GÜNDEM - 25 Mayıs 2025 Pazar 11:37

Direksiyon başında değil, kalplerde kahraman oldu

A
A
A
Direksiyon başında değil, kalplerde kahraman oldu

Sakarya’nın Arifiye ilçesinde, emekli olduktan sonra okul servisi şoförlüğü yapmaya başlayan Salih Öztaş gönüllerde taht kurdu. Salih Öztaş ve ona yardımcı olan eşi Hanife Öztaş, taşıdıkları minik yüreklere yalnızca güvenli bir yolculuk değil, aynı zamanda sevgi, ilgi ve neşe dolu hatıralar da hediye ediyor.


Arifiye Kaymakamlığı’ndaki görevinden emekli olduktan sonra meslek hayatına okul servis şoförü olarak devam eden ve işini sadece direksiyon başı görevi olmayarak gören Salih Öztaş, kısa sürede çocukların kalbini kazandı. Onu ve eşini farklı kılan yalnızca sorumlulukları değil, yürekleriyle yaptıkları işler oldu. Her gün araçlarında taşıdıkları Bekir Sıtkı Durgun İlkokulu öğrencilerini kendi çocukları gibi benimseyen Öztaş çifti, iki yıl önce başlattıkları sosyal etkinliği bu yıl da sürdürerek, çocukların hem yüzünü güldürdü hem de kalpleri ısıttı.



Okuldan bahçeye, sevgiyle dolu bir durak


Geleneksel hale getirilen etkinlikte; bahçede gönüllerince eğlenerek oyunlar oynayan çocuklara Salih ve Hanife Öztaş çifti, mangalın yanı sıra hazırladıkları çeşitli yiyecekleri ikram etti. Piknik havasında geçen programın sonunda ise hediyelerini de alan çocukların mutlulukları gözlerinden okundu. Hem öğrencilerin hem de velilerin gönlünde taht kurarak ’böyle güzel insanlar iyi ki hala varlar’ dedirten Öztaş çifti, işlerine gösterdikleri sevgi ve saygıyla örnek bir toplumsal sorumluluk sergiledi.



"Çocukların mutluluğu, bizi daha fazla mutlu ediyor"


Etkinliğin ailelerden izin alınarak organize edildiğini söyleyen Salih Öztaş, "Çocukların sene sonunda motivasyonlarını artırmak için evimizin bahçesinde piknik tarzı organizasyon yapıyoruz. Geçtiğimiz iki sene boyunca yaptık ve bu sene de nasip oldu. Aileler ve çocuklar memnun kalmıştı. Bu sene çocuklar daha da fazla hevesli. Biz de onların isteğini kırmamaya çalışıyoruz. Servisçiliği biraz daha ileriye taşımaya çalışıyoruz. Çocuklara sadece parasını al, zarfını al evine bırak gözüyle bakmıyoruz. Eşim ile birlikte yapıyoruz bu işi zaten kendisi iş olsun diye değil, severek isteyerek yapıyor. Hosteslik yapıyor ve çocukları kendi çocuklarımızdan ayırmıyor, kendi çocuklarımızdan daha iyi bakıyor diyebilirim. Ben her ne kadar direksiyonda olsam da eşim daha fazla çocuklar ile haşır neşir oluyor. Çocukların mutluluğu bizi daha fazla mutlu ediyor" dedi.



"Küçük şeyler bunlar ama çocukların çok hoşuna gidiyor"


Geçtiğimiz iki sene boyunca yaptıkları etkinliklerin ardından güzel dönüşler aldıklarını ve bu etkinliği önümüzdeki senede devam ettirmek istediğini ifade eden Öztaş, "Bu sene de organizasyonumuzu yaptık ve darısı seneye inşallah. Etkinlik günü çocuklarımızı okuldan alıyoruz, evlerine götürmek yerine bahçemize getiriyoruz. Onlar gelmeden önce bahçeyi çocukların hoşuna gidecek şekilde hazır ediyoruz. Onlar da buraya geldiklerinde gönüllerince eğleniyor. Çeşitli hediyeler vermeye çalışıyoruz. Bu sene Ankara’dan yeğenimiz Yavuz Koç sağ olsun hediyelere katkıda bulundu, Allah razı olsun ondan. Tabi bu hediyeler ile birlikte çocuklar iyice mutlu oluyor. Bir dahaki seneyi daha çok istiyorlar. Küçük şeyler bunlar ama çocukların çok hoşuna gidiyor" diye konuştu.



