GENEL - 26 Eylül 2019 Perşembe 10:08

Türkiye’de ilk "Kedi ve Köpek Mama Üretim Tesisi"

A
A
A
Türkiye’de ilk "Kedi ve Köpek Mama Üretim Tesisi"

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Güçten Düşmüş Sahipsiz Hayvan Bakım Merkezi içerisinde kurulan ve Türkiye’de ilk olma özelliğini taşıyan “Kedi ve Köpek Mama Üretim Tesisi”nde her gün kurumlardan toplanan yemekler ile bin hayvana yetecek mama üretimi yapılıyor.

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Güçten Düşmüş Sahipsiz Hayvan Bakım Merkezi içerisinde kurulan ve Türkiye’de ilk olma özelliğini taşıyan “Kedi ve Köpek Mama Üretim Tesisi”nde her gün kurumlardan toplanan yemekler ile bin hayvana yetecek mama üretimi yapılıyor.


Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Güçten Düşmüş Sahipsiz Hayvan Bakım Merkezi içerisinde kurulan Kedi ve Köpek Mama Üretim Tesisi, hayvan barınağı içinde bulunması nedeniyle Türkiye’de ilk olma özelliği gösteriyor. 500’ü kedi, 500’ü köpek olmak üzere toplam bin hayvanın bulunduğu Güçten Düşmüş Sahipsiz Hayvan Bakım Merkezinde kedilere günlük 30 kilogram, köpeklere ise 150 kilogram mama üretiliyor. Yılda ortalama dönemler halinde 10 bin hayvanın bakıldığı hayvan merkezinde ’Sıfır Atık’ projesi uygulanarak belediye bütçesine katkı sağlanıyor. Tesisi içerisinde kurulan makineler sayesinde yemekler israf olmuyor, artan yemekler konserve edilerek soğuk hava depolarında saklanıyor.



"Organik gıdaların çöpe dönüşmesini önlemek için böyle bir çalışma içerisine girdik"


Hayvanların günlük yemek ihtiyaçlarını Mama Üretim Tesisinde üreterek ’Sıfır Atık’ projesini uygulandıklarını ifade eden Samsun Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Şube Müdürü Veteriner Hekim Nurhan İşler, "Güçten Düşmüş Hayvan Bakım Merkezi 5 üniteden oluşuyor. Klinik birimimiz, Kedi Kasabası, Evcil Hayvan Mezarlığı, Sahiplendirme Alanlarımız ve Kedi, Köpek Mama Üretim Tesisimiz bulunuyor. Mama Üretim Ünitesini biz 2018 yılında projelendirdik. Şu anda ise geliştirme çabalarımız devam ediyor. Bu alanımız Sıfır Atık projesi ile zenginleştirerek götürmeye çalıştığımız bir alandır. Ülkemizde ’Sıfır Atık’ projesi önemli bir konu olduğundan dolayı bizler de bu konu üzerinde kamu ve kuruluşlardan veya başka işletmelerden artan organik gıdaların çöpe dönüşmesini önlemek için böyle bir çalışma içerisine girdik. ’Sıfır Atık’ projesi kapsamında Türkiye’deki kamu kurum ve kuruluşların veya diğer işletmelerin birçoğu organik atıkların tamamını hayvan barınaklarına yönlendiriyorlar" dedi.



"Hayvan barınaklarına yönlendirme son nokta olarak gösteriliyor"


