı. Yapılan bu çalışmanın en önemli faydası, arıza durumlarında artık çok daha hızlı müdahale edilebilecek olması. Ekipler hattın bulunduğu noktaya kolayca ulaşabilecek ve tarlaya girmeye gerek kalmadan yol üzerinden müdahale edilebilecek. Bu da hem zaman kazandıracak hem de vatandaşlarımızın mağduriyetini önleyecek. Başta Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras olmak üzere, MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e, bölge müdürümüz ve emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza köyümüz adına teşekkür ediyorum. Gerçekten çok memnunuz" dedi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:51
Medical Point’te robotlar iş başında
İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, teknolojiyi sağlık hizmetlerinin her alanında kullanmaya devam ediyor. Hastane bünyesinde kullanılmaya başlanan yeni nesil temizlik robotu, özellikle yoğun kullanım alanlarında hızlı ve etkin temizlik performansıyla dikkat çekiyor. Sabahın erken saatlerinde çalışmaya başlayan robot, lobi başta olmak üzere hastanenin ortak kullanım alanlarını kısa sürede temizleyerek hijyen standartlarının korunmasına katkı sağlıyor. Akıllı navigasyon sistemi sayesinde bulunduğu alanı analiz ederek hareket eden robot, düzenli ve sistematik bir temizlik süreci sunuyor. Kendi suyunu temizleme ve bakımını otomatik olarak gerçekleştirebilme özelliğine sahip olan sistem, operasyonel süreçlerde de kolaylık sağlıyor. Böylece hem zamandan tasarruf ediliyor hem de kesintisiz hijyen desteği sunuluyor.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:39
Elazığ’da hastaları mağdur eden ve SGK’yi zarara uğratan çete çökertildi
Elazığ’da hastaları mağdur ederken Sosyal Güvenlik Kurumu’nu da (SGK) zarara uğratan bir çete, Sağlık Bakanlığı ve emniyet güçlerinin ortak çalışmasıyla çökertildi. Elazığ’da hastaları mağdur edip SGK’yi zarara uğratan çeteye yönelik operasyon düzenlendi. Sağlık Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre; Elazığ’da faaliyet gösteren 2 Bakım Merkezinin ortak hareket ederek yoğun bakım endikasyonu bulunmayan hastaları usulsüz şekilde yoğun bakım hastası gibi gösterdiği ve bu yöntemle Sosyal Güvenlik Kurumundan haksız ödeme aldığı tespit edildi. Yürütülen adli soruşturma kapsamında ayrıca ruhsatsız olduğu belirtilen bir yoğun bakım ünitesinde birtakım bulgulara ulaşıldı. Soruşturma kapsamında eş zamanlı operasyon kapsamında çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Ayrıca edinilen bilgiye göre, operasyon sürecinin temelini ise Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) Koordinatörlüğünün aylar öncesinden gerçekleştirdiği veri analizleri oluşturdu. REDES tarafından Elazığ’daki özel hastaneler ve yaşlı bakım merkezlerinin ortak hareket ettiğine yönelik risk tespitlerini içeren analiz raporu 20 Haziran 2025 tarihinde hazırlandı. Söz konusu rapor üzerine 26 Haziran 2025 tarihinde Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca müfettiş görevlendirmesi yapıldı. Müfettiş incelemeleri devam ederken, Jandarma birimlerince yürütülen adli soruşturmaya destek amacıyla REDES Koordinatörlüğünden ek bilgi ve belge talep edildi. REDES tarafından hazırlanan kapsamlı veri setlerinin ilgili mercilere iletilmesiyle operasyonun teknik altyapısına önemli katkı sağlandığı belirtildi. Yetkililer, adli süreçte ortaya çıkan diğer hususların da idari yönden incelenmesi amacıyla müfettişe ek görev verildiğini, inceleme ve değerlendirme çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:09
Başhekim Sarıkaya’dan, hipertansiyona karşı ‘sessiz katil’ uyarısı
2
17 Mayıs 2026 Pazar- 11:12
Şifa dağıtırken kendi yaralarını sardı
3
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
4
17 Mayıs 2026 Pazar- 14:21
Sıdıka hemşire 25 yıldır hastalarına şefkatle yaklaşıyor
5
18 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:35
Şeker sanıp yuttu, pil olduğu filmde ortaya çıktı: "Ölüme kadar götürebiliyor"
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 11:01
Nazilli’de sağlık okuryazarlığı eğitimi veriliyor
Aydın’ın Nazilli ilçesinde vatandaşların sağlık okuryazarlığını artırmak ve yaşam kalitelerini yükseltmek amacıyla Nazilli Sağlıklı Hayat Merkezi’nde ’SAHA Sağlık Elçileri Akademi Eğitimleri’ başlatıldı. İlk etapta okul idarecilerine yönelik verilen eğitimlerle, toplumda sağlık bilincinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Nazilli Sağlıklı Hayat Merkezi, vatandaşların sağlık okuryazarlığı düzeyini artırmak, sağlık hizmetlerinden etkin yararlanmalarını sağlamak ve yaşam kalitelerini yükseltmek amacıyla çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen ’Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA)’ eğitimlerine ek olarak, ’SAHA Sağlık Elçileri Akademi Eğitimleri’ adı altında yeni bir eğitim programı başlatıldı. Eğitim programının ilk ayağında okul idarecileriyle bir araya gelinerek çeşitli konularda eğitimler verilmeye başlandı. Nazilli Sağlıklı Hayat Merkezi yetkilileri, toplum sağlığının güçlendirilmesi ve sağlık okuryazarlığının tabana yayılması için bu tür programların büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, eğitimlerin önümüzdeki aylarda farklı meslek gruplarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi planlandığını kaydetti.
