SAĞLIK - 01 Ekim 2025 Çarşamba 08:31

"Eskiye dönüş mümkün değil ama daha az kirleterek çözümün parçası olabiliriz"

A
A
A
"Eskiye dönüş mümkün değil ama daha az kirleterek çözümün parçası olabiliriz"

Halk Sağlığı ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. M. Emin Dinççağ, modern yaşamın getirdiği tehlikelere dikkat çekerek, çevre kirliliği ve endüstrileşmenin kanser başta olmak üzere birçok hastalığın artışında önemli rol oynadığını söyledi. Dinççağ, "Eskiye dönmek mümkün değil ama daha az tüketerek, daha az kirleterek bu sorunun değil çözümün bir parçası olabiliriz" dedi.



"Kanser vakaları gençlerde artıyor"


Kanser vakalarının özellikle genç yaş grubunda yükselişe geçtiğini ifade eden Dr. Dinççağ, "Endüstrileşen yaşam, üretimde kullanılan kimyasallar, toksik hidrokarbonlar, ağır metaller ve radyoaktif maddeler; havayı, suyu ve toprağı kirletiyor. Kirlenen çevre, gıda zinciri ve içme suyu yoluyla insan vücuduna geri dönerek hastalıkları artırıyor" diye konuştu.



Hava kirliliği ve şehir yaşamının etkisi


Metropollerde yoğunlaşan hava kirliliğinin akciğer ve kalp-damar hastalıklarını tetiklediğini vurgulayan Dinççağ, "Endüstrinin baca gazları, otomobil egzozları; akciğer kanseri ve kalp hastalıklarını artırarak halk sağlığını tehdit ediyor" şeklinde konuştu.



Cep telefonu ve Wi-Fi uyarısı


Mobil cihazların yaydığı elektromanyetik etkinin de sağlığı olumsuz etkileyebildiğini dile getiren Dinççağ, "Non-iyonizan radyasyon dediğimiz etki; baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, glioma gibi beyin tümörleri ve akustik nörinom gibi kitlelere yol açabiliyor" ifadelerini kullandı.



Gürültü ve stres riski


Şehir yaşamında farkına varılmayan gürültünün hipertansiyon ve kalp damar hastalıklarında önemli bir risk olduğunu söyleyen Dinççağ, "Sakin ve gürültüsüz ortamlarda hipertansiyonun daha az olduğu, kalp krizi riskinde gürültü ve stresin etkili olabileceği araştırmalarda ortaya konulmuştur" açıklamasında bulundu.



Plastikler hayatın her alanında


Plastik ve mikroplastiklerin günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini vurgulayan Dinççağ, "Gıda zinciri ve solunum yoluyla vücudumuza giren plastikler sağlığımız için ciddi riskler taşıyor. Hastanelerde kullanılan enjektörden, serumların plastik koruyucular içinde verilmesine kadar modern hayatın sunduğu tehlikelerden tamamen kaçınmak mümkün değil" değerlendirmesinde bulundu.



"Çözümün bir parçası olmalıyız"


"Doğal hayata dönmek mümkün değil" diyen Dr. Dinççağ, bireysel olarak alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:


"Gece Wİ-Fİ cihazlarını kapatmak, cep telefonlarını yalnızca ihtiyaç halinde kullanmak, daha az deterjan ve plastik tüketmek, toplu taşımayı tercih ederek araç kullanımını azaltmak, tüketimi ihtiyaç halinde ve düşünerek yapmak."


Dinççağ, "Çevrenin kirlenmemesi için çaba içinde olmalı, sıfır karbon hedefi için bireysel katkı sunmalıyız. Sağlığımızı korumak da geleceğimizi güvence altına almak da bizim elimizde" ifadesiyle sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da genç kadının ölümüyle ilgili eşi tutuklandı Antalya’da 25 yaşındaki genç kadının silahla göğsünden vurulmuş halde evde ölü bulunduğu olayla ilgili gözaltına alınan eşi tutuklandı. 29 Mart’ta akşam saatlerinde Kepez ilçesi Şelale Mahallesi 7509 Sokak üzerinde bulunan müstakil bir ikamette meydana gelen olayda, bir kişinin silahla kendisini yaraladığı ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri silahla göğsünden vurulan kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri yaptıkları incelemede isminin Vahda Şevvah (25) olduğu öğrenilen kadının göğsünden ateşli silahtan çıkan kurşun neticesi hayatını kaybetmesine rağmen olay yerinde ateşli silah ve kovana rastlamadı. Eşi tutuklandı Vahda Şevvah’ın cansız bedeni Olay Yeri İnceleme ve savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, genç kadının eşi Halil Barhou ifadesine başvurulmak üzere emniyete götürüldü. Olay yerinde silah ve boş kovan bulunmaması nedeniyle "cinayet" şüphesiyle teknik inceleme ve genç kadının eşi Halil Barhou’nun emniyette verdiği ifade sonucunca 9 kişi Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin yer göstermesi sonucu olay yerinde bulunamayan tabanca ikamete yakın bir noktada seralık alanda bulundu. 3 gün süren ifade işlemlerinin ardından Vahda Şevvah’ın eşi Halil Barhou’nun da aralarında bulunduğu 10 şüpheli sağlık kontrolünden geçirilerek sevk edildiği adliyede hakim karşısına çıktı. Nöbetçi hakimlik tarafından Vahda Şevval’in eşi Halil Barhou tutuklanırken, diğer şüpheliler ise yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.
İstanbul Beşiktaş’taki gece kulübü yangınında hayatını kaybeden 29 kişi anıldı Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024 tarihinde gece kulübünün tadilatı sırasında çıkan yangında hayatını kaybeden 29 kişi, facianın yıl dönümünde aileleri ve yakınları tarafından anıldı. Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024’te gece kulübünün tadilatı sırasında çıkan yangında 29 kişinin yaşamını yitirmişti. Facianın gerçekleştiği yerde hayatını kaybedenlerin yakınları yürüyüş gerçekleştirerek, karanfiller ile yakınlarını andı, gözyaşı dökerek dua etti. Aileler adına bir konuşma yapan Zülfiye Dolu, "2 Nisan 2024’te Gayrettepe’de bulunan kulüpte yürütülen tadilat sırasında çıkan yangında 29 sevdiğimiz yaşamını yitirdi. Aradan iki yıl geçti. Ancak bizim için takvim yalnızca zaman değil, eksilmeyen acıyı, bilmeyen özlemi ve hala karşılık bulmamış adalet talebini de gösteriyor. Bugün burada hayatını kaybeden 29 canımızı anmak, onların adını ve hatırasını yaşatmak, yaşananların üzerine örtülmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha söylemek için bir aradayız" dedi. Dolu, "Bu önlenebilir olduğu halde önlenmeyen gerekli tedbirler alınmadığı için meydana gelen, sorunların yükümlülüklerin yerini getirmemesi sonucu ortaya çıkan bir işçi katliamıydı. Ruhsatsız tadilatın sürdürülmesi, iş güvenliği önlemlerin alınmaması, çalışma koşullarının denetlenmemesi ve açık tehlikelere rağmen işçilerin çalıştırılmaya devam edilmesi 29 işçinin yaşamına mal oldu. Bu nedenle burada yaşanılan tesadüf, dikkatsizlik ya da sıradan bir ihmal olarak adlandırmak, gerçeği örtmek olur" ifadelerini kullandı.