ASAYİŞ - 28 Nisan 2025 Pazartesi 14:53

Darp mağduru öğretmen: "Ben bir kahraman değilim, görevimi yaptım"

A
A
A
Darp mağduru öğretmen: "Ben bir kahraman değilim, görevimi yaptım"

Samsun’da okulda görevi esnasında, daha önce okuldan atılan 2 öğrenci tarafından bıçak çekilip darp edilen öğretmen Umut Deniz Mert, "Belki de biz bir faciayı önledik. Ben bir kahraman değilim. Ben görevimi yaptım. Okullarda güvenliğin artırılmasını istiyoruz" dedi.


İlkadım ilçesi Tepecik Mahallesi’ndeki Atatürk Teknik ve Mesleki Anadolu Lisesi’nde görevli Sağlık Hizmetleri Öğretmeni Umut Deniz Mert (52), nöbetçi öğretmenlik yaptığı sırada, okuldan atılan öğrenciler M.F.C. (17) ve A.E.K. (16) tarafından bıçak çekilerek darp edildi. Olayın ardından Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Bir-Sen, Eğitim-İş ve Eğitim-Sen temsilcileri okul önünde ortak basın açıklaması yaparak şiddete tepki gösterdi. Darp mağduru öğretmen Umut Deniz Mert de açıklamaya katılarak destek verdi.



"Okullarda güvenliğin artırılmasını istiyoruz"


Yaşadıklarını anlatan Umut Deniz Mert, "Nöbetçi öğretmen olarak çocukları okuldan çıkarmaya çalışıyordum. Birinin elinde taş vardı, kaşıma vurdu. Nöbetçi arkadaşımla çocukları dışarı çıkardık. Bu sırada, 25 santimlik bir bıçakla öğrencilere saldırdılar. Diğer nöbetçi öğretmen bıçağın üzerine atlayarak bir faciayı önledi. Bu çocuklar daha önce de okulumuzda başka bir öğrenciyi bıçaklamıştı. 20 gün sonra serbest bırakılmışlardı. Okulumuza dönüp yeni bir saldırı gerçekleştirdiler. Belki de büyük bir felaketi önledik. Ben kahraman değilim, sadece görevimi yaptım. Okullarda güvenliğin artırılmasını istiyoruz" diye konuştu.



"Hiçbir şiddetin ve vandalizmin masumiyeti yoktur"


Sendikalar adına konuşan Türk Eğitim-Sen 1 Nolu Şube Başkanı Güngör Bağ ise "Gelin hep beraber bir farkındalık oluşturalım. Şiddetin her türlüsüne karşı duralım. Çocuklarımıza güzel ahlakla örnek olmalıyız. Hiçbir şiddetin ve vandalizmin masumiyeti yoktur. Eğitim kurumlarında emniyet tedbirleri daha kapsamlı düşünülmelidir" ifadelerini kullandı.


Olay sonrası gözaltına alınan M.F.C. ve A.E.K., çıkarıldıkları mahkemece "kasten yaralama ve tehdit" suçlarından tutuklanarak Kavak Çocuk Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti.



Darp mağduru öğretmen: "Ben bir kahraman değilim, görevimi yaptım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.