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:46
Çocuklarda el, ayak, ağız hastalığına dikkat
Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, coxsackievirus 16 virüsünün yol açtığı el, ayak, ağız hastalığı daha çok genellikle 5 ila 7 yaş arası çocukları etkiliğini söyleyerek, "Dil, diş eti ya da yanakların iç kısmında kabarcık şeklinde çıkan lezyonların yanı sıra yüksek ateş, boğaz ağrısı ve iştah kaybı gibi belirtilerle kendini gösteren el ayak ağız hastalığı bulaşıcıdır" dedi. Koksaki virüs A16 ve enterovirüs 71 olarak adlandırılan iki virüsün bulaşmasıyla oluşan el ayak ağız hastalığı temas yoluyla bulaşmakta, en sık çocuklarda görülen bu hastalık aile bireylerine de bulaşabilir olmakta. Hastalık ve korunma yolları için bilgi veren Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, "El ayak ağız hastalığı, genellikle bebekler ve küçük çocuklar arasında yaygın görülen, ancak bazen yetişkinlerin de hasta veya taşıyıcı olduğu viral bir hastalıktır. Genellikle koksaki virüsü ve diğer enterovirüslersebep olur. Hastalık, bağışıklık sistemi düşük olan çocuklarda daha sık görülse de, sağlıklı bireylere de rahatça bulaşabilir. Yaz döneminde havuzlarda, sonbahar kış döneminde kalabalık ortamlarda bulaşma sık görülür. El ayak ağız hastalığı, adını, vücutta en çok etkilenen bölgeler olan eller, ayaklarve ağızda oluşturduğu lezyonlardan almaktadır. Bu hastalık, virüslerin vücuda girmesiyle başlar ve vücutta birkaç gün süren semptomlara yol açar. Çoğunlukla ateş, döküntü ve ağız içi yaralar ile kendini gösterir" dedi. "Bu döküntüler başlangıçta kırmızımsı, sonra içi su dolu kabarcıklara dönüşebilir" Hastalığın belirtileri hakkında bilgi veren Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, "El ayak ağız hastalığı genellikle 3-7 gün süren bir hastalıktır. En yaygın belirtiler ateş, hastalık genellikle yüksek ateşle başlar. Ateş, özellikle hastalığın ilk günlerinde 38-40C’ye kadar çıkabilir. Ağız içinde yaralar, çocuklarda, dilde, damakta, diş etlerinde ve ağzın içinde küçük, beyaz ve ağrılı yaralar oluşur. Bu yaralar, çocuğun yemek yemesini, sıvı alımını zorlaştırabilir ve ağrıya yol açabilir.Döküntüler, en belirgin semptomlardan biridir. Genellikle ellerde, ayaklarda, popoda ve bazen vücutta da döküntüler görülür. Bu döküntüler başlangıçta kırmızımsı, sonra içi su dolu kabarcıklara dönüşebilir. İştahsızlık ve halsizlik, ağız içindeki yaralar nedeniyle çocuklar yemek yemekte zorlanabilir. Bunun yanı sıra genel bir halsizlik ve huzursuzluk hali de gözlemlenir. El ayak ağız hastalığı son derece bulaşıcıdır ve başlıca şu yollarla yayılır. Damlacık yolu, hasta bir kişinin öksürmesi, hapşırması ya da konuşmasıyla yayılan damlacıklar yoluyla bulaşabilir. Temas yolu, virüs, hasta bir kişinin elleriyle dokunduğu yüzeylerde, oyuncaklarda veya kişisel eşyalarında uzun süre hayatta kalabilir. Bu nedenle çocuklar, sık sık ellerini yıkamaları gerektiğini unutmamalıdır. Fekal-oral yolla bulaş: virüs, dışkı yoluyla da yayılabilir. Özellikle tuvalet sonrası ellerin düzgün yıkanmaması enfeksiyonun yayılmasını hızlandırabilir. Risk faktörleri arasında çocukların kalabalık ortamlarda bulunmaları, kreşler, okullar veya oyun gruplarında vakaların artması sayılabilir. Yetişkinler de virüsü taşıyıcı olarak çocuklarına bulaştırabilir" dedi. "Hastalığın aktif olduğu dönemde, okul ve kreşe gitmemesi önerilir" Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, hastalığın tedavi yöntemleri hakkında bilgi vererek, "El ayak ağız hastalığının spesifik bir tedavisi yoktur, ancak belirtiler genellikle birkaç gün içinde geçer. Tedavi, semptomları hafifletmeye yöneliktir: Ateşi düşürücü- ağrı kesiciler, yüksek ateşi kontrol altına almak için veya ağızdaki yaraların neden olduğu ağrı için doktor önerisiyle kullanılabilir. Ağız gargaraları- ağız spreyleri, ağızdaki yaraların neden olduğu ağrı için kullanılabilir. Bazı çocuklar için soğuk içecekler ve dondurma, ağrıyı hafifletebilir. Bol sıvı alımı, ağızda yaralar olduğunda çocukların