TEKNOLOJİ - 20 Ocak 2026 Salı 15:37

Glikoz ölçümünde yeni dönem: Giyilebilir sensör projesine TÜBİTAK desteği

A
A
A
Glikoz ölçümünde yeni dönem: Giyilebilir sensör projesine TÜBİTAK desteği

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından hazırlanan ve diyabet yönetiminde kullanılan mevcut sensörlerin sorunlarını gidermeyi hedefleyen yeni nesil glikoz sensörü projesi, TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.


SUBÜ Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Can’ın yürütücülüğünü üstlendiği "Kovalent Organik Çerçeve Destekli Glikoz Sensör Mimarisi Geliştirilmesi" başlıklı çalışma, bilimsel test sürecine girdi. Proje kapsamında, diyabet yönetiminde kullanılan mevcut sensörlerdeki enzim kararsızlığı ve düşük sinyal stabilitesi gibi teknik sorunların, "Direkt Elektron Transferine (DET)" dayalı yeni bir mimari ile aşılması planlanıyor.


İleri fonksiyonel malzemeler olan kovalent organik çerçeveler (COF) ve iletken polimer (PEDOT) bileşimiyle tasarlanan yeni mimari, Sürekli Glikoz İzleme Sistemleri (CGM), giyilebilir ve implant edilebilir tıbbi cihazlar için temel oluşturacak. Bu teknoloji sayesinde vücutla tam uyumlu ve yüksek hassasiyetli biyosensörlerin üretilmesinin önü açılacak.



Öğrenciler Ar-Ge sürecinde görev alıyor


Disiplinlerarası bir yaklaşımla yürütülen projede akademik kadronun yanı sıra lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri de araştırmacı olarak görev alıyor. Sentez aşamasından biyouyumluluk testlerine kadar tam kapsamlı bir mühendislik süreci olarak kurgulanan projenin, Türkiye’nin tıbbi cihaz teknolojileri alanındaki dışa bağımlılığını azaltması hedefleniyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Alkollü sürücü önce ağacı devirdi ardından aydınlatma direğine çarptı Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü önce refüjdeki ağacı devirdi sonra aydınlatma direğine çarparak durabildi. Polis ekipleri tarafından yapılan kontrollerde sürücünün 1.42 promil alkollü olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Esenyurt Mahallesi Mehmet Özhaseki Bulvarı üzerinde meydana gelen trafik kazasında H.K. yönetimindeki 34 DAV 647 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce refüjdeki ağacı devirdi, sonra da aydınlatma direğine çarparak durabildi. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, polis ekipleri yolda güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri de yaptıkları ilk kontrollerde kazada yaralanan kimsenin olmadığını belirledi. Kaza sonrası Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri tarafından H.K.’ya yapılan alkol testinde sürücünün 1.42 promil olduğu belirlendi. Ehliyetine ‘alkollü araç kullanmak’ suçundan daha önce 6 ay el konulduğu öğrenilen H.K.’nın ehliyetini geri alma süresi 2 yıl daha uzarken, H.K.’ya yine ‘alkollü araç kullanmak’ ve ‘sürücü belgesi olmadan araç kullanmak’ suçlarından 37 bin 994 TL idari para cezası uygulandı. Öte yandan H.K. hakkında ‘trafiğin güvenliğini tehlikeye sokmak’ suçundan işlem başlatıldı. Kazada hasar alan otomobil çekiciyle kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Bolu Kartalkaya yangın faciasının birinci yıldönümünde acılı aileler otel önünde bir araya geldi Bolu’da Grand Kartal Otel’de geçen yıl çıkan ve 34’ü çocuk 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasının birinci yıldönümünde, acılı aileler otel önünde bir araya geldi. Facianın yaşandığı saat 03.17’de gökyüzüne dilek fenerleri bırakan aileler, kaybettikleri yakınlarını gözyaşlarıyla andı. Türkiye’yi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangında 34’ü çocuk toplam 78 kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan yargı sürecinde, aralarında otel sahipleri ve yöneticilerin de bulunduğu sanıklar hakkında "olası kast" ve "bilinçli taksir" suçlarından rekor hapis cezaları verilmişti. Ancak acıların dinmediği facianın yıldönümünde, geride kalanlar bir kez daha olay yerindeydi. Yanan otele ‘Melek’ sembolleri yansıtıldı Gece yarısı hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü Kartalkaya’da, aileler saatler 03.17’yi gösterdiğinde otel binasının önünde toplandı. Duygusal anların yaşandığı anmada, hayatını kaybedenlerin isimleri ve onları temsilen ‘Melek’ sembolleri projeksiyonla otelin duvarına yansıtıldı. Aileler, kaybettikleri çocukları, eşleri ve kardeşleri için gökyüzüne dilek fenerleri bıraktı. "Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" Yangın faciasında manevi kızı Mina, eşi Şenol Akişli’yi kaybeden Menşure Akişli, "Çok acı bir gece. Buraya ayaklarım geri gide gide geldim. Ama hiçbir çaresizlik kocamın yaşadığı çaresizlikten daha büyük olamaz. Çünkü benim kocam uyandı ve defalarca itfaiyeyi aramış. Hiç uyanmadığını düşünerek bir nebze olsun kendimi avuttum. ‘Acı çekmedi, annesini, oğlunu, kızını,karısını düşünmedi’ diye düşündüm. Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" ifadelerine yer verdi. "Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada" Yangın faciasında abisi Şenol Akişli, yeğeni Mina Akişli ve annesi Gülçin Akişli’yi kaybeden Oktay Akişli, "Annemi, abimi ve yeğenimi kaybettim bu yangında. Olaydan 78 gün sonra da babamı kaybettim. Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada. Onlarca ailenin ocağı söndü. Onlarca insanın hayallerini umutlarını ellerinden aldılar" dedi.