GENEL - 03 Mayıs 2023 Çarşamba 12:57

Türkiye Yazarlar Birliği’nden "Türkçe edebiyat" tepkisi

A
A
A
Türkiye Yazarlar Birliği’nden "Türkçe edebiyat" tepkisi

Türkiye Yazarlar Birliği, “2022 Yılının Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” ödül töreni gerçekleştirildi.

Türkiye Yazarlar Birliği, “2022 Yılının Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” ödül töreni gerçekleştirildi. Tören de, sahneye çıkan yazar ve şairler, Tükçe edebiyat ifadelerine tepki gösterdi.


Türkiye Yazarlar Birliği’nin “2022 Yılının Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” ödül töreni düzenlendi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde törende, Türkçe Edebiyat ifadelerine tepki gösterdi. Programda, hep bir ağızdan “Yaşasın Türk Edebiyatı” sloganları atıldı.


Türkiye’nin farklı illerinden ödül almak için gelen yazar, düşünür, mütefekkir, şairler ve yakınlarının da alkışlarla destek verdiği protesto ile ilgili konuşan D. Mehmet Doğan: “TYB’nin yılın yazar fikir adamı, sanatçıları ödül töreni Adapazarı’nda yapıldı. Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem Yüce’nin ev sahipliğinde yapılan törende bu yılın ödülleri sahiplerine verildi. Sakarya Türkiye’nin ödül almış yazarlarını, sanatçılarını yayıncılarını ağırlayarak ödüllendi. Tören sırasında fikir dergilerinden Karabatak’ın ödülüne sıra gelmişti ki, derginin yayıncısı, edebiyatımıza, yayın hayatımıza büyük hizmetleri olan A.Ali Ural sahnenin havasını değiştiren, heyecanını yükselten bir hamle yaptı: Dergiye emek verenlerle birlikte “Yaşasın Türk edebiyatı” pankartı açtı. Salonla sahne bu heyecanda birleşti. Bu çıkışı edebiyatımızı hayata döndüren bir hamle olarak alkışlıyoruz!” diye konuştu.


Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da yaptığı açıklamada, “Ne yazık ki bazı çevrelerin ortak değerlerimizin başında gelen dil ve edebiyatımız üzerinden başlattıkları ayrıştırma gayretleri ve başlattıkları tartışmalar zaman zamana gündeme geliyor. Son günlerde edebiyatımızın ismine dair yine “Türk Edebiyatı” mı, “Türkçe Edebiyat” mı kavramı tartışılıyor. Hangi gerekçelerle olursa olsun hiç kimse bu konuda keyfine göre konuşamaz. Türkçe edebiyat demek ayrıştırmacılığa neden olur. Bunu eğip bükmeye, gerek yok; Türkiye’deki edebiyatın adı “Türk Edebiyatı”dır. Dünya edebiyatındaki yerimizin de adı budur” ifadelerini kullandı.



“Türk edebiyatından “Türk” ismini çıkartmaya çalışan bu zihniyeti protesto ediyoruz”


Karabatak Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni Şair Yazar A. Ali Ural, bu protestonun milli kültürümüz açısından önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi. “Türkiye toprakları nasıl bölünmez bir bütünse Türk edebiyatı da bu bölünmezliğin bir yansımasıdır. Tanzimat’tan beri Türk edebiyatının kültürel kaynaklarını kurutmak isteyen, milli değerlerden arındırılmış yozlaşmış bir edebiyatı hedefleyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Son zamanlarda, Türk edebiyatından “Türk” ismini dahi çıkartmaya çalışan bu zihniyeti protesto ediyoruz. Yaşasın Türk Edebiyatı” dedi.



Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı da Yaşasın Türk edebiyatı diyemeyenlerin bu millete düşmanlık beslediklerini vurgulayarak şöyle konuştu: ‘’Edebiyat ve eylem arasında önemli bir bağ var. Edebiyat adamı aynı zamanda eylem adamıdır. Tarafsız değildir. Her zaman milletinin tarafındadır. Edebiyat dünyamızda adı saygıyla anılan bütün öncüler iyi eserler vermenin yanı sıra içinden çıktığı toplumun meselelerine her zaman duyarlı olmuşlardır. Doğuda da batıda böyledir. Milletinden kopuk yaşayan şairler geleceğe kalamaz. Şair çağından sorumludur. Şairler milletinin varlık mücadelesinde her zaman en öndedir. Tam da Üstad Sezai Karakoç’un dediği gibi ‘Şâir, milletinin kalbidir. Atan nabzı, çarpan yüreğidir. O, milletine kafasıyla, gönlüyle ve ruhuyla yapışıktır. Alınyazısı, milletinin alınyazısıdır. Şimdi Türk şairlerine büyük vazife düşmektedir. Bütün şairler Türk kavramıyla kavgalı olan kesimlerin Türkçe Edebiyat tanımlamasına karşı meydan yerine çıkıp göğsünü gere gere yaşasın Türk Edebiyatı diyebilmelidir. Bugün bunu diyemezsek yarın Türkçe edebiyat da yapılmasına müsaade etmeyeceklerini iyi bilmek gerekir. Bu kirli bir oyundur. Bu sinsi oyunu bozacak olanlar Türk Edebiyatının soylu şairleridir. Bu manada yaşasın Türk edebiyatı haykırışını cesurca dillendiren Şair Ali Ural ve Kaan Eminoğlu başta olmak üzere bütün yürekli şairlerimizi tebrik ediyor eylemlerini yürekten destekliyorum.’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mavi Vatan-2026 Tatbikatı, ’fiili atış sahfası’ ile tamamlandı Deniz Kuvvetleri Komutanlığınca 3-9 Nisan 2026 tarihleri arasında icra edilen, Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de Donanma Komutanlığı koordinesinde ’Mavi Vatan-2026 Tatbikatı’nın ‘fiili atış safhası’ gerçekleştirildi. Donanma Komutanlığı koordinesinde, Türk Deniz Kuvvetleri’nin en kapsamlı tatbikatlarından olan ’Mavi Vatan 2026’ tatbikatı 3-9 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirildi. Tatbikat, unsurların harekata hazırlık seviyelerini yükseltmek, Deniz Kuvvet Komutanlığı bağlısı komutanlıkların karargah ve harekat merkezlerinin sevk ve idare etkinliğini denemek, karargah personeli ve tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerini değerlendirmek, diğer kuvvet komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerini geliştirmek amaçlarıyla düzenlendi. Tatbikatın son gününde Antalya açıklarında ‘fiili atış safhası’ gerçekleştirildi. 15 bin personel görev aldı Tatbikatta, Deniz, Hava, Kara ve Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 120 gemi, 50 hava vasıtası ile 15 bin personel katıldı. Tatbikatta, 1 Amfibi Hücum Gemisi, 12 fırkateyn, 4 korvet, 14 hücumbot, 8 denizaltı, 8 Mayın Avlama Gemisi, 16 Karakol Gemisi, 20 Amfibi Çıkarma Gemisi, 29 yardımcı sınıf gemi, 5 İnsansız Deniz Aracı (İDA), 2 Sahil Güvenlik Gemisi, 6 Sahil Güvenlik Botu, 5 D/K Uçağı, 3 genel maksat uçağı, 24 S/İHA ,1 ağır yük nakliye helikopteri, 3 genel maksat helikopterleri ve 2 taarruz uçağı hazır bulundu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu tatbikatı takip etti Tabikatın ‘fiili atış safhası’ Antalya Körfezi’nde bulunan TCG Anadolu çok maksatlı amfibi gemisinde icra edildi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, haftalık basın bilgilendirme toplantısı ardından tatbikat için TGC Anadolu’ya geldi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel 19 pare top atışlarıyla selamlandı. Atışlar belirlenen noktalara yapıldı Tatbikat faaliyetleri kapsamında ’Fiili Atış Safhası (FAS) Faaliyeti’ (Sürüklenen Mayın İmhası, Kara Bombardımanı Atışı) faaliyetleri gerçekleştirildi. Akdeniz açıklarında senaryo gereği adada belirlenen bölgelere kara bombardıman atışı yapıldı, aynı noktalar daha sonra helikopterlerle vuruldu. TGC Anadolu’dan havalanan 2 Bayraktar TB-3 SİHA’dan yapılan MAM-L atışıyla ise su üstündeki hedefler nokta atışıyla vuruldu. Ardından hücumbotlar ve süper kobra helikopterler eşliğinde su üstü hedefine top atışları yapıldı. Diğer yandan hava savunma, kara bombardımanı ve deniz hava vasıtalarından güdümlü mermi atışları gerçekleştirildi. Geçiş töreni görkemli anlara sahne oldu Tatbikatta yer alan deniz ve hava araçlarının katılımıyla tören geçişi icra edildi. Törende TCG Anadolu Gemisi’nin yanından geçen gemiler ve uçaklar gemideki kuvvet komutanlarına selam vererdi. ’Mavi Vatan-2026 Tatbikatı’ ‘fiili atış safhası’ denizde yapılan geçit töreniyle tamamlandı.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşüreceğiz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız" dedi. Ankara’da düzenlenen Trabzon Günleri’nin açılış programı 1. TBMM Binası’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılışın ardından 1. TBMM Binası’ndan mehteran eşliğinde Millet Bahçesi’ndeki fuaye alanına yüründü. Programa katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Millet Bahçesi’nde düzenlenen programda konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Trabzon’u yarınlara daha güçlü taşımak için eğitimden sağlığa, ulaşımdan çevre ve şehirciliğe, üretimden teknolojiye her alanda dev yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon’umuzun ulaşım altyapısını dönüştürüyoruz, geliştiriyoruz. Bölünmüş yollar, BSK’lı yollar yaptık. Avrupa’nın en uzun çift tüplü karayolu tüneli Zigana Tüneli’ni inşa ettik. Şehir içi trafiğine nefes aldıracak Kanuni Bulvarı’nda sona yaklaştık. Trabzon Güney Çevre Yolu’muzu da iki kesim halinde hayata geçiriyoruz. Birinci etabında çalışmalar tüm hızıyla sürüyor" diye konuştu. "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşüreceğiz" Hem Trabzon’u modern bir kent içi raylı sistemle donatacak hem de hızlı tren ile tanıştıracak dev projelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonuyla hayata geçtiğini kaydeden Uraloğlu, "Trabzon ile Samsun arasını 2 saate düşürecek Samsun-Trabzon-Sarp hızlı tren demiryolu projemiz ile Samsun’dan itibaren; Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere tüm kentlerimizi birbirine bağlamış olacağız. Yapım çalışmalarına da Kırıkkale-Çorum arasında başladık. Bu sene devamını da ihale edeceğiz. Trabzon Büyükşehir Belediyemizle birlikte hayata geçirdiğimiz Trabzon Hafif Raylı Sistem Hattımızın Akyazı - Havalimanı arasındaki 16,2 km uzunluğundaki 1.etabınının yapım ihalesine de önümüzdeki günlerde çıkacak ve inşa çalışmalarımıza başlayacağız" ifadelerini kullandı. "Mevcut pistten biraz daha kuzeye denizde yeni havalimanımızı inşa edeceğiz" Yeni Trabzon Havalimanı’nı da 10 milyon yolcu kapasiteli terminal binası ve 3 bin metrelik pistiyle büyük gövdeli uçakların inebileceği şekilde tasarladıklarını aktaran Uraloğlu, şöyle konuştu: "Şimdi yeni projemiz kapsamında mevcut pistten biraz daha kuzeye denizde yeni havalimanımızı