sıvı alımını zorlaştırabilir. Su, ayran, taze meyve suları gibi sıvıların tüketimi teşvik edilmelidir. Sıvı kaybını önlemek için düzenli olarak su içmeleri sağlanmalıdır. El ayak ağız hastalığının yayılmasını önlemek için alabileceğiniz bazı önlemler şunlardır. Elleri sık sık yıkama, çocuklar, sık sık sabunlu su ile ellerini yıkamalıdır. Özellikle tuvalet kullanımı sonrası, yemek yemeden önce ve dışarıdan eve geldiklerinde ellerini yıkamaları önemlidir. Hijyen kurallarına dikkat etme, çocuğunuzun kişisel eşyalarını (örneğin, oyuncaklar, çatal-bıçak vb.) başkalarıyla paylaşmaması sağlanmalıdır. Ayrıca evde sık kullanılan yüzeylerin (kapı kolları, oyuncaklar, telefonlar gibi) düzenli olarak temizlenmesi virüsün yayılmasını engeller. Hasta kişilerle teması sınırlama, el ayak ağız hastalığı bulaşıcı olduğundan, hasta olan çocukları evde tutmak ve toplu ortamlardan uzak tutmak çok önemlidir. Hastalığın aktif olduğu dönemde, okul ve kreşe gitmemesi önerilir. Bağışıklık sistemi güçlendirici beslenme, sağlıklı bir beslenme, çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirecek ve hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlayacaktır" dedi. "El ayak ağız hastalığı genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaz, ancak çocukları ve aileleri zorlayabilen bir hastalıktır" Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil son olarak hastalık ne zaman ciddi olacağını anlatarak, "Çoğu çocuk el ayak ağız hastalığından sonra tamamen iyileşir, ancak bazı durumlarda komplikasyonlar gelişebilir. Eğer çocuğunuzda şu belirtiler görülürse, bir sağlık profesyoneline başvurmanız önemlidir: Yüksek ateşin 3 günden fazla sürmesi, ağızda geniş yaraların oluşturduğu şiddetli ağrı, aşırı halsizlik, hiç sıvı tüketememesi döküntülerin kötüleşmesi ya da enfeksiyon belirtileri olması (sarı renkli akıntı, şişlik gibi). El ayak ağız hastalığı genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaz, ancak çocukları ve aileleri zorlayabilen bir hastalıktır. Erken tanı ve uygun tedavi ile iyileşme süreci hızlandırılabilir. Unutmayın, hijyen önlemleri almak, erken dönemde semptomları yönetmek ve hastalığın bulaşmasını engellemek, sağlıklı bir iyileşme süreci için oldukça önemlidir" ifadelerine yer verdi.
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:39
Yurt dışında kanser tanısı aldı, Türkiye’de sağlığına kavuştu
Yurt dışında böbrek kanseri tanısı konulan hasta, Türkiye’ye döndüğünde kapalı ameliyatla sağlığına kavuştu. Operasyonu gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Yalçın, "Ciddi yapışıklıklara rağmen sadece kitlenin çıkarıldığı ve böbreğin korunduğu başarılı bir ameliyat oldu" dedi. Dubai’de ağrı şikayetiyle acil olarak hastaneye başvurduğunda hem böbrek taşı hem de 4,5 santimlik bir kitle tespit edildiğini söyleyen Çiğdem Eken, kendisine böbrek kanseri teşhisi konulduğunu ifade etti. Ameliyatı orada olmak istemediğini dile getiren Eken, "Türkiye’ye döndüğümde farklı hastanelere de gittim; ancak doktorlar, ameliyatta böbreğimin alınma ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyorlardı. Böbreğimin alınmasını hiç istemedim. Hastane düzeni, fiziki şartlar, bilgilendirme eksiklikleri gibi faktörler nedeniyle psikolojik olarak çok yıprandım, böbreğimi kaybetme korkum daha da arttı. Son olarak doktorum Serdar Bey’in adını duyarak kendisine başvurdum" diye konuştu. Laparoskopik parsiyel nefrektomi yöntemiyle böbreği zarar görmeden kitlesi alınan 61 yaşındaki Eken, operasyonun ardından ikinci günde taburcu edildi. "Ciddi yapışıklıklara rağmen kitleyi çıkardık" Acıbadem Bodrum Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Serdar Yalçın, tedavisini üstlendiği Eken’in sağlık durumu hakkında bilgi verdi. Hastanın daha önce geçirdiği bağırsak ameliyatı nedeniyle karın içinde ciddi yapışıklıklar oluştuğunu belirten Doç. Dr. Yalçın, "Zor diyebileceğimiz bir vakaydı. Bu ameliyatı laparoskopik dediğimiz kapalı yöntemle gerçekleştirdik. Karından sadece birkaç 4-5 mm’lik küçük cilt kesileri