MAGAZİN - 19 Mayıs 2019 Pazar 10:47

Haluk Levent Samsun’u salladı

A
A
A
Haluk Levent Samsun’u salladı

19 Mayıs etkinlikleri kapsamında Samsun’a gelen rock müziğin sevilen sesi Haluk Levent, Ondokuz Mayıs Üniversitesinde (OMÜ) verdiği konserle hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı.

19 Mayıs etkinlikleri kapsamında Samsun’a gelen rock müziğin sevilen sesi Haluk Levent, Ondokuz Mayıs Üniversitesinde (OMÜ) verdiği konserle hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı.


Anadolu rock ve halk müziğinin güçlü sesi Haluk Levent, Milli Mücadele’nin 100. yılı dolayısıyla OMÜ Yaşam Merkezi önünde konser verdi. Yaklaşık 35 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen konserde Haluk Levent, en güzel şarkılarını OMÜ’lüler ve Samsunlular için seslendirdi.


Tüm Samsunlulara açık olan konserde ilk olarak sahne alan Güzel Sanatlar Fakültesi Modern Müzik Topluluğu ile Grup Nena, söyledikleri parçalarla alanı dolduran kalabalığı coşturdu.



Sevilen şarkılarını OMÜ’lüler için seslendirdi


Mini konserlerin ardından sahneye çıkan Haluk Levent, “Sevenler Ağlarmış”, “Yollarda Bulurum Seni”, “Ankara”, “Elfida”, “Aşkın Mapushane”, “Anlasana” gibi sevilen parçalarının yanı sıra; Cem Karaca’nın “Islak Islak”, “Deniz Üstü Köpürür” gibi unutulmaz parçaları ile 19 Mayıs’a özel parçalar seslendirdi. Bir şarkısında kalabalığa karışan ve hayranlarının arasında yürüyen Haluk Levent, bu sırada küçük bir hayranıyla da dans etti.


Zaman zaman yoğun yağış altında gerçekleşen konseri takip edenler arasında yer alan halk müziğinin sevilen sesi Oğuz Aksaç’ı da sahneye davet eden Haluk Levent, mikrofonu kendisine bıraktı. Aksaç da kendine has tarzıyla söylediği türküyle alanda bulunan kalabalığı coşturdu.


Yaklaşık 2 saat boyunca sahnede kalan Haluk Levent, saatler gece yarısını gösterdiğinde ise geçtiğimiz yıl yeniden yorumladığı İzmir Marşı’yla konserini noktaladı. OMÜ’lülere ve Samsunlulara unutulmaz bir gece yaşatan Haluk Levent, 19 Mayıs’ın 100. yılında Samsun’da bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.



Konser öncesi Rektör Bilgiç’le bir araya geldi


Haluk Levent, konser öncesinde Rektör Prof. Dr. Sait Bilgiç’le bir araya geldi. Samsun’da bulunmaktan ve OMÜ öğrencileri ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden sanatçıya Rektör Bilgiç, davetlerine icabet ettiği için teşekkür etti. Rektör Bilgiç, günün anısına Levent’e hediye takdim etti. Buluşmaya Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Kuran ve Prof. Dr. Vedat Ceyhan, Genel Sekreter Doç Dr. Menderes Kabadayı ve üniversite yetkilileri de katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.