YEREL HABERLER - 24 Mart 2012 Cumartesi 12:39

DÜNYACA ÜNLÜ MÜZİK VE DANS TOPLULUОU, SAMSUNLULAR İLE BULUŞTU

A
A
A
DÜNYACA ÜNLÜ MÜZİK VE DANS TOPLULUОU, SAMSUNLULAR İLE BULUŞTU

Dünyaca ünlü Sincan Uygur Müzik ve Halk Dansları Topluluğu`nun Samsun`da sunduğu gösteri nefes kesti.
İlkadım Belediyesi, Nevruz şenlikleri kapsamında dünyaca ünlü Sincan Uygur Müzik ve Halk Dansları Topluluğu`nu Samsunlular ile buluşturdu. Atatürk Kültür Merkezi`nde düzenlenen programda Sincan Uygur Müzik ve Halk Dansları Topluluğu, birbirinden renkli gösteriler sergiledi. Uygur, Kazak, Han, Hui, Kırgız, Özbek, Moğol, Tacik, Xibe ve Mançu ile toplam 11 milletten insanın bir araya gelerek oluşturduğu ``˜şarkı ve dansın merkezinin incisi` olarak adlandırılan Sincan Uygur Müzik ve Halk Dansları Topluluğu, kendi yöresinin zarif şarkı ve dansları ile etnik müziklerini Samsunlulara sahneledi.
İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, gösteri öncesi bir konuşma yaptı. Çin Halk Cumhuriyeti`nin Ningxia Huizu Özerk Bölgesi`nin Başkenti Yınchuan Belediyesi ile ``˜kardeş şehir` olduklarını açıklayan Demirtaş, "Bu çerçevede kültürel, ticari ve sosyal ilişkilerimizi sürdürmeye gayret ediyoruz. Yınchuan Belediye Başkanı`nın daveti üzerine 15 Nisan`da Çin`e gideceğiz. Böylece kültürel alışverişte birbirimize yakınlaşarak tarihi derinlikleri uzun zaman alan ve uzun yıllar birlikte yaşamış Çin ve Türk topluluklarının birbirlerine daha yakınlaşmasını sağlamayı hedefliyoruz" dedi.
Başkan Demirtaş`ın ardından kürsüye çıkan Samsun Valisi Hüseyin Aksoy, 2012 yılının Türkiye`de ``Çin Kültür Yılı`` olarak ilan edildiğini, bu kapsamda Türkiye`de çeşitli faaliyetlerin gerçekleştirildiğini belirtti. Aksoy, ``Özellikle Sincan Uygur Müzik ve Halk Dansları Topluluğu da Turizm ve Kültür Bakanlığımızın bağlı kuruluşu olarak çalışan Türksoy`un davetlisi olarak Türkiye`ye geldi ve bu kapsamda İlkadım Belediyemiz ile işbirliği içerisinde Samsun`da bu etkinliği gerçekleştiriyor. Özellikle ülkeleri ve insanları birbirine yaklaştıran bu tür ilişkilerin bundan sonra da artarak devam etmesi bizim en büyük temennimiz. Bu tür kardeş şehir ilişkileri ve kültürel ilişkiler ileride ticari ilişkilere ve turizm anlamındaki diğer ilişkilere kadar taşınacaktır. Kültür turizmi konusunda oldukça hassas olan Çin vatandaşlarının Samsunumuza gelmelerini beklediğimizi ve bu alanda yapılabilecek çalışmalara her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum`` diye konuştu.
Konuşmaların ardından sunuculuğunu Şükür Azizoğlu ve Reha Oğuz Ertuğrul`un yaptığı Sincan Uygur Müzik ve Halk Dansları Topluluğu sahneye çıktı. Topluluğun sunduğu gösteri, izleyiciler tarafından beğeniyle izlendi. 1949 yılında kurulan Sincan Uygur Müzik ve Halk Dansları Topluluğu, 63 yılda Uygur, Kazak ve diğer etnik grupların kendilerine has danslarını ve şarkılarını gün ışığına kavuşturarak yeniden yorumladı. İzleyicilerin arasından seçtikleri kişilerle yarışma düzenleyen Halk Dansları Topluluğu, gösteri sonunda seyirciler tarafından ayakta alkışladı.
Program sonunda Sincan Dans ve Mukam Başkanı Kamil Tuersun, Vali Aksoy`a Çin`i tanıtan kitap, İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş`a da kendi yörelerini simgeleyen şapka hediye etti.
Vatandaşların büyük ilgi gösterdiği gösteriyi Vali Yardımcısı Mesut Taner Genç, Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Kültür Müsteşarı ve Basın Sözcüsü Yu Jian, Çin Halk Cumhuriyeti İdari Müsteşarı Bai Bin, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ve İl Emniyet Müdürü Hulusi Çelik de izledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Sokak köpeklerinin saldırısına uğrayan kadını vatandaşlar kurtardı: O anlar kamerada Kastamonu’da sokak köpekleri, önce okula gitmek isteyen öğrencilere, daha sonra da yol kenarında bekleyen bir kadına saldırdı. Kadının sokak köpeklerinden kurtarıldığı anlar ise saniye saniye kameraya yansıdı. Olay, Budamış Mahallesi’nde bulunan Doğakent Sitesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak köpekleri sabah saatlerinde okula gitmek isteyen öğrencilere saldırdı. Çevredeki vatandaşların bağırmasından korkan köpekler, kaçarak uzaklaştı. Bir süre sonra tekrar site içerisine gelen sokak köpekleri, yol kenarında bekleyen kadına saldırmaya çalıştı. Çantasını sallayarak köpeklerden korunmaya çalışan kadın, çevredeki vatandaşların yardımıyla yara almadan kurtuldu. Sokak köpeklerinin kadına saldırdığı anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde köpeklerin yol kenarında bekleyen kadına doğru koştuğu ve daha sonra saldırdığı görülüyor. Kadın çantasıyla kendisini korumaya çalışıyor. Daha sonra yere düşen kadın, bir vatandaşın