ile girerek kamera eşliğinde sadece böbreğin üstündeki kitleyi çıkarmayı başardık. Kalan böbrek dokusu neredeyse normal büyüklükte ve tüm özelliklerini sürdürebilecek durumda. Böbrek damarını sadece 15 dakika kadar geçici süre ile kapatıp böbrek kan akımının kesildiği ve ‘böbrek iskemisi’ adını verdiğimiz yöntem ile hem kitleden kurtulduk hem de böbreği aktif olarak çalışır halde koruduk" dedi. Ameliyat sırasında "Frozen" adı verilen patoloji yöntemiyle sağlam böbrek dokusunun da değerlendirildiğini aktaran Doç. Dr. Yalçın, ameliyatı gerçekleştiren ekibin deneyiminin de sürecin başarısında önemli rol oynadığını söyledi. "Tüm kanserlerin yüzde 4’ü böbrek kanseri" "Böbreklerin başlıca görevinin kandan atık maddeleri ve fazla sıvıyı filtreleyerek idrar yoluyla atılım sağlamak, böylece vücudun sıvı, elektrolit, mineral ve asit-baz dengesini korumaktır; ayrıca halk arasında ‘tansiyon’ olarak bilinen kan basıncını düzenlemeye katkı sağlamaktır" diye konuşan Doç. Dr. Yalçın, "Böbrek kanseri, normal işlevini sürdüren hücrelerin şekil ve görevlerini kaybederek kontrolsüz şekilde büyümesiyle ortaya çıkar" dedi. Tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 4’ünü oluşturan böbrek tümörlerinde son yıllarda artış gözlendiğine dikkat çeken Doç. Dr. Yalçın, bu kanserlerin erken evrede yakalanması ve yapılan cerrahi tedavilerle başarılı sonuçlar alınabildiğini dile getirdi. Yalçın, tedavinin kişiden kişiye; hastalığın evresine, tümörün böbrekteki konumuna, büyüklüğüne, derecesine ve diğer organlara yayılıp yayılmadığına göre planlandığını anlattı. "Erken tanı organı koruyor ve yaşam kalitesini arttırıyor" Erken tanı ve kişiye özel cerrahi müdahalelerin, böbrek kanseri tedavisinde organ koruyucu ve yaşam kalitesini yüksek tutan yaklaşımlar sunduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yalçın şunları söyledi: "Tümörün ameliyatla çıkarılmasının amaçlandığı cerrahi yaklaşım, tedavi protokolünün ilk sırasında yer alıyor. Özellikle küçük tümörlerde, böbreğin korunup sadece tümörün çıkarıldığı ‘parsiyel nefrektomi’ altın standart olarak kabul ediliyor. Bu işlem, laparoskopik veya robotik yöntemlerle uygulanabiliyor. Daha büyük tümörlerde ise yerleşim yerine göre cerrahi şekilleniyor; eğer tümör damarlanmanın yoğun olduğu merkezi bölgede yer alıyorsa böbreğin tamamı alınabiliyor. Ancak tümör böbreğin kenarlarına yakın bir bölgede yerleşmişse, parsiyel nefrektomiyle böbrek korunabiliyor"
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:22
Lokman Hekim Hastanesinden Nahçıvan’a çıkarma
Van’da yıllardır sağlık sektöründe önemli hizmetler veren Özel Lokman Hekim Van Hastaneleri, Nahçıvan’a çıkarma yaptı. Lokman Hekim Van Hastaneleri Genel Müdürü Fatih Doğan, Uluslararası Hasta Birim Sorumlusu Ayhan Kurt, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Tuncer, Ortopedi Uzmanı Operatör Dr. Abdürrahim Gözen, Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Operatör Dr. Mehmet Siraç Demir, Genel Cerrah Uzmanı Operatör Dr. Davut Demir ve İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Faruk Şaylık, Nahçıvan’a çıkarma yaparak burada iki gün boyunca ücretsiz sağlık hizmeti sundu. Ziyaretleri ile ilgili açıklamada bulunan Van Hastaneleri Genel Müdürü Fatih Doğan, "Sağlık, evrensel bir hizmet sunumudur. Bu nedenle yurtdışındaki hastalara da sağlık turizmi kapsamında bundan önce olduğu gibi bundan sonra da hizmet vermeye devam edeceğiz. Daha önce de Nahçıvan’dan hastanelerimize tedavi amacıyla hastalar geliyordu. Önceki yıllarda olduğu gibi bundan sonra da Nahçıvan halkının Van’da başta sağlık olmak üzere elimizden gelen tüm ihtiyaçlarını karşılayacağız. Amacımız Van’a ulaşım imkanı olan çevre ülkeler açısından şehrimizi ve kurumumuzu bir cazibe merkezi haline getirmek. Nahçıvan’a yaptığımız ziyaretten memnun bir şekilde ayrılıyoruz. Ben bu duygularla bizleri ağırlamalarından dolayı Nahıçan Sağlık Bakanı Samig Sadıkhov ve Nahçıvan Sahbuz Devlet Hastanesi Başhekimi Emine Huseynova’ya teşekkür ediyorum" dedi.
