GÜNDEM - 15 Nisan 2025 Salı 15:03

İlk kez Karadeniz’de görüldü: Ölüm sebebi denize atılan poşetler olabilir

A
A
A
İlk kez Karadeniz’de görüldü: Ölüm sebebi denize atılan poşetler olabilir

Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan deri sırtlı deniz kaplumbağası, Sakarya’nın Karasu ilçesinde kıyıda ölü olarak bulunmuştu. Nadir görülen bu canlının ilk kez Karadeniz’de görüldüğünü belirten Prof. Dr. Ali Uzun, "Türkiye’deki kayıtları, ilk kez 1985 yılında Antalya’da ölü olarak bulunmasıyla başlıyor. Bu türün ana besini denizanalarıdır. Bu kaplumbağa da besini takip ederek Marmara Denizi’ne gelmiştir diye düşünüyorum. Poşetleri denizanası zannedip yiyebiliyorlar. Neden öldüğünü merak ediyorum" dedi.


Dünyadaki en büyük sürüngenlerden birisi olarak bilinen, Pasifik, Atlas, Hint okyanusları ve Akdeniz’de görülen deri sırtlı deniz kaplumbağası, Sakarya’nın Karasu ilçesi İhsaniye Mahallesi mevkisinde sahilde ölü olarak bulunmuştu. Geçtiğimiz senelerde ilk kez İstanbul Boğazı’nda görülen bu hayvanın boyu 3 metreye ve kilosu 900 kilograma kadar ulaşabiliyor. Sahilde vatandaşlar tarafından ölü olarak bulunan deri sırtlı deniz kaplumbağası, okyanuslarda en derine dalan ve en büyük mesafeleri kat eden "şampiyon kaplumbağa" olarak da biliniyor. Soyunun tükenme riskiyle karşı karşıya kalan kaplumbağanın boyutu ise görenleri hayrete düşürmüştü.



"İlginç olan Marmara’ya, oradan da Karadeniz’e geçmesi"


Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Biyoloji Bölümünde görevli Doğa Koruma ve Yaban Hayatı Uzmanı Prof. Dr. Ali Uzun, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine yaptığı açıklamada, tropikal ve subtropikal iklimde yaşayan deri sırtlı deniz kaplumbağasının yapılan araştırmalarda 1985 yılında ilk kez Antalya’da ölü olarak bulunduğunu kaydetti. Uzun, "Öncesiyle ilgili bir bilgi yok ama muhtemeldir ki bu tür Akdeniz’de var olan türlerden bir tanesi. Dolayısıyla bizim kıyılarımızda görülmesi bana çok ilginç gelmiyor. Türkiye için nadir görülen bir tür ama ilginç olan Marmara’ya, oradan da Karadeniz’e geçmesi" dedi.



"Besini takip ederek Marmara Denizi’ne gelmiştir diye düşünüyorum"


Nadir görülen kaplumbağanın ilk kez Karadeniz’de görüldüğünü ifade eden Ali Uzun, "Deniz kaplumbağasını görmüşüz, göreceğiz, kayıtlar da var. Burada dikkat çekici olan kuzeye doğru yayılması. Buna da sıcaklık, deniz suyunun tuzluluğunun değişiyor olması, akabinde bu türün ana besini denizanaları, denizanaları da denizlerdeki kirliliğin en önemli belirtilerinden bir tanesi. Dolayısıyla bu kaplumbağa böyle bir sürünün peşine takılıp gelebilir. Malum müsilaj meselesi, Marmara’nın kirlilik anlamında bir trend paralelinde yükseliyor olması denizanası varlığını artırıyor. Bu kaplumbağa da besini takip ederek Marmara Denizi’ne gelmiştir diye düşünüyorum. Bu tür, 2024 yılında İstanbul Boğazı’nda görülenin Karasu’da sahile ölü olarak vuran tür olduğunu düşünüyorum. Karadeniz’de ilk kayıt, bundan sonra da görülmesi ihtimaller arasında. İleride nadir de olsa zaman farkı da olsa ya balıkçıların ağına takılmış olarak ya da sahile vurmuş olarak bu türü görme ihtimalimiz var" diye konuştu.



"Ölüm sebebini çok merak ediyorum"


Akdeniz’de görülen kaplumbağanın Karadeniz’e kadar uzanmasının sebepleri arasında denizanasının olabileceğini aktaran Uzun, "Ölüm sebebini çok merak ediyorum. Bu türün ana besini, en sevdiği, lezzetli olarak yediği denizanalarıdır. Poşetleri denizanası zannedip yiyebiliyorlar. Biyolojik, ekolojik olarak Karadeniz’in tuzluluğuna ve sıcaklığının düşük olmasına dayanamadığı için mi, ömrü bittiği için mi, yoksa poşeti denizanası sanarak yediği için mi bilemiyorum ama neden öldüğünü merak ediyorum" şeklinde konuştu.



"Muğla’dan yukarda görülmesi bilimsel anlamda önemli değer taşıyor"


Prof. Dr. Ali Uzun, Türkiye’nin Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarının kesişim noktası olduğunu belirterek, "Akdeniz, kıtalar bir aradayken var olan Tetis Denizi’nin kalıntısı. O sebeple çok kıymetli bir deniz. 3 farklı kıtanın ve 3 farklı fitocoğrafik bölgenin kesişim noktasındayız. Dolayısıyla denizlerle de, okyanuslarla da İstanbul, Çanakkale Boğazları, Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı hep bağlantı halindeyiz. Gerek deniz anlamında, gerek kara bağlantılı olmamız hasebiyle Türkiye rastlansal türleri çok sık gördüğümüz bir ülke. Bunu, deri sırtlı deniz kaplumbağasının artık Türkiye’de nadir görülen göçmen, Akdeniz’e özgü bir tür olarak kabul edilmesi gerektiği için söylüyorum. Çünkü rastlansal farklı bir şey. 1985 yılından beri bir kayıt, bir gözlem var. Muğla’dan yukarda görülmesi bilimsel anlamda önemli değer taşıyor" ifadelerini kullandı.



İlk kez Karadeniz’de görüldü: Ölüm sebebi denize atılan poşetler olabilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.