ÇEVRE - 28 Temmuz 2025 Pazartesi 12:18

Sakarya’da yangınlar sonrası temizlik: Ormandan çıkanlar şaşırttı

A
A
A
Sakarya’da yangınlar sonrası temizlik: Ormandan çıkanlar şaşırttı

Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Dikmen Yaylası’nda mahalle sakinleri, orman yangınları sonrasında çevre temizliği yapmak için bir araya geldi. Temizlik sırasında cam şişe, teneke kutu, plastik atıkların yanı sıra yatak ve yastık gibi eşyaların bulunması görenleri hayrete düşürdü.


Sakarya’nın farklı bölgelerinde 20 Temmuz’dan itibaren çıkan orman yangınlarının ardından Hendek ilçesine bağlı Dikmen Yaylası’nda vatandaşlar, doğaya sahip çıkmak için temizlik çalışması başlattı. Yaklaşık 5 kişilik gönüllü grup tarafından yapılan temizlikte ormanlık alanda cam şişe, plastik, teneke kutu, yatak ve yastık gibi çevreye zarar veren birçok atık toplandı. Mahalle sakinleri, gördükleri manzara karşısında büyük üzüntü yaşarken duruma tepki gösterdi.


Bölgede küçükbaş hayvan otlatan Ersan Köse, ormanlık alanda gezen hayvanların kırık camların üzerine bastığını ve bu nedenle topalladıklarını söyledi.



"İnsanlar Dikmen Yaylası’na geldiği zaman sadece ayak izlerini bıraksın"


Ormanda çevre temizliği yapan Fedai Arısoy, "Vatandaşlar buraya gelerek kamp yapıyorlar ve çöplerini buraya bırakıyor. Atıklarını ormanın tam içinde bırakan vatandaşlarımız, yangın riskine davetiye çıkarıyor çünkü yangın riski taşıyan bir bölge burası. Bizde orman yangınlarının çıkması sonrasında ‘Çevre temizliği yapalım’ dedik ama görmüş olduğumuz manzara gerçekten içler acısı. İnsanlar Dikmen Yaylası’na geldiği zaman sadece ayak izlerini bıraksın, organik gıdalar bıraksın istiyoruz ama yorgan, yastık ve şişe bırakmasınlar. Tüm kurumlar uyarıyor ama maalesef görmüş olduğumuz manzara kötü" dedi.



"Geliyorlar, geziyorlar, eğleniyorlar ve çöplerini bize bırakıyor"


Ormanlık alanlarda çöplerini bırakan vatandaşlara sitem eden Aydın Ulusoy, "Ciğerlerimiz yanıyor. Şuanda orman yangınları Türkiye için bir baş belası. Devletin gücü yetmez, her yerde orman yangınları var. Şu rezalete bak, şişe bırakmışlar. Bu şişe yangın çıkarabilir. Buraya sadece tatil gayesiyle gelsinler, yesinler, içsinler ama çöplerini de toplayıp atsınlar. Çöpleri biz topluyoruz ve onların çöplerini toplamak zorunda değiliz. Geliyorlar, geziyorlar, eğleniyorlar ve çöplerini bize bırakıyor. Hem tehlike hem de pislik yapıyorlar" diye konuştu.



"Ürünler nasıl marketten alınıyorsa araca koyuluyorsa çöpleri de aynı şekilde araca koyulabilir"


Bölgede hayvan otlatan Ersan Köse ise "Ormanlık alana atılan şişe illaki kırılıyor ince yapısından kaynaklı olarak ve koyunların ayağını kesiyor. Vatandaşlar poşet atıyor ve içinde kalan yemekleri yemeye çalışan koyunlar poşetleri yutuyor. Poşetler hayvanı tıkıyor, hasta oluyor ve ölüyorlar. Koyunlar topal değil, ormana atılan cam kırıkları ayaklarını kesiyor. Vatandaşlar ormanlık alana teneke atıyor ve hayvanlar onu bile yemeye çalışıyor. Bu ürünler nasıl marketten alınıyorsa araca koyuluyorsa çöpleri de aynı şekilde araca koyulabilir ve çöp kutusuna atılabilir" şeklinde konuştu.



