KÜLTÜR SANAT - 13 Nisan 2026 Pazartesi 09:44

Dağköy’de tarihle buluşma: Fatma Çavuş’un izinde anlamlı yolculuk

A
A
A
Dağköy’de tarihle buluşma: Fatma Çavuş’un izinde anlamlı yolculuk

Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Dağköy’de gerçekleştirdikleri belgesel çalışmasıyla Millî Mücadele’nin unutulmaz kadın kahramanlarından Fatma Çavuş’un (Fatma Yalçın) hikayesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.


Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 4. sınıf öğrencileri Görgünur Eroğlu, Merve Eker, İlknur Tanış ve Dilara Fırat, bitirme projeleri kapsamında Fatma Çavuş’un yaşamını ve mücadelesini araştırmak üzere Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Dağköy’e geldi. Genç iletişimciler, sahada yaptıkları incelemelerle tarihi yerinde gözlemleme fırsatı buldu.


Dağköy’de yürütülen çalışma kapsamında öğrenciler, "Fatma Çavuş" kitabının yazarı araştırmacı-yazar Ahmet Seven ile bir araya gelerek kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Seven, Fatma Çavuş’un yalnızca cephede savaşan bir figür değil, aynı zamanda bölgesel direnişin örgütleyicisi ve toplumsal bir lider olduğuna dikkat çekti. Söyleşide kahramanın cephedeki mücadelesi, fedakârlıkları ve halk üzerindeki etkisi detaylı şekilde ele alındı.


Ahmet Seven, gençlerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Fatma Çavuş’un Mustafa Kemal Atatürk tarafından takdir edilen önemli bir isim olduğunu vurguladı. Seven, bu tür çalışmaların milli hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.


Öğrenciler, Dağköy’de gerçekleştirdikleri çekim ve söyleşileri dijital platformlara taşıyarak Fatma Çavuş’un hikayesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Hazırlanacak belgeselin, Millî Mücadele’de kadınların rolünü görünür kılması bekleniyor.



Bir direniş sembolü: Fatma Çavuş


1897 yılında Samsun Dağköy’de doğan Fatma Yalçın, genç yaşta eşini kaybettikten sonra köyünün savunmasını üstlendi. Millî Mücadele yıllarında bölgede faaliyet gösteren çetelere karşı direniş örgütleyen Fatma Çavuş, kadın ve gençlerden oluşan bir savunma hattı kurarak dikkat çekti. Geliştirdiği taktikler ve kurduğu parola sistemi sayesinde köyünü korumayı başaran kahraman isim, Karadeniz direnişinin simge figürlerinden biri haline geldi.


Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Atatürk tarafından onurlandırılarak "Çavuş" unvanı verilen Fatma Yalçın, hayatının sonuna kadar bağımsızlık ruhunu yaşattı. 1963 yılında doğduğu köyde hayatını kaybeden Fatma Çavuş’un adı bugün eğitim kurumları ve çeşitli alanlarda yaşatılmaya devam ediyor.


Fatma Çavuş’un "Eğer öleceksek, ağlaşarak değil vuruşarak öleceğiz" sözleri ise Türk kadınının direniş ruhunu simgeleyen güçlü bir miras olarak hafızalardaki yerini koruyor.



Dağköy’de tarihle buluşma: Fatma Çavuş’un izinde anlamlı yolculuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır DTSO Başkanı Mehmet Kaya: "Tarımda yeni model Türkiye’ye örnek olacak" Diyarbakır’da 11-12 Nisan tarihlerinde düzenlenen Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Tarım, Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayının kapanış konuşmasını yapan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, çalıştayın sadece bölgeye değil tüm Türkiye’ye örnek olacak bir model ortaya çıkaracağını söyledi. Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi iş birliğinde düzenlenen çalıştayda, 25’er kişiden oluşan dört tematik çalışma grupları, "Bitkisel Üretim", "Hayvancılık", "Tarıma Dayalı Sanayi" ve "Kırsal Kalkınma" başlıklarını masaya yatırdı. Farklı salonlarda eş zamanlı yapılan oturumlarda, bölgenin stratejik ürünleri, sulama ve iklim değişikliğinin üretime etkisi, sözleşmeli üretim ve dijitalleşme gibi konular ele alındı. Hayvancılık oturumlarında ise mera ve yaylakların etkin kullanımı, hayvan sağlığı ve yetiştiricilik modelleri ile et ve süt piyasalarına entegrasyon gibi başlıklar öne çıktı. Tarıma dayalı sanayi oturumlarında işleme, pazarlama ve markalaşma faaliyetleri ile yatırım ve finansman imkanları tartışılırken; kırsal kalkınma oturumlarında ise altyapı ihtiyaçları, kooperatifçilik, genç ve kadın istihdamı ile kırsalda refahın artırılması konuları ele alındı. "Çalıştay gerçek bir heyecan oluşturdu" İki gün süren çalıştayın kapanış konuşmasını yapan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya, uzun yıllardan sonra ilk kez verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti. "Biz sivil toplum kuruluşları olarak en çok çalıştay yapan yapılardan biriyiz. Ama açık konuşmak gerekirse, çoğu zaman bu çalışmalar bir kitapçığa dönüşmekten öteye gidemedi" diyen Kaya, bu çalıştayın ise farklı bir noktada durduğunu ifade etti. Kaya, hem organizasyonu üstlenen TARPOL’un uzmanlığı hem de katılımcı profilinin niteliğinin kendisinde güçlü bir umut oluşturduğunu ifade ederek, "Çalıştay ciddi bir heyecan uyandırdı. Katılımcıların tamamı bölgeyi bilen, sahayı tanıyan isimlerden oluşuyor. Bu yüzden ilk kez gerçekten sonuç alabileceğimiz bir sürecin içindeyiz’’ ifadelerini kullandı. Geçmişte başlatılan ekonomi koordinasyon toplantılarına atıf yapan Kaya, ortak akıl süreçlerinin Diyarbakır’da somut sonuçlar doğurduğunu hatırlattı. Kaya, "9 yıl önce başlattığımız toplantıların bugün karşılığını görüyoruz. Artık Diyarbakır’ın sanayi altyapısında ciddi bir sorun olmadığını söyleyebiliyoruz. Bu, birlikte düşünmenin ve birlikte hareket etmenin sonucudur" dedi. Kaya, aynı yaklaşımın tarımda da uygulanması halinde benzer bir başarı hikayesinin yazılabileceğini ifade etti. "Bu model Türkiye’nin diğer bölgelerine de örnek olacak" Çalıştay kapsamının yalnızca Doğu ve Güneydoğu ile sınırlı olmadığını vurgulayan Kaya, Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer sorunların yaşandığına dikkat çekerek, şunları kaydetti: "Çatışmalı bir sürecin sonucunda fırsat önümüzde çıktı. Evet biz kendi bölgemizi konuşuyoruz ama bu sorunlar sadece burada değil. Ege’de de var, Akdeniz’de de var. Bu nedenle burada ortaya çıkacak modelin Türkiye’nin diğer bölgelerine de örnek olacağına inanıyorum." Kaya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak sürecin devamlılığını sağlamak için aktif rol üstleneceklerini belirterek, TARPOL ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını ifade etti. Kaya, "Bu sürecin ayaklarının oluşturulacağını biliyoruz. Biz de DTSO olarak hem bölgenin hem Türkiye’nin tarım sorunu olduğunun farkındayız. Bu nedenle her türlü katkıyı sunmaya hazırız’’ dedi. ‘’Süreçle birlikte tarım yeniden ayağa kalkabilir’’ TARPOL Başkanı ve eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ise yaptığı değerlendirmede, bölgenin son 40 yılda yaşadığı çatışmalı sürecin tarım ve hayvancılık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Mera ve yayla yasaklarının üretim sistemini köklü biçimde değiştirdiğini, kırsaldan kente göçün üretim dengesini bozduğunu anlatan Eker, barış sürecinin önemine dikkat çekerek, "Uzun yıllar süren bir çatışmalı dönem yaşadık. Ama bugün daha farklı bir noktadayız. Bu süreç kalıcı hale gelirse, tarım ve hayvancılık bu bölgenin yeniden kalkınmasının ana unsuru olabilir" diye konuştu. ‘’Coğrafya ne diyorsa onu yapmalıyız" Eker, üretim planlamasında coğrafi gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bölgenin özellikle hububat, bakliyat ve küçükbaş hayvancılık için uygun olduğuna dikkat çekti. Eker, "Bu coğrafya bize ne yapmamız gerektiğini söylüyor. Yağış miktarı, toprak yapısı belli. Buna uygun üretim modeli kurmazsak sürdürülebilir bir tarım mümkün değil" şeklinde konuştu. Küresel gelişmelere de değinen Eker, tarımın stratejik öneminin arttığını belirterek, "Bugün gıda artık sadece bir ekonomik faaliyet değil. Gıda güvenliği, doğrudan milli güvenlik meselesidir. Bu nedenle tarımı yeniden konumlandırmak zorundayız’’ dedi. Çalıştayda ortaya çıkan görüş ve önerilerin kapsamlı bir rapora dönüştürüleceğini belirten Eker, bu raporun ilgili devlet kurumlarına sunularak politika yapım sürecine katkı sunacağını kaydetti. İki günlük çalıştay sonuçları rapor haline getirilerek yakın zamanda kamuoyuna duyurulacak.
Ankara Suriye sınırındaki 350 kilometrelik hat tren trafiğine açıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 325 kilometrelik Karkamış-Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demiryolu hatlarında yürütülen rehabilitasyon çalışmalarının tamamlandığını bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 325 kilometrelik Karkamış - Nusaybin ile 25 kilometrelik Şenyurt-Mardin demiryolu hatlarında yürütülen rehabilitasyon çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Söz konusu hattın 31 Mart tarihi itibariyle yeniden tren trafiğine açıldığını belirten Uraloğlu, "Bu hatları yeniden işletmeye alarak hem ekonomik canlılığı artırıyor hem de ülkemizin lojistik kapasitesini güçlendiriyoruz." İfadesini kullandı. Bakan Uraloğlu, hat üzerinde yürütülen çalışmaların yalnızca bakım değil, uzun yılların birikmiş ihtiyaçlarını karşılayan kapsamlı bir yenileme süreci olduğunu vurgulayarak, hattın bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını ifade etti. Hat 350 kilometre uzunluğunda Uraloğlu, toplam 350 kilometrelik hattın 325 kilometresinin Karkamış-Nusaybin, 25 kilometresinin ise Mardin-Şenyurt kesiminden oluştuğunu hatırlatarak, "2011-2024 yılları arasında gerçekleştirilemeyen bakım ve onarım faaliyetlerini tamamladık. Suriye sınırındaki hattı sadece işler hale getirmedik; altyapısı ve üstyapısıyla daha güçlü ve dayanıklı bir yapıya kavuşturduk." dedi. 2 bin 500’ü aşkın köprü traversi yenilendi Çalışmalar kapsamında hat ve istasyon altyapısının baştan sona yenilendiğini belirten Uraloğlu, birçok istasyonda mevcut hatların sökülerek yeniden inşa edildiğini ifade etti. Altyapıda oluşan tahribatların giderildiğini vurgulayan Uraloğlu, özellikle sel ve doğal etkenler nedeniyle zarar gören kesimlerde gerekli müdahalelerin tamamlandığını belirtti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "750 metrelik hat kesiminde zemin güçlendirmesi gerçekleştirdik. Menfez imalatları ve drenaj düzenlemelerini tamamladık ve güzergah boyunca platform iyileştirme çalışmalarını bitirdik. Sanat yapılarının güçlendirilmesine özel önem verdik. Köprü ve menfezlerde gerekli yenileme ve iyileştirme çalışmalarını da tamamlayarak hat genelinde 2 bini 500’ü aşkın köprü traversini yeniledik. Başta Karkamış Köprüsü olmak üzere kritik yapılarda dayanımı artırıcı müdahaleleri hayata geçirdik." "Ovaköy-Nusaybin arasındaki demiryolu hattını destekleyecek" Hattın yeniden devreye alınmasının hem yük taşımacılığı kapasitesini artıracağını hem de bölgesel entegrasyona katkı sağlayacağını söyleyen Uraloğlu, "Karkamış-Nusaybin Demiryolu Hattı ile Mardin-Şenyurt arasındaki hat Kalkınma Yolu Projesi kapsamında inşa edilecek Ovaköy-Nusaybin arasındaki demiryolu hattını destekleyecek" açıklamasında bulundu.