Önceki dönemlerde barınaklara atılan organik atıkların birçoklarının katı atık depolama sahalarına gittiğini söyleyen Veteriner Hekim Nurhan İşler, "Bunun doğru ve etkin bir şekilde kullanılabilmesi için bütün yemeklerin veya gıda atıklarının bir entegre sistemi içerisinde işlemek sureti ile hayvanlara gıda dönüşümü projesi olarak ortaya çıkardık. Kuruluşların bizlere getirdiği organik atıkları barınak içerisinde kurulan mama üretim ünitesine içerisindeki makineler ile işleme sonrasında hayvanlara yem olarak sunmaktayız. Bu genel anlamda ’Sıfır Atık’ projesine destek verdiği gibi belediyemizin de bütçesine inanılmaz derecede katkı sağlamaktadır. Barınak içerisinde dönemler halinde yılda 10 bin hayvan geçiyor. 500 kedi, 500 köpek olmak üzere toplamda bin hayvan sürekli burada kalıyor. Bunların içerisinde engelli olan hayvanlar, doğum yapmış hayvanlar, lohusa da olanlar var. Bu hayvanlar alan içerisinde geri dönüşümü olmayan hayvanlardır. Hayvanlar için elimizde gelen her şeyi yapıyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Bakan Gürlek Edirne’de gençlerle buluştu: "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Edirne’de gençlerle bir araya gelerek adalet sistemi, sosyal medya, yapay zeka ve yeni anayasa ihtiyacına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz ve vatandaşın adalete olan güven duygusunu yükseltmek" dedi. Edirne’de tarihi Peykler Medresesi’nde düzenlenen "Gençlerle Buluşma" programına katılan Bakan Gürlek, adalet sisteminde temel önceliklerinin vatandaşın hak arama sürecini kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Programda öğrencilerden gelen soruları da yanıtlayan Gürlek, yargıya güven konusunda önemli mesajlar verdi. Bir öğrencinin "Türkiye’nin adalet sistemi adına en büyük hedefiniz nedir?" sorusuna Gürlek, "Adaleti hızlandırmak en büyük hedefimiz ve vatandaşın adalete olan güven duygusunu yükseltmek. Adalete mutlaka güvenin" diye yanıt verdi. Yargının kendi içinde denetim mekanizması bulunduğunu vurgulayan Gürlek, "Hakimin vermiş olduğu karar itiraza tabi. İtirazı istinaf inceler. İstinaf’tan Yargıtay’a gider. Yani böyle üç beş tane karar yüzünden adalete güven duygusu sanki yokmuş gibi düşükmüş gibi algılanıyor. Biz üzerimize ne düşüyorsa bunu yapacağız. Kesinlikle bir hakim savcı eğer haklıysanız mutlaka karar verir. Belki ilk başta yanlış karar vermiştir. Burada özel bir kast güttüğünü düşünmüyorum. Ama mutlaka o karar yanlış karar istinaftan, Yargıtay’dan mutlaka döner. Yani haklı karar eninde sonunda gelir sizi bulur" dedi. "Tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize hayata dokunun" Öğrencilere sosyal medya kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Gürlek, sosyal medyada oluşturulan algıların çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Gürlek, "Arkadaşlar sosyal medyaya fazla kendinizi kaptırmayın. Benim de çocuğum var, sizler de muhtemelen sosyal medyada çok vakit geçiriyorsunuz. Sosyal medya gerçekten bir yalan dünyası, hayal dünyası. Hepimiz mecburen giriyoruz, günlük haberleri takip ediyoruz, gelişmeleri takip ediyoruz ama orada anlatılanlar, orada yaşananların çoğu gerçek değil. Orada bir hayat kuruluyor, orada bir kurgu var. Herkes o kurgunun içine yerleşmeye çalışıyor. Benim size tavsiyem sosyal medyada vakit geçireceğinize Edirne’yi gezin, burası tarihi bir şehir, buranın tarihiyle ilgili bilgi edinin, kitap okuyun, belgesel izleyin. Mutlaka hayata dokunun" diye konuştu. "Sosyal medyada yalan algı yapan bir kişi mutlaka hesabını görecek" Sosyal medyada yayılan yalan haber ve provokatif paylaşımlara dikkat çeken Gürlek, bu konuda düzenleme yapılmasının önemine değindi. Gürlek, "Sosyal medyada yalan haberlerin, oradaki provokatif hesapların bir sorumsuzluğu var. Sosyal medyada yalan algı yapan bir kişi mutlaka hesabını görecek. Ne yapıyor? Yurt dışından bir tane fake hesap açıyor. Ondan sonra yalan algı yapıyor. Bunların çoğu da provokatif, insanları galeyana getirmek için açılan hesaplar. Bunlara inanmayın, itibar etmeyin" dedi. Kimlik doğrulama sistemine ilişkin de bilgi veren Gürlek, bu sistemin vatandaşların bilgilerini paylaşmadan, suç unsuru oluştuğunda gerçek kullanıcıya ulaşmayı hedeflediğini belirtti. "Yeni anayasa ihtiyacı var" Bir soru üzerine anayasa değişikliğine değinen Gürlek, "Türkiye’de bir anayasa değişikliği yapılması gerekiyor. Biliyorsunuz 1982 Anayasamız var. Bu da bir darbe döneminin anayasası. Sürekli biz değişiklik yaptık. Bir tabir var, ‘Yamalı bohça’, yamalı bohçaya döndü. Artık Anayasa güncel konulara, güncel ihtiyaçlara fayda sağlamıyor. Anayasa değişikliğinin yapılması lazım. Burada elbette bir toplumsal uzlaşı olması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Yargı süreçlerinin hızlandırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Gürlek, özellikle bazı dava türlerinde sürelerin uzadığını tespit ettiklerini söyledi. Adalet alanında dijital dönüşüm çalışmalarına da değinen Bakan Gürlek, UYAP sisteminde önemli yenilikler yapıldığını ifade etti. Yapay zekanın yargı süreçlerinde kolaylaştırıcı bir unsur olacağını belirten Gürlek, e-duruşma ve e-avukat uygulamalarının kapsamının genişletileceğini söyledi. Bakan Gürlek, "Temennimiz Türkiye’nin her yerindeki vatandaşın adalete kolay bir şekilde erişmesini sağlamak" diyerek, online dava açma ve dijital yargı uygulamalarının bu hedef doğrultusunda geliştirildiğini kaydetti.