EĞİTİM - 25 Ekim 2018 Perşembe 13:54

Entelektüel ve Aydın Kavramları SAÜ’de konuşuldu

A
A
A
Entelektüel ve Aydın Kavramları SAÜ’de konuşuldu

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Seminerleri kapsamında “Okuryazarın Trajedisi: Hakikat Duygusu, İdeoloji ve Kariyer Arasında” konulu konferans düzenlendi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Seminerleri kapsamında “Okuryazarın Trajedisi: Hakikat Duygusu, İdeoloji ve Kariyer Arasında” konulu konferans düzenlendi.


SAÜ İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe SAÜ Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Besim Fatih Dellaloğlu konuşmacı olarak katıldı. Konuşmasının başında entelektüel ve aydın kavramlarından bahseden Prof. Dr. Besim Fatih Dellaloğlu, “Entelektüel, idrak kapasitesi yüksek olan kişilere denir. Entelektüel kişiler çok farklı kaynaklardan beslenmeyi alışkanlık edinmiştir. Aydın dediğimiz kimseler ise daha çok seçici bir veri ile çalışır ve alanlarını kısıtlar” dedi.


‘Entelektüel’ kavramını en geniş anlamıyla açıklayan Prof. Dr. Besim Dellaloğlu, “Entelektüel, her ne kadar tarihsel özellikleri itibarıyla çeşitlilik gösterse de meslekleri, düşünmek ve düşüncelerini öğretmek olan kimselere gönderme yapmaktadır. Entelektüel, bütün düşüncelerinde toplumsal ayrım yapmayıp, hiçbir toplumun üstünlüğünü savunmadan bilgi ve eleştiri aktarımı yapan, var olan bilginin üzerine katkıda bulunarak farklı kanallar açan kişidir” diye konuştu.


Aydın kişinin aydınlanan anlamına geldiğini dile getiren Prof. Dr. Dellaloğlu, “Aydın olmanın ilk şartı, kişinin kültürel olarak birikimli olmasıdır. Aydınlar, toplumun kaderini etkileyen kişi olduğu için bulunduğu toplumun sözcüleridir, beyinleridir. Fransız Devrimi, aydınların çabası sonucu gerçekleşmiş. Halkı kötü yönetime karşı örgütleyen ve bu çabaları sonucu amaçlarına ulaşmış kimselerdir. Aydın kimse insanların sözcülüğünü yaparken, toplumun tüm kesimlerinin sesi olmalıdır. Kendi toplumunun düşünce yapısına ters hareket etmemelidir. Aydın kimse insanları doğruya götürmeli ve doğru yolu göstermelidir. Bir ulusun ilerlemesi, bu bağlamda aydın kimselerin yaptıklarıyla paralel olmalıdır” şeklinde konuştu.


Aydın ve entelektüel kavramlarının arasındaki farklara da değinen Dellaloğlu, “Aydınlar entelektüeller gibi seçkin bir statüye sahip değildir. Aydınlar, halkın dışında, üstünde ve kenarında değildir, içindedirler. Sosyolog ve tarihçi ise entelektüeldir. Bunlar toplum ve tarihlerini bilimsel ve akli olmak üzere iki zeminde tanırlar. Fakat aydın, kendi sosyal sınıfını hissedebilen kişidir. Belirgin, dosdoğru ve deneyime dayalı bir tanıma düzeyine sahip olan kimsedir. Sınıf savaşını kitaplardan okumamıştır. Bu savaşı vicdanının derinliklerinde hisseder” ifadelerini kullandı.


