GÜNDEM - 01 Şubat 2026 Pazar 12:39

Bu kafenin kapısından giren geçmişe gidiyor

A
A
A
Bu kafenin kapısından giren geçmişe gidiyor

Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde farklı dönemlere ait asırlık antika eşyalarla dekore edilen kafe, ziyaretçilerine nostaljik atmosferde hizmet veriyor.


Adapazarı ilçesinde faaliyet gösteren bir kafe, sergilediği antika objeler ve nostaljik dekorasyonuyla müşterilerine tarihi bir atmosfer sunuyor. İşletmede, fotoğraf makineleri, kılıç, gürz, tüfek ve piyano gibi farklı kültürlere ait antika eşyalar sergileniyor. Ziyaretçiler, geçmişin izlerini taşıyan objeler arasında vakit geçirirken, kafenin konsepti özellikle tarih meraklılarının ilgisini çekiyor.


Kafeyi oluşturma fikrini bir günde düşündüğünü söyleyen işletmeci Volkan Ötünç, antika tutkusunu ticari bir girişimle birleştirmeye karar verdiğini söyledi. Bölgede bu tarz bir konsept eksikliği olduğunu düşünerek kafeyi açtığını belirten Ötünç, "Açıkçası çok düşünmedim, bir gün içinde karar verdim. Sonra gelişmeler birbirini takip etti ve burası oldu iyi ki de oldu. İnsanlarda sevdi, bu da beni mutlu etti" dedi.


"Hiçbir zaman tek bir kültür ve obje üzerine yoğunlaşmadım"


Ötünç, koleksiyoner olarak tek bir kültür veya obje üzerine yoğunlaşmadığını, eşyaların "duygusu ve yaşanmışlığına" önem verdiğini ifade etti. Ötünç, şunları kaydetti:


"Ben koleksiyoner olarak hiçbir zaman tek bir kültür ve obje üzerine yoğunlaşmadım. Benim için önemli olan bu eşyanın gerçekten antika olması, bir duygusu ve yaşanmışlığı olmasıydı. O yüzden bir çok ürüne ilgi duymaya başladım. Para koleksiyonu, pul koleksiyonu yapanlar var ama ben öyle olmadım. Bir çok objeyi birlikte sevdim ve onlarla birlikte yaşadım ve biriktirmeye başladım. Bir objenin antika olabilmesi için en az yüz yıl geçmesi lazım ama bu tek başına da geçerli değil. O dönemin kültürünü ve sanatını yansıtması gerekiyor. Objenin el işçiliği olması, yıpranması, yaşanmışlığı olması gerekiyor. Bunların hepsi olduğu zaman onlara antika diyebiliriz. Toprak altı eserler antika değil tarihi eserdir ve yeri müzelerdir bunları insanların öğrenmesi gerekiyor çünkü oralarda daha iyi saklanıyor ve korunuyor. Bizde bulunan askeri araçlardan orijinal olanlarda var yasal kurallara uygun şekilde olarak."


"En eski eşyamız piyanomuz"


Kafedeki en eski eşyanın bir piyano olduğunu anlatan Ötünç, "Piyanomuzun içinde bir soğuk damgası var ve 1699 yılına ait olduğu, markası ve menşeisi yazıyor. Yılı için üretim yılımı yoksa firmanın kuruluş yılı mı tam bilmiyoruz. Eğer üretim yılıysa 326 yaşında bir piyanoya sahibiz, bu da bizim için çok değerli. Kim bilir kimler bunda ne şarkılar çaldılar, neler beslediler benim için önemli olan bu ve yaşıdır. Piyanomuz kullanılabilir halde. Bu piyanoyu bu zamana kadar kullananlara çok teşekkür ediyorum çünkü çok iyi bakmışlar, hala aktif halde. Yaşından dolayı eksiklikleri var ama buna rağmen hala çalışır halde. Onların da bir ruhu var onlara da iyi davranmak, bakmak gerekiyor" diye konuştu.


Müşteriler atmosferden memnun


Müşterilerden 56 yaşındaki Necmiye Alemdar, arkadaşıyla geldiği kafeyi çok beğendiğini belirterek, "Çok değişik eşyalar var. Eski eşyaları değerlendirmişler, çok güzel olmuş. Kahve içtik, içimiz açıldı. Çok sevdik, hoş sohbet ettik" şeklinde konuştu.


Arkadaşlarıyla farklı ortama sahip bir kafe arayışını burada sonlandırdığını belirten 19 yaşındaki öğrenci Yaren Fındık ise "Arkadaşlarımla beraber farklı bir kafe ararken burayı keşfettik. İçindeki antik eşyalar çok ilgimizi çekti. Her yerde fotoğraf çekilme yerleri var, ışıklandırmalardan dolayı da çok iyi çıkıyor. Çok beğendiğimiz bir kafe oldu, artık sık sık geliriz" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ’den "Horizon Europe" başarısı Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Avrupa Birliği Horizon Europe programı kapsamında hazırlanan 5 milyon avro bütçeli "AI-CIRCLE" projesi ile önemli bir uluslararası başarıya imza attı. Üniversite koordinatörlüğünde yürütülecek olan proje, dijital dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanında Avrupa genelinde güçlü bir işbirliği ağı oluşturmayı hedefliyor. HORIZON-WIDERA-2025-01-ACCESS-01 European Excellence Initiative çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazanan "AI-CIRCLE-Excellence for Digital Transformation and Business Modelling Solutions for the Circular Economy" projesi, toplam 12 farklı Avrupa ülkesinden üniversite ve kuruluşu bir araya getiriyor. BUÜ’nün liderlik edeceği konsorsiyumda Letonya, Slovenya, Polonya, Portekiz, Yunanistan, İrlanda, İspanya, Hollanda, Almanya, İtalya ve İsveç’ten paydaşlar yer alıyor. "Küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz" Projenin kapsamı ve hedefleri hakkında teknik detayları paylaşan Proje Koordinatörü Prof. Dr. Aylin Poroy Arsoy, AI-CIRCLE projesinin yükseköğretim kurumları arasında kurulacak bir Avrupa mükemmeliyet ağı aracılığıyla yapay zeka destekli dijital dönüşümü ve döngüsel ekonomi temelli iş modeli inovasyonlarını geliştirmeyi amaçladığını belirtti. Prof. Dr. Arsoy, çalışmanın özellikle Türkiye’nin de içinde yer aldığı "Widening" ülkelerine odaklanarak araştırma mükemmeliyetini artırmayı, kurumsal dönüşümü desteklemeyi ve KOBİ’lerin küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini vurguladı. 5 tematik alanda 48 pilot uygulama Prof. Dr. Arsoy, proje kapsamında 24 KOBİ ile en az 48 pilot uygulama gerçekleştirileceğini ifade etti. Akademik araştırma çıktılarının doğrudan gerçek sektör uygulamalarına dönüştürüleceğini kaydeden Arsoy, çalışmaların tekstil, gıda sistemleri, turizm ve konaklama, ulaşım ve mobilite ile çevre ve enerji sistemleri olmak üzere 5 temel tematik alanda yürütüleceği bilgisini paylaştı. Projenin akademik ekibi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi kadrosundan oluşuyor. Prof. Dr. Aylin Poroy Arsoy’un koordinatörlüğündeki projede Prof. Dr. Çağatan Taşkın, Prof. Dr. Yasemin Ertan, Prof. Dr. Yücel Sayılar, Prof. Dr. Nuran Bayram Arlı, Prof. Dr. Elif Yücel, Doç. Dr. Mehlika Saraç ve Dr. Öğr. Üyesi Burak Meydancı araştırmacı olarak görev alıyor.
Adıyaman AK Parti heyeti Başkan Hallaç ile bir araya geldi AK Parti Adıyaman Milletvekilleri İshak Şan ve Mustafa Alkayış, beraberlerindeki Kaymakam Muhammed Usame Soysal ve parti heyetiyle birlikte Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç’ı ziyaret etti. Ziyarette il ve ilçe teşkilat üyeleri de yer alırken, birlik ve beraberlik mesajları verildi. Ziyarette, Kahta’da devam eden çalışmalar, hayata geçirilmesi planlanan projeler ve ilçenin geleceğine yön verecek yatırımlar üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Göreve geldikleri günden bu yana Kahta’nın her alanda gelişmesi için yoğun bir gayret içerisinde olduklarını ifade eden Kahta Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, altyapıdan üstyapıya, sosyal projelerden kültürel çalışmalara kadar geniş bir yelpazede yürütülen hizmetler hakkında detaylı bilgi paylaştı. Başkan Hallaç, özellikle vatandaş odaklı belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerinin altını çizerek, "Kahta’mızı daha yaşanabilir, daha modern ve daha güçlü bir ilçe haline getirmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Hemşerilerimizin ihtiyaçlarını önceleyen, kalıcı ve sürdürülebilir projeler üretmeye devam edeceğiz. Bu süreçte sağlanan birlik ve beraberlik, hizmet yolculuğumuzun en büyük gücüdür. Nazik ziyaretleri ve ilçemize göstermiş oldukları yakın ilgi ve desteklerinden dolayı milletvekillerimize ve teşkilat üyelerimize teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyoruz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin" dedi. Ziyaret kapsamında karşılıklı istişarelerin, ilçenin gelişimine önemli katkılar sunacak nitelikte olduğu dile getirilirken ortak akıl ve iş birliği içerisinde yürütülecek çalışmaların Kahta’ya değer katmaya devam edeceği belirtildi.