TEKNOLOJİ - 27 Kasım 2024 Çarşamba 10:57

Hamsi atıklarıyla gül yetiştirildi: Hamsi gülü

A
A
A
Hamsi atıklarıyla gül yetiştirildi: Hamsi gülü

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü, geliştirdiği proje ile hamsi atıklarını kullanarak topraksız tarımda gül yetiştirdi.


’Kesme Süs Bitkileri Yetiştiriciliğinde Hamsi Atık Hidrolizatlarının Biyoaktivatör Olarak Kullanılması’ isimli TÜBİTAK projesi yapan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü, balık atıklarını tarımsal üretimde kullanmak amacıyla 2 yıl önce çalışmalara başladı. Projede balık atıkları işletmelerden temin edildi. Daha sonra kimyasal süreçlerle bu balık atıkları aminoasitlere dönüştürüldü. Dönüştürülen bu aminoasitler kullanılarak gül yetiştirildi.



"Bitki besleme ürünü olarak değerlendirerek katma değer sağlamış olduk"


Proje hakkında bilgi veren Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü, "Projemiz, TÜBİTAK destekli bir projedir. Hamsi atıklarından günümüzde biyoaktivatör veya biyostimülant olarak tabir edilen ürün geliştirdik ve bu ürünü şu an kesme çiçek olarak kullanılan ve topraksız tarımda Hindistan cevizi torfunda yetiştirilen güllere uygulayarak büyüme parametreleri üzerine etkisini belirliyoruz. Projenin 3. yılındayız. Her yıl düzenli olarak güller hasat edilmekte ve geliştirilen ürünün etkisi incelenmektedir. Aslında balıklar bitkilerde gübre olarak, bitkileri beslemek için eski tarihlerden itibaren kullanılıyor. Ancak biz günümüzde hem yöresel hem lokal bir ürün olan hamsi atıklarını işledik. Bunları da yeni teknolojilerle birleştirerek bitkilerin gübrelemede destek olması amacıyla bir ürün geliştirdik. Türkiye’de avcılıkla balık üretimi en fazla hamsi balığında olmaktadır. Biz de Karadeniz Bölgesi’nde olduğumuz için bu balık atıklarının yeteri kadar bertaraf edilemediğin gördük. Aslında balık atıkları balık unu, balık yağı gibi farklı ürünlere işleniyor, biz bu ürünlerin yanı sıra bitki besleme ürünü olarak değerlendirerek katma değer sağlamış olduk. Bunu ilk olarak güllerde denedik. Farklı bitki türlerinde de deneyerek bitkilerin nasıl geliştiğini gözlemliyoruz. Test ve analizler sonrasında yakın zamanda ticari ürüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Projenin ilk çıkış noktası aslında hamsi atıklarının yeteri kadar bertaraf edilemediğini ve bu atıkların çevreye olumsuz etkisini gördük. Bu amaçla Ordu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Koray Korkmaz ile birlikte balık atıklarını nasıl tarımsal üretimde kullanabiliriz diye yola çıktık. Balık atıklarını ticari işletmelerden temin ederek laboratuvarda farklı işlemlerle aminoasitlere dönüştürüyoruz. Deneme seramızda şu an güllere uyguluyoruz" dedi.



Hamsinin işlenmesi sırasında yüzde 55 ile 60 arasında atık meydana geliyor


Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü’nden alınan bilgiye göre, Türkiye’de avcılık ile balık üretiminin yüzde 60-70’ini hamsi oluşturuyor. Hamsi işlenmesi sırasında yüzde 55-60 oranında atık meydana geliyor. Bu atıkların kötü yönetimi su, toprak ve atmosferin kirlenmesine yol açarak insan sağlığı üzerinde ciddi problemlere sebep oluyor. Proje kapsamında hamsi atıklarından elde edilen biyogübreler dünyada ticareti en çok yapılan süs bitkisi olan gülde biyogübre olarak kullanımı araştırıldı. Biyogübreler topraksız tarımda yetiştirilen ve kesme çiçek olarak kullanılan güllerde uygulandı. Hamsi atıklarından elde edilen biyogübreler şu an başta gül olmak üzere, domates ve çim yetiştiriciliğinde uygulanmakta bitki gelişimini ve verimi arttırdığı yapılan analizlerle tespit edildi. Testlerin bitmesinden sonra biyogübrenin ticarileşmesi ve tarımsal üretimde kullanılması bekleniyor.