Sakarya’da yangınlar sonrası temizlik: Ormandan çıkanlar şaşırttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki" izleyiciyle buluşuyor Uygulayıcı yapımcılığını SM Sanat’ın üstlendiği "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki" izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Çağdaş Türk resim sanatının önde gelen temsilcilerinden Devrim Erbil’in üretici dünyası beyaz perdeye taşınıyor. SM Sanat’ın uygulayıcı yapımcılığında hayata geçen, yapımcılığını Picus Film’in üstlendiği "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki", sanatçının çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemlerinden izler taşıyan yarı biyografik bir anlatıyla izleyiciyle buluşuyor. Yönetmen ve yapımcı Durmuş Akbulut’un yönettiği filmin, yaklaşık 120 yıllık Türk sinema tarihinde kurmacaya dayalı ilk uzun metrajlı ressam filmlerinden biri olma özelliğini taşıdığı belirtildi. Film, sanatçının hayatından seçilmiş dönemleri birebir biyografi anlatısıyla değil; anılar, duygular ve görsel çağrışımlar üzerinden ilerleyen özgün bir sinema diliyle ele alıyor. Geçmişin izinde bir içsel yolculuk hikâyesi Film, sanatçının atölyesine gelen gizemli bir telefonla başlayan ve çocukluğunun geçtiği Balıkesir’e uzanan içsel bir yolculuğa odaklanıyor. Erbil’in sanatsal bakış açısının erken izleri, filmin anlatı omurgasını oluşturuyor. İstanbul ise kuşbakışı manzaraları, ağaçlar ve kuşlarla bütünleşen tarihi yarımadasıyla filmin görsel dünyasında önemli bir yer tutuyor. Çekimleri Balıkesir, İstanbul, Bodrum ve Kıyıköy’de gerçekleştirilen yapım; Erbil’in resimlerindeki kuşbakışı perspektifi ve ritmik çizgileri sinematografik bir görsel şölene dönüştürüyor. "Bu filmin, Türk sineması açısından çok özel bir yerde durduğuna inanıyoruz" SM Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Şengül Oğuz, filme dair şu değerlendirmede bulundu: "Devrim Erbil: Gökyüzü Öyle Maviydi Ki’, sadece bir biyografi çalışması değil; Türk sinema tarihinde bir ressamın dünyasına kurmaca diliyle yaklaşan ilk uzun metrajlı yapım olması bakımından bir milat niteliği taşıyor. SM Sanat olarak, Türkiye’nin kültürel belleğinde derin izler bırakan usta isimlerin mirasını, çağdaş anlatılarla yeni nesillere aktarmayı en önemli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu filmle, resmin durağan estetiğini sinemanın dinamizmiyle harmanlayarak izleyiciye alışılmışın dışında, çok katmanlı bir deneyim sunmayı hedefledik. Devrim Erbil’in çizgilerindeki ritmi ve doğa tutkusunu beyaz perdeye taşımak, ülkemizin kültür-sanat ekosistemine sürdürülebilir bir değer katma vizyonumuzun en somut ve heyecan verici adımlarından biri. İnanıyoruz ki bu yapım, sanatın farklı disiplinlerinin bir araya geldiğinde ne kadar güçlü bir dil oluşturabileceğini bir kez daha kanıtlayacak." İstanbul’da yapılacak gala gösteriminin ardından film; sanatçının hayatında önemli yer tutan Balıkesir ve Bodrum’daki özel gösterimlerle izleyiciyle buluşacak. Yapımın vizyon ve festival sürecinin yaklaşık iki yıllık bir takvimde ilerlemesi, ardından televizyon ve dijital platform gösterimleriyle daha geniş kitlelerle buluşturulması hedefleniyor. Filmin uluslararası satışları için yabancı dağıtım firmalarıyla da temaslar sürüyor.
Manisa Manisa sanayisi "Yeşil Üretim Üssü" olma yolunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleriyle Zafer Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen Manisa İmalat Sanayisinde Yeşil Dönüşüm Üreten Şehirler Teknik Destek Programı kapsamında eğitim alan uzmanlara sertifikaları Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen törenle verildi. Programla Manisa sanayisinin sürdürülebilir üretime geçişi ve küresel rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından finanse edilen, Zafer Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen Manisa İmalat Sanayisinde Yeşil Dönüşüm Üreten Şehirler Teknik Destek Programı (MUSTD) kapsamında gerçekleştirilen eğitimler tamamlandı. MUSTD