GÜNDEM - 06 Nisan 2026 Pazartesi 20:32

Asılsız çağrılar alarm veriyor: 10 aramadan 6’sı vakaya dönüşmedi

A
A
A
Asılsız çağrılar alarm veriyor: 10 aramadan 6’sı vakaya dönüşmedi

Samsun’da 112 Acil Çağrı Merkezi’ne 2025 yılı boyunca yapılan başvuruların büyük bölümünün vakaya dönüşmemesi dikkat çekti. Verilere göre gelen çağrıların yalnızca yüzde 38,21’i gerçek bir olaya dönüşürken, yüzde 61’lik kısmı sonuçsuz kaldı.


Samsun Valisi Orhan Tavlı, beraberinde İlkadım Kaymakamı Abdulkadir Demir ile birlikte 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Ziyarette İl Müdürü Aziz Akay tarafından merkezin çalışmaları, 2025 yılı faaliyetleri ve 2026 yılı planlamalarına ilişkin kapsamlı sunum yapıldı.


Valilik tarafından paylaşılan verilere göre Samsun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne 2025 yılı boyunca 1 milyon 433 bin 437 çağrı ulaştı. Bu çağrıların yüzde 38,21’i vakaya dönüşürken, yüzde 41,65’inin herhangi bir olaya dönüşmediği, yüzde 20,14’ünün ise anons sırasında sonlandığı belirtildi.


Ziyarette acil çağrı sisteminin etkinliği ve doğru kullanımının hayati öneme sahip olduğu vurgulandı. Yetkililer, gereksiz ve asılsız ihbarların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı geciktirdiğine dikkat çekerek vatandaşlara çağrıda bulundu. Açıklamada, 112 hattının yalnızca gerçek acil durumlar için aranması gerektiği hatırlatıldı.



