TEKNOLOJİ - 13 Ocak 2026 Salı 09:49

Araştırma Üniversitesi Değerlendirme Toplantısı

A
A
A
Araştırma Üniversitesi Değerlendirme Toplantısı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Araştırma Üniversitesi olma vizyonu doğrultusunda bilimsel üretim süreçlerini değerlendirmek, araştırma kalitesini yükseltmek ve akademik motivasyonu artırmak amacıyla; Web of Science endekslerinde Q1 ve Q2 kategorilerinde yer alan dergilerde yayın yapan öğretim elemanlarıyla özel bir istişare toplantısı gerçekleştirdi.


Toplantıda konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, araştırma üniversitesi sürecinin yalnızca bir unvan değil, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir vizyonun sonucu olduğuna dikkat çekti. Kurnaz, "Araştırma üniversitesi olmak; prestij, kadro planlaması, bütçe imkânları, proje üretimi ve akademik görünürlük açısından üniversitelere önemli avantajlar sağlamaktadır. Bu ligde yer almak, akademik faaliyetlerin tamamını doğrudan etkileyen bir dönüşümü beraberinde getirir" ifadelerini kullandı.


Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yürütülen araştırma üniversitesi değerlendirme sistemine değinen Prof. Dr. Kurnaz, üniversitelerin araştırma kapasitesi, araştırma kalitesi ve etkileşim ve iş birliği başlıkları altında değerlendirildiğini belirtti. Bu sürecin; yayın sayıları, atıf performansı, uluslararası iş birlikleri, yabancı uyruklu öğretim üyesi sayıları ve proje çıktıları gibi ölçütler üzerinden veriye dayalı ve otomatik şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Son yıllarda araştırma üniversiteleri arasında rekabetin belirgin biçimde arttığını vurgulayan Kurnaz, "2017–2018 döneminde daha düşük puanlarla bu ligde yer almak mümkünken, günümüzde 50 puanın altındaki üniversitelerin araştırma üniversitesi statüsünü sürdürebilmesi neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Bu durum, çıtanın ne denli yükseldiğini açıkça göstermektedir" dedi.



OMÜ’nün yayın performansı ve akademik üretimi


OMÜ’nün son yıllardaki akademik üretim performansına ilişkin verileri de paylaşan Kurnaz, üniversitenin 2020–2024 yılları arasında yıllık ortalama 850 yayın gerçekleştirdiğini, 2025 yılında ise bu sayının yaklaşık 1.250’ye ulaştığını belirtti. Bu artışın, OMÜ adına önemli bir akademik başarı olduğunun altını çizdi. Araştırma üniversitesi hedefi doğrultusunda yalnızca niceliğin değil, niteliğin de belirleyici olduğuna dikkat çeken Kurnaz; Q1–Q2 yayınlar, uluslararası ortaklı çalışmalar, açık erişim yayınlar ve atıf performansının sürecin temel bileşenleri arasında yer aldığını vurguladı. Kurnaz, "Araştırma üniversitesi ligine çıkmak için yalnızca üretmek değil, doğru alanlarda, etkili ve nitelikli üretim planlaması yapmak gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.


Konuşmasının sonunda üniversite yönetimi olarak süreci düzenli veri analizleriyle izlediklerini ve haftalık değerlendirme toplantılarıyla yakından takip ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Çetin Kurnaz, araştırma üniversitesi hedefinin yalnızca belirli fakültelerin değil; tüm akademik birimlerin ortak katkısıyla gerçekleşebileceğini vurguladı. Kurnaz, "Bu toplantıların temel amacı, birlikte nasıl daha ileriye gidebileceğimizi istişare etmek ve somut, uygulanabilir adımlar atmaktır" dedi.


Bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümü ile sona erdi.



Araştırma Üniversitesi Değerlendirme Toplantısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.