Konferans Prof. Dr. Besim Dellaloğlu’nun konuşmasının ardından soru - cevap bölümü ile devam etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul CANiK, ABD pazarındaki iddiasını büyütüyor ABD pazarında alanında en büyük 4’üncü marka olan CANiK, Florida’daki CANiK USA fabrikasının tam kapasiteye ulaşması ile artan kapasitesinden aldığı güçle yerini sağlamlaştırmak ve yeni hedeflere ulaşmak amacıyla Houston’da düzenlenen NRA Show 2026 fuarına katıldı. ABD bireysel silahlanma pazarının rotasını çizen NRA Show 2026, bu yıl Türk savunma sanayisinin küresel gücü CANiK’in stratejik hamlelerine sahne oldu. Küresel ateşli silahlar sektörünün en prestijli platformlarından biri olan NRA Show, Texas, Houston’da kapılarını açtı. Tüketici eğilimlerinin ve sektör dinamiklerinin belirlendiği bu kritik etkinlikte Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) iştiraki CANiK, yerel üretici kimliği ve inovasyon liderliğiyle dikkatleri üzerine çekti. CANiK’in ABD pazarındaki başarısının arkasında, stratejik bir vizyonla hayata geçirilen CANiK USA tesisi yer alıyor. Florida West Palm Beach’te 70 milyon doları aşan bir yatırımla kurulan ve 2025 yılı itibarıyla üretime geçen tesis, 2026 yılında tam kapasitesine ulaşarak kısa sürede büyük bir başarıya imza attı. Bu hamle, markanın sadece ihracat gücünü artırmakla kalmadı, aynı zamanda yerel üretim avantajıyla ABD iç pazarındaki hakimiyetini güçlendirdi. Fuarın bu yılki yıldızı, SHOT Show’daki lansmanıyla büyük ses getiren ve sektör otoritelerinden tam not alan PRIME RADIAN oldu. SHOT Show fuarında satış rekorları kıran bu yeni modelin yanı sıra CANiK, susturucu ve optik alanındaki iddiasını da bir üst seviyeye taşıdı. 10 farklı gelişmiş çözümden oluşan CANiK Optik Programı, tabancalardan keskin nişancı sistemlerine kadar uzanan geniş yelpazesiyle profesyonel kullanıcıların tüm ihtiyaçlarına yanıt veriyor. SYS Grup CEO’su Cahit Utku Aral, şu değerlendirmelerde bulundu: "ABD pazarı, küresel ateşli silah sektörünün kalbini oluşturuyor. Biz de bu gerçekten hareketle ABD pazarını merkeze alan stratejiler, yatırımlara imza attık ve bunların karşılığını fazlasıyla aldık. Bunun sonucunda CANiK olarak ABD pazarında en üst sıralarda yerimizi sağlamlaştırdık. Şimdi hedefimiz, artan üretim kapasitemiz ve müşteri odaklı inovasyonlarımızla daha üst sıralara tırmanmak. Bunun için stratejimize sadık kalarak yeni adımlar atıyoruz. Küresel ticaretteki zorlu koşullara ve tarifelere rağmen, güvenilir marka yapımızla bu süreci bir fırsata dönüştürüyoruz. Houston’daki varlığımız, bu kararlılığın en somut göstergesidir. NRA Show 2026’dan da ABD’deki hedeflerimizi destekleyecek yeni kazanımlarla ayrılacağız."
Bilecik Hi-SENS takımı tarafından geliştirilen proje, Q1 yayın ve patentle taçlandı Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Hi-SENS takımı tarafından geliştirilen proje, TEKNOFEST 2024 Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması kapsamında Q1 yayın ve patentle taçlandı. BŞEÜ, araştırma-geliştirme ve yenilikçilik alanındaki kararlı yatırımlarının somut sonuçlarını almaya devam ediyor. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Eczane Hizmetleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Gülşah Çongur ve danışmanlığını yürüttüğü Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoteknoloji Anabilim Dalı yüksek lisans öğrencisi Elif Efe’nin yer aldığı Hi-SENS takımı tarafından geliştirilen proje, TEKNOFEST 2024 Çevre ve Enerji Teknolojileri Yarışması kapsamında dikkat çekici bir başarıya imza attı. Üniversitenin BARUM altyapısı üzerinden sağladığı analiz desteği ve toplam 88 bin TL’lik maddi katkı, bu nitelikli Ar-Ge projesinin güçlü bir şekilde ilerlemesini sağladı. Zafer Asım Kaplancıklı: "İzlediğimiz stratejilerin ne kadar doğru ve yerinde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı yaptığı açıklamada, "Göreve geldiğimiz günden bu yana üniversitemizde araştırma kültürünü güçlendirmeye, disiplinler arası çalışmaları teşvik etmeye ve özellikle öğrencilerimizin büyük organizasyonlarda aktif rol almasını sağlayacak bir ekosistem oluşturmaya öncelik verdik. TEKNOFEST gibi platformlarda elde edilen bu tür başarılar, izlediğimiz stratejilerin ne kadar doğru ve yerinde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Hi-SENS takımımızın elde ettiği bu önemli çıktı; planlı destek mekanizmalarının, güçlü altyapı yatırımlarının ve nitelikli insan kaynağına duyduğumuz güvenin bir sonucudur. Yayın ve patent başarısıyla taçlanan bu çalışma, üniversitemizin sadece bilgi üreten değil, ürettiği bilgiyi toplumsal faydaya dönüştüren bir kurum olma hedefinde kararlılıkla ilerlediğini göstermektedir" ifadelerini kullandı. Öte yandan elde edilen bu başarı, üniversitenin yenilikçi projelere verdiği desteğin meyvelerini verdiğini kanıtlarken, gelecekte çok daha büyük bilimsel ve teknolojik atılımların habercisi niteliği taşıyor.
Sivas İki teker üzerinde binlerce kilometre katettiler, mübarek topraklarda umre yaptılar Hollanda’dan motosikletleriyle yola çıkarak umre ibadetini yerine getiren 8 kişilik ekip, dönüş yolunda Sivas’a uğradı. Hollanda, Belçika ve Almanya’dan motosikletleriyle yola çıkan 8 kişilik ekip, umre ibadetlerini tamamladıktan sonra dönüş yolunda Sivas’a uğradı. Binlerce kilometrelik güzergahı motosikletleriyle aşan ekip, uzun ve zorlu bir yolculuk gerçekleştirdi. Farklı ülkelerden geçilerek sürdürülen yolculukta hava ve yol şartları zaman zaman zorlayıcı bir etken olsa da ekip tüm zorluklara rağmen yolculuklarını sürdürüyor. Kutsal topraklarda bulunmanın kendileri için büyük bir anlam taşıdığı belirten ekip lideri Bülent Kocaoğlu yolculuğun manevi yönünün ön planda olduğunu ve uzun süren yolculuk boyunca dayanışma ve sabrın önemini daha iyi anladıklarını ifade etti. Sivas’ta mola veren ekip daha sonra buradan ayrılarak yollarına devam etti. "Ben eşimle birlikte yola çıktım" Ekip lideri Kocaoğlu, yaklaşık bir buçuk haftada Mekke’ye ulaştıklarını belirterek, yol boyunca çok farklı iklim şartlarıyla karşılaştıklarını söyledi. Kocaoğlu, "Yolculuk boyunca soğuk, yağmur ve kar gördük. Güneye ulaştığımızda ise 40-45 derece sıcaklıkla karşılaştık. Bu şartlarda motor kullanmak ciddi bir dayanıklılık ve cesaret gerektiriyor. Eskiden insanlar aylarca develerle yolculuk yapıyormuş. Biz de motorcular olarak zoru başarmak istedik ve başardığımıza inanıyoruz. Ben eşimle birlikte yola çıktım, o benim arkamda yolculuk etti ve umre ibadetini yaptıktan sonra uçakla Hollanda’ya döndü. Bu bizim için büyük bir gurur" diye konuştu. "Özellikle Ürdün ve Suriye geçişlerinde ciddi zorluklar yaşadık" Yolculuk sırasında en büyük zorluğun sınır kapılarında yaşandığını ifade eden Kocaoğlu, "Kabe’yi ve Peygamber Efendimizin kabrini görmek tarif edilemez duygular yaşattı. Konuşurken bile insanın dili tutuluyor. Gözyaşlarımızı tutamadık. Özellikle Ürdün ve Suriye geçişlerinde ciddi zorluklar yaşadık. İşlemler yavaş ilerliyor ve sabır gerektiriyor. Bu sadece bir ibadet değil, aynı zamanda bir sınav. Bu zorluğa hazır olan herkese motorla ya da diğer vasıtalarla gitmelerini tavsiye ederim" dedi.