GENEL - 16 Haziran 2023 Cuma 09:12

Sakarya sahillerinde ‘Hayat Nöbeti’ başladı

A
A
A
Sakarya sahillerinde ‘Hayat Nöbeti’ başladı

Yaz sezonunun gelmesi ile birlikte Sakarya sahillerinde cankurtaranların hayat nöbeti başladı.

Yaz sezonunun gelmesi ile birlikte Sakarya sahillerinde cankurtaranların hayat nöbeti başladı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından Karasu, Kocaali ve Kaynarca sahillerinde 15 Eylül’e kadar görev yapacak cankurtaranların sayısı 70’e yükseltildi. Sıfır kayıp hedefi ile görevlerini sürdüreceklerini belirten Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, RİP akıntısına karşı uyarılarda da bulundu.


Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, kuzey sahillerinde tüm hazırlıklarını tamamlayıp 15 Haziran Perşembe günü itibariyle cankurtaran faaliyetlerine başladı. Yaklaşık 54 kilometrelik alanı kapsayan sorumluluk bölgesinde 45 kulede toplam 70 cankurtaran ‘Sıfır Kayıp’ hedefi ile görev yapacak. Cankurtaranlar, her gün 10.00 ile 19.00 saatleri arasında hayat nöbeti tutacak. Cankurtaran ekipleri, Kaynarca ilçesinde 2 kule ve 2 personel, Karasu ilçesinde 29 kule ve 45 personel, Kocaali ilçesinde ise 14 kule ve 20 personelle 15 Eylül’e kadar hizmet verecek.


Geçtiğimiz yıl Karasu’nun bir buçuk milyonun üzerinde kişiyi ağırladığını hatırlatan Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, Karadeniz’de ki RİP akıntısına karşı da uyarılarda bulundu. Yaklaşan Kurban Bayramı tatili ile birlikte ülkenin dört bir yanından gelen vatandaşların yoğunluk oluşturacağını hatırlatan Karaca, cankurtaranların uyarılarının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.



“45 kulede toplam 70 cankurtaran”


Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, “Kaynarca ilçesinde 2 kule ve 2 personel, Karasu ilçesinde 29 kule ve 45 personel, Kocaali ilçesinde ise 14 kule ve 20 personelimiz ve bayanlar havuzunda da 2 personelimiz olacak. Cankurtaran ekiplerimiz, sezon öncesi test ve eğitimlerden geçti. Başarıyla eğitimlerini tamamlayan personelimiz, ilk yardım eğitimi, kazazedeye müdahale ve suda boğulma eğitimi alarak profesyonel cankurtaran oldular” dedi.



“Teknik olarak daha donanımlı hale geldik”


Teknik ekip olarak daha donanımlı hale gelindiğini dile getiren Karaca, “Geçen yıl 4 olan jetski sayımız bu yıl 6’ya çıkartıldı. Bir adet de botumuz mevcut. Kazazedeyi kumdan taşımak zor olduğu için bir adet ATV aracı alındı. Otomatik defibilatör gibi teknik malzemelerimiz de mevcut. Allah’ın izni ile 2023 yaz sezonunu kazasız bir şekilde tamamlarız diye düşünüyorum” diye konuştu.



“Geçen yıl 1 buçuk milyon kişiyi ağırladık, bu sene sayının artması bekleniyor”


Geçen yıla göre sahile gelenlerin sayısında artış olacağını beklediklerini ve buna karşı personel sayısını arttırdıklarını ifade eden Karaca, “Bu yaz sezonunun yoğun olacağını düşünüyoruz. Önümüzde bayram tatili var 9 günlük. Geçen yıl Karasu’da 1,5 milyon kişiyi ağırladık. Bu yıl sayının artması bekleniyor. Ona göre de personel sayımızı biraz daha arttırdık. Toplamda 70 personelimiz oldu. 3 idari personelimiz de mevcut. Bu kadroyla üç ilçeye hakim olarak sezonu tamamlayacağız” şeklinde konuştu.



