KÜLTÜR SANAT - 11 Kasım 2024 Pazartesi 16:27

Tarih Atölyesi’nde geçmişin sırlarına ışık tutuluyor

A
A
A
Tarih Atölyesi’nde geçmişin sırlarına ışık tutuluyor

Sakarya Büyükşehir Belediyesi, tarih meraklılarını geçmişin sırlarına ışık tuttuğu Tarih Atölyesi’nde bir araya getirdi. Prof. Dr. Haşim Şahin’in ilk dersiyle başlayan Tarih Atölyesi, dinleyenleri tarihin derinliklerinde dolaştırarak olaylara farklı bir perspektiften pencereler açtı.


Sakarya Büyükşehir Belediyesi, tarih ilgililerini bu sezon da bir araya getirerek Tarih Atölyesi’nin kapılarını sonuna kadar araladı. Aziz Duran Parkı’nda bulunan Faik Baysal Kütüphanesi’nde başlayan atölye, daha ilk dersinden yoğun ilgiyle karşılandı. Prof. Dr. Haşim Şahin tarih yazımında abartıların ve güç gösterilerinin sıkça görüldüğünü, tarihe tek boyutlu bakış açısıyla yaklaşmanın yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğini ifade etti ve "Genellemeler yerine, her dönemi kendi şartlarıyla incelemek tarih bilinci açısından oldukça önemli” vurgusu yaptı.


Osmanlı hükümdarlarının bireysel özelliklerinden örnekler veren Şahin, "Tarih sadece savaşanlar ve yönetim şekilleriyle sınırlı değildir. Her hükümdarın farklı bir kişiliği, farklı bir yönetim tarzı var. Kimisi savaşı tercih ederken kimisi daha çekingen davranmıştır. Dolayısıyla genellemeler yerine, her dönemi kendi şartlarıyla incelemek tarih bilinci açısından oldukça önemli” diye konuştu.


Tarih Atölyesi, geçmişin izlerini bugünün ışığında aydınlatmak ve tarihe dair klişeleri sorgulamak isteyenlere ilham oluyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve eğitim projelerinden biri olarak öne çıkan bu atölye, şehirdeki tarih tutkunlarını bir araya getirerek, tarihi ve olaylara karşı eleştirel bir bakış açısı kazanmalarını sağlıyor.



Tarih Atölyesi’nde geçmişin sırlarına ışık tutuluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.