KÜLTÜR SANAT - 16 Mayıs 2025 Cuma 11:16

Avrupa sinemasının seçkin filmleri Samsun’da beyaz perdede

A
A
A
Avrupa sinemasının seçkin filmleri Samsun’da beyaz perdede

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun AB Bilgi Merkezi tarafından organize edilen ve bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan "Avrupa Filmleri Haftası" 22 Mayıs’ta başlayacak.


Samsun AB Bilgi Merkezi, Samsun Sinema Topluluğu ve özel bir kafe iş birliğinde düzenlenen Avrupa Film Günleri, Samsunlu sanatseverlerle bir kez daha buluşacak. Gösterimler halka açık ve ücretsiz olacak. Etkinlik, 22 Mayıs Çarşamba günü saat 18.00’de Macaristan yapımı "Dört Ruhlu Çakal" filmi ile başlayacak.



"Avrupa filmleri gişelerde bulunmaz"


Etkinliğe ilişkin açıklama yapan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Avrupa Filmleri Haftası’na üçüncü kez ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti. Murzioğlu, "1997 yılından bu yana odamız çatısı altında AB Bilgi Merkezi’ne ev sahipliği yapıyoruz. Bu süreçte birçok sosyal ve kültürel etkinlik düzenledik. Avrupa’da ses getiren ancak gişelerde bulamayacağımız filmleri halkımızla buluşturacağız. AB Türkiye Delegasyonu, AB üye ülkeleri büyükelçilikleri, AB Ulusal Kültür Enstitüleri ve AB Bilgi Merkezleri iş birliğiyle düzenlenen seçkin filmler, Eskişehir’de başlayan gösterimlerle birlikte sekiz şehirde sinemaseverlerle buluşacak. Sinemanın evrensel bir dil olduğuna inanıyoruz. Bu etkinliğin Avrupa ile Türkiye arasında kültürel diyaloğa katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Tüm Samsunluları bu özel etkinliğe davet ediyorum" ifadelerini kullandı.



Etkinlik kapsamında sinemaseverler, Avrupa Birliği (AB) üyesi 14 ülkenin 14 seçkin filmini, 22-25 Mayıs tarihleri arasında Atakum’daki bir AVM’de ücretsiz olarak izleyebilecek. Bu yıl gösterimdeki filmler şunlar:


"Dört Ruhlu Çakal-Macaristan, 2023", "PİN-UP Adasının Sırrı-Romanya, 2024", Maria’nın Sessizliği-Letonya, 2024", "KOS-Polonya, 2024", "Kahpe Hayat-Belçika, 2023", "Daha Fazla Jippie Yok-Hollanda, 2023", "Öğretmenler Odası-Almanya, 2023", "Toksik-Litvanya, 2024", "Aile Terapisi-Slovenya, 2024", "Ve Kral Dedi ki: Ne Harika Bir Makine-İsveç, 2023", "Karanlık Bir Hikâye-İtalya, 2024", "Otel Pula-Hırvatistan, 2023, "GREİCE-Portekiz, 2024" ve "Espriler ve Sigaralar-İspanya, 2023"



Avrupa sinemasının seçkin filmleri Samsun’da beyaz perdede

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.