"Ailelerin güvenine layık olmaya çalışıyoruz"


İşine gösterdiği saygı sebebi ile velilerin de takdirini kazanan Salih Öztaş, "Velilerin dönüşü çok güzel oluyor, onlar da memnun kalıyor bu durum karşısında. Bugün bir tanesi mesaj atmıştı, ’bizim sizin ile çok farklı bir bağımız oldu, kızım size başka bir gözle bakıyor’ diye. Ben de kendisine, çocukları kendi çocuklarımızdan ayırmadığımızı söyledim. Eşim onları servisten indirirken, bindirirken; montunu, çantasını veya saçını düzeltiyor. Varsa bir dağınıklığını onu gidererek gönderiyor okula. Tabi bu esnada okulun önüne yanaşınca fark ediliyor bu durum öğretmenlerin de dikkatini çekiyor. İyisini yapmaya çalışıyoruz, inşallah yapıyoruzdur bu şekilde hoşumuza gidiyor. Öğrencilerden bir tanesi okul çıkışında geliyor onunla birlikte toplam 16 öğrencim var. Hatta nasip oldu bu sene servis aracını yeniledik, çocuklar daha konforlu seyahat edebilsin diye. Aileler, biz ve çocuklar da rahat etsin diye işimi layıkıyla yapmaya çalışıyorum. Veliler, çocukları servis aracımıza bindiğinde akıllarına kötü bir şey gelmiyor ve güveniyorlar bize, biz de o güvene layık olmaya çalışıyoruz. Ve inşallah böyle devam ederiz" şeklinde konuştu.



"Ben onları serviste değil, kalbimde taşıyorum"


Hanife Öztaş ise, "Çocukları çok seviyorum ve ben onları serviste değil, kalbimde taşıyorum. Hepsi benim için çok değerli. Çocuklar sabah okula giderken servise bindiklerinde bazen uykusuz olabiliyorlar tabi ben de onların uykularını açabilmek için ’ne kadar güzelsin, saçınız ne güzel olmuş, hangi parfümü sıktın ne kadar güzel kokuyorsun’ diyerek sohbete başlıyorum. Okuldan çıktıklarında da yorulmuş oluyorlar bu kez de farklı sohbetler açıyorum, erkek çocukları ile futbolu konuşmaya çalışıyorum. Bunu bir iş olarak yapmıyorum, çocukları sevdiğim için eşimin yanında gidip geliyorum" ifadelerine yer verdi.



"Doyasıya eğlendik"


Bahçede yapılan etkinlikte gönüllerince eğlenen ve mutlulukları adeta yüzlerine yansıyan çocuklar ise, "Oyunlar oynayıp doyasıya eğlendik, yemek yedik. Çok iyi geçti, mutluyuz" dediler.