bağırması ve bir vatandaşın da otomobili köpeklerin üzerine sürmesiyle kurtuluyor. "Arabamla köpeklerin üzerine sürdüm ama köpekler arabaya da saldırdı" Sitede ikamet eden Faruk Fettahoğlu, "Köpeklerin kadın ve çocuklara çok şiddetli bir şekilde bir saldırı, bir tehlike ortamı oluştu. Mümkün olduğunca biz de müdahale etmeye çalıştık ama bayağı tehlike arz eden bir durum oldu. Özellikle kadınlar ve çocuklar sabahları eziyet çekiyor. Hatta köpekler saldırırken videolarını falan da çektik. Hemen buradaki çeşmenin önünde bir kadına saldırdılar. Ben de arabamla köpeklerin üzerine doğru gittim ama arabanın üzerine doğru da saldırıda bulundular. Sürekli tehlike arz ediyor. Bir an önce bunların toplatılması gerekiyor. Yoksa burada çok kişinin canı yanacak. Hem sağlık açısından hem çocukların travmaları açısından sıkıntılı bir durum" dedi. "Köpekler insana saldırıyorlar, buna bir çözüm bulsalar iyi olacak" Sitede yaşayan Mustafa Eskicioğlu ise, "Sabah 5-6 tane köpek öğrenciye saldırdılar. Camları açıp bağırdık, köpekleri o şekilde uzaklaştırabildik. Çeşmenin yanında da bir kadın vardı, köpekler kadına sardı. Allah’tan kadının yakınında da bir adam vardı, kadını da adam kurtardı. Köpeklerden çok korktuk. Çocuklara saldırıyorlar. Sitenin kapısının önünde bir kadın ile öğrenci korkudan dışarı çıkamadı. Bağırınca da kaçmıyorlar. Oradan bir taksici geldi, kadın ile öğrenciyi taksiye aldı. Köpekler insana saldırıyorlar. Buna bir çözüm bulsalar iyi olacak" diye konuştu.
Düzce Ata tohumundan hibritlere Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) öncülüğünde hayata geçirilen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlenen buluşmalara bir yenisi daha eklendi. "Ata Tohumu: Miras mı Bilim mi?" başlıklı Bilim Kafe programı, Bostanlık Köyü’nde köy halkının yoğun katılımı ve ilgisiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can konuşmacı olarak yer aldı. Programın açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi’nin toplumsal katkı misyonu doğrultusunda Bilim Kafe etkinliklerinin düzenli olarak gerçekleştirildiğini ifade etti. Tarım ve ata tohumu gibi doğrudan üreticileri ilgilendiren konuların bilimsel bir perspektifle ele alınmasının büyük önem taşıdığını belirten Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, "Bilim Kafe etkinlikleriyle vatandaşlarımızın sorularına doğrudan yanıt bulabilecekleri bir paylaşım ortamı oluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Ata tohumundan hibritlere Ata tohumu, standart tohum ve hibrit tohum kavramlarına açıklık getirerek konuşmasına başlayan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, ata tohumlarının, tarımın başladığı dönemlerden itibaren nesilden nesile aktarılan, gözlem ve seçilim yoluyla korunmuş kadim bir miras olduğunu ifade etti. Standart tohumların belirli özellikleri sabitlenmiş ve standardize edilmiş çeşitler olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, hibrit tohumların ise iki üstün özelliğin tek bir bitkide birleştirilmesiyle elde edildiğini dile getirdi. "Atalarımız yüzyıllar boyunca aslında bir ıslah çalışması yürüttüler" Atalarımızın yüzyıllar boyunca en verimli ve kaliteli bitkileri seçerek sürdürdükleri üretim pratiğinin bir çeşit doğal seleksiyon ve ıslah süreci olduğunu belirten Öğretim Üyesi, modern tarımda da seleksiyonun hala temel yöntemlerden biri olduğunu kaydetti. Konuşmasında artan dünya nüfusuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, küresel ölçekte gıda üretiminin artırılmasının zorunluluğuna dikkat çekerek, hibrit tohumlar ve modern üretim teknikleri sayesinde 1 tona kadar çıkabildiğini belirtti. "Toprak sağlığı, sürdürülebilir üretimin anahtarı" Sürdürülebilir üretimin temelinde sağlıklı toprak bulunduğunu belirterek, topraktaki organik madde miktarının artırılmasının önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Can, ahır gübresi, yeşil gübreleme ve hümik asit uygulamalarının toprak yapısını iyileştirmede önemli araçlar olduğunu kaydetti. Bazı kimyasal gübrelerin içerdiği dolgu maddelerinin uzun vadede toprağa zarar verebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, bilinçli ve dengeli gübreleme yapılması gerektiğini vurguladı. Bilim ile toplum arasında güçlü bir köprü Köy halkının yoğun ilgisi ve aktif katılımıyla gerçekleşen programda, vatandaşlar merak ettikleri soruları Öğretim Üyesine yöneltme fırsatı buldu. Bilimsel bilginin toplumla buluşturulması ve tarımsal üretime ilişkin güncel konuların yerinde konuşulması açısından önemli bir buluşma olan "Ata Tohumu: Miras mı Bilim mi?" başlıklı Bilim Kafe buluşması, teşekkür belgesi takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.