inşa edeceğiz. Yatırım programına aldık, ihalesini yaptık, yer teslimi yaptık. Yakın zamanda temeli atıp yapım çalışmalarına başlayacağız. Kimsenin, hiçbir hemşerimizin şüphesi olmasın ki biz durmadan çalışıyoruz; projelerimizle Trabzon’u Karadeniz’in lojistik, üretim ve turizm üssü haline getiriyoruz. ‘Doğduğun yer değil, doyduğun yer’ derler ya Biz doyduğumuz yerde de doğduğumuz yeri hiç unutmadık. Nerede olursak olalım, bir memleket özlemi taşıdık. Trabzon’umuzu daha güçlü ve refah dolu bir geleceğe taşımak için çalışıyoruz. Trabzon kalkınırsa Karadeniz yükselir, Karadeniz yükselirse Türkiye güçlenir dedik." "Gelin, hep birlikte Karadeniz fırtınasını Başkent’te estirelim" Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ankara’da yaşayan binlerce Trabzonlu hemşerimiz bir araya gelecek, hasret giderecek, birlik ve beraberliğini pekiştirecek. Bu duygularla, Ankara Trabzon Günleri’nin hayırlı, bereketli ve unutulmaz geçmesini temenni ediyorum. Tüm hemşerilerimizi, Ankaralı tüm vatandaşlarımızı bu büyük şölene tekrardan davet ediyorum. Trabzon ne zaman susacağını ne zaman kükreyeceğini bilen bir şehirdir. Trabzon bizim, Karadeniz bizim, Ankara bizim, Türkiye bizim! Gelin, hep birlikte Karadeniz fırtınasını Başkent’te estirelim!" Program, Bakan Uraloğlu’na plaket takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Ayrıca programa, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, önceki dönem İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, davetliler ve başkentliler katıldı.
Sinop "Maarifin Kalbinde Çocuk" kortej yürüyüşü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Sinop’ta, "Maarifin Kalbinde Çocuk" temasıyla düzenlenen kortej yürüyüşü ve halk oyunları programı renkli görüntülere sahne oldu. Kutlamaların ilk durağı olan Sakarya Caddesi, ellerinde ay-yıldızlı bayraklarla yürüyen öğrencilerin coşkusuna ev sahipliği yaptı. Hep bir ağızdan seslendirilen marşlar eşliğinde ilerleyen kortej, kentin ana damarlarını geçerek Uğur Mumcu Meydanı’na ulaştı. Yol boyunca çocukları yalnız bırakmayan Sinoplular, pencerelerden ve kaldırımlardan alkışlarla bu heyecana ortak oldu. Yürüyüşün varış noktasında kurulan sahnede ise bayram heyecanı doruğa çıktı. Öğrencilerin büyük bir disiplin ve estetikle sergilediği halk oyunları performansları, izleyenlerden tam not aldı. Yöresel kostümleriyle meydanı renklendiren çocukların sergilediği figürler, Sinop’un kültürel zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Sinop İl Milli Eğitim Müdürü Osman Cebeci, günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada, "Bakanlığımızın genelgesi çerçevesinde Maarifin kalbinde çocuk etkinlikleri 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı kapsamında inşallah bir süre bir ay boyunca 23 Nisan gününe kadar tüm okullarımızda etkinlikler devam edecek. Bugün bu startı burada verdik. Tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimizle beraber böyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramının coşkulu, sevinçli, milli birlik ve beraberliğimizi perçinleştiren bir bayrama dönüşmesini istiyorum. Geleneksel oyunlar, çocuk oyunları, folklor gösterileri, çocuklarımıza dokunabileceğimiz sosyal kültürel anlamda birçok etkinliği içine alan çok çeşitli etkinlikleri okullarımız şu anda belli bir metot çerçevesinde planlamada yaptık. İnşallah bu süreç böyle devam edecek" dedi.