Direksiyon başında değil, kalplerde kahraman oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Aynaların çarpması sonucu çıkan kavgada öldürülen Abdurrahman Cengiz’in davasına devam edildi Gaziantep’te iki aracın yan aynalarının birbirine çarpması sonucu çıkan tartışmada 1 kişinin hayatını kaybettiği kazayla ilgili davanın 6’ncı duruşması görüldü. Gaziantep’te iki aracın yan aynalarının çarpması sonrası çıkan tartışmada Abdurrahman Cengiz’in hayatını kaybettiği kazayla ilgili davanın 6’ncı duruşması Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, sanık Mehmet Erkan B., sanık avukatları, maktulün ailesi ve avukatları hazır bulundu. Diğer sanık Eyüp Ertan D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Leyla D., "Olaydan sonra oğlumun arkadaşı Mehmet A. beni aradı. Olayda kullanılan silahları sakladığını söyledi. Silahları Suruç’ta bulunan bağ evinin bahçesine gömüldüğünü söyledi. Ben de polisler ile birlikte bu silahları polislere teslim ettim. Olayı görmedim. Duyduğuma göre oğlum ilk hastaneye giderken önünü kesmişler. Arkadaşlarına ve kendisine ateş etmişler. Olaya dahi bilgi ve gördüm bundan ibarettir" dedi. "Biz kendimizi koruduk" Tutuklu sanık Eyüp Ertan D. savunmasında, "Bize ilk ateş eden maktuldür. Biz de kendimizi korumaya çalıştık. Olay anında makbul bize hakaret ederek ateş etti. Biz kendimizi koruduk. Tahliyemi talep ederim" dedi. Duruşma ertelendi Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Erkan B. hakkında uygulanan "yurt dışına çıkış yasağı" adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi. Tutuklu sanık Eyüp Ertan D.’in ise dosyadaki delil durumu ve alabileceği muhtemel ceza dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına hükmederek eksik hususların giderilmesi gerekçesiyle davayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi 15 Mart 2023’te Şahinbey ilçesi Fırat Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, Abdurrahman Cengiz (43) ile husumetli olduğu şahıs ya da şahıslar arasında tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında husumetli olduğu şahıs ya da şahısların silahlı saldırısına uğrayan Abdurrahman Cengiz, ağır yaralandı. İhbarla olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesine kaldırılan Cengiz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Samsun "Ramazan’da 3 öğün beslenilmeli" Diyetisyen Tuba Yıldırım, Ramazan’da doğru beslenme hakkında bilgilendirmelerde bulunarak, "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak iftar, ara öğün ve sahur şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz" dedi. Ramazan ayında uzun saatler aç ve susuz kaldığımız ve beslenme düzenimizin oldukça değiştiği için bu dönemde dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını belirten Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak sahur, iftar ve ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz" diye konuştu. Sağlıklı beslenmenin hayatın her döneminde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Dyt. Yıldırım, "Ramazan ayı uzun saatler aç ve susuz kaldığımız, beslenme düzenimiz oldukça değiştiği için bu dönemde dengeli beslenme büyük önem taşıyor. Normal günlerde, herhangi bir öğünde eksik aldığımız bir besin ögesini gün içinde ara öğünlerde veya diğer ana öğünlerde tamamlama fırsatımız oluyor. Ancak Ramazan ayında öğün sayımız sınırlanıyor. Dengeli beslenme her zaman çok önemli ama özellikle Ramazan ayında daha enerjik ve sağlıklı olabilmek için düzenli ve dengeli beslenme gereklidir" diye konuştu. Dyt. Yıldırım, Ramazan’da doğru beslenme önerilerini şöyle sıraladı: "Ramazan’da öğünlerinizi genel olarak sahur, iftar ve ara öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Böylece gün içinde almanız gereken besin ögelerini üç öğüne bölmüş ve dengeli beslenmiş olursunuz. Sahur yapma alışkanlığı sayesinde hem açlık süreniz azalır hem de metabolizma hızınızı korumuş olursunuz. Sahurda yumurta, ceviz, peynir, avokado ve mevsim söğüşlerini içeren hafif bir kahvaltı veya yoğurt, yulaf, taze meyve, çiğ kuruyemişlerden hazırlanan sağlıklı bir kase tercih edebilirsiniz. İftar öğünü de en az sahur kadar önemlidir. Orucu bir hurma ve su ile açtıktan sonra çorba ve renkli bir salata ile devam edip, sonrasında ana yemeğe geçebilirsiniz. İftarda uzun açlık döneminden sonra midenizi hızlı bir şekilde doldurmak ani tansiyon ve şeker yükselmelerine, mide barsak rahatsızlıklarına sebep olduğu için iftardan sahura kadar öğün sayısını artırıp, aralıklarla beslenmeye özen gösteriniz. Tatlı seçiminizi iftardan hemen sonra yapmak yerine bir iki saat sonra ara öğün şeklinde hafif sütlü tatlılardan tercih etmek sağlıklı olacaktır. İftardan sonra tatlı isteklerinde kahve ve hurma ikilisi kan şekerini dengelemeye ve tatlı yeme ihtiyacını azaltmaya yardımcı olacaktır. Ramazan’da hareketsizlik, bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olabilir. İftardan sonra bir saatlik yürüyüşler yapmak sindirimi kolaylaştırır. İftardan sahura kadar ortalama en az iki litre su içmelisiniz. Bir şişe soda ve bir bardak bitki çayı da sindirim sisteminize iyi gelecektir."
