GÜNDEM - 01 Ekim 2025 Çarşamba 14:09

Bakan Yardımcısı Can: "Suçluyu cezası infaz edilirken ıslah edeceğiz"

A
A
A
Bakan Yardımcısı Can: "Suçluyu cezası infaz edilirken ıslah edeceğiz"

Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, "Denetimli serbestlik bir infazın parçasıdır. Dışarıdan cezasızlık algısı tartışmalarına girmek istemiyorum ama burada esas farkındalık oluşturmaktır. Dolayısıyla farkındalık oluşturacağımız bu dönemde biz suçlu cezası infaz edilirken ıslah edeceğiz. Adeta tedavi edeceğiz ve ondan sonra topluma bırakacağız" dedi.


"Denetimli Serbestlikte Dönüşüm Odaklı Yaklaşım, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Kamu İş Birliği Sempozyumu" Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da başladı.


Programda açıklamalarda bulunan Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, "Önleyici tedbirleri tabi alacağız. Bundan sonra da suç işlenecek. Biz insanı çok değerli buluyoruz. İnsanı tedavi etmek, onarmak ve iyileştirmek gerekiyor. İnfaz rejiminin olmazsa olmazlarında bir tanesidir. Cezaevlerine suçlu teslim edildiğinde biz bunu ne yapıyoruz? Suçun türüne göre kapalı cezaevine gidiyor. Suçu bittikten sonra biz bu suçluyu ne yapıyoruz? Direkt topluma bütünleştirme adına salıverecek miyiz? Tampon dönem koyacak mıyız? İyileştirme ve rehabilite etmenin önemli olduğunu düşündük. Bu ara dönem ise denetimli serbestlik. Denetimli serbestlik asla bir haklı tahliye değil. Denetimli serbestlik bir infazın parçasıdır. Dışarıdan cezasızlık algısı tartışmalarına girmek istemiyorum ama burada esas farkındalık oluşturmaktır. Dolayısıyla farkındalık oluşturacağımız bu dönemde biz suçlu cezası infaz edilirken ıslah edeceğiz. Adeta tedavi edeceğiz ve ondan sonra topluma bırakacağız. Suçluya neden bu kadar önem veriyorsunuz, mağdurun hakkı yok mu? Devlet, sistem suçludan mı yana diye düşünülebilir? Bu sorular sorulabilir ancak suçluyu tedavi etmek, ıslah etmek, onarmak ve ondan sonra topluma bırakmak toplumun sağlığı içinde bir olgudur. Bunu biz aynı zamanda toplumun sağlığı ve güvenliği için yapıyoruz. Samsun’da eğitim ve sosyal tesis çalışmaları belli bir aşamaya geldi. Etüt çalışmaları tamamlandı. Burada çok güzel bir tesis yapacağız" diye konuştu.



"464 bin yükümlüye denetimli serbestlik hizmeti"


Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ise, "Bugüne kadar 149 denetimli serbestlik müdürlüğümüzde 6 bin 315 personelimizle 464 bin yükümlünün talebi karşılanmakta ve denetimli serbestlik hizmeti verilmektedir. Bu kapsamda 20 yıllık dönem zarfında denetimli serbestlik müdürlüklerimiz üzerinde 8 milyon 671 bin karar infaz edilmiştir. 3 milyon 731 bin iyileştirme faaliyeti gerçekleştirilmiş, bunun 1 milyon 506 bini bağımlılara yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu çok önemli bir husustur. Çağın belası, dünyanın karşı karşıya kaldığı ne büyük sorun olan bağımlılık konusuna denetimli serbestlik çatısı altında ne kadar önemli bir mücadele verildiğini ortaya koymaktadır. 1 milyon 488 bin yükümlü kamuya yararlı bir işte çalışmıştır. 74 bin yükümlüyü nakdi yardım yapılarak sosyal yaşama tutunmaları sağlanmaya çalışılmıştır. 72 bin 500 hükümlünün takibi de 2013 yılında hayata geçirdiğimiz elektronik izleme sistemi ile yapılmıştır" şeklinde konuştu.



"Hükümlü ve yükümlüler kamuya yararlı, topluma faydalı işlere imza atmışlardır"


Samsun Valisi Orhan Tavlı da yaptığı konuşmada, "Denetimli serbestlik adaletin ve toplumun bir vicdanıdır. Denetimli serbestlikteki başarımız aslında toplumsal barışımızın ve huzurumuzun da en güçlü güvencelerinde olduğunu değerlendiriyorum. Bu sistemde birey toplumsal bağlarını koparmadan rehabilitasyonu sağlanmakta, yeniden eğitim, iş ve sosyal destek alarak hayata tutunmasına imkan vermektedir. Okuldan camiye, huzurevinden Kur’an kursuna kadar çok farklı hizmetlerde hükümlü ve yükümlüler kamuya yararlı, topluma faydalı işlere imza atmışlardır. Samsun’daki bu sempozyumun yapılmasındaki en önemli husus; sivil toplum kuruluşlarımızın bu süreçte adalet teşkilatının, kamunun, üniversitelerin yaptığı çalışmalara vermiş olduğu desteğin biraz daha artırılmasına vesile olmasıdır diye düşünüyorum. Sivil toplum kuruluşlarımız; gönüllülük esaslı çalışma biçimleri ve toplumsal meselelere olan hassasiyetleriyle denetimli serbestlikteki kamu hizmetlerinin kapsayıcılık yönünü güçlendiren en önemli paydaşlarımızdan diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



"7 yıldızlı otel konseptinde tesis"


Programda konuşan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan da, "Samsun’da Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) bir sosyal tesis yapmakta. İnşallah Büyükşehir olarak projeyi biz bitiriyoruz. Bakanlığımız da inşaatını yapacak. 7 yıldızlı bir otel konseptinde 201 odalı 400 yataklı önemli bir tesisi hem Samsun’un turizmine hem yargı camiamızın hizmetine inşallah hep birlikte kazandırmış olacağız" açıklamasında bulundu.



"20 hükümlü üniversitemizin merkez kampüsünde görev aldı"


Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "’Kamuya Yararlı Bir İşte Çalıştırılmaya İlişkin İş Birliği’ protokolleri kapsamında, hükümlüler, gönüllü ve ücretsiz olarak üniversitemizin çeşitli birimlerinde görev alabilmektedir. Örneğin; 2017 yılından bu yana Çarşamba İletişim Fakültemizde temizlik, onarım ve çevre düzenlemesi gibi alanlarda hükümlüler çalışmaktadır. Bu süreçte üniversitemize bir hatıra ormanı da kazandırılmıştır. 2025 yılında Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yeni iş birliğiyle, eylül ayından itibaren 20 hükümlü, üniversitemizin merkez kampüsünde çevre düzenleme çalışmalarında görev almaya devam etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.



"30 milyon TL tutarında kamu tasarrufu"


Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç ise şunları söyledi:


"Kamu yararına ücretsiz çalıştırma yükümlülüğü kapsamında son 5 yılda 55 cami ve 160 civarında okulun boya badana işlemleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca ihtiyacı olan diğer kurumların boya badana onarım işleri gerçekleştirilerek 30 milyon TL tutarında kamu tasarrufu sağlanmıştır."



"Denetimli serbestlik 20 yılda güçlü bir kurumsal yapıya kavuştu"


Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu ise şöyle konuştu:


"Modern dönemde hapis cezası suç işleyen kişiyi toplumdan soyutlamanın ve ardından yeniden topluma kazandırmanın bir yolu olarak ortaya çıkmıştır. Hapis hem maliyetli hem de kişinin ruhsal yapısını zorlayan bir hapis sistemdir. Cezaevi eğitici faaliyetlerle bireyi yeniden topluma hazırlamaya çalışsa da kapalı bir sistem olmasının zorluklarını taşımaktadır. Denetimli serbestlik tam da bu noktada ortaya çıkmıştır. 20 yılda güçlü bir kurumsal yapıya kavuşan denetimli serbestlik kişinin toplum içinde toplumla birlikte ıslahını amaçlayan modern bir sistem haline dönüşmüştür."


Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın’ın konuşması akabinde protokol üyelerine plaket verildi. Akademisyenlerin sunumu ile devam eden program 2 Ekim’de sona erecek.



Bakan Yardımcısı Can: "Suçluyu cezası infaz edilirken ıslah edeceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Doç. Dr. Mustafa Otrar: "Çocuklarımız hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler" Kastamonu’da, düzenlenen "Akran Nezaketi" panelinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, "Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "Akran Nezaketi" paneli düzenlendi. Panel, Kastamonu Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen panel, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" Panelde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, "İnsan eşref-i mahlukattır ve buna yakışır bir dil, bir hal ve bir duruş sergilemek zorundayız. Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir. Biz birbirimizin haliyle halleniriz. Bu yüzden nezaket, bizim için sadece bir kavram değil, bir yaşam biçimi, bir iklimdir. Bu iklimi güçlendirmek için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" dedi. İyiliğin öneminden bahseden Otrar, "Biz, birbirimize iyi olalım, çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil, nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak, birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler" diye konuştu. "Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil" Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim dediğimizde sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar önemlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonu hedeflerinde öğrencilerimizin hem akademik yönden gelişmeleri hem de değerlerine sahip olarak bu değerleri geleceğe taşımaları ve birbirleriyle olan iletişimlerini etkin şekilde kurabilmeleri adına kıymetli hocalarımızın görüşlerinden faydalanmak üzere bu paneli düzenlemiş bulunmaktayız. Bu panelle birlikte bakış açılarımızın değişeceğine, öğrencilerimizin akranlarına karşı yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada yeni paradigmaların okullarımıza nasıl yansıtılacağının da farklı bir boyut kazanacağına inanıyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ve Davranış Bilimi Uzmanı Dr. İlhamı Fındıkçı tarafından akran zorbalığı ve nezaket konuları hakkında önemli bilgiler verildi. Panele, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı.Ekipler seferber olduİhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi."Ne olur çıkarın artık"Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.