Asılsız çağrılar alarm veriyor: 10 aramadan 6’sı vakaya dönüşmedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay, Meslek Fabrikası binasının tahliyesine tepki gösterdi Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen Meslek Fabrikası binasında polis ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında tahliye işlemleri başlatıldı. Tahliye işlemi sırasında bölgeye gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Tahliye için yasal bir tebligat veya süre verilmeden, kamu idaresinin etik kuralları yerle bir edilerek gayrihukuki yöntemlerle elimizden bu bina alınmaya çalışılıyor. Bugün itibarıyla imalatında vakıfların hiçbir dahli olmadığı gibi, tapusunda da Vakıflara ait herhangi bir şerh bulunmayan bir binadan bahsediyoruz" dedi. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen tarihi binanın çevresinde sabahın erken saatlerinden itibaren geniş güvenlik önlemleri alındı. Polis ekipleri tarafından giriş çıkışa kapatılan binada tespit çalışmaları başlatılırken, işlem öncesinde belediye yetkililerine herhangi bir resmi tebligat yapılmadığı iddia edildi. Tahliye esnasında mesleki eğitimlerde kullanılan çeşitli teknik malzemelerin uzman personel beklenmeden sökülmesi üzerine bölgeye giden İzmir Büyükşehir Belediyesi hukukçuları duruma itiraz etti. Yaşanan hareketlilik sebebiyle bina önüne gelen belediye işçileri ve vatandaşlar duruma tepki gösterince, çevik kuvvet ekipleri kalabalığı güvenlik amacıyla dışarıya çıkardı. Uzun yıllardır belediye mülkü olan ve 10 yıldır Meslek Fabrikası olarak hizmet veren bina için 24 Mart’ta tahliye işlemi başlatılacağı açıklanmış, ardından bu kararın 15 gün ertelendiği duyurulmuştu. "Kamu idaresinin etik kuralları yerle bir edildi" Yurt dışı seyahatini yarıda bırakarak kente dönen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, binanın haksız yere tahliye edilmeye çalışıldığını belirtti. Hukuki süreçlerin işletilmediğini savunan Tugay, "Sabahın karanlığında polis bariyerleriyle karşılaştık. Tahliye için yasal bir tebligat veya süre verilmeden, kamu idaresinin etik kuralları yerle bir edilerek gayrihukuki yöntemlerle elimizden bu bina alınmaya çalışılıyor. Yeni çıkan bir kanuna dayanılarak Meslek Fabrikamıza el konulmak isteniyor. Kanun, bir binanın vakıflar tarafından yapılması ve tapuda şerh bulunması durumunda vakıflara devredilebileceğini söylüyor. Ancak bu bina tamamen İzmirli iki vatandaş tarafından un fabrikası olarak inşa edilmiştir ve hiçbir vakfın yapımında en ufak bir emeği, maddi katkısı veya hakkı bulunmamaktadır" diye konuştu. "Bedeli ödenerek kamulaştırılmıştır" Binanın tarihi geçmişine dikkat çeken Başkan Tugay, "1926 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakanı İsmet İnönü’nün görevde olduğu Bakanlar Kurulu heyeti tarafından bu bina bedeli ödenerek kamulaştırılmıştır. Kamulaştırma işleminin ardından yine Bakanlar Kurulunun kararı ve Atatürk’ün imzasıyla İzmir yerel yönetimine devredilmiştir. O tarihten itibaren bina İzmir yerel yönetimi tarafından çeşitli kamu hizmetleri için kullanılmıştır. Belgelerle sabittir ki 1937 yılında burada Halk Ekmek Fabrikası olarak faaliyet gösterilmiştir. Aradan geçen yıllar belgeleri ve tarihi gerçekleri asla unutturamaz" ifadelerini kullandı. "Tapudaki şerh 2007 yılında kaldırıldı" Tapu kayıtlarındaki şerhin geçmişte bedeli ödenerek hukuka uygun şekilde kaldırıldığını vurgulayan Tugay, "Ekim 2025’te bu binanın bize sorulmadan Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetine geçirildiğini öğrendiğimizde tüm belgeleri detaylıca araştırdık. 2007 yılında dönemin Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu zamanında tapuda yalnızca gelirden pay verilmesini öngören ve mülkiyetle hiçbir ilgisi bulunmayan ’mukataa şerhi’ tespit edilmiştir. Başkanımız o dönem yaklaşık 1 milyon 600 bin lira bedel ödeyerek bu şerhi tapudan tamamen kaldırtmıştır. Dolayısıyla bugün itibarıyla imalatında vakıfların hiçbir dahli olmadığı gibi, tapusunda da vakıflara ait herhangi bir şerh bulunmayan bir binadan bahsediyoruz" şeklinde konuştu. "Restorasyon için 40 milyon lira harcandı" Belediyenin yapının restorasyonu için harcadığı bütçeyi hatırlatan Tugay, "2007-2008 yıllarında metruk ve yıkık dökük bir halde olan bu bina, İZSU ve Büyükşehir Belediyesi çalışanlarımızın büyük gayretleriyle restore edilmiştir. O dönemin parasıyla yaklaşık 40 milyon lira gibi ciddi bir bütçe harcanarak, 10 yıl süren sabırlı bir çalışma sonucunda bina yeniden kullanıma kazandırılmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi imkanlarıyla bu dönüşümü tamamladıktan sonra, 2017 yılında dönemin başkanı Aziz Kocaoğlu burayı Meslek Fabrikası olarak halkımızın kullanımına açmıştır ve o tarihten bugüne kadar da yapı bu amaçla hizmet vermektedir" dedi.
Gaziantep 521 milyon TL’lik vurgun yapan aralarında GAÜN öğretim görevlisinin de bulunduğu 10 kişi tutuklandı Gaziantep’te Gaziantep Üniversitesi’nde görev yapan öğretim görevlisi Mehmet Ali Y.’nin de aralarında bulunduğu 10 kişi, sahte çek ve senet düzenleyerek aralarında bir fakülte dekanı, 3 doçent ve 3 esnafın da bulunduğu 7 kişiyi toplam 521 milyon TL dolandırdıkları iddiasıyla tutuklandı. Aralarında bir fakülte dekanı, 3 doçent ve 3 esnafın da bulunduğu 7 kişiyi toplam 521 milyon TL dolandıran 12 şüpheli bugün hakim karşısına çıktı. Nitelikli dolandırıcılık nedeni ile hakim karşısına çıkan şüphelilerden aralarında Gaziantep Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mehmet Ali Y.’nin de bulunduğu 10’u tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ne olmuştu? Gaziantep Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Mehmet Ali Y., iddiaya göre doktor öğretim üyesi kadrosuna yaptığı başvurunun kabul edilmemesi üzerine sorumlu tuttuğu kişilere yönelik intikam almak amacıyla sahte senetler düzenledi. Mehmet Ali Y., aralarında dekan, doçent ve esnafın da bulunduğu 7 kişiye çeşitli nedenlerle imzalar attırdı. Kurduğu düzenekle bu imzaları kullanarak söz konusu kişiler adına sahte senetler düzenlediği iddia edilen şüpheli, iddiaya göre toplam değeri 521 milyon lirayı bulan senetlerle icra takibi başlattı. Durumu fark eden mağdurlar, savcılığa başvurarak şikayetçi oldu. Bunun üzerine Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. Yaklaşık 3 aylık çalışmanın ardından Mehmet Ali Y. ile birlikte hareket ettiği değerlendirilen 11 şüpheli, düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda çek, senet, evrak inceleme cihazları, tarayıcılar ve kağıt kesme makineleri ele geçirildi.