Uşak Uşak’ın yeni Valisi Serdar Kartal görevine başladı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile İçişleri Bakanlığı Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığından Uşak Valiliğine atanan Serdar Kartal görevine başladı. Uşak Valiliğine atanan Serdar Kartal için valilik binasında karşılama töreni düzenlendi. Tören mangasını selamlayan Kartal, vali yardımcıları ve kurum müdürleriyle tanıştıktan sonra Valilik binasına geçti. Burada açıklamalarda bulunan Vali Kartal; "Göreve başlarken, böylesine derin bir kültüre, güçlü bir birlik ruhuna ve yükselen bir kalkınma dinamizmine sahip Uşak ilinde hizmet edecek olmanın ağır fakat onurlu sorumluluğunu yüreğimde hissettiğimi belirtmek istiyorum. Bu birikimi koruyarak ve daha da ileriye taşıyarak, sanayisiyle üreten, tarımıyla bereketlenen, gençleriyle güçlenen ve her bir hemşehrisini kucaklayan bir Uşak hedefiyle kararlılıkla yol alacağız." dedi. Kartal sözlerine şöyle devam etti; "Uşak’ın huzurunu, refahını ve geleceğini daha da güçlendirmek için var gücümüzle çalışacağız. Sizlerin talep ve önerileri bizler için yol gösterici olacaktır. Yüce Allah’ın inayeti, dualarınız ve bu birliktelik ruhuyla Uşak’ı her alanda daha ileriye taşıyacağımıza inancımız tamdır. Bizler için devlette makamlar gelip geçicidir, kalıcı olan ise aziz milletimize hizmet etmektir. Bu bilinçle Uşak’ımızın her ilçesini, her köyünü, her mahallesini ve her bir vatandaşını kapsayan, adaletli, şeffaf ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını hakim kılmayı esas alacağız. Kapısı da gönlü de herkese açık bir idare anlayışıyla, devletimizin şefkatini, güler yüzünü ve güven veren varlığını hayatın her alanında hissettirmeyi temel vazifemiz olarak görüyoruz." dedi. Açıklama sonrası Vali Kartal, makamında il protokolü ile bir toplantı gerçekleştirdi.
Antalya Rus sahipleri, kaybolan köpeklerini sokak sokak arıyor: Canlı bulana 100 bin, ölü bulana 10 bin ödül Antalya 4 yıldır yaşayan iki Rus aile, 10 Ocak’ta Kemer’de kaybolan köpekleri yüzünden adeta perişan oldu. Kemer’de bir gezi esnasında Rubi ve Boris adlı köpeklerini kaybeden aileler, köpeklerini sağ bulana 100 bin, ölüsünü bulana ise 10 bin TL ödül verecek. Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle 4 yıl önce Türkiye’ye gelerek Antalya’nın Döşemealtı ilçesine yerleşen İvakina çifti, köpekleri Rubi ve arkadaşlarının köpekleri Boris’i yanlarına alarak 8 kişilik bir kafile halinde Kemer’in Tekirova ilçesinde Tahtalı Dağı eteklerinde gezmeye çıktı. Otomobilleriyle Tahtalı Teleferik yoluna giren kafile, Galina İvakina’nın rahatsızlanması üzerine durakladı. Grup araçlarından inince köpekler de ormanlık alanda oynamaya başladı. Köpeklerin kavga sesi geldi Galina İvakina’yı yürüterek kendine gelmesine çalışan grup, o sırada orman içinde bulunan Boris ve Robi’nin bulunduğu bölgeden köpeklerin kavga sesini duydu. O noktaya doğru ilerleyen grubun karşısına büyük bir Kangal köpeği çıkınca, yanlarında çocuklar da bulunan kafile köpeğin saldırması üzerine uzaklaşmak zorunda kaldı. Robi’nin takip cihazı bulundu, Boris’ten haber yok Bütün güçlüklere rağmen köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen aileler, kaybolduktan 9 gün sonra Robi’nin tasmasındaki takip cihazını çobanların çöp döktüğü yerin yanında buldu. Vladislav İvakin, durumu çobanlara sorduğunda "Biz görmedik" cevabını aldığını öne sürdü. Kayıp köpek sahiplerinin ısrarlı aramalarından birine katıldığını söyleyen arkadaşları Zülfiye Aslan da aileyle birlikte köpekleri bulmak için gittiklerinde bir çobanın yanlarına gelerek "Burada duramazsınız, burası özel mülk, jandarma gelecek" dediğini, kendisinin "Siz mi çağırdınız" sorusu üzerine "Hayır, Teleferik’ten aradılar" cevabını verdiğini ancak kendilerinin Teleferik istasyonundaki kişilere bunu sorduklarında "Biz hiçbir şey bilmiyoruz, bize ne? Biz niye arayalım ki" cevabını aldıklarını belirtti. Binlerce el ilanı bastırdılar Kayıp köpeklerini aramaktan vazgeçmeyen sahipleri, bastırdıkları binlerce el ilanında köpekleri sağ bulana 100 bin TL, ölüsünü bulana 10 bin lira ödül koyarak ve her gün gidip ortalama 200 kilometre yol katederek köpeklerini bulma umutlarını diri tutmaya çalışıyor.