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:08
Kenelerin evcil hayvanlarla yayılmasına karşı uyarı
Uzmanlar, evcil hayvanlarını ormanlık bölgelerde gezdirenlerin keneye karşı daha dikkatli olmaları uyarısında bulundu. Yabani hayvanların yanı sıra evcil hayvanların da keneyi bir bölgeden başka bir bölgeye taşıma riskine karşı uzmanlar uyardı. Veteriner Hekim Fatih Koç, evcil hayvanlarını yeşillik alanlarda, ormanlık bölgelerde gezdirenlerin keneye karşı daha dikkatli olması gerektiğini kaydetti. Koç, eve dönüşlerde insanların vücudunda kene olup olmadığı yönünde yaptığı kontrolü beslediği evcil hayvanına da yapması gerektiğini söyledi. Evcil hayvanların 1-2 ay arayla aşılanması gerektiğini belirten Koç, "Kedi ve köpeklerini dışarıda gezdirdiklerinde kene taşıma ihtimalleri olabilir. Bu amaçla onların iç dış parazitlerini yapmalarını ve kontrollerini yapmalarını öneririm. Kene taşıyıcıdır. Bakteri ve virüsleri taşırlar. Bu sebepten dolayı hem sevimli dostlarımıza hem de bizlere çok büyük zararlar verebiliyor" dedi. Evcil hayvanlara gezinti yaptırıldıktan sonra eve dönüldüğünde mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirten Koç, "Bahçe ve mesire alanlarında sevimli dostlarımızla gezinti yaptığımızda eve döndüğümüzde onların üzerinde, kendi üzerimizde, giysilerimizde kene olmuş olabilir. Bunları evimize taşıyor olabiliriz. Bu vesileyle sevdiğimiz dostlarımıza, eşimize, dostumuza zarar veriyor olabiliriz. Bu vesileyle hem onların kontrolünü hem de kendi kontrolümüzü yaparak koruma önlemini almış olabiliriz" diye konuştu. Kenenin olduğu her yerde risk olduğuna dikkat çeken Koç, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı ilk önce Kırım’da görülmüştür. Kenenin olduğu her yerde bu hastalık olabilir. İspanya’da binlerce insanın ölümüne sebep olmuş bir hastalık. Kene öldürücü değildir. Kenenin taşıdığı virüsler öldürücüdür. Bu vesileyle her kene de potansiyel bir mikrop taşıyıcı diyebiliriz. Bu sebepten dolayı da kendi kontrolümüzü yapmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:05
Keneler kesinlikle elle öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına dikkat çeken Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Faruk Karakeçili, "Keneler kesinlikle elle öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır" dedi. Halk arasında kene kırma diye bilinen yöntemin çok yanlış olduğunu ifade eden Doç. Dr. Faruk Karakeçili, " Kırım Kongo Kanamalı Ateşi artık çok aşina olduğumuz bölgemizin bir gerçeği. Genellikle nisan, mayıs aylarında hızla artmaya başlıyor. Vatandaşlarımızı bilgilendiriyoruz korunma yöntemleri ve diğer hususlarda. Hayvanların üzerinden çıplak elle keneleri koparıp ezip atılması buna halk arasında kene kırma deniyor. En büyük hatalardan birisi. Bunu yıllardır vatandaşlarımıza söylüyoruz, bilgilendirmeler yapıyoruz. Hala kene kırma vakasıyla karşılaşıyoruz." diye konuştu.
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:59
Elazığ’da ’Ebeler Günü’ kutlandı
Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen etkinlikte Ebeler Günü kutlandı. Ebeler Günü, Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde yapılan etkinliklerle kutlandı. Başhekim Doç. Dr. Şüheda Kaya ve hastane idarecileri, hastanede görev yapan ebeler ile bir araya gelerek günlerini kutladı. Etkinlikte, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından koordine edilen Normal Doğum Eylem Planı eğitimleri kapsamında ‘Ebeleri Güçlendirme’ eğitimini başarıyla tamamlayan katılımcılara katılım belgeleri verilirken, eğitimcilere ve normal doğuma yönelik çalışmaları nedeniyle ebelere teşekkür belgesi takdim edildi. Başhekim Doç. Dr. Şüheda Kaya, "Bugün, hayatın en kutsal ve en güzel anlarına tanıklık eden, annelerin ve bebeklerin sağlığı için gece gündüz demeden emek veren ebelerimizin Ebeler Günü’nü kutlamak için buradayız. Ebeler, sağlık hizmetlerinin temel taşlarından biridir. Yeni doğan bir bebeğin dünyaya gelişinde ilk dokunuşu yapan, annelere güç ve umut veren, zorlu süreçlerde onların yanında duran kahramanlardır. Sevgili ebeler, sizin emeğiniz, sabrınız ve sevginiz olmasa, bu anlar eksik kalırdı. Bu anlamlı günde sizlere duyduğumuz minneti bir kez daha ifade etmek istiyorum. Mesleğinizi büyük bir fedakârlıkla ve içtenlikle yerine getirdiğiniz için hepinize teşekkür ediyorum" dedi. Etkinlik kapsamında doğumhane ünitesinde görevli Uzman Ebe Büşra Kararslan, ebelik mesleğinin tarihçesi hakkında bir sunum yaptı. Doğumhane Sorumlusu Ebe Önser Demirbağ ise normal doğum eylem planı kapsamında hastanede yapılan çalışmaları sundu.
