EKONOMİ - 30 Ocak 2026 Cuma 10:40

Kırsalda üretime 33,6 milyon liralık can suyu

A
A
A
Kırsalda üretime 33,6 milyon liralık can suyu

Samsun’da Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında 2025 yılında tamamlanan projelerle tarımsal üretimden sanayi entegrasyonuna, istihdamdan teknoloji kullanımına kadar birçok alanda önemli kazanımlar sağlandı. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü uhdesinde yürütülen program kapsamında il genelinde 71 yatırımcıya toplam 33 milyon 641 bin lira hibe desteği verilirken, 130 kişiye de istihdam imkânı oluşturuldu.


Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, Samsun’da 2025 yılında tamamlanan KKYDP projelerinin toplam yatırım tutarının 67 milyon 281 bin 775 lira olduğunu belirtti. Yılmaz, projelerin kırsal alanda gelir düzeyini yükseltmeyi, tarımsal üretim ile tarıma dayalı sanayi arasındaki entegrasyonu güçlendirmeyi ve aile işletmeciliğini desteklemeyi hedeflediğini vurguladı.


İl Müdürü Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre, Samsun’da fındık işleme ve paketleme alanında iki yatırımcıya 12 milyon 500 bin liralık destek sağlandı. Çeltik işleme ve paketleme tesisinde teknoloji yenilemeye yönelik bir projeye ise 8 milyon lira yatırım yapıldı. Broiler kümes yapımı kapsamında 29 bin adet/devre kapasiteli bir kümes için 4 milyon 199 bin 672 lira destek verildi. Bunun yanı sıra fındık hasat filesi projesiyle 63 yatırımcının bin 723 dekarlık alanı kapsayan yatırımı için 8 milyon 794 bin lira hibe ödemesi yapıldı. Yağmurlama ve damla sulama sistemlerine yönelik dört projeye de hibe desteği sağlandı.


Uygulanan projelerle kırsal ekonomik altyapının güçlendirildiğini ifade eden Yılmaz, tarımsal faaliyetlerde yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını söyledi. Yılmaz, "Kırsala yeni yatırımlar kazandırmaya ve istihdam alanları oluşturmaya devam edeceğiz. Bu yatırımların ülkemiz, bölgemiz ve ilimiz tarımına, yatırımcılarımıza ve üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını temenni ediyorum" dedi.


Açıklamaya, KKYDP kapsamında destek alan yatırımcılar ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü teknik personeli de katıldı.



Kırsalda üretime 33,6 milyon liralık can suyu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da Ramazan denetimleri sıkılaştı: 470 bin ürün incelendi Samsun’da Ticaret Bakanlığı ekiplerinin 2025 yılı boyunca yürüttüğü denetimlerde yaklaşık 470 bin ürün kontrol edilirken, binlerce işletmeye yönelik idari işlem ve tutanak düzenlendi. Samsun İl Ticaret Müdürü Kürşat Turpçu, Ticaret Bakanlığı tarafından ülke genelinde sürdürülen yaygın ve yoğun denetim faaliyetlerinin Samsun’da da etkin şekilde devam ettiğini açıkladı. Turpçu, 2025 yılı içerisinde il genelinde gerçekleştirilen denetimlerde toplam 4 bin 690 işletmenin kontrol edildiğini, bu kapsamda yaklaşık 470 bin ürünün incelendiğini söyledi. Yapılan denetimlerde 2 bin 400 market, 990 kafe ve restoran ile bin 300 diğer sektör işletmesinin kontrol edildiğini belirten Turpçu, Fiyat Etiket Yönetmeliği kapsamında 2 bin 475 ürün hakkında idari işlem tesis edildiğini ifade etti. Haksız fiyat artışı denetimleri sonucunda ise 750 işletme hakkında tutanak tutulduğunu ve bu tutanakların Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edildiğini kaydetti. Ramazan ayı öncesinde başlatılan yoğun denetimlerin aralıksız sürdüğünü vurgulayan Turpçu, denetimlerde hem 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında haksız fiyat artışlarının hem de 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Fiyat Etiket Yönetmeliği çerçevesinde ürün etiketlerinin mevzuata uygunluğunun titizlikle incelendiğini söyledi. Etiket fiyatı ile kasa-raf fiyatı arasında fark olup olmadığına özellikle dikkat edildiğini belirten Turpçu, aldatıcı ve yanıltıcı indirimlerin neden olduğu tüketici mağduriyetlerinin önüne geçilmesinin hedeflendiğini dile getirdi. Haksız fiyat artışı denetimlerinde işletmelerden geriye dönük üç aylık alış ve satış fiyatlarının talep edildiğini aktaran Turpçu, yapılan incelemelerde fahiş fiyat artışı tespit edilen işletmelerin Bakanlığa bildirildiğini ifade etti. Denetimler kapsamında sebze ve meyve reyonlarında ürünlere ait güncel künye bilgilerinin bulunup bulunmadığının da kontrol edildiğini belirten Turpçu, bu bilgiler üzerinden muhtemel haksız fiyat artışlarının da incelendiğini söyledi. Ayrıca taşınmaz ticareti, ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticareti ve kuyum ticareti alanlarında yetki belgesi olmadan faaliyet gösteren işletmelere yönelik denetimlerin de sürdüğünü kaydeden Turpçu, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla ambalajlı ürünlerde dara ağırlıklarının düşülerek net miktar üzerinden satış yapılmasına yönelik kontrollerin devam ettiğini sözlerine ekledi.
Bursa Başkan Aydın Çocukların Masalsı Dünyasına Eşlik Etti Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlenen Çocuk Kitabı Çizim Atölyesi’nde öğrencilerle buluşarak onların hayal gücüyle şekillenen masalsı dünyalarına eşlik etti. Osmangazi Belediyesi tarafından Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen Çocuk Kitabı Çizim Atölyesi, çocukların hayal dünyasını renklendirdi. Etkinlik boyunca minik katılımcılar, kalem ve boyalarla hayâllerini kağıda dökerek kendi hikayelerine hayat verdi. Renkler ve geliştirici çizimler, çocukların yüzlerindeki mutlulukla bütünleşirken, ortaya çıkan eserler hayal gücünün sınır tanımadığını bir kez daha gösterdi. Atölye alanını meclis üyesi Özge Kaya ile birlikte ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, öğrencilerin çizim masalarına konuk olarak ortaya çıkan çalışmaları yakından inceledi. Çocukların sanatla kurduğu bağın gelişimlerinde önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Çocuklarımız burada hem çizim yapıyor hem de kendi kitaplarını yazıyorlar. Kendi yeteneklerini ve becerilerini ortaya koyma fırsatı buluyorlar. Eğitimlerin sonunda ise bir albüm ve kitap hazırlayarak hem yaşadıkları bu güzel deneyimi kalıcı hale getirecekler hem de aileleriyle paylaşacaklar. Aynı zamanda bu çalışmalar bizim için de çok kıymetli bir arşiv niteliği taşıyacak. Bu süreçte emeği geçen öğretmenlerimize, personelimize ve sömestr tatilinde buraya gelerek bu çalışmalara katılan tüm çocuklarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepsine başarılar diliyorum." Kurs eğitmeni Kerem Taydaş da, "Çocuklar için düzenlediğimiz Çocuk Kitabı Çizim Atölyesi’nde bu hafta üçüncü haftadayız. Çocuklarla birlikte baştan sona bir üretim süreci yürütüyoruz. Önümüzdeki haftalarda bu çalışmalar tamamlanarak baskıya hazır hale getirilecek. Bu sürecin hayata geçmesinde desteklerini esirgemeyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ediyorum" dedi. Birlikte üretmenin sevincini yaşayan çocuklar ise atölyede son derece keyifli vakit geçirdiklerinin altını çizdi.
Kocaeli 112 ekibine kabusu yaşatmışlardı, iki hastane yöneticisi hakkında istenen ceza belli oldu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde özel bir hastaneye hasta götüren 112 personelinin hastane yönetimince içeriye alınmadığı ve tehdit edildiği iddiası yargıya taşındı. Görevi başındaki kadın paramediğe "Benim elimin kolumun neye uzandığını anlayacaksın. Eğer gündüz hastanede olsaydım o iş itiş kakışla kalmazdı. Bak sana neler yapardım" dediği iddia edilen hastanenin yöneticisi ve tıbbi direktörü hakkında savcılık, 7,5 yıla kadar hapis cezası talep etti. Kocaeli’de görev yapan paramedik Didem Arslan Aktaş’ın (35) hasta nakli için gittiği Gebze Özel Merkez Prime Hastanesi’nde 28 Ocak-2 Şubat 2024 tarihlerinde iki ayrı olayda özel hastane yöneticileri tarafından tehdit edildiğini belirterek yaptığı şikayet üzerine başlatılan soruşturma tamamlandı. Gebze Cumhuriyet Savcılığı, görev başındaki sağlık çalışanına yönelik "sair tehdit" suçunun işlendiği değerlendirmesiyle tıbbi direktör Koray Topçu (62) ve hastane yöneticisi Hakan Höbek (61) hakkında 3 yıldan 7 yıl 6 aya kadar ayrı ayrı hapis cezası talep etti. "Üstlerim izin verirse hastayı kabul edeceğim" Gebze Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianameye göre, olay 28 Ocak 2024’te hasta nakli için ambulans ekibinin bir hastayı Gebze’deki Özel Merkez Prime Hastanesi’ne götürmesiyle başladı. Yapılan ön muayenede vertigo teşhisi konulan hastanın sosyal güvencesinin bulunmadığı belirlendi. Ambulans ekibi hastayı devlet hastanesine götürmek istedi ancak hasta özel hastaneye gitmekte ısrar etti. Bunun üzerine hasta, bilgilendirme yapılarak söz konusu özel hastaneye nakledildi. Hastaneye ulaşıldığında gece müdürü tarafından hastanın kabul edilip edilmeyeceği konusunda tereddüt yaşandı. Gece müdürünün "Böyle bir şey olmaz. Üstlerime sorup hastayı alacağım, yoksa hastayı almayacağım" sözleri üzerine taraflar arasında tartışma yaşandı. İddianamede, söz konusu gece müdürünün üstlerini aradığı ve telefonu paramedik Didem Arslan Aktaş’a uzattığı belirtildi. İddianameye göre hastane yöneticisi Koray Topçu’nun bu telefon görüşmesinde sağlık çalışanına yönelik tehdit içerikli sözler sarf ettiği ileri sürüldü. Aktaş, Topçu’nun kendisine, "Bana bak kızım, senin kafan basmıyor mu? Defolun gidin hastanemden. Kamuda olman beni ilgilendirmez. Ne olursan ol, benim elim kolum uzun, anladın mı? Bak ben seninle de, şoförünle de nasıl uğraşıyorum. Sen beni tanımıyorsun, aklını alacağım, görürsün sen" dediğini iddia etti. Paramedik hastaneden dışarı çıkarıldı İddianameye göre ikinci olay ise 2 Şubat 2024 tarihinde yaşandı. Aynı ambulans ekibi, bu kez başka bir hastayı yine Gebze Özel Merkez Prime Hastanesi’ne nakletti. Yine başka bir gece müdürü, Didem Arslan Aktaş’a hastanenin içerisine giremeyeceğini ve hastanın başka görevli tarafından teslim edilmesi gerektiğini söyledi. Aktaş hastaneden dışarı çıkarıldı ve hasta ekipteki başka görevli tarafından teslim edildi. Hasta tesliminin tamamlanmasının ardından ambulans ekibi istasyona dönmek üzere yola çıktı. Bu sırada paramedik Didem Arslan Aktaş’ın cep telefonu çaldı. Telefonda hastane yöneticisi Hakan Höbek, iddiaya göre tehdit içerikli ifadeler kullandı. "Eğer gündüz hastanede olsaydım o iş itiş kakışla kalmazdı, bak sana neler yapardım" İddianamede, Aktaş’ın anlatımlarına göre telefon görüşmesinin detaylarına da yer verildi. Bu görüşmede Hakan Höbek’in sağlık çalışanı Didem Arslan Aktaş’a yönelik şu ifadeleri kullandığı öne sürüldü: "Ben sana benim hastaneme gelmeyeceksin demedim mi? Gelmeyeceksin. Seni hastaneme almıyorum. Sana ve şoförüne gerekli her şeyi yapacağım. Benim şahsi meselemsin. İster kamuda memur ol, ister ne olursan ol. Seni hastaneme almıyorum. Ben Yüksel’e de söyledim, onun da haberi var. Bana ’Tamam hocam’ dedi. Senin oradan da girişini kapattım. Benim elimin kolumun neye uzandığını anlayacaksın. Eğer gündüz hastanede olsaydım o iş itiş kakışla kalmazdı. Bak sana neler yapardım. Senin iş yerini, nerede yaşadığını biliyorum. Bu herhangi bir özel hastanede olsa bu süreci çok kolay aşardın, belki de infial olurdu ama benim hastanemde olmaz anladın mı? Siyasal yönden çok güçlüyüm. İstediğini çağır, istersen polis çağır. Ne yaparsan yap, seni hastaneme almıyorum. Gittiğinde güvenliğim seni bekliyor olacak. Hadi bakalım, sen daha beni tanımıyorsun. Bir daha hasta getir, bak bakalım neler olacak." "Benim hastanemde haddini bileceksin" Şüpheliler ise vermiş oldukları ifadelerinde isnat edilen suçları kabul etmedi. Olaya ilişkin savcılıkta ifadesi alınan Koray Topçu, "Didem ile telefonla görüştüğümde kendisine ’Hayırdır, hastanede niye gürültü çıkartıyorsunuz’ deyince bana bağırarak, ’Ben Sağlık Bakanlığı’ndan temsilen geldim anladın mı? Sana hesap mı vereceğim’ dedi. Ben de ’Bir derdin var ise tutanağı tutarsın’ dedim. Kendisi bana, ’Üslubunuzu düzeltin, benimle düzgün konuşun’ deyince, ben de kendisine, ’Sen de benim hastanemde haddini bileceksin’ dedim. Sesini yükseltince, ’Akıllı ol’ dedim" ifadelerini kullandı. Savcılık, telefon görüşmesinin mağdur tarafından ses kaydına alındığını, kaydın çözümünün yapılarak dosyaya delil olarak girdiğini belirtti. Ayrıca olay anında ambulans içinde bulunan tanığın da görüşmenin hoparlörden duyulduğuna ilişkin beyanının dosyada yer aldığı vurgulandı.