ASAYİŞ - 03 Eylül 2025 Çarşamba 21:38

Bungalovdaki gizli kamera skandalında gelişme

A
A
A

Sakarya’nın Sapanca ilçesinde bungalovda meydana gelen gizli kamera skandalına ilişkin davada tutuklu bulunan iki sanık tahliye edildi. Tanık olarak dinlenen polisin, "Jakuzinin üzerinde ampul şeklinde kamera bulunmaktaydı, kırmızı ışık yanıp sönüyordu. Biz oradayken ışık tamamen söndü" ifadeleri dikkat çekerken, mahkeme heyeti eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

30 Mart tarihinde meydana gelen olayda, İstanbul’dan Sakarya’nın Sapanca ilçesinde bungalov kiralayan bir aile, yapının yatak odası ve jakuzi bölümünün tamamını gören ampul içinde saklanmış gizli kamerayı fark etti. Aile emniyete giderek şikayette bulundu. Yapılan ihbar sonrasında konuya ilişkin çalışma başlatan ekipler, işletme sahibi H.K. (31) ve arkadaşı T.S.’yi (48) gözaltına aldı. İfadeleri alınan 2 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. 6 Ağustos 2025 tarihinde ilk kez hakim karşısına çıkan H.K. ve T.S. için cumhuriyet savıcısı eksik hususların giderilmesi ve sanıkların tutukluluklarının devam etmesini talep etti. Mahkeme heyeti ise eksik hususların giderilmesi yönünde karar vererek duruşmayı bugüne erteledi. Sapanca 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar ile müştekiler M.K. ve eşi P.K. ile taraf avukatları hazır bulundu.

Mahkemede söz verilen sanık H.K. önceki beyanlarını tekrar ederek, kamera meselesini olaydan 1 gün önce öğrendiğini, telefonu kendi rızası ile polislere teslim ettiğini ve veri silinmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. Kendisinin teslim olduğunu ve kaçmaya teşebbüs etmediğini ifade eden H.K., tahliyesini talep etti. Diğer sanık T.S. ise, işletmenin finansörü olduğunu belirterek olayla ilgisinin sadece ampuldeki parmak iziyle sınırlı olduğunu, bunun da normal bir durum olduğunu söyledi. Ampulü diğerlerinden ayırt edemediği için çekmeceye koyduğunu, bungalova başkalarının da girip çıktığını dile getiren T.S., olayla bağlantısı olmadığını öne sürerek beraatini talep etti.

Kendilerinden özür dilenmediğini söyleyen müşteri M.K. ise mağdur ve şikayetçi olduklarını ifade etti. Tanık olarak dinlenen polis memuru R.E. de ihbar üzerine bölgeye gittiklerini aktararak, "Jakuzinin üstünde ampul şeklinde kamera vardı, kırmızı ışığı yanıp sönüyordu. Biz oradayken ışık tamamen söndü" diye konuştu. Diğer tanık polisler F.S. ve B.A. da benzer şekilde ampulde kırmızı ya da mora benzer ışık gördüklerini ifade etti. Sanık avukatları ise aleyhe beyanları kabul etmediklerini belirterek tahliye talebinde bulundu. Cumhuriyet savcısı, sanıkların yaklaşık 4 aydır tutuklu olduğunu, delillerin büyük ölçüde toplandığını ve suçun ceza sınırlarını dikkate alarak tahliyelerini istedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutuksuz yargılanmasına hükmedip dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Burak Can Tokyürek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.