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 09:22
Karadeniz’de ilk: Ciddi kalp kapak kaçağı olan hasta ’mandallama’ yöntemiyle sağlığına kavuştu
Samsun’da kalp kapakçıklarındaki kaçaklar nedeniyle vücudu şişen ve nefessiz kalan 69 yaşındaki Asiye Erol, Büyük Anadolu Samsun Hastanesi’ne başvurdu. Uygulanan özel yöntem sayesinde yeniden nefes aldı. Karadeniz Bölgesi’nde ilk kez gerçekleştirilen işlemle hasta sağlığına kavuştu. Samsun’da yaşayan 69 yaşındaki Asiye Erol, kalp yetmezliği nedeniyle ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Kalp kulakçıkları ve karıncıklarında büyüme görülen Erol’un, kulakçıklar ile karıncıklar arasında kan akışını sağlayan kapakçıklarında da aşırı genişlemeye bağlı olarak ileri derecede kaçaklar oluştu. Sol kulakçık ile sol karıncık arasındaki kapaktaki yoğun kaçak nedeniyle Erol’un akciğerlerinde sık sık su toplandı. Bu durum şiddetli nefes darlığına yol açarken, sağ kalp kapakçığındaki ileri derece kaçak da karnında ve bağırsaklarında ödem ile şişkinliğe neden oldu. Açık kalp ameliyatı riski yüksek bulundu Verilen ilaç tedavilerine rağmen istenilen yanıt alınamayınca Erol, Büyük Anadolu Hastanesi Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanlarından Doç. Dr. Sefa Gül tarafından yeniden değerlendirildi. Gül, hastanın ileri derecede kalp yetmezliği bulunması nedeniyle açık kalp ameliyatının yüksek risk taşıdığını belirtti. Kasık damarından girilerek mandallama işlemi yapıldı Doç. Dr. Sefa Gül, anjiyografik yöntemle kasık damarından girilerek her iki kapağa mandallama işlemi uygulanabileceğini hastaya ve yakınlarına anlattı. Onayın alınmasının ardından işlem, Karadeniz Bölgesi’nde ilk vaka olarak başarıyla gerçekleştirildi. "Kapaktaki kaçak ciddi şekilde azaldı" Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanlarından Doç. Dr. Gül, operasyon hakkında, "Asiye hanım, ileri derecede kalp yetmezliği olan, kalp kulakçıkları ve karıncıklarında büyüme bulunan bir hastaydı. Kapaklarda ciddi derecede kaçak vardı. Sol kalp kapağındaki yoğun kaçak, akciğerlerinde su toplanmasına ve ciddi nefes darlığına; sağ kapaktaki kaçak ise karın ve bağırsaklarda şişkinlik ile ödem oluşmasına neden oluyordu. Açık kalp ameliyatı riskli bulunduğu için kasıktan girilerek iki kapağa mandallama işlemi uyguladık. Bir saat içinde tamamladığımız işlemle kapaktaki kaçak dördüncü dereceden birinci dereceye geriledi. Hastamız artık rahatlıkla hareket edebiliyor, 5. kattan 1. kata yürüyerek inebiliyor" dedi. "Kuş gibi oldum" Ameliyat sonrası yaşadığı değişimi anlatan Asiye Erol ise şunları söyledi: "İki ay boyunca aşırı derecede şişkinlik yaşadım, patlayacak gibiydim. Başka hastanelerden netice alamadım. Tavsiye üzerine hocama geldim. Buraya geldiğimde adım atamıyordum. Artık son nefeslerimi veriyorum diyordum. 2 gün daha evde kalsam patlayacaktım. Şimdi kuş gibi oldum."
