TEKNOLOJİ - 13 Ağustos 2024 Salı 13:55

Telefon bomba gibi patlamıştı, teknik servis vatandaşı böyle uyardı

A
A
A

Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde tamire gelen cep telefonunun bomba gibi patlaması sonrasında iş yeri sahibi vatandaşları muhtemel risklere karşı uyardı.

Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana gelen olayda, teknik serviste çalışan iş yeri sahibi Baki Bayraktar’a tamir için bırakılan cep telefonunun bataryası, bir anda bomba gibi patlayarak alev aldı. Patlama sırasında kısa süreli panik yaşanırken o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Yaşanan olay sonrasında da iş yeri sahibi Bayraktar, vatandaşları muhtemel risklere karı uyardı. Bayraktar, “Cihazı müşterimiz bıraktı batarya değişimi için ufak bir açılması vardı. Cihazdaki yapışkanları sökmek için ısı makinesine koyduk ki cihazımızda daha iki dakikadır çalışıyordu. Daha sonrasında cihaz kendi kendine alev aldı ve patlama oldu. Bir panik havası oluştu burada sonrasında da cihaz kullanılamaz hale geldi” dedi.

Telefon bomba gibi patlamıştı, teknik servis vatandaşı böyle uyardı

“Yan sanayi yerine orijinal batarya takılmasını ve bunlarında fişlerinin alınması gerekiyor”

Vatandaşlara uyarılarda bulunan Bayraktar, “Vatandaşlar, cihazlarının çok az da olsa açıldığını gördüklerinde teknik servis veya yetkili servislere gitmeleri gerekir. Yan sanayi yerine orijinal batarya takılmasını ve bunlarında fişlerinin alınması gerekiyor. Eğer ki fiş alınmazsa muhtemel bir durumda herhangi bir hak talep edemez çünkü bu batarya onun evinde de patlayabilir. Bir bataryanın ömrü yaklaşık 2 yıldır, vatandaşların bu durumda bekletme yapmaması gerekir. Normal piller bir süre sonra bitiyor ama lityum piller son buluyor ama bitmiyor daha sonrasında da yavaş yavaş açılma yapıyor. Bu sebepten dolayı vatandaşlar bu hususta dikkatli olmalı. Batarya tam dolumdan sonra şarjda bırakılmamalı. Genellikle insanlar gece yatarken şarja takıp sabaha kadar prizde takılı kalıyor ve bu yanlış bir durum. 12 saat şarjda kaldığını düşünürsek bir telefonun buda pil ömrünün bitmesine ve bataryanın patlamasına sebep olabiliyor. İş yerimizde patlayan telefonu ise tamir edeceğiz, işlemcisini değiştirip müşteriye sıfır gibi teslimini yapacağız” diye konuştu.

Orkun Kaya - Batuhan Saçar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.