“Personelimizin uyarılarına kulak verilmeli”


Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca son olarak, “Dışarıdan gelen tatilcilerimize tavsiyemiz, cankurtaran olan bölgelerde denize girilmeli. Personelimizin uyarılarına kulak vermeleri. Karadeniz’de RİP akıntısına kapılan vatandaşlarımızın da akıntıya karşı yüzmemelerini ve ekiplerimiz dışında boğulma olaylarına müdahale etmemelerini istiyoruz. Müdahale durumunda boğulma tehlikesi geçiren kişi sayısı biranda 6-7’e ulaşabiliyor ve bu da bizim müdahalemizi daha da zorlaştırıyor” uyarısında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Döşemealtı’nda küçükbaş hayvanlara ücretsiz parazit uygulaması Antalya’nın Döşemealtı ilçesi Yeniköy Mahallesi’nde Büyükşehir Belediyesi’nce küçük baş hayvanlara yönelik dış parazit ilaçlaması gerçekleştirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üreticinin yükünü hafifletmek amacıyla tarımsal destek çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekiplerince Döşemealtı Yeniköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen uygulamada koyun ve keçiler tek tek parazit banyosundan geçirildi. Uygulamada hayvanlar parazitlerden arındırılırken, besiciler de duydukları memnuniyeti dile getirdi. Uyugulama ile hayvanların et ve süt veriminde artış, ölüm ve hastalık riskinde ise ciddi azalma sağlanıyor. Aynı zamanda çiftçiler, ilaç ve veteriner giderlerinden tasarruf ederek ekonomik olarak rahatlıyor. Parazit kaynaklı hastalıkların önüne geçiliyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Merve Güneş Bahşi özellikle uygulamanın et ve süt veriminde önemli bir artış sağladığına dikkat çekerek, "Bu uygulamayla kırsalda bit, pire, kene ve uyuz etkenlerinin popülasyonunun artmasını da engellemiş olmaktayız" dedi. Üretici memnun Döşemealtı Yeniköy Mahallesi Muhtarı Ahmet Kıvrak "Uygulamadan çok memnun kaldık. Dış parazit uygulaması düzenli olarak yılda 2 veya 3 defa yaptığımız bir uygulama olup, en çok zorlandığımız şeydi. Hayvanlarımız kısa zamanda ve daha emniyetli şekilde ilaçlanmış oldu" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Eskişehir’de gaziler ve yaşlılar iftar programında bir araya geldi Eskişehir’de Sığırcık ve Çevre Köyleri Derneği tarafından düzenlenen iftar yemeğinde, çoğunluğu gazi ve yaşlılardan oluşan yüzlerce kişi bir araya geldi. Eskişehir Sığırcık ve Çevre Köyleri Derneği, Ramazan ayının birleştirici gücünü düzenlenen geleneksel iftar yemeğiyle bir kez daha sergiledi. Kentteki gazilerin, yaşlıların ve çok sayıda mahalle sakininin katılım sağladığı programda, aynı sofrada buluşmanın mutluluğu yaşandı. İftar öncesi ve sonrası yapılan sohbetlerde vatandaşlar, bu tür organizasyonların komşuluk bağlarını güçlendirdiğini belirtti. Öte yandan gecenin en anlamlı anları ise iftar sofralarının ardından yaşandı. Dernek yönetimi, çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak ve kültürel gelişime katkı sağlamak amacıyla minik misafirlere çeşitli kitaplar hediye etti. Hem manevi değerlerin yaşatıldığı hem de gelecek nesillere yönelik eğitici bir adımın atıldığı iftar programı, Mehteran takımının gösterisi ve yapılan duaların ardından sona erdi. "Amaç bir araya gelip, merhabalaşıp muhabbet etmek" İftar programının düzenlenmesini sağlayan Gökmeydan Mahalle Muhtarı Mesut Ertem konu hakkında, "Burada amacımız birlik ve beraberliğimizi göstermek. Yani yemek değil amaç. Amaç bir araya gelip bir eski dostlarla merhabalaşıp muhabbet etmek. Şimdi programımızda özellikle ön plana çıkarmamız insanların bir araya gelmesi: Bir. İkincisi, orada kırtasiye ve okuma kitapları var. Özellikle ilk ve ortaöğretime yönelik çocuklarımıza okumalarını teşvik etmek için, kitaba alışmaları için ’Biz de bir abilik yapalım’ dedik. Gökmeydan Mahallesi’nde de yaptık aynı etkinliği, yani kitap ve kırtasiye dağıtımını. Burada da yapacağız inşallah. Yemekten sonra çocuklarımıza bu kitap ve kırtasiyeleri dağıtacağız. Tabii ki, şimdi burada önemli olan Ramazan ayının manevi havası. Eski Ramazanları yaşatmaya çalışıyoruz. Şimdi eski Ramazanların tadı tabii ki yok ama bizim amacımız gençlere eski Ramazanları yaşatalım, gençlere aşılayalım diye bu tür organizasyonlar, bu tür çalışmalar yapıyoruz" dedi. "Böyle programlar olmasa bir araya da gelemeyeceğiz" İftar yemeğine katılan Kıbrıs Gazisi Mustafa Toprak ise, "Çok güzel, eski günlerimiz daha iyiydi ama bu da güzel. Allah razı olsun yapanlara, böyle derneğe, bu işleri organize edenlere çok teşekkür ederiz. Eski Ramazanlar daha bir başkaydı. Eski Ramazanlar birbirimizle böyle bir diyalog kuruyorduk, birbirimize bağlıydık. Şimdi kimse kimseyi tanımıyor yani. Böyle programlar olmasa bir araya da gelemeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Ordu Başkan Güler: "Yaptığımız yatırımlar ile daha güzel günlere gideceğiz" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, vatandaşlar ile hep birlikte iftar açmanın önemine değinerek, "Biz büyük bir aileyiz ve ailemizin her bir ferdi çok kıymetli. Yaptığımız güzel yatırımlar ile daha güzel günlere gideceğiz" dedi. Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Aynı Sofrada Buluşuyoruz’ iftar programı Fatsa ilçesinde düzenlendi. Her ilçede olduğu gibi Fatsa’da iftar programları öncesinde kültür ve sanat etkinlikleri düzenlendi. Ramazan coşkusunu 19 ilçeye yaymaya devam eden ekipler Fatsa ilçesinde gerçekleştirilen iftar programında da ailelerin ve çocukların yüzünü güldürdü. İftar programı öncesi Başkan Güler protokol üyeleri ile birlikte esnaf ve hane ziyaretinde bulundu. Başkan Güler vatandaşların talep ve önerilerini dinledi. Ardından iftar programına katılan Başkan Güler ve protokol, oruçlarını vatandaşlar ile birlikte açtı. İftar programında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler Fatsa’ya yapılan ve yapılacak olan yatırımlarla daha güzel günlere gidilmesi temennisinde bulundu. Güler, "Allah ağzımızın tadını bozmasın. Biz büyük bir aileyiz ve ailemizin her bir ferdi çok kıymetli. Sizlerin de kıymetini çok iyi biliyoruz ve her zaman yanındayız. Yaptığımız güzel yatırımlar ile daha güzel günlere gideceğiz" diye konuştu. Fatsa Kültür Merkezi’nde yapılan iftar programına AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Şeniz Eyigün, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
İstanbul Marmara’nın derinliklerindeki "Hayalet Ağ" tehdidine sanat dokunuşu: Çıkarılan ağlar sanat eserine dönüştü Marmara Denizi’ndeki ekosistemi ciddi şekilde tehdit eden ve "hayalet ağ" olarak bilinen terk edilmiş balıkçı ağları, düzenlenen kapsamlı bir operasyonla deniz dibinden temizlendi. Deniz kirliliğine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen "Mavi İz" projesi kapsamında çıkarılan atıklar sanat eserine dönüştürülerek çevre farkındalığı sağlandı. Türkiye genelinde deniz kirliliğiyle mücadele son yıllarda ivme kazanırken, 2025 yılı verilerine göre denizlerden 11 yılda çıkarılan 2.9 milyon metrekare hayalet ağ; sorunun boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. 