GÜNDEM - 07 Kasım 2025 Cuma 11:51

Sakarya Büyükşehir Akademi’de Felsefe Atölyesi yoğun katılımla başladı

A
A
A
Sakarya Büyükşehir Akademi’de Felsefe Atölyesi yoğun katılımla başladı

Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Büyükşehir Akademi Güz Dönemi dersleri Felsefe Atölyesi ile devam etti. Prof. Dr. Cengiz Çakmak’ın katıldığı atölyede, Rönesans Dönemi’nde Hümanizma akımında aşk kavramının tasavvuf aşkıyla olan benzerliğine dikkat çekti.


Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen Büyükşehir Akademi güz dönemi dersleri tüm hızıyla devam ediyor. Son olarak Felsefesi Atölyesi ile kapılarını açan programa, Prof. Dr. Cengiz Çakmak konuşmacı olarak katıldı. Ofis Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Alpay Şirin, akademisyenler ve kursiyerler yer aldı. Atölyede Rönesans Dönemi’nde ortaya çıkan Hümanizma akımında aşk kavramının tasavvuf aşkıyla olan benzerliği ele alındı.


Programda konuşan Prof. Dr. Cengiz Çakmak, "Rönesans döneminde hümanizma denilen bir akım başlarken, 3 tane çok önemli hümanizma filozofu var. Birkaç tane daha var ancak bu 3 filozof çok önemli. Bunlardan bir tanesi Ficino, bir diğeri Mirandola ve diğeri de Manetti’dir. Bu üç filozof aşk konusunu tekrar gündeme getiriyorlar. Aşk konusunu gündeme getirirken eski çağ felsefesini yeninden keşfediyorlar. Bunları incelerken bir şey dikkatimi çekti; Bizdeki tasavvufun aşkını da kullanıyorlar. Tanrıyla insan arasındaki aşkı Platon’dan ziyade tasavvuftan kuruyorlarmış gibi bir intiba oluştu bende. Orada da şunu söylemeliyim ki, bir kadına veya bir erkeğe aşık olmayı bilmeyen, bilgelik aşkına da sahip olamaz, Tanrı aşkına da sahip olamaz" ifadelerini kullandı.



Sakarya Büyükşehir Akademi’de Felsefe Atölyesi yoğun katılımla başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yunusemre’de dışarıdan gelen stantlara kapılar kapandı Yunusemre Belediyesi, ilçe sınırları içinde yöresel ürün pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin verilmeyeceğini açıkladı. Kararın yalnızca Mesir Festivali döneminde, oda başkanlarının onayıyla esnetileceği bildirildi. Yunusemre Belediyesi, ilçe esnafını korumaya yönelik dikkat çeken bir karara imza attı. Semih Balaban, bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde "yöresel ürünler pazarı, fuar, panayır" adı altında hiçbir şirket, kurum ya da kişiye stant açma ve ticari faaliyet izni verilmeyeceğini açıkladı. Belediye Başkan Yardımcıları Ali Kuyumcu ve Haydar İzci’nin de katıldığı toplantıda, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Hasan Geriter ile ilgili oda başkanları hazır bulundu. Toplantı sonrası Başkan Balaban ile MESOB Başkanı Geriter ortak açıklama yaptı. "Esnafımızın yanındayız" Göreve geldikleri günden bu yana esnafın yanında olduklarını vurgulayan Başkan Balaban, alınan kararın ortak akılla şekillendiğini belirtti. Balaban, "Manisa’da yaşayan, Manisa’da kazanan ve katma değer üreten esnafımızın yanında olmak bizim görevimiz. Yaptığımız istişareler sonucunda önemli bir karar aldık. Bu kararı belediye meclisimizden de geçireceğiz. Bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde hiçbir yerde yöresel ürünler pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Başkan Balaban, yalnızca Manisa Mesir Macunu Festivali döneminde istisna uygulanacağını belirterek, bu süreçte de hangi esnafın stant açacağına oda başkanlarının karar vereceğini ifade etti. Kararın belediye tarafından tek taraflı alınmadığını dile getiren Balaban, "Esnafımızın rehberliğinde, ortak akılla bu adımı attık. Belediyemizi halkımızla ve odalarımızla birlikte yönettiğimizin somut göstergesidir" diye konuştu. MESOB Başkanı Hasan Geriter ise Ramazan ayının bereketine dikkat çekerek, alınan kararın yıllardır çözüm bekleyen bir soruna nokta koyduğunu söyledi. Alınan kararın Manisa esnafına hayırlı olmasını dileyen taraflar, bundan sonraki süreçte de esnafla dayanışma içinde hareket edeceklerini vurguladı.
Eskişehir Afetlere hazırlık süreklilik gerektiren bir devlet politikası Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, afetlere hazırlığın süreklilik gerektiren bir devlet politikası olduğunu belirterek "Ülkemizin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi ve her an hazırlıklı olması hayati bir zorunluluktur" diye belirtti. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında bir değerlendirme yaptı. Bildirici, "İl Sağlık Müdürlüğü olarak, hem insan kaynağımızla hem de teknolojik altyapımızla muhtemel afet senaryolarına karşı hazırlıklarımızı en üst seviyede tutuyoruz. Bildiğiniz üzere, restorasyonunu tamamlayarak Müdürlüğümüz envanterine kattığımız Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırımız ve tam donanımlı UMKE araçlarımız sahamızda aktif olarak görev yapmaktadır. Afet anında en büyük ihtiyacımız olan kesintisiz iletişimi, 112 acil istasyonlarımız ve hastanelerimizle olan koordinasyonu doğrudan olay yerinden sağlayacak güce ve teknolojiye sahibiz. Temennimiz, bu devasa araçlara ve ekiplerimize hiçbir zaman ihtiyaç duyulmamasıdır. Ancak muhtemel bir kriz anında; devletimizin tüm imkanlarıyla, araçlarımızla ve sağlık çalışanlarımızın üstün gayretiyle vatandaşımızın hemen yanı başında olacağımızı herkesin bilmesini isterim. Bu vesileyle geçmiş depremlerde yitirdiğimiz tüm canlarımızı rahmetle anıyor, ülkemize afetsiz yarınlar diliyorum" dedi. Deprem Haftası boyunca İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, sağlık ekiplerinin afet farkındalığını artırmaya yönelik eğitim, tatbikat ve saha çalışmalarına aralıksız devam edileceği açıklandı.