ile Manisa’daki imalat sanayisinin küresel rekabet gücünün arttırılması ve işletmelerin sürdürülebilir üretim süreçlerine geçişinin desteklenmesi hedefleniyor. Program çerçevesinde küçük, orta ve büyük ölçekli toplam 11 işletmeye yeşil dönüşüm süreçlerine yönelik bir yılı aşkın süre eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi. Bu hizmetler kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, atık yönetimi ve çevresel etkilerin en aza indirilmesi konularında işletme bazında analiz raporları hazırlandı. MUSTD Programı ile Manisa imalat sanayisinin çevreye duyarlı, yenilikçi ve sürdürülebilir üretim modellerini benimsemesi sağlanarak hem ekonomik hem de çevresel fayda sağlayacak adımlar atılırken program kapsamında yürütülen eğitim ve danışmanlık faaliyetleri, Manisa’nın "yeşil üretim üssü" olarak konumlanmasına katkı sunuldu. Programa katılan 11 işletmenin temsilcisine sertifikaları düzenlenen törenle verildi. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene Manisa Vali Yardımcısı Erhan Günay, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve Teknoloji Transfer Ofisi Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Demir, Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Kutlu Eser ve firma temsilcileri katıldı. "Türkiye çapında da uygulamaya sokmaya niyetliyiz" Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Kutlu Eser, "Bu programın amacı şu; merkezi bir finansman desteği, tamamen bakanlık eliyle kalkınma ajansları marifetiyle yürütülen bir program. Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi diye üst ölçekli bir stratejimiz var. Ulusal kalkınma planına da girdi sağlayan, onunla paralel ve birbirini besleyen önem politika belgesi. Manisa rekabetçi iller arasında bu stratejiye göre. Aslında bölgemizde tek rekabetçi il olan Manisa. Kütahya ve Afyonkarahisar bu ligde potansiyel rekabetçi il. Uşak ise filizlenmeye başlamış ileride rekabetçi il olma yönünde gidecek. Tabii Manisa’da potansiyel küresel iller ligine taşınması gereken daha sonra da İstanbul gibi küresel il olma hedefiyle biz bu programları yürütüyoruz. Yani küçük müdahalelerle büyük etkiler oluşturmaya çalışıyoruz. Bugün burada güzel bir uygulamanın Türkiye’deki ilk örneklerini yaşayacağız. Biz bunu ajans olarak devam ettireceğiz. Bu yıl da yine üreten şehirler programı kapsamında mali desteğimiz yine olacak yüzde 100 hibe şeklinde. Türkiye’de 81 ilde uygulanacak bir modele dönüştürmeyi planlıyoruz. Bu sertifikaları alan uzmanlar bu eğitimleri alan firmalarımız bize geri dönüşler yaptığı zaman gerçekten de buna ihtiyaç varsa ve bölgelerimizdeki bütün bölgelerimizde kullanılmasına uygun hale gelmesine yönelik geri bildirimleri alırsak biz bunu bakanlık düzeyinde de pilot uygulama olarak Türkiye çapında da uygulamaya sokmaya niyetliyiz" dedi. "Türkiye çapında projeler üretiliyor" Zafer Kalkınma Ajansının bölgesel olmasına rağmen Türkiye çapında projeler ürettiğini belirten Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, "Türkiye’de 26 26 ajansın içinde şimdi bazı insanlar yaptığı işi anlatamaz. Anlatma durumunda da olamaz ortam olarak. En başarılı ajans Zafer Kalkınma Ajansı. Bu ajansın bugüne kadar ortaya koymuş olduğu Türkiye özelinin üzerindeki çok büyük projeler var. Türkiye Avrupa’nın neresinde? Biz Manisa’nın Türkiye’nin neresindeyiz? Biz çoğu alanda birçok enleri var ve bunların mucidi bunlar. Ajansımızın bir büyük alkış ve takdir hak ettiklerini biliyoruz. Avrupa ile ilgili bir sürü sıkıntılar olacağını diyoruz. Ama bunu ilk defa Türkiye’nin gündeminde de taşıyan ajans olduğunu da belirtmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Törende protokol tarafından eğitime katılan 11 firma temsilcilerine sertifikaları verildi.
Ordu Ordu’da fındıkta verimi arttırmak için yeni teknikler Ordu Büyükşehir Belediyesinin tarım iştirak şirketi ORTAR A.Ş. tarafından yürütülen FINVER Projesi kapsamında, fındık bahçelerinde verimi artırmaya yönelik yeni bir çalışma başlatıldı. Teraslama, tek dal dikim modeli ve toprak altı damla sulama sistemlerinin birlikte uygulanacağı projeyle dönüm başına 350 kilogram ürün elde edilmesi hedefleniyor. ORTAR A.Ş., 5 dekarlık alanda pilot olarak başlattığı tek dal ve toprak altı damla sulama sistemini genişleterek 15 dekara çıkardı. Yeni uygulama ile hem üreticilere örnek bahçeler üzerinden rehberlik edilmesi hem de fındık üretiminde maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor. ORTAR A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde 7 yıl önce başlatılan FINVER Projesi’nin her geçen gün üreticilere daha fazla katkı sunduğunu belirtti. Altınordu ilçesi Kökenli Mahallesi’nde hayata geçirilen çalışma hakkında bilgi veren Eser, "Pilot proje olarak başlattığımız damla sulama ve teraslama çalışması ile üreticilerimize fındıkta yeni bir uygulamanın kapılarını açtık. Bu uygulamada tek dal, teraslama, damla sulama ve fındık çeşitliliğini bir arada gerçekleştiriyoruz. Amacımız, üreticiye bu sistemin nasıl uygulandığını yerinde göstermek ve hangi şartlarda yapılabileceğini birebir anlatmaktır. Üreticilerimizi örnek bahçelerimizde ağırlıyor, yapılan çalışmaları detaylı şekilde aktarıyoruz" dedi. Eser, hedeflerinin dekar başına 80-90 kilogram olan verimi 350 kilogram seviyelerine çıkarmak olduğunu vurgulayarak, "Bu çalışma sabır isteyen bir süreçtir. Üreticilerimizin sabırlı olması büyük önem taşıyor" ifadelerine yer verdi. Teraslama, tek dal dikim modeli ile toprak altı damlama sulama ve gübreleme sistemlerinin birlikte uygulanması sayesinde fındıkta yüzde 100’e varan verim artışı beklendiğini ifade eden Eser, projenin başarıya ulaşması halinde modelin Ordu genelinde verim kaybı yaşayan bahçelerde yaygınlaştırılacağını kaydetti. Uygulamadan yararlanmak isteyen üreticiler, ORTAR A.Ş.’ye başvurarak proje hakkında detaylı bilgi alabilecek.
Antalya ASAT’tan Kemer’e 100 milyon liralık yatırım Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Kemer ilçesinin mevcut ve gelecekteki altyapı ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla önemli bir yatırımı hayata geçiriyor. ASAT Genel Müdürlüğü, "Kemer İlçesi İçme Suyu İsale, Şebeke, Hat Yenileme ve Kanalizasyon Hatları İmalatı Yapımı İşi" kapsamında 50 kilometre uzunluğunda içme suyu hattı imalatı gerçekleştirilecek. Çalışmalarla birlikte mevcut, ekonomik ömrünü tamamlamış ve arıza riski taşıyan hatlar yenilenerek, içme suyu iletiminde kayıp-kaçak oranları azaltılacak. Ayrıca bin 5 adet içme suyu abone bağlantısı yapılarak mahallelerdeki hanelerin şebekeye doğrudan, güvenli ve sağlıklı içme suyu erişimi sağlanacak. Çalışmalar kapsamında 8 bin metre uzunluğunda kanalizasyon hattı imalatı da gerçekleştirilecek. Proje ile birlikte mevcut kanalizasyon hatları yenilenerek atık suların çevreye zarar vermeden, güvenli ve kontrollü şekilde iletilmesi sağlanacak. Ayrıca 200 adet kanalizasyon abone bağlantısı yapılarak yapıların altyapı sistemine entegrasyonu güçlendirilecek. Proje ile Kemer’e yaklaşık 100 milyon TL’lik bir yatırım gerçekleştirilecek. "Çalışmalar planlı ilerliyor" Büyükşehir Belediyesi Kemer Koordinatörü İsmail Selami Minta, kullanım ömrünü tamamlamış eski içme suyu hatlarının yenileceğini bu kapsamda yaklaşık 50 kilometre içme suyu hattı ile güvenli atıksu iletimi için 8 kilometre de kanalizasyon hattı imalatı gerçekleştirileceğini belirtti. Çalışmaların artan nüfus ve turizm yoğunluğu dikkate alınarak planlandığını belirten Minta, altyapıyı güçlendirerek su kayıplarını azaltmayı, vatandaşlara kesintisiz ve sağlıklı içme suyu sunmayı, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı hedeflediklerini ifade etti. Mahallelere yeni içme suyu depoları İş kapsamında Ulupınar, Tekirova, Göynük ve Kuzdere mahallelerinde toplam 7 adet prefabrik betonarme içme suyu deposu ve bu imalatları kapsayan sanat yapıları inşa edilecek. Depolar sayesinde suyun depolanması ve dağıtımı daha kontrollü ve verimli şekilde sağlanacak.