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 07:04
’İdeal kilonu öğren, sağlıklı yaşa’ kampanyası
Sağlık Bakanlığı’nın yeni başlattığı ‘İdeal kilonu öğren, sağlıklı yaşa’ kampanyası başlattı. Kampanya çerçevesinde Muğla’da 10 ilçede ‘Sağlıklı Hayat Merkezleri’ ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinde diyetisyen personel tarafından ücretsiz olarak sağlıklı beslenme danışmanlığı, 2 ilçede işe fizyoterapistler tarafından fiziksel aktivite danışmanlığı veriliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde en az 10 milyon vatandaşa ulaşılması hedeflenirken, ‘İdeal Kklonu öğren, sağlıklı yaşa’ kampanyası kapsamında Muğla genelinde 10 Mayıs- 10 Temmuz tarihleri arasında haftanın her günü ölçüm noktalarında İl Sağlık Müdürlüğümüzce oluşturulan ekip tarafından vatandaşlarımızın vücut ağırlığı ve boy ölçümleri yapılarak obezite ile mücadele konusunda farkındalık oluşturulması amaçlandı. Muğla’da 10 ilçede ‘Sağlıklı Hayat Merkezleri’ ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinde diyetisyen personel tarafından ücretsiz olarak sağlıklı beslenme danışmanlığı, 2 ilçede işe fizyoterapistler tarafından fiziksel aktivite danışmanlığı veriliyor. Bakanlığın başlattığı kampanya ile vatandaşlar ağırlık ve boy ölçümlerini yaptırdıktan sonra beden kitle indeksleri hesaplanıyor, ölçüm sonuçları ile ilgili bilgilendirilerek risk durumlarına göre danışmanlık almak üzere sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyorlar. Muğla İl Sağlık Müdürü Dr Ali Burak Mülayim, Sağlık Bakanlığı’nın yeni başlattığı ‘İdeal kilonu öğren, sağlıklı yaşa’ kampanyası ile ilgili açıklamalarda bulundu. Dr. Mülayim, "Ülkemizde Ölümlerin yüzde 90’ı bulaşıcı olmayan hastalıklar (Kalp Hastalıkları, Diyabet, Hipertansiyon, Kanser vb.) kaynaklı gerçekleşmektedir. Bu hastalıklar, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite yapma alışkanlığı kazanılarak önlenebilir ya da kronik hale gelmesi engellenebilir." Bakanlığımız ve Müdürlüğümüz tarafından yapılan tarama çalışmalarında halkımızın yüzde 70’inin obez ya da fazla kilolu olduğu ve yüzde 40’ının yetersiz fiziksel aktivite yaptığı görülmektedir" dedi.
11 Mayıs 2025 Pazar - 16:09
Malatya’da "Sağlık için hareket et" günü yoğun katılımla gerçekleşti
Malatya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından "Sağlık İçin Hareket Et" günü kapsamında Battalgazi Kırkgöz Sahil Parkı’nda düzenlenen etkinlikler, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Battalgazi Kırkgöz Sahil Parkı’nda düzenlenen "Sağlık için hareket et" etkinliği, yürüyüşten bisiklet yarışına birçok faaliyete sahne olurken, Anneler Günü de çiçeklerle kutlandı. Program boyunca sağlıklı yaşam için hareketin önemine dikkat çekilirken, düzenlenen sportif aktivitelerle de farkındalık oluşturuldu. Etkinlikler kapsamında parkta yürüyüş, bisiklet yarışları, uçurma yarışmaları ve sağlık bilgilendirme stantları kuruldu. Katılımcılar hem spor yaptı hem de sağlıklı yaşam ve ideal kilo konusunda uzmanlardan bilgi aldı. Programın açılışında konuşan Battalgazi İlçe Sağlık Müdürü Dr. İbrahim Tak, sağlıklı bir toplum için düzenli hareket etmenin önemini vurguladı. Dr. Tak, "Bugün burada ’Sağlık İçin Hareket Et’ günü dolayısıyla vatandaşlarımızla bir aradayız. Amacımız obeziteyle mücadelede farkındalık oluşturmak ve hareketli yaşamı teşvik etmek. Sağlık için hareket etmek en güçlü ilaçtır. Katılım gösteren tüm kurumlara ve vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Anneler Günü dolayısıyla da anlamlı bir jest yapıldı. Etkinlik alanında bulunan kadınlara çiçek takdim edilerek, günleri kutlandı. Malatya İl Sağlık Müdürü Dr. Cezmi Karaca ve beraberindeki sağlık yöneticileri, Anneler Günü’nü kutlayarak kadınlara sağlıklı yaşam konusunda uyarılarda bulundu. Karaca, "Annelerimiz bizim baş tacımız. Hem bu özel günlerini kutluyor hem de sağlıklı bir yaşam için hareketin önemini hatırlatıyoruz. Günlük yaşamda harekete daha fazla yer vermeliyiz" diye konuştu. Program sonunda vatandaşlar hep birlikte sahil boyunca yürüyüş yaparak etkinliğe destek verdi. Katılımcılar, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, bu tür farkındalık programlarının devam etmesini istedi. Etkinliklere İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri, Battalgazi İlçe Sağlık Müdürlüğü personeli, kamu kurumlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
11 Mayıs 2025 Pazar - 14:19
Edremit Devlet Hastanesi ’2025 Motivasyon Gecesi’
Balıkesir’in Edremit Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından düzenlenen "Motivasyon Gecesi 2025" gecesinde, birlik ve beraberlik ve dayanışmanın en güzel örneği sergilendi. Salon Kaya’da düzenlenen etkinlikte, canlı müzik ve lezzetli yemekler eşliğinde keyifli anlar yaşandı. Katılımın oldukça yüksek olduğu gözlemlenene gecede konuşan Başhekim Opr. Dr. Oktay Yıldırım, "Onur konuklarımız olan emekli hekim, ebe ve hemşire arkadaşlarımız başta olmak üzere, geceye katılan mesai arkadaşlarıma hoş geldiniz" diyerek, desteklerini esirgemeyen eşlerine de teşekkür etti. Yıldırım, herkese iyi eğlenceler diledi. Motivasyon gecesinde, emekli personele ve mesleğinde 40 yılı aşkın tecrübeye sahip çalışanlara plaket takdim edildi. Sağlık çalışanları sahne alarak sesleriyle geceye ayrı bir renk kattılar. Gece, sürpriz doğum günü kutlaması, vals ve zeybek dans gösterileriyle renklendi. Pistin bir an olsun boşalmadığı etkinlikte, Edremit Devlet Hastanesi çalışanları birlik ve beraberliklerini pekiştirerek salondan ayrıldılar. Bu unutulmaz gece, sağlık çalışanlarının motivasyonunu artırarak, dayanışma ruhunu güçlendirirken organizasyonun kusursuz geçmesinde emeği geçenlere teşekkür edildi.