Hamsi atıklarıyla gül yetiştirildi: Hamsi gülü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Şadırvanda saklı 150 yıllık minyatür: İstanbul, Viyana ve Amasya işlenmiş Amasya’nın Merzifon ilçesinde bir camiinin şadırvanına 150 yıl önce işlenmiş saklı minyatürde İstanbul, Viyana ile Amasya’dan kesitler yer alıyor. Asya ve Avrupa’yı buluşturan eser, görenleri hayran bırakıyor. 360 yıllık Kara Mustafa Paşa Camii’nin avlusundaki ahşap şadırvanın külah bölümüne 1865 yılında nakkaş Zileli Emin tarafından işlenen eser, geç dönem Osmanlı resim sanatının seçkin örnekleri arasında gösteriliyor. Ramazan ayının coşkusu da yansıtılmış Üç tarihi şehirden yerlerin resmedildiği eserde Galata ve Bayezid kuleleri arası, Haliç ile Galata köprüleri, Sultanahmet, Ayasofya, Süleymaniye camileri ve Çemberlitaş görülüyor. Bir caminin minaresine mahya asılmasıyla da Ramazan ayının coşkusu eserde yansıtılıyor. Viyana kuşatması tasvir edilmiş Eserin Amasya’ya benzetilen ikinci sahnesinde kale, Yeşilırmak nehrindeki su değirmenleri ve Sultan II. Bayezid Camii’ne benzer yapılar görülüyor. Üçüncü sahnede ise Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Viyana önlerindeki kuşatması tasvir ediliyor. "Mutlaka görülmesi gereken bir eser" AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, "Zileli Emin ustanın elinden İstanbul’un camileri, Viyana Kuşatması ve Amasya manzarası eklenince doyumsuz bir eser ortaya çıkmış. Özellikle sanatseverlerin Merzifon’a geldiklerinde mutlaka görülmesi gereken bir eser olduğunu düşünüyorum" dedi. Cami cemaatinden 80 yaşındaki Bedir Ak, şadırvandaki eserin ilk yapıldığı gibi korunduğunu anlattı. 85 yaşındaki Abdurrahman Morgöz de, avludaki camiyle yaşıt ikiz çınar ağaçların sembol niteliği taşıdığını söyledi.
Erzurum Çocuklara bayram tadında misafirlik Erzurumlu halk şairi Betül Altun, Ramazan Bayramı dolayısıyla anlamlı bir farkındalık etkinliğine imza attı ve çocuklara bayram tadında bir gün yaşattı. Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan halk şairi Betül Altun; bayramın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu yaşatmak amacıyla Oltu Karabekir İlkokulu 3. sınıf öğrencilerini evinde ağırladı. Bayramın geleneksel değerlerini yeni nesillere aktarmayı hedefleyen etkinlikte; çocuklar sıcak ve samimi bir ortamda ağırlandı. Altun, evini bayram atmosferine uygun şekilde süslerken, balonlarla donatılan salonda minik misafirler unutulmaz anlar yaşadı. Program kapsamında öğrencilere şeker ve çeşitli hediyeler takdim edildi, çocukların mutluluğu yüzlerine yansıdı. Etkinliğe ilişkin konuşan Betül Altun, bayramların geçmişte olduğu gibi bir araya gelme ve gönül alma günleri olduğuna dikkat çekerek, "Bugün bayram. Bir anne ve gönüllü olarak çocukları evimde kabul ettim. İnşallah onlarla tam bir bayram havasında vakit geçirebiliriz. Eski bayramlarda olduğu gibi bir araya geldik. Umuyorum geleceğimiz, içinde bulunduğumuz çağdan daha aydın olur" ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda, gönül bağı duyduğu Sümmani Baba’dan bir dörtlük okuyarak sözlerine anlam katan Altun şu dizeleri paylaştı: "Karadır kaşların yaydan, Nice olur bugün dünya, yarın ahiret nece olur, Bir gönül yapması yüz bin hac olur, Siz gönül yapmasını bilmez misiniz, Kâbe kapısını bilmez misiniz." Etkinlik, çocukların bayram coşkusunu doyasıya yaşadığı anlarla sona ererken, program hem katılımcılar hem de veliler tarafından takdirle karşılandı.