3 Mart Dünya Omega-3 Günü kapsamında Orzax’ın öncülüğünde Adalar Belediyesi, Deniz Temiz Derneği/TURMEPA ve Sualtı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği (SUFOD) iş birliğiyle yürütülen çalışmayla birlikte; denizlerin sürdürülebilirliği ve çevre bilincinin artırılması için dikkat çekici bir projeye imza atıldı. Deniz kirliliğine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla üç yıl önce başlatılan sosyal sorumluluk projeleri, her yıl farklı bir tema ve sloganla aralıksız sürdürülüyor. Bu kapsamda; projenin ilk yılında "Mavi Bayrak, Mavi Kalp", ikinci yılında "Mavi Gelecek" temasıyla hayata geçirilen çalışmalar, bu yıl ise "Mavi İz" adı altında gerçekleştirildi. Marmara Denizi’ndeki su altı canlı hayatı ve ekosistem için ciddi tehlike oluşturan hayalet ağlar ve atık malzemeler; Büyükada açıklarında uzman dalgıçlar tarafından gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte su altından temizlenerek karaya çıkarıldı. Deniz dibinden çıkarılan terk edilmiş ağlar ve plastik atıklar, heykel sanatçısı Büşra Kölmük tarafından özgün bir sanat eserine dönüştürüldü. Proje, sadece bir temizlik hareketi olmasının ötesinde, çevresel sorumluluğu görsel bir mesajla topluma ulaştırmayı amaçlıyor. Deniz ekosistemindeki tahribatı ve doğanın korunması gerektiğini simgeleyen bu eserle, su altındaki "görünmez" tehlikenin toplum tarafından fark edilmesi hedefleniyor. "Denizden çıkarılan hayalet ağlar aslında kurtarılan hayatlar demek" TURMEPA Genel Müdür Yardımcısı Mine Göknar, denizlerin hayalet ağlardan temizlenmesinin ekosistemin yanı sıra insan sağlığı ve sürdürülebilir beslenme açısından da kritik olduğuna dikkat çekerek, "Yaptığımız bu önemli çalışmada, Büyükada çevresinde denizden çıkarılan hayalet ağlar aslında sandığımızdan çok daha önemli bir işi başardı. Ve başarmaya da devam edeceğini umuyorum. Bu ağlar plastikten yapıldığı için zamanla parçalanarak mikroplastikleri sularımıza karışıyor maalesef. Denizden çıkarılan hayalet ağlar aslında kurtarılan hayatlar demek. Küçük bir müdahale gibi görünebilir ama deniz için gerçekten oldukça büyük bir adım" dedi. "Sadece Büyükada’da değil iç denizlerimizde de aynı sorunlarla karşı karşıyayız" TV Programcısı ve doğa aktivisti Güven İslamoğlu, bu tür çalışmaların büyük şirketlerin desteğiyle gerçekleştirilmesinin bütçe ve insan emeği açısından büyük önem taşıdığını dile getirerek, "Hayalet ağlar ve su uzun zamandır çalıştığım konulardan bir tanesi. Çok zor bir iş. Niye? Bu ağları çıkartmanız öyle kolay değil; enerji harcamanız lazım, bütçe ve insan emeği gerekiyor. Maalesef yer altını, özellikle de su altını es geçiyoruz. Sadece denizlerimizde, Büyükada’da değil, iç denizlerimizde de aynı sorunlarla karşı karşıyayız. Şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında dip temizliği yapılıyor. Bu tür şirketlere çok ihtiyacımız var. Biz de şirketlerle beraber, ortak çalışıyoruz. Bu projede bende varım ve destek veriyorum" ifadelerini kullandı. "Denizlerde hayat varsa Omega-3’ü de sürdürülebilir şekilde elde edebiliyorsunuz" Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, denizlerin temizliğinin Omega-3 kaynaklarının sürdürülebilirliği ve kalitesi için hayati önem taşıdığını vurgulayarak, çevresel sürdürülebilirlik ile insan sağlığı arasındaki bağlantıya dikkat çekti. Alimoğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: Omega-3’lerin en temel kaynağının denizler olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla denizlerde hayat varsa buradaki kaynağı da sürdürülebilir bir şekilde elde edebiliyorsunuz. Omega 3, 22 yıl önceki kuruluş dönemimizde piyasaya sunduğumuz ilk ürünlerden biriydi. Bu alana duyduğumuz hassasiyet ve çevresel sorumluluk bilincimiz doğrultusunda; deniz kirliliğine ve ekosistemin korunmasına dikkat çekmek amacıyla bu projeyi hayata geçirdik. Toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla üç yıl önce başlatılan sosyal sorumluluk projemizi, her yıl farklı bir tema ve sloganla aralıksız sürdürüyoruz. Bu kapsamda; projenin ilk yılında "Mavi Bayrak, Mavi Kalp", ikinci yılında "Mavi Gelecek" temasıyla hayata