SAĞLIK - 25 Ağustos 2025 Pazartesi 12:20

Güneş ışığının azalması ruh sağlığını etkiliyor

A
A
A
Güneş ışığının azalması ruh sağlığını etkiliyor

Günlerin kısalması ve güneş ışığının azalmasıyla birlikte sonbahar ve kış aylarında artan ruhsal sorunların dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyleyen Psikiyatr Uzm. Dr. Mehmet Çevik, mevsimsel depresyonun hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.


Liv Hospital Samsun Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Çevik, yaz aylarının bitişiyle birlikte günlerin kısalması, hava sıcaklıklarının düşmesi ve güneş ışığının azalmasının birçok kişide ruhsal dalgalanmalara yol açabildiğini belirterek, "Bu dönemde sıkça karşılaşılan ‘sonbahar hüznü’, kimi zaman basit bir ruh hali değişikliği olarak kalsa da, bazı kişilerde mevsimsel depresyona dönüşebiliyor" dedi.



"Halsizlik ve yorgunluk görülebilir"


Mevsimsel depresyonda halsizlik, isteksizlik, uyku düzeninde bozulma, aşırı uyuma ya da uyuyamama, iştah değişiklikleri ve yoğun mutsuzluk hissi gibi belirtiler görülebileceğini aktaran Uzm. Dr. Çevik, bu durumun günlük yaşamı olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Çevik, "Özellikle çalışan bireylerde iş verimliliğini, çocuklarda ise okul başarısını düşürebilen mevsimsel depresyon, kişinin sosyal hayatını da kısıtlayabiliyor" diye konuştu.



Başa çıkmak için öneriler


Sonbahar hüznüyle mücadele konusunda önerilerde bulunan Çevik, "Güneş ışığından daha fazla faydalanmak, düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve uyku düzenine dikkat etmek önemlidir. Hafif seyreden ruh hali değişikliklerinde yaşam tarzı düzenlemeleri faydalı olurken, uzun süren ve şiddetli belirtilerde mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Mevsimsel depresyon göz ardı edilmemelidir. Erken müdahale kişinin yaşam kalitesini korumada en etkili yöntemdir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Görme engelliler için toplu taşımada "Sesli uyarı" talebi Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli vatandaşların toplu taşıma araçlarını daha güvenli ve bağımsız kullanabilmesi için duraklarda ve araçlarda sesli uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılmasını istedi. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları en büyük sorunlardan birinin toplu taşımaya erişim olduğunu belirterek, bu alanda acil düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Köse, özellikle otobüslerde ve duraklarda sesli uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesinin, görme engelli vatandaşların yaşam kalitesini önemli ölçüde artıracağını ifade etti. Toplu taşıma araçlarına binerken ve inerken büyük zorluklar yaşandığını vurgulayan Köse, "Hangi aracın durağa geldiğini, hangi durakta inileceğini bilmek görme engelli bireyler için hayati önem taşıyor. Sesli uyarı sistemleri bu noktada büyük bir ihtiyacı karşılıyor" dedi. Sesli sistemlerin yalnızca bir kolaylık değil, aynı zamanda temel bir erişilebilirlik hakkı olduğuna dikkat çeken Köse, bu uygulamanın yaygın olduğu şehirlerde görme engelli bireylerin toplumsal hayata daha aktif katıldığını dile getirdi. Köse, "Bu sistemler sayesinde bireyler kimseye ihtiyaç duymadan seyahat edebiliyor, özgüvenleri artıyor ve sosyal hayata daha güçlü şekilde dahil oluyor" diye konuştu. Uygulamanın hayata geçirildiği bölgelerde hem güvenliğin hem de konforun arttığını belirten Köse, sesli anons sistemlerinin durak isimlerini ve hat bilgilerini net bir şekilde ileterek karışıklığı ortadan kaldırdığını söyledi. Bu sayede sadece görme engelli bireylerin değil, yaşlılar ve yabancı yolcular gibi farklı grupların da toplu taşımadan daha verimli faydalandığını kaydetti. Yetkililere çağrıda bulunan Köse, tüm şehirlerde toplu taşıma araçları ve duraklarının erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirterek, "Erişilebilir bir şehir, herkes için yaşanabilir bir şehirdir. Sesli uyarı sistemleri artık bir tercih değil, zorunluluktur" ifadelerini kullandı.
Hatay Anne ve oğlunu öldüren katil akrabaların çaldıkları altınları kuyumcuya sattıkları ortaya çıktı Hatay’da ormanlık alanda çıplak halde cesedi bulunan Osman Zont’un annesi Zekiye Zont’un cansız bedeni toprağa gömülü halde bulundu. Jandarma ekiplerinin çalışmalarında anne ve oğlunun akrabaları tarafından öldürüldüğü ve katillerin ailenin yaşadığı evden çaldıkları altınları kuyumcuya sattıkları ortaya çıktı. İskenderun ilçesi Akçay Mahallesi’ndeki ormanlık alanda cesede rastlayan bir çoban, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, parmak izi incelemesi sonucu cesedin 33 yaşındaki Osman Zont’a ait olduğunu belirledi. Silahla vurulmuş halde bulunan Zont’un cesedi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Konuyla ilgili Zont’un ailesiyle iletişime geçmeye çalışan ekipler, 54 yaşındaki anne Zekiye Zont’un kayıp olduğunu fark ettiler. Durum üzerine çalışma başlatan ekipler, anne Zont’un cansız bedenini İskenderun yamaç paraşüt alanında topğrağa gömülü halde buldu. Jandarma ekiplerinin olayın failinin yakalanması için başlattığı çalışmada Zont ailesine akraba olan 2 kişi gözaltına alındı. Şahısların anne Zont’un altınlarını çaldığı ve Osman Zont’u gönül ilişkisinden dolayı öldürdüğünü söyledikleri öğrenildi. Şahısların jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.