EĞİTİM - 19 Ekim 2025 Pazar 15:23

İŞKUR Gençlik Programı başvuruları açıldı

A
A
A
İŞKUR Gençlik Programı başvuruları açıldı

Türkiye İş Kurumu tarafından devlet üniversiteleri iş birliğiyle düzenlenen "İŞKUR Gençlik Programı" kapsamında 2025-2026 eğitim-öğretim yılı başvuruları başladı. Başvuru tarihleri 18-22 Ekim 2025 olarak belirlendi.


Türkiye İş Kurumu tarafından devlet üniversiteleri iş birliğiyle düzenlenen "İŞKUR Gençlik Programı" kapsamında başvurular başladı. Program, üniversite öğrencilerine hem iş gücü deneyimi hem de gelir desteği sağlamayı amaçlıyor. Öğrencilerin istihdam edilebilirliğini artırmak, bilgi, beceri, çalışma alışkanlığı ve disiplin kazanmalarına destek olmak amacıyla yürütülen İŞKUR Gençlik Programı; devlet üniversitelerinde öğrenim gören ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine yönelik olarak kısmi zamanlı aktif iş gücü programı şeklinde uygulanıyor. Açıköğretim ve uzaktan eğitim öğrencileri ise programdan yararlanamıyor.


Programa katılan öğrenciler haftalık en fazla 3 gün, günlük ise 7,5 saat çalışabilecek. Katılımcılara günlük 1.083 TL ödeme yapılacak. Ayrıca genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı primleri İŞKUR tarafından karşılanacak.



Katılım şartları ve başvuru şartları


Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, katılım şartları ve başvuru şartları şu şekilde sıralandı:


"Türk vatandaşı olmak. Katılımcının 18 yaşını doldurmuş olması, üniversitenin son bir yıl içinde sigortalısı olmamak ve üniversitenin örgün öğrencisi olmak zorunludur. Yaşlılık veya malullük aylığı almamak gerekir. Başvuru tarihinden önceki son bir ay içinde sigortalı olmamak ve programa başlama tarihinde de sigortalı olmamak gerekiyor. Açıköğretim, uzaktan eğitim veya kaydı dondurulmuş öğrenciler programa katılamaz. Hane geliri, asgari ücretin net tutarının 3 katını (66 bin 314 TL) geçmemelidir. Öğrenci yurdunda kalıyor ise belgelemek şartıyla gelir şartından muaftır. Ailesiyle yaşıyorsa, aile gelirleri hesaba katılır. Program süresi 6 aydan azsa 7 gün, uzun sürede ise 10 güne kadar izin hakkı vardır. Uzun vadeli ve kısa vadeli sigortası bulunan öğrenciler söz konusu programdan faydalanamamaktadır."


Ondokuz Mayıs Üniversitesi için 3 bin 238 öğrencinin faydalanabileceği programın başvuruları, 18-22 Ekim 2025 tarihleri arasında alınacak.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.