ASAYİŞ - 06 Nisan 2026 Pazartesi 13:35

Komşusunun baltalı saldırısından babasını kurtardı, kendi yaralandı

A
A
A
Komşusunun baltalı saldırısından babasını kurtardı, kendi yaralandı

Samsun’un İlkadım ilçesinde komşular arasında çıkan tartışmada bir kişi, baltalı saldırıdan babasını korumaya çalışırken yaralandı.


Olay, İlkadım ilçesi 19 Mayıs Mahallesi’nde dün akşam meydana geldi. İddiaya göre, sokaktaki kedilere yiyecek verme meselesi yüzünden M.K. (59) ile komşusu İ.V. (60) arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Kavga sırasında İ.V.’nin balta ile M.K.’nin başına vurmak istediği öne sürüldü. Bu sırada babasını korumak isteyen N.K. (33), saldırıyı engellemek için kolunu araya koydu. Baltanın isabet ettiği genç, kolundan yaralandı. Yaralı genç sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi evlerinde yapıldıktan sonra ambulansla hastaneye kaldırıldı.


Baba-oğulun komşularından şikayetçi olmadıkları öğrenildi. Polis olayla ilgili inceleme başlattı.



Komşusunun baltalı saldırısından babasını kurtardı, kendi yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat TOGÜ’de öğrenciler sıfır atık için sahaya indi Tokat’ta Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi tarafından düzenlenen "Doğa Bizim Evimiz Sıfır Atık Hedefimiz" etkinliğinde öğrenciler uygulamalı eğitimlerle çevre bilinci kazanırken program sonunda sertifikalarını aldı. Tokat’ta çevre bilincini artırmaya yönelik önemli bir etkinlik gerçekleştirildi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Sıfır Atık Yönetimi Koordinatörlüğü ile Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde, Uluslararası Sıfır Atık Haftası kapsamında "Doğa Bizim Evimiz, Sıfır Atık Hedefimiz" etkinliği düzenlendi. Etkinliğe katılan TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, öğrencilerle bir araya gelerek sıfır atık uygulamalarına yönelik faaliyetlere aktif katılım sağladı. Program sonunda etkinliğe katılan öğrencilere sertifikaları takdim edildi. Tokat Vali Recep Yazıcıoğlu İlkokulu ve Tokat Özel Aydın Koleji öğrencilerinin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, çevre bilincinin erken yaşta kazandırılması hedeflendi. Bu doğrultuda program, uygulamalı eğitimler ve etkileşimli faaliyetlerle zenginleştirildi. Program kapsamında, Sıfır Atık Yönetimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Esin Hande Bayrak Işık etkinliğin içeriğine ilişkin bilgilendirmede bulundu. Ardından Tokat Belediyesi Sıfır Atık Müdürlüğü’nde görev yapan Çevre Mühendisi Esma Çiftçi tarafından öğrencilere sıfır atık konusunda eğitim verildi. Eğitimin ardından öğrenciler, üniversite bünyesinde yer alan Biyoçeşitlilik Müzesi’ni ziyaret ederek doğal yaşam ve ekosistemler hakkında yerinde bilgi edindi. Müze gezisi sırasında Arş. Gör. Dr. Betül Tarhanacı tarafından biyoçeşitlilik üzerine kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Ayrıca Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Betül Çam tarafından öğrencilere yönelik sıfır atık temalı eğitsel ve uygulamalı farkındalık çalışmaları gerçekleştirildi. Çevre duyarlılığının artırılmasını amaçlayan etkinlik, katılımcıların aktif yer aldığı uygulamalı içerikleriyle tamamlanırken, program sonunda öğrencilere sertifikaları takdim edildi.
Kars Kars’a zirai don uyarısı: Üreticiler dikkatli olmalı Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, 08-09 Nisan 2026 gecesi Kars ve çevresinde zirai don riski bekleniyor. Özellikle gece saatlerinde hava sıcaklıklarının ani düşüş göstermesiyle birlikte orta, yer yer kuvvetli don olaylarının yaşanabileceği tahmin ediliyor. Yetkililer, başta meyve ağaçları ve erken ekim yapılan tarım alanları olmak üzere birçok üründe zarar oluşabileceğine dikkat çekerek üreticilerin tedbirli olması gerektiğini vurguladı. Meteorolojik verilere göre don olayının özellikle gece yarısından sonra etkisini artırması bekleniyor. Açık ve rüzgarsız hava şartlarının don riskini yükselttiği belirtilirken, düşük sıcaklıkların sabahın ilk saatlerine kadar etkisini sürdürebileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, zirai donun özellikle çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçlarında ciddi verim kaybına yol açabileceğini belirtiyor. Bu nedenle çiftçilerin önleyici uygulamalara yönelmesi büyük önem taşıyor. Bitkisel üretimde alınması gereken tedbirler: Don öncesinde toprak neminin artırılması amacıyla sulama yapılması, Meyve bahçelerinde dumanlama veya sisleme yöntemlerinin uygulanması, Küçük alanlarda bitkilerin naylon ya da agrotextil örtülerle korunması ve Hava sirkülasyonunu artırıcı uygulamaların hayata geçirilmesi. Sera üretimi yapan çiftçiler için de kritik uyarılarda bulunuldu. Isı kaybının önlenmesi ve ürünlerin korunması için ise ısıtma sistemlerinin aktif şekilde çalıştırılması ve sera kapı ve açıklıklarının kapalı tutulması gerektiği bildirildi. Zirai don sadece bitkisel üretimi değil, hayvancılığı da etkileyebiliyor. Bu kapsamda hayvanların kapalı ve korunaklı alanlara alınması ve içme sularının donmaya karşı düzenli kontrol edilmesi önem taşıyor. Yetkililer, üreticilerin meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı gerekli tüm önlemleri almalarının büyük önem arz ettiğini belirterek, erken müdahalenin ürün kayıplarını en aza indireceğini ifade etti. Kars genelinde çiftçilerin meteorolojik gelişmeleri yakından takip etmeleri ve resmi kurumlardan yapılacak yeni uyarılara göre hareket etmeleri isteniyor.
Balıkesir Büyükşehir, Balıkesir’in kültür mirasını Heritage’de tanıttı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kentin somut ve somut olmayan kültürel mirasını 9. Heritage İstanbul Fuarı’nda 130’u aşkın ulusal ve uluslararası katılımcı ve 10 binin üzerinde ziyaretçiye tanıttı. Başkan Ahmet Akın, Balıkesir’in tescilli yapının en fazla olduğu 5 ilden bir tanesi olduğunu söyledi. Kent genelindeki arkeolojik kazı çalışmalarına destek veren ve birçok noktada tarihi binaların restorasyonunu gerçekleştiren Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Başkan Ahmet Akın’ın "Geçmişimizi koruyor, geleceğimizi kuruyoruz" düsturuyla "Geçmişe gelecek sağla" sloganıyla düzenlenen Heritage İstanbul 9. Uluslararası Koruma, Restorasyon, Arkeoloji, Müzecilik ve Kütüphanecilik Fuarı ve Konferansı’nda yerini aldı. Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi-Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde 1-4 Nisan günleri arasında; Balıkesir’in zengin tarihi geçmişi, arkeolojik kazıları, restorasyon projeleri, müzeleri ve kütüphanelerinin tanıtımını gerçekleştiren Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı, 130’u aşkın ulusal ve uluslararası katılımcı ve 10 binin üzerinde ziyaretçiye yapılan çalışmaları aktardı. Tescilli yapılar her geçen gün artıyor 9. Uluslararası Koruma, Restorasyon, Arkeoloji, Müzecilik ve Kütüphanecilik Fuarı’nda, Balıkesir standında ziyaretçileri ağırlayan Başkan Ahmet Akın "Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak 20 ilçemizdeki kültür varlıklarımızı, bütün etkinliklerimizi, yaptığımız projelerimizi, devam edenleri, tamamladıklarımızı ve planladıklarımızı burada kültürle, sanatla iç içe geçirilmiş bir şehir olan, kültür başkenti Balıkesir’i tanıtmak için yerimizi aldık. Tescilli yapının en fazla olduğu ilk 5 ilden bir tanesi Balıkesir. 4 bin 477 adet taşınmaz kültür varlığı bulunuyor. Şu anda yeni yaptığımız çalışmalarda dâhil edildiğinde 5 binin üzerine çıkıyor. Merkezimizdeki Astsubay ve Subay Orduevlerimizin restorasyon hizmetleri artık sonlanma aşamasına geldi. Balıkesir’imizde sokak sağlıklaştırmasıyla hemşehrilerimizi buluşturacağız. Balıkesir’imiz; kültürüyle, sanatıyla, doğasıyla dünyanın en güzel yeridir. Kültürün ve sanatın merkezi olma yolunda da hızla ilerliyor. Herkesi Balıkesir’imize davet ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin kent mirasını koruma amaçlı gerçekleştirdiği projeler, ziyaretçilerin beğenisini kazandı. Bu yıl ilk kez cumartesi gününü de kapsayacak biçimde dört güne uzatılan fuarda; konferans ve yan etkinlikler eş zamanlı olarak süren sektörün önde gelen isimleri, yenilikler ve güncel sorunlar masaya yatırıldı.
Bursa Nilüfer’de gençler dayanışma ve gönüllülük için buluştu Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Gönüllülük ve Dayanışma Kültürü" buluşmasında gençler, atölye çalışmaları ve takım oyunlarıyla bir araya geldi. Nilüfer Belediyesi, gençlerin sosyal farkındalıklarını artırmak ve dayanışma ağlarını güçlendirme amacıyla düzenlenen bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği ortaklığında hayata geçirilen "Gönüllülük ve Dayanışma Kültürü" temalı gençlik buluşması, Nilüfer Arı Evi’nde gerçekleştirildi. Program, gençlerin kaynaşmasını sağlayan tanışma ve ısınma oyunlarıyla başladı. Ardından yapılan takım çalışmalarıyla katılımcılar arasındaki iletişim ve iş birliği becerileri güçlendirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen atölyelerde ise gönüllülük kavramı detaylıca ele alındı ve sahada yürütülen gençlik çalışmaları üzerine karşılıklı deneyimler paylaşıldı. Gençler, gönüllü olmanın hem bireysel gelişime hem de topluma sağladığı katkılar üzerine birlikte tartışma fırsatı buldu. Buluşmaya katılarak gençlerin enerjisine ortak olan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, yerel yönetimler ile gençlik arasındaki bağın önemine dikkat çekti. Karagöz, "Bir kentin gerçek anlamda gelişmesi, gençlerin o kentin sorunlarına duyarlılık göstermesi ve dayanışmanın bir parçası olmasıyla mümkündür. Bizler Nilüfer Belediyesi olarak, gençlerimizin içindeki bu iyilik ruhunu her zaman desteklemeye ve onlara yeni alanlar açmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Programda, Ercan Tutal’ın anlatımıyla sivil toplum örgütlenmesinin adımları, Alternatif Yaşam Derneği’nin kuruluş süreci ve dayanışma temelli bir yapının sahada nasıl çalıştığı da gençlere aktarıldı.
Ankara AK Parti Genel Başkanvekili Ala: "(Yeni anayasa çalışmaları) Birinci aşama neredeyse nihayetlendi" AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti tarafından gerçekleştirilen yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "Birinci aşama neredeyse nihayetlendi" dedi. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Türkiye Basın Federasyonu’nda (TÜBAF) "Anadolu Sohbetleri" çerçevesinde düzenlenen programda basın mensuplarıyla bir araya gelerek, gündeme ilişkin soruları cevapladı. "Öngörünün mümkün olduğu ve hesaplanabilir olduğu bir ülke sisteminden bahsediyoruz" Anayasa ile vatandaşın geliri arasında doğrudan bir ilişki olduğuna dikkati çeken ve gelişmiş ve ekonomik olarak kalkınmış ülkelerde sistemin kurumsallaştığını aktaran Ala, "Birçok petrol ülkesi var ama gelişmiş ve kalkınmış ülkeler arasında değiller. Kurumsallaşmış demokratik sistemler sermaye için de bir ortam oluşturuyor. Nasıl ki özgürlük ortamı insan zihninin, demokratik ortam toplumun daha huzurlu, daha verimli çalışmasını mümkün kılarsa aynı zamanda gelişmiş bir kurumsallaşmış demokrasi; sermayenin de kurallar içerisinde daha garantili, daha çok iş yapmasını, girişim özgürlüğünü mümkün kılar. Dışarıdan da sermaye akışını o ülkeye mümkün kılar. Bütün bunları kurumsallaşmış demokrasiyle yaparsınız. Öngörülebilir, sürprizlere açık olmayan, sürdürülebilir, tahmin etmenin ve öngörünün mümkün olduğu ve hesaplanabilir olduğu bir ülke sisteminden bahsediyoruz. Bunu neyle sağlayacaksınız? Bunun en temel metni anayasadır" ifadelerine yer verdi. Ala, iyi işleyen bir devlet mekanizması kurmak ve bireyin temel hak ve özgürlüklerini her türlü otorite karşısında garanti altına almak, geliştirmek ve toplumun da işlerinin düzenli yürümesi için bir anayasa ihtiyacının olduğunun altını çizdi. "Biz siyasetin garantili hale gelmiş olmasını sağlamasaydık rahat rahat anayasa tartışması bile yapamazdık" Türkiye’nin parti devletine dönüştüğü yönündeki eleştiriler hatırlatılarak, yeni anayasada kuvvetler ayrılığına ilişkin nasıl bir düzenleme yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Ala, "Bir kere bu cümleler ezber cümlelerdir. Bunu söyleyenler ya Türkiye’nin siyasi tarihini bilmiyorlar ya da kasıtlı olarak manipülasyon için böyle cümleler kuruyorlar. Bugün anayasa değişikliğinin liderliğini yapan AK Parti’dir. Biz bu anayasanın topyekun değişmesi gerektiğini, sivil bir anayasaya ihtiyacımız olduğunu söylüyoruz. Biz sistemin sahibi değiliz, 1982 Anayasasını biz yapmadık. Eskiyle kıyasladığımız zaman da Türkiye bir ‘parti devlet’ dönemini yaşamamış olsa bu söylenenler bir çağrışım yapabilir ama Türkiye parti devlet dönemini yaşadı. Şu anda içinde bulunduğumuz sistem daha önce ‘yarı başkanlık sistemi’ diye anayasada kurgulanmış ve bazı sorunlar da uygulamada ortaya çıkmıştı, onları değiştirdik. Her adımımız daha öncekine göre siyasetin alanını genişletti ama yapılacak olanların alanını da fazlalaştırdı. Bugün biz siