KÜLTÜR SANAT - 22 Ocak 2026 Perşembe 14:37

Dönem dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı

A
A
A
Dönem dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı

Televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşan dönem dizileri ve geçmişe duyulan özlem, ahşap eşyalara olan ilgiyi artırdı. Samsun’da özellikle şimşir kaşıklar, el örmesi sepetler ve bastonlar vatandaşlardan yoğun talep görüyor.


Geçmişi konu alan dizi ve filmler, yalnızca hikâyeleriyle değil, kullandıkları eşyalarla da nostalji duygusunu canlandırıyor. Eski zamanlarda günlük yaşamda yer alan ahşap ürünler, bu yapımlarla birlikte yeniden dikkat çekiyor. Vatandaşlar, geçmişe duyulan özlemle tahta kaşıklar, sepetler, yer masaları ve tabureler gibi birçok ahşap ürünü hem kullanım hem de dekoratif amaçla evlerine taşıyor.


İnsanların hâlâ ahşaba meraklı olduğunu, satışların güzel gittiğini ifade eden esnaf Abdullah Torun, "İnsanlar ahşaba meraklı. Genelde kaşık ürünlerine çok ilgi oluyor. Dönem dizileri ve filmleri de ahşap eşyalara olan ilgiyi arttırıyor. Geçmişte kullanılan ahşap kap-kaçaklar, kaşıkların rağbet görmesinde bu dizi ve filmlerin etkisi olduğunu düşünüyorum. Bastonlara da yine gençler filmlerden özenip yöneliyorlar. Gençler daha çok dekoratif bastonları tercih ediyorlar. Yaşlılar ise ihtiyaçtan dolayı görsellik yerine daha çok fiyat-performans bastonlarını tercih ediyorlar" dedi.



"En çok şimşir kaşıklar rağbet görüyor"


Vatandaşların en çok rağbet gösterdiği ürünün şimşir kaşık olduğunu dile getiren Abdullah Torun, "En çok rağbet gören ürün, şimşir kaşıklar. Şimşir ağacından yapılan işlemeli kaşıkların fiyatı 4 bin TL’ye kadar çıkıyor. Bastonlar da 4 bin TL’ye kadar gidiyor. Bastonlarda ise en çok gürgenden yapılan ürünler tercih ediliyor. Satışların çoğu fiziki mağazada oluyor. İnsanlar dokunarak, görerek almayı daha çok seviyorlar. Ahşaba dokunmanın hissiyatı daha güzel olduğundan internetten çok, mağazadan satış yapılıyor" diye konuştu.


Sepetlerin de dekoratif olarak çok tercih edilen eşyalar arasında yer aldığına değinen Torun, "Ahşap sepetler de çok rağbet gören ürünler arasında yer alıyor. Plastik çıktığından beri yöresel el örmesi sepetler eskisi kadar çok kullanılmıyor. Yine de birçok insan geleneksel sepetlere ilgi duyuyor. Sepetler de 150 TL’den 2 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Sepetler günümüzde farklı amaçlarda kullanılıyor. Önceden alışveriş çantası olarak kullanılan sepetler, şimdilerde ise dekoratif olarak masa üzeri meyve sergilemek için, şömineye odun koymak için, fındık, ceviz koymak için kullanılıyor" şeklinde konuştu.



Dönem dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uçan Türklerden önemli başarı Spora ve genç yeteneklerin gelişimine verdiği destekle öne çıkan Aras Elektrik, bünyesinde faaliyet gösteren Spor Kulübü aracılığıyla Türk sporuna değer katmaya devam ediyor. Aras Elektrik Dağıtım Spor Kulübü sporcuları Fatih Arda İpçioğlu ve Muhammed Ali Bedir, uluslararası arenada elde ettikleri başarılı sonuçlarla Türk kayakla atlama tarihine yeni bir sayfa açtı. Olimpiyat yolunda gurur veren iki isim Türkiye’yi daha önce iki kez Kış Olimpiyat Oyunları’nda temsil eden milli sporcu Fatih Arda İpçioğlu ile ilk kez olimpiyat heyecanı yaşayacak olan Muhammed Ali Bedir, gösterdikleri performansla hem kulüplerini hem de ülkemizi gururlandırıyor. Milano Cortina 2026 hedefi 2018 PyeongChang ve 2022 Pekin Kış Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye’yi temsil ederek kayakla atlama branşında olimpiyatlara katılan ilk Türk sporcu olarak tarihe geçen Fatih Arda İpçioğlu, tecrübesini genç sporcu Muhammed Ali Bedir ile birlikte yeni başarılara taşımaya hazırlanıyor. İki milli sporcunun ortaya koyduğu bu istikrarlı yükseliş, Türk kayakla atlamanın geleceği adına büyük umut veriyor. Konuya ilişkin olarak ARAS elektrik tarafından yapılan açıklamada, "Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyat Oyunları’nda kayakla atlama branşında ülkemizi temsil edecek Aras Elektrik Dağıtım Spor Kulübü sporcuları Fatih Arda İpçioğlu ve Muhammed Ali Bedir’i tebrik ediyor, sporcularımıza olimpiyat yolculuklarında başarılar diliyoruz" ifadelerine yer verildi.
Erzurum Atatürk Üniversitesinde millî teknoloji ve girişimcilik buluşması Atatürk Üniversitesi, 1958 yılında dünyaca ünlü matematikçi Cahit Arf’ın üniversite bünyesinde düzenlenen konferansta sorduğu "Makine Düşünebilir mi?" sorusunun izinden giderek, günümüzün yapay zekâ ve girişimcilik dünyasına ışık tutan anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen "Milli Teknoloji Hamlesinde Üniversiteler ve Girişimcilik Ekosistemi" başlıklı konferansa, T3 Vakfı Girişim Merkezi Direktörü İrem Bayraktar Aksakal konuk oldu. Programda, Erzurum’un bilim merkezi kimliği ve üniversitenin teknoloji üreten yeni nesil vizyonu vurgulandı. Cahit Arf’ın Mirası 2026 vizyonuyla birleşiyor Konuşmasına 1958 yılında Atatürk Üniversitesi’nin ilk öğretim yılında Cahit Arf tarafından verilen tarihi konferansa atıfta bulunarak başlayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, "68 yıl önce bu çatı altında ‘Makine düşünebilir mi?’ sorusu sorulurken, bilgisayarlar oda büyüklüğündeydi. Bugün ise o düşünen makineler cebimizde, her an yanımızda. Cahit Arf’ın çizdiği o vizyoner ufku, bugün Milli Teknoloji Hamlesi ile gerçeğe dönüştürüyoruz," dedi. "Üniversitemiz stratejik bir teknoloji üssüdür" Rektör Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesi’nin sadece eğitim veren bir kurum olmanın ötesine geçtiğini belirterek şunları kaydetti: "İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitümüzden İlaç Hammadde Merkezimize, DAYTAM’ın modern laboratuvarlarından Ata Teknokent’in kuluçka merkezlerine kadar her alanda Türkiye’nin yarınlarına stratejik katkılar sunuyoruz. Bizim hedefimiz teknoloji tüketen değil, dünyada söz sahibi olan, yerli ve milli çözümler üreten bir gençlik yetiştirmektir. O gün ‘Makineler düşünebilir mi?’ diye soran irade, bugün ‘Türk gençliği en iyisini yapar’ diyen inanca dönüşmüştür." İrem Bayraktar Aksakal’dan genç girişimcilere altın tavsiyeler Tecrübelerini gençlerle paylaşmak amacıyla programa katılan T3 Vakfı Girişim Merkezi Direktörü İrem Bayraktar Aksakal ise üniversitelerin girişimcilik ekosistemindeki kritik rolüne değindi. Aksakal, gençlerin enerjisinin ve projelerinin Milli Teknoloji Hamlesinin asıl motor gücü olduğunu vurgulayarak, Atatürk Üniversitesi’nin bu süreçteki öncü rolünün önemine dikkat çekti. Etkinlik, öğrencilerin yoğun katılımı ve girişimcilik projeleri üzerine gerçekleştirilen interaktif değerlendirmelerin ardından, teknoloji üreten bir gelecek temennisiyle sona erdi.