SAĞLIK - 03 Nisan 2024 Çarşamba 11:19

Kadın doğum uzmanından ’kısırlık’ uyarısı

A
A
A
Kadın doğum uzmanından ’kısırlık’ uyarısı

Kadınlarda vajinal akıntıya yol açan klamidya adlı bakterilere dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Naziye Gürkan, “Klamidyalar vajinada bol akıntıya neden olur. Ayrıca tüplerde tıkanma oluşturarak ilerleyen yıllarda kısırlık sebebi olabilir" dedi.


VM Medical Park Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Naziye Gürkan, vajinal akıntı hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Vajinal akıntının normal olduğunu, çünkü vajinanın doğal olarak ıslak olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Naziye Gürkan, "Enfeksiyonları önlemek için de hafifçe asidik bir yapıdadır. Fizyolojik vajinal akıntı şeffaf kokusuz ve kadını rahatsız etmeyecek boyuttadır ve kaynağı rahim ağzı ve vajina girişindeki bezlerle birlikte vajen epitel döküntüleridir” diye konuştu.



"Enfeksiyon varsa kötü koku olur"


Vajina duvarından dökülen hücrelerin katılımıyla vajinada ıslaklığın sağlandığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Gürkan, “Vajinal ıslaklık, sağlıklı cinsellik için gerekli bir durumdur. Akıntı, enfeksiyona bağlı bir durumsa renkli, kötü kokuludur. Pürülan, sarı, yeşil bol miktardaki akıntılar enfeksiyon akıntılarıdır ve tedavi gerektirir. Kaşıntı, yanma, sızı, şişlik ve ağrıya sebep olabilir. Vajinanın asit seviyesi, hormonal değişiklikler, doğum kontrol hapları, cinsel uyarılma şeffaf akıntıya neden olur. Bu akıntı ile birlikte herhangi bir vajinal şikayet olmaz ve miktarı pedi dolduracak kadar değildir. Patolojik akıntılar koyu sarı, gri, yeşil, kesif beyaz, kahverengi veya kırmızı kanla karışık olabilir” şeklinde konuştu.



Vajinal akıntı türleri


Vajinal akıntı türlerini sıralayan Dr. Öğr. Üyesi Gürkan "Doğurganlık akıntısı: Reglinizden iki hafta önce olur ve çiğ yumurta beyazı gibi görünür. Islak ve kaygandır, kokmaz veya kaşınmaz. Kahverengi mukus: Bu, genelde reglinin başlamasına veya bitmesine işaret eder. Sadece bir günden uzun süredir vajinada beklediğinden rengi değişmiştir. Kalın, beyaz ve kalıp halinde akıntı: Bu genelde vajinal maya mantarı, diğer adıyla ‘kandidiaz’ enfeksiyonudur. Oldukça yaygındır, flora sistemindeki bakteri dengesizliğinden kaynaklanır. Diyabet, kemoterapi ve antibiyotik kullanımı sonucu oluşabilir. Kaşındırıcı akıntı: Genelde mantar enfeksiyonuna işaret eder. Beyaz süt kesiği gibidir, sıklıkla vajinada yanma, sızı ile birliktedir. Balık kokulu akıntı: Bu genelde bakteriyel vajinit denen bir enfeksiyona işaret eder. Kötü kokulu, köpüklü, yeşil/sarı/beyaz akıntı: Genelde cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon ajanı olan Trichomonas belirtisidir. Yine bol mukuslu sarı renkli akıntılarda Gonore (bel soğukluğu) olabilir. Bu tür akıntıların kontrol ve tedavi edilmesi önemlidir" ifadelerini kullandı.



“Kısırlık sebebi olabilir”


Vajinal akıntıya yol açan başka bir etkenin ise chlamidyalar olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Gürkan şunları söyledi:


"Bol akıntıya neden olur. Ayrıca tüplerde tıkanma oluşturarak ilerleyen yıllarda kısırlık sebebi olabilir. Chlamidya, gonore, trichomonas, sifilis, HIV, genital herpes cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasındadır. Bu nedenle partnerle birlikte tedavi edilmelidir. Vajinada tampon veya yabancı cisim unutulması durumunda da sarı renkli, kanlı, kötü kokulu akıntı olabilir. Daha sonra içeriğinde ince kanamalar olabileceği gibi kanlı akıntı şekline de dönüşebilir. İlişki sonrası kanama ile birlikte olabilir. Rahim ağzı yarasına bağlı akıntılar ilaç tedavisiyle geçmez. Sadece yaranın dondurulması veya yakılması işlemiyle tedavi sonucunda düzelir. Henüz regl olmamış kızlarda yapışkan, sarıya çalan beyaz vajinal akıntı son derece normaldir. Vücudun ergenlik çağında değişmeye başlamasıyla bu akıntılar da başlar. Endişelenmeye gerek yoktur. Test sonucuna göre doktor hangi ilacı vereceğine ve antibiyotik gerekip gerekmediğine karar verir. Tedavi planlanırken akıntı nedenine göre partnere de tedavi verilebilir. Ayrıca vajinal tabletler ve kremler, ağızdan alınan ilaçlara eklenebilir. Tedaviden sonra kontrol analizleriyle hastalığın tam geçip geçmediği takip edilir. Günümüzde uygulanan vajinal ACP, PRP ve lazer uygulamaları tedaviye yanıt alınamayan ve tekrarlayan vajinal enfeksiyonlarda alternatif tedavi seçenekleridir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Ülkü Ocakları Genel Başkanı Yıldırım: "Sınırlarımız dışındaki zulme rağmen vatanımızda güvendeyiz" Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, "Sınırlarımız dışında yaşanan hadiseler kanın, gözyaşının, zulmün dünyada ne kadar hakim olduğunu bizlere gösteriyor. Biz şehadetle yoğrulan bir milletin evlatlarıyız. Hamdolsun, bugün vatanımızda güven içerisinde yaşayabiliyoruz" dedi. Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından başlatılan ‘Ocak Sofrasında Gönül Birliği’ programı Bolu’da düzenlendi. Bolu Ülkü Ocakları İl Başkanlığı tarafından organize edilen iftar programına Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım da katıldı. İftar ve yapılan duanın ardından kürsüye çıkan Yıldırım, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. "Bugün vatanımızda güven içerisinde yaşayabiliyoruz" Türkiye’de vatandaşların huzur içerisinde yaşadığını vurgulayan Genel Başkan Ahmet Yiğit Yıldırım, "Bugün ezanımızla huzur ve güven içerisinde iftarlarımızı açıyoruz. İbadetlerimizi yapabiliyoruz. Sınırlarımız dışarısında yaşanan hadiseler kanın, gözyaşının, zulmün dünyada ne kadar hâkim olduğunu bizlere gösteriyor. Çok şükür, biz rahat bir şekilde ibadetlerimizi yapıp ailelerimizle, sevdiklerimizle bu aziz vatanda yaşamımızı devam ettirebiliyoruz. Biz şehadetle yoğrulan bir milletin evlatlarıyız. Ay yıldızlı bayrağa rengini verenlerin torunlarıyız. Bir dua gibi yaşayan, bir yemin gibi yürüyen milletiz. Şehitlerimiz bu aziz vatanı bize emanet etmişlerdir. Hamdolsun, bugün vatanımızda güven içerisinde yaşayabiliyoruz. Bugün etrafımızda yaşanan hadiseler çok üzücü bir duruma gelmiş durumda. Çocuklar, aileler, kadınlar zulüm içerisinde birçok hadiseyle karşı karşıya gelmiştir" dedi. "Gençlerimizi bekleyen birçok tehlikeyle karşı karşıyayız" Bir milletin geleceğinin gençlere bağlı olduğunu belirten Yıldırım, gençliğin iyi yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Gençlerimizi bekleyen birçok tehlikeyle karşı karşıyayız. Bir milletin geleceğe dair en büyük hazinesi gençliğidir. Arkamızda iyi yetişmiş bir gençlik bırakmak mecburiyetindeyiz. Platon, ‘Devlet’ adlı eserinde çok açık bir şey söyler: ‘Bilgiden yoksun bir cesaret devleti felakete sürükler.’ Cesaret olacak ama bu bilgiyle birleşecek. Bizim muasırlaşma anlayışımız ise Ziya Gökalp’in dediği gibi: ‘Batı’yı körü körüne taklit etmek değil, ilimi almak, ahlakı korumaktır.’ Bugün bilgi gelişiyor. Teknoloji gelişiyor. Ama maalesef ahlaki değerlerimizi kaybetmeye başladık. Biz Ülkü Ocakları’nda hem cesaretli hem bilgili hem de ahlaklı bir gençlik yetiştirebilmek için mücadele ediyoruz" şeklinde konuştu.
İstanbul BBP Genel Başkanı Destici: "Sadece Türkiye için değil, tüm yeryüzü mazlumları için güçlü olmak zorundayız" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, bölgesel savaşlara ve Gazze’deki soykırıma dikkat çekerek, "Eğer bu dünyada güçlü değilseniz haklı olmanızın hiçbir kıymeti yoktur. Tüm yeryüzü mazlumları için güçlü olmak zorundayız" dedi. BBP teşkilatı, İstanbul Ümraniye’de kurulan bereket sofrasında vatandaşlarla iftar programında buluştu. Yoğun katılımın sağlandığı programda birlik ve beraberlik mesajları verilirken, küresel ve bölgesel gelişmeler değerlendirildi. "Bu dava fedakarlığın, adanmışlığın ve bedel ödemenin davasıdır" Programın açılışında konuşan ve birliğin önemine dikkat çeken BBP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Sultan Selim Şimşek, şunları kaydetti: "Aynı sofrada, aynı duada ve aynı gönül ikliminde sizlerle buluşmak bizim için son derece kıymetlidir. Bu sofralar gönüllerin birleştiği; birlik ve beraberliğin güçlendiği bereket sofralarıdır. BBP olarak vatanımıza ve bayrağımıza sahip çıkma mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Kurucu liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun milletine olan sevgisi ve bağlılığını bugün bizler de bir miras anlayışıyla sürdürüyoruz. Bu programı gerçekleştirmemizde bizlere destek olan Alperen Ocakları’na ve Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’a teşekkür ediyorum. Biz bu görevi bir makam olarak değil büyük bir emanet olarak görüyoruz. İnşallah teşkilatımız, dava arkadaşlarımız ve vatandaşlarımızla birlikte teşkilatımızı daha iyi yerlere ulaştıracağız. Bu dava fedakarlığın, adanmışlığın ve bedel ödemenin davasıdır." "Bu Ramazan bir başka; biz bunu Ümraniye’de hissedebiliyoruz" Ümraniye’de Ramazan ayının maneviyatının gençlerle paylaşıldığını dile getiren Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, "Böyle güzel bir mekanda bizleri bir araya getiren Cenab-ı Hakka şükürler olsun. Bu Ramazan bir başka; biz bunu Ümraniye’de hissedebiliyoruz. Bu sene Ümraniyemizde gençlerle daha çok bir aradayız. Ümraniye’de 20 bine yakın liseli gencimiz var ve iftarlarda sadece liseli gençlerimizle buluşuyoruz. O yüzden gençliğe yaptığınız yatırım sizlere yol, su, elektrik olarak geri gelir, hiç merak etmeyin. Bu güzel iftarımıza katılan herkese teşekkürlerimi sunuyorum; inşallah Kadir Gecesi’ni ihya edip buruk da olsa Ramazan Bayramı’nı beraber idrak etmiş oluruz" şeklinde konuştu. "Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyada huzur ve barış bozulmuş durumdadır" Konuşmasında ilk olarak İslam coğrafyasındaki gelişmelere ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ramazan’ın rahmet ve bereket bölümü geride kaldı, şimdi mağfiret dönemindeyiz. Dün de Üsküp’teydik ve oradaki Müslüman kardeşlerimizle Ramazan’ın sevincine ortak olduk. Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyada özellikle son yıllarda huzur ve barış bozulmuş durumdadır. Önce Rusya’nın Ukrayna’ya karşı açtığı savaş, ardından terörist İsrail’in Gazze’ye yaptığı soykırımla devam etmiştir. Maalesef kadın, erkek, çocuk binlerce Müslüman kardeşimiz haince katledilmiştir. Şu an orada o savaştan etkilenen binlerce Müslüman ellerini, kollarını, annelerini ve babalarını kaybetmişler ama Elhamdülillah imanlarını kaybetmemişlerdir. Gazze’deki o insanlar, bütün zorluklara rağmen vatan sevgisiyle hayatlarına devam ediyorlar. Gün gelecek Gazze tekrar mağrur olacak ve Gazze’deki kardeşlerimizin yüzü tekrar gülecek. Arkadaşlarımızla birlikte Gazze’yi ziyaret ettiğimizde çocuklar, kadınlar ve yaşlıların o zaman da zorlukları vardı. Ama yine de mutlulukları gözlerinden okunuyor; imanları dudaklarından dökülüyordu" dedi. "Dünyada bu iki hayduda hesap soracak kimse yok" İran-İsrail gerilimi ve uluslararası toplumun bu süreçteki sessizliğini eleştiren Destici, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şimdi de Amerika ve İsrail İran’a saldırdılar. Sebebi de İran’ın nükleer zenginleştirme yaptığı. Şu anda bunun gerçek olmadığını en başta onlar biliyor. Putin’in dediği gibi ’Biz müdahale etmesek 1 hafta içinde nükleer silaha sahip olacaktı’ cümlesi tamamen bunun bahanesidir. Maalesef ki bu saldırılarda 7-12 yaşındaki 170 kız çocuğu, füzeyle paramparça edilerek öldürülmüştür. Ama bunlar olurken ne BM’den ne de Avrupa Birliği’nden bir kınama gelmiştir. Gerçekten dünyada bir düzen ve uluslararası hukuk olsa bunları yapabilirler miydi, ya da bunu yapanın akıbeti ne olurdu? Maalesef bugün dünyada Amerika ve İsrail’e; bu iki hayduda hesap soracak kimse yok. Bakıyorlar ki ortam müsait, ortalık boş. Biz inanıyoruz ki bir gün gelecek ve bu haydutlar yaptıklarının bedelini ödeyecekler. İran’dan atılan füzelerin ardından hem Azerbaycan hem Türkiye komşuluk haklarını gözeterek sağduyulu davranmış ve propaganda tuzaklarına düşmeyerek konuyu sulh yoluyla çözmeye gitmiştir." "Güçlü değilseniz haklı olmanızın bir kıymeti yoktur" Türkiye’nin savunma sanayi hamlelerinin hayati önem taşıdığını belirten Destici, istikrarın korunması gerektiğinin altını çizerek, "Maalesef pek çok alanda olduğu gibi savunma sanayinde de çok geç kaldık. Biz zamanında kendi uçağını yapan 5 ülkeden biriydik. Kendi silahlarını kendi bombalarını yapan ülkelerden biriydik. O zamanlar bu ülkeyi yönetenler de dışarıdan gelen baskılara dayanamadılar ve maalesef fabrikaları kapatmak zorunda kaldılar. Bütün bu yaşananlar bizlere şunu gösteriyor: eğer bu dünyada güçlü değilseniz haklı olmanızın hiçbir kıymeti yoktur. O yüzden güçlü olmak zorundayız. Sadece Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayanlar için değil; pek çok ülkede yaşayan Müslüman kardeşlerimiz için, tüm yeryüzü mazlumları için güçlü olmak zorundayız. Yeter ki bu milletin önüne set çekilmesin, yeter ki çeşitli ayak oyunlarıyla ya da dış oyunlarla Türkiye’nin istikrarı bozulmasın. İstikrarını kaybeden bir ülkenin başarıya ulaşması mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Büyük Birlik Partisi Ümraniye İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, AK Parti Ümraniye İlçe Başkanı Selim Çetinkaya, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi (SP) Ümraniye ilçe teşkilatları, Ümraniye mahalle muhtarları, dernek üyeleri, siyasi partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nden "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" videosuna açıklama Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada paylaşılan "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" başlıklı videonun Bahçelievler ilçesine ait olmadığını, görüntünün Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait olduğunu bildirdi. Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada dolaşıma giren bina yıkımıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Son günlerde bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında, ’Bahçelievler’de kentsel dönüşüm kapsamında 8 katlı bir bina tek darbeyle yıkıldı’ başlığıyla paylaşılan bir video dolaşıma sokulmuştur. Yapılan incelemelerde söz konusu görüntülerin Bahçelievler ilçemize ait olmadığı, daha önce yaz aylarında Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait görüntülerden alındığı anlaşılmıştır" belirtildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler’in, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ayrıca aynı görüntülerin geçmiş dönemlerde de farklı il ve ilçelerin adı kullanılarak servis edildiği, zaman zaman farklı şehirlerle ilişkilendirilerek paylaşıldığı tespit edilmiştir. Buna rağmen bazı mecralarda görüntüler Bahçelievler’de gerçekleşmiş gibi gösterilerek kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bahçelievler Belediyesi olarak ilçemizde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları; ilgili mevzuat, mühendislik kuralları ve gerekli güvenlik önlemleri çerçevesinde titizlikle yürütülmektedir. Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olarak 1. sırada yer almıştır. İlçemizde yürütülen çalışmaların temel amacı; vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlam ve modern yapılarda yaşamalarını sağlamaktır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına ilçemizle ilgisi bulunmayan bu görüntülere itibar edilmemesini önemle rica ederiz."