geçirdiğimiz çalışmalar, bu yıl ise "Mavi İz" adı altında gerçekleştirdik. Bizim çalışmış olduğumuz pazar insanların sağlığını koruyan, sağlıklı yaşamalarını sağlayan, hastalıkları önleme amacıyla kullanılan ürünlerden oluşuyor. Yaşlanmadan önce, hastaneye gitmeden önce insanların hayatına dokunabilecek ürünler üretiyoruz. Omega-3’de bu kategorilerden birisi. İnsan sağlığı üzerine özellikle göz, beyin, sinir sistemi ve kalp damar sağlığı noktasında olumlu etkileri olan bir ürün kategorisi." "Yarın bir pişmanlık duymamak için bugünden farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz" Endüstrileşme nedeniyle çevre kirliliğinin ciddi boyutlarda arttığını ve bu noktada hızlıca önlemler alınması gerektiğini belirten Alimoğlu, "Denizler yüz binlerce canlının yuvası aslında dönüp baktığımızda. Aynı zamanda iklimin sağlıklı şekilde yürüyebilmesi için, sıcağın dengelenebilmesi için, çok önemli bir pozisyonda. Bir taraftan beslenme zinciri açısından hayatımıza değer katan besin zinciri noktasında önemli bir pozisyonda. Yüz binlerce canlıya ev sahipliği yapan, dolayısıyla ciddi bir biyokütleyi kendi yapısında barındırıyor. Denizlerin bu besleyici hayat düzeyine ulaşabilmesi belki milyarlarca yıl aldı. Fakat özellikle son dönemlerde toplumların ciddi şekilde endüstrileşmesi, plastiklerin hayatımıza girmesiyle beraber çok hızlı şekilde kirlettiğimizi görüyoruz. Dolayısıyla yarın bir pişmanlık duymamak, bugünden önlenebilecek bir pozisyonda olduğumuz için şu an sosyal sorumluluk projeleriyle bu alanda farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz" diye aktardı. "Bu ekosistemin hayatımıza çok büyük katkıları var, onu korumamız gerekiyor" Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, hayalet ağların deniz ekosistemi üzerindeki yıkıcı etkisine ve bu ağların çıkarılmasının oldukça zahmetli bir süreç olduğuna dikkat çekerek, şunları aktardı: "Yıllardır etkinlikler yapıyoruz ama bu proje geldiğinde çok heyecanlandım. Bu farkındalığı herkesin bilmesi çok kıymetli. Su üstündeki hayat gibi denizin altında da bir ekosistem var ve hayatın devamında, o sistemin de bizim hayatımıza çok büyük katkıları var ve bu ekosistemi korumamız gerekiyor. Orzax Mavi İz projesiyle geldiğinde ben de özellikle bir su altı balıkadamı olarak yıllardır verdiğim desteği verdim ve severek kabul ettim. Beraber denizin dibindeki canlılığı ve yavaş yavaş yok olmaya yüz tutmuş hayatı beraber görüntüledik, temizledik. Hem denizin altındaki ekosistemi korumak hem de suyun altındaki hayatı ve farkındalığı vurgulamak çok büyük bir olay." "Su altından çıkarmadığınızda hayalet ağlar yaklaşık 150 yıl pasif avlanmaya devam ediyor" Marmara Denizi’nin hayalet ağ konusunda riskli bir durumda olduğunun altını çizen Akpolat, "Şu gerçeği söyleyelim: Marmara Denizi bizden yardım istiyor, içerideki ekosistem bizden destek istiyor. O alttaki ağlar o kayalara, o doğal taşlara takıldıkça ve oradan çıkarılmadıkça aşağıdaki yaşayan bütün canlılara tehlike arz etmeye devam ediyor. Onları oradan çıkarmadığınızda hayalet ağlar yaklaşık 150 yıl pasif avlanmaya devam ediyor. Bu konuda dikkat edilmesi lazım, denetimlerin yapılması lazım, temizlememiz lazım. Tabii bu sadece birkaç gönüllünün yapmasıyla mümkün değil; burada devletin üstüne düşen de bizlerin üstüne düşen de çok büyük görevler var. Vatandaşlarımızın üstüne de düşen çok büyük görevler var. O yüzden hayatımın son noktasına kadar bu konuda uğraşları vereceğim" dedi. Düzenlenen etkinliğe Orzax CEO’su Yunus Emre Alimoğlu, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, TURMEPA Genel Müdür Yardımcısı Mine Göknar, Tv Programcısı Doğa Aktivisti Güven İslamoğlu ve çok sayıda doğasever katılım sağladı.