11 Mayıs 2025 Pazar - 11:28
Kartal’da düzenlenen "Nadir Hastalıklar Sempozyumu"nda nadir hastalıklara karşı farkındalık oluşturuldu
Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen "Nadir Hastalıklar Sempozyumu"nda, uzman hekimler tarafından, diğer uzman hekimlere ve asistan doktorlara nadir hastalıklar hakkında bilgiler aktarıldı. Amaçlarının, nadir hastalıklara yakalanan hastaların geç tanı almasını engellemek ve doktorları nadir hastalıklara karşı hazırlamak olduğunu belirten Prof. Dr. Sabit Sarıkaya, "Amacımız, bu hastalıklardan muzdarip olan kişilerin kendilerine bir hekim arayışı içerisine girdikleri zaman çok ciddi problemler yaşaması nedeniyle hekimlerimizin bu hastalıkları daha iyi anlaması ve hastalara bir bakıma daha iyi hizmet sunması" dedi. Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde "Nadir Hastalıklar Sempozyumu" düzenlendi. Sempozyumda, çok sık rastlanmayan nadir hastalık sahibi olan hastalarla karşılaşmış ve tedavilerini sağlamış olan uzman hekimler tarafından diğer hekimlere ve asistan doktorlara, nadir hastalıklar ve tedavileri ile alakalı bilgi ve tecrübeler aktarıldı. Bu sayede nadir hastalıklara yakalanan hastaların yalnızlık psikolojisinden kurtularak daha iyi hizmet alabilmesi, geç tanı almasının engellenmesi, nadir hastalıklarla karşılaşan doktorların daha hazır halde olması ve tedavinin daha hızlı şekilde sağlanması hedeflendi. Sempozyumda, uzman hekimler tarafından Nutcracker Sendromu, May-Thurner Sendromu ve Superior Mesenterik Arter Sendromu gibi hastalıklar masaya yatırıldı. Ayrıca sempozyuma katılan doktorlar, nadir hastalıklara karşı farkındalık oluşturmak amacıyla özel baskılı tişörtler giydi. Erişkin Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sabit Sarıkaya, "Vasküler hastalıklar dediğimiz hastalıkların nadir görülen formlarını bugün inceledik ve tartıştık. Bunları tartışma sebebimiz, bu hastalıklardan muzdarip olan kişilerin kendilerine bir hekim arayışı içerisine girdikleri zaman çok ciddi problemler yaşaması nedeniyle hekimlerimizin bu hastalıkları daha iyi anlaması ve hastalara bir bakıma daha iyi hizmet sunması ve daha bilgili bir şekilde hastalarımızı karşılaması. Bu nedenle bir farkındalık toplantısı oluşturduk. Bu hastalarımız yalnız değil, bu hastalarımıza sahip çıkan hekimlerimiz var. Amacımız hastaların geç tanı almasını ve hastanede vakit kaybetmesini engellemek. Ayrıca hekimlerimize bu hastalıkları düzgün şekilde anlatabilmek ve hekimlerimizde bu hastalıklara karşı farkındalık oluşturup bu konuya eğilmelerini de amaçlıyoruz. Dolayısıyla hekimlerimize bu tarzda bir hasta geldiğinde hastalığı bilmez pozisyonda olmamaları ve hastaları en azından gerektiğinde nasıl yönlendirileceklerine dair bilgi vermeleri sağlanmış olacak" dedi. Prof. Dr. Sarıkaya, "Hasta bu hastalıkla baş başa kaldığında ciddi bir arayışa girmekte. Etrafındakilerine bakmakta, günümüz ortamında sosyal medyaya girip bu hastalığa yakalananları araştırmakta, hastalığının grupları var mı diye aramakta, farklı doktorlara gitmekte. Yani bu hastalarımızda kavram ve kafa karışıklığı oluşuyor ve ne yapacaklarını bilemez pozisyona geliyorlar. Bu yüzden hastalar bu konuyla ilgili branş hekimlerimize gittiğinde özellikle branş hekimlerimizin bu konuda bilgili olması gerekir. Bizim birbirimizi ve hekimlerimizi bilgilendirmemiz, hastalarımızın ortada kalmamasını ve hastane köşelerinde mağduriyet yaşamamalarını sağlamak istiyoruz. Biz bu hastalıkları tedavi etmeye başladığımızda biz de aynı pozisyondaydık ama 5 yıl uğraş verdik ve bazı nadir hastalıkları bizim hastanemizde tedavi edilebilir pozisyona getirdik. Bu konuda Avrupa ve hatta Amerika dahil olmak üzere çok önemli bir merkez haline geldik" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder