ÇEVRE - 30 Mart 2026 Pazartesi 14:22

Bir yanda israf, bir yanda açlık: Sıfır Atık Günü’nde Samsun’dan çarpıcı mesaj

A
A
A
Bir yanda israf, bir yanda açlık: Sıfır Atık Günü’nde Samsun’dan çarpıcı mesaj

Samsun’da, "Uluslararası Sıfır Atık Günü" dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Başkanı Halit Doğan, sıfır atıkla ilgili 15 farklı proje yürüttüklerini söyledi.


SBB tarafından 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında çevre bilincinin artırılması ve sürdürülebilir hayat alışkanlıklarının teşvik edilmesi amacıyla Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da program düzenlendi. Halk eğitim merkezlerindeki usta öğreticiler ve kadın öğrenciler tarafından geri dönüştürülerek sıfır atık kapsamında üretilen ürünlerin sergilendiği sergilerin de yer aldığı etkinlikte, çocuklara özel sıfır atık uygulamaları ilgi gördü. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren SBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Ali Tulumen, belediye olarak birçok sıfır atık ve geri dönüşüm projesinde yer aldıklarını söyledi.



Başkan Doğan: "15 proje başlığında sıfır atıkla alakalı önemli bir çalışmaya başladık"


İl genelinde 15 farklı projede sıfır atıkla alakalı çalışma yürüttüklerini açıklayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Bugün Uluslararası Dünya Sıfır Atık Günü. Emine Erdoğan hanımefendinin girişimleriyle başlayan ve bugün tüm dünyada kabul gören önemli bir günün sene-i devriyesini hep beraber yaşıyoruz. Tabii, insanın belki yaşarken çok farkında olmadığı bir durum bu. Eskiden, imkânların daha kısıtlı olduğu dönemlerde mecburen her şeyi kullanmak ve dönüştürmek zorunluluğu vardı. Evde kullanılan bir malzeme, belki hanımefendilerin o nazik elleriyle yeniden başka bir şeye dönüşüyordu. Kullanılan gömleklerin belki yakaları ters çevriliyor, tekrar kullanılabilir hâle geliyordu. Ama bugün şartların iyileşmesi, insanların tüketim alışkanlıklarını da değiştirir hâle geldi. Sürekli tüketmek, sürekli daha yenisini almak, sürekli biriktirmek gibi duygular oluştu. Bunun haricinde, kullanırken dikkat etmediğimiz bazı ürünlerin doğaya çok fazla zarar verdiğini de hep beraber görüyoruz. Bu amaçla Samsun’da sıfır atıkla alakalı 15 proje başlığında önemli bir çalışmaya başladık, Valimiz Orhan Tavlı başkanlığında. Bu 15 projenin 5’inde Büyükşehir Belediyesi ana yürütücü, 10’unda da koordinasyon görevi yapıyor. Tarım arazilerinde yoğun bir şekilde ilaçlama yapılıyor, biliyorsunuz. Sonrasında bu ilaçlama yapılan malzemelerin atıklarının tarlanın kenarında doğaya kontrolsüz bir şekilde atıldığını görüyoruz. Gübre çuvalından tutun da tarımsal ilaç şişelerine kadar. Şimdi bunları toplamak için bir çöp kamyonu aldık. Çünkü doğada bırakılan, belki de çok önemsiz gibi gördüğümüz her malzemenin bir şekilde doğada yok olma süresi var. Yok olana kadar da doğada oluşturduğu bir tahribat var. Bundan etkilenen hayvanların ve insanların olumsuz etkilenme süreçleri var" dedi.



"Bir tarafta yiyecekler çürürken, bir tarafta çocuklar açlıktan ölüyor"


Bu yılki sıfır atık temasının gıda israfı olduğuna dikkat çeken Başkan Doğan, "Çocuklarımızın bizlere ve büyüklerimize öğretecek çok şeyi var. Belki biz yaşarken çok fark etmiyoruz. İnsanlar birbirinden en fazla öğrenir. Çocuklarımız etraflarına ’etrafı kirletmeyin’ derse, kendileri kirletmezse ve bu şekilde yetişirse, yaşlanan dünyamızı biraz daha koruyabilir hâle geliriz. Gıda israfı bu yılın teması. Ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Bir tarafta evlerimizde çürüyen, çöpe atmaya yetişemediğimiz malzemeler, diğer tarafta açlıktan ölen çocuklar var. İkisinin arasındaki eşitsizlik arttıkça, dünyadaki insanlar için bu durum çok daha sıkıntılı bir hâle geliyor. İşin bereketi ortadan kalkıyor; ömrün bereketi, hayatta mutlu olma ihtimali düşüyor. İnsanlar etraflarına ne kadar empatiyle bakarsa, diğer insanların varlığından ne kadar haberdar olursa ve onların hayatını devam ettirmesi için ne kadar sorumluluk alırsa, insan mutluluğu da o kadar artar diye düşünüyorum. Biz de gereksizi biriktirmezsek, çöp yerine dönüşümü artırırsak hayatımızın daha mutlu olacağına ve çevremize daha faydalı olacağımıza inanıyorum. Buradaki hanımefendilerin her biri birbirinden kıymetli eserler üretmiş. Hem yukarıda hem burada gördük. Hiçbir şey yerine koymadığımız sapın, çöpün ne kadar güzel bir oturma grubuna, sandalyeye dönüştüğünü görüyoruz. Geri dönüşümden bir gelinlik üretilmiş. Hem farkındalık oluşturulmuş hem de bir şeyin başka bir şeye dönüşmesinin insanın hayal gücüyle sınırlı olduğunu görmüş olduk. O yüzden etrafımızda örnek olacak çok şey var. Bir kişi bir kişidir. Ne kadar israfı azaltabilirsek o kadar kârdır" diye konuştu.



"Dünya artık yaşlandı, sıfır atığın önemi arttı"


Dünyanın korunmasının daha önemli hâle geldiğini belirten Samsun Vali Yardımcısı Vekili ve Atakum Kaymakamı Murat Bulacak ise, "Emine Erdoğan hanımefendinin girişimleriyle başlayan Sıfır Atık, dünyada da ciddi anlamda ehemmiyet gördü, bir çığır açtı. Yapılan faaliyetler sonucunda Birleşmiş Milletler tarafından 2023 yılında 30 Mart, Sıfır Atık Günü olarak ilan edildi. Bu yılın teması da gıda israfı. Gıda israfının en büyük önleyicilerinin hanımefendiler olduğunu düşünüyoruz. Sizler sahip çıkarsanız, evlatlarımıza israfın gereksizliğini ve sıfır atık kapsamında kullanılan her şeyin tekrar dönüşüme girebileceğini öğretebilirsek, okullarımızla birlikte büyük mesafe alırız. Artık dünya yaşlandı. Hepimiz görüyoruz. Çevre kirliliğinden, yaşanamaz havadan ve suyun tükenmesinden bahsediyoruz. Sıfır atığın ana meselesi de, yaşadığımız dünyada kullandığımız her şeyin düzenli, mantıklı ve israf edilmeden ihtiyaçlara uygun şekilde kullanılmasıdır. Bu noktada hepimize büyük görevler düşüyor" şeklinde konuştu.



"Her yıl 1 milyar ton gıda çöpe atılıyor"


Dünyada her yıl 1 milyar ton gıdanın çöpe gittiğini dile getiren Samsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Tevfik Akçay ise, "Sıfır atık; israfı önlemeyi, kaynakları verimli kullanmayı ve atıkları azaltarak doğamızı korumayı amaçlayan önemli bir yaşam anlayışıdır. Amacımız, gelecek nesillere daha temiz, daha sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Üstelik bu israfın büyük bölümü evlerimizde gerçekleşmektedir. Oysa israf edilen her lokma, emeğin, suyun, enerjinin ve doğanın da israfı anlamına gelmektedir" ifadelerini kullandı.


Program, gün boyunca devam edecek farklı etkinlikler ile hem yetişkinlerin hem de çocukların sıfır atık bilincini geliştirmesine yardımcı olacak.



Bir yanda israf, bir yanda açlık: Sıfır Atık Günü’nde Samsun’dan çarpıcı mesaj

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da eğitim ve dayanışma vurgusu Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, İl Millî Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal ile birlikte Erzincan Hürriyet Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret ederek öğretmenlerle bir araya geldi. Ziyarette öğretmenlerle bir süre sohbet eden Aydoğdu, öğretmenlerin sadece bilgi aktaran değil, aynı zamanda karakter inşa eden bireyler yetiştirdiğini ifade etti. Gençlerin okuyan, araştıran ve sorgulayan bireyler olarak yetişmesinde öğretmenlerin büyük rol üstlendiğini belirten Aydoğdu, "Ülkemizin yarınlarını emanet ettiğimiz gençlerimizin millî ve manevi değerlerle donanması sizlerin özverili çalışmalarıyla mümkün." dedi. Erzincan’da yürütülen sosyal destek çalışmalarına da değinen Aydoğdu, kentte birlik ve beraberlik içerisinde olduğunu söyledi. Günlük olarak 3 bin 200 öğrenciye öğle yemeği verildiğini, 2 bin öğrenciye simit dağıtıldığını ifade eden Aydoğdu, 12. sınıf öğrencilerinin YKS ücretlerinin karşılandığını, üniversite öğrencilerine ise burs ve ulaşım desteği sağlandığını kaydetti. Bu çalışmaların hayırseverlerin katkılarıyla yürütüldüğünü belirten Aydoğdu, Erzincan’ın bu yönüyle Türkiye’ye örnek bir şehir olduğunu dile getirdi. Ziyaret kapsamında okulun her gün 3 bin 200 öğrenci için yemek hazırladığını ifade eden Aydoğdu, okul yönetimi, öğretmenler ve emeği geçenlere teşekkür ederek başarı belgesi takdim etti.
Samsun 12 yıldır bitmeyen konutun kayyumu konuştu: "Asıl mağdur benim" Samsun’da 2010 yılında ihalesi tamamlanan ve 136 daire ile 11 dükkandan oluşan Haznedar Konakları’nda yıllardır devam eden konut mağduriyetiyle ilgili yeni açıklama geldi. Müteahhidin vefatı ve işin 9 yaşındaki oğluna geçmesi üzerine mahkeme tarafından kayyum atanan mimar anne Lütfiye Özbek, bina önünde yaptığı açıklamada, kamuoyunda gündeme gelen iddialara cevap vererek "Asıl mağduriyet yaşayan bizleriz" dedi. Arsası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan Baruthane Mahallesi’ndeki Haznedar Konakları’nın ihalesi 2010 yılında yapıldı. Yıllar önce büyük oranda tamamlanan konutlarda birçok taşeron firma ve mağdurlar, dairelerine kavuşamadıkları için zaman zaman çeşitli eylemler yaptı. Son olarak mağdur olduğunu iddia eden taşeron firma sahiplerinden Birkan İpoğlu, binaya pankart asarak duruma tepki göstermişti. Binaya, "Günahların kadını Lütfiye Özbek" ve "Lütfiye Özbek bu binanın sahibesi. İhale 2010’da yapıldı. 4 bölge müdürü emekli oldu, yine de bitmiyor. Hakkımı vakfetmiyorum, etmeyeceğim. Gitmediğimiz yer kalmadı, mağduruz" yazılı pankartı asarak tepkisini dile getirmişti. Lütfiye Özbek, bugün bina önüne gelerek iddialar hakkında açıklamalarda bulundu. "Asıl mağdur biziz" Haberlere konu olan mağduriyet söylemi üzerinden iddialara cevap veren Lütfiye Özbek, "Kocaeli Röleve Anıtlar Müdürlüğü’nün kurucu müdürü olarak görev yaparken eşimin vefatıyla 9 yaşındaki yetim oğluma kayyum olarak bu iş için görevlendirildim. Devletin resmi görevlisiyim bu konu hakkında. Bu işle alakalı resmiyetten dolayı da 2018 yılında kayyum olarak görevlendirildikten sonra bu işin başına geçtim. Biz işin sadece ve sadece Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden yüzde 25 ödemesini aldık. Bu iş kat karşılığı yapım sözleşmesine göre ihale edilmiş bir iş ve ben işi teslim aldığımda iş yüzde 40 seviyesindeydi. Bu, binanın sadece betonarme kısmının bitmiş olduğunu gösterir. Buradaki proje işlerini baştan sona titizlikle, emek vererek de yürütüyorum, hâlâ yürütüyoruz. Yüzde 40’ta aldığım işi de 2021 yılında Vakıflar’ın geçici kabul tutanağıyla birlikte yüzde 95’e getirdik. Fakat ne yazık ki 5-6 yıldır uğraşıyorum, binanın teslimi ve bitirilmesiyle alakalı haklarımızın alınmasıyla ilgili. Fakat henüz haklarımızın yaklaşık yüzde 75’ini bile alamadık. İnsanlar çıkıp kamuoyunda ‘biz hakkımızı alamadık’ diyorlar. Biz alamadık ki verebilelim. Sözleşme gereği üçüncü kişilere devir asla yok. Vakıf bize teslim edecek ve bizden hak sahiplerine verilecek. Ama biz haklarımızı alamadık. Asıl mağduriyet yaşayan da bizleriz" dedi. "25 tapuyla inşaatı bu seviyeye getirmemiz büyük olay" Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden çok az sayıda aldıkları tapu ile inşaatı bitme noktasına getirmelerinin büyük bir olay olduğunu dile getiren Lütfiye Özbek, "Şu an bilirkişi raporlarımız var, işi yüzde 99’a da getirdik. Şu an zaten 2024 yılında iskâna başvurduk belediyeye. Vakıflar tarafından haklarımız verildikten sonra gerek satış gerek taşeron hakları, bunların hepsi verilecek. Yani şunu kamuoyunun bilmesini isterim: Bana verilmeden ben insanlara nasıl verebileyim? Bu işin kayyumu olarak ben sizlere soruyorum ve kamuoyunun da takdirine bırakıyorum. Burada fore kazıklı, eksi dört kat perde betonlu, çok sağlam bir bina var ve bu binanın yapımı şu an 2 milyar TL’nin üstünde. Biz bize ne vermişler? Ben bunu soruyorum. Yirmi beş tane, yüzde 80’i küçük olan bir tapuyla bizim binayı bu seviyeye getirmemiz büyük bir olay. Ben, kadın başıma, bakın yıllardır tek başıma mücadele ediyorum. Kötü bir grupla da yıllardır mücadele ediyorum, haklarımızı almak için. Türlü engellemeler, türlü zorluklar, her şey mevcut. Taşeron hakları, Vakıflar’ın kendi mallarımız üzerinde şu an teminat altındadır. Bunlar tapuda tescil edilmiştir" diye konuştu. "Tehdit altındayım, kadın başıma savaşıyorum" Kendisi hakkında pankart asanlar tarafından tehdit edildiğini ve binanın kötü amaçlarla kullanıldığını da iddia eden Özbek, ayrıca şunları söyledi: "Pankartı asanlar, geçtiğimiz yıllarda da şikâyetini yaptığım kişilerdir. Ben bu tür insanlara boyun eğmem. Bana pankart asacak, tehdit edecek, gayri ahlaki şeyler yaparak üzerime gelecekler. Ben buna pabuç bırakacak bir karakter değilim. Bunlar hakkında da benim suç duyurularım var. Bu şahıslar, beni kendilerini şikâyet ettiğim için de tehdit ediyorlar. Ben devletten güçlü bir karakter değilim. Ben bir kadın olarak tek başıma savaşıyorum. Bu şahıslar tarafından tehdit altındayım. Tehdit altındayım ama tehdide asla boyun eğmeyeceğim. Kimsenin hakkıyla ilgili de bir sorunumuz yok. Biz almadık ki verebilelim. Bilirkişi raporlarımız var. Bu raporlarda sadece yaptığımız fore kazıkların değeri 136 milyon TL. Vakıflar, kendi binasına, kamu binasına yüzde 38 hakları olduğu hâlde gerekli özeni göstermemiştir." Vakıflar Samsun Bölge Müdürlüğü ise konu hakkında açıklamada bulunmazken, kayyum ile hak sahibi olduğunu iddia eden diğer taraflar arasında mahkeme süreci devam ediyor.
Bayburt Bayburt’ta geri dönüşüm malzemeleri kadın eliyle sanata dönüştü Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında kadınların el emeğiyle yeniden tasarlanarak sanat eserine dönüştürülen kullanılmayan giysi, mutfak gereçleri ve çeşitli objeler, tarihi Taşhan Sanat Galerisi’nde açılan ’Sıfır Atıktan Sanata Kadın Eli’ sergisinde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Bayburt Valisi Mustafa Eldivan ile il protokolünün katılımıyla açılışı gerçekleştirilen sergi, vatandaşlardan ilgi gördü. Ziyaretçiler, geri dönüştürülebilir malzemelerle hazırlanan eserleri inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün katkılarıyla organize edilen sergide, eski sandıklar, ehram kumaşı, kilim, halı ve çeşitli ev eşyaları yeniden değerlendirilerek, modern tasarımlarla sergilendi. Sergide ayrıca, plastik atıkların dönüştürmesiyle oluşturulan çeşitli objeler yer aldı. Gençlik Merkezi bünyesinde usta öğretici olarak görev yapan Gül Sansu, uzun yıllardır çok sayıda sergi hazırladığını belirterek, bu serginin kendisi için ayrı bir heyecan taşıdığını dile getirdi. Sergide kullanılan objelerin geçmişe ait izler taşıdığını ifade eden Sansu, deforme olmuş halılar, yöresel ehram kumaşı ve eski ev eşyalarının el emeğiyle farklı aksesuarlara ve sanat ürünlerine dönüştürüldüğünü söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Cengiz Sevim de 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında düzenlenen serginin, sıfır atık anlayışının sanata yansıyan örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Eserlerin özellikle kadın emeğiyle hayat bulduğunu söyleyen Sevim, serginin atığın bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti. Sevim, Bayburt Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen sergiye katkı sunan kurumlara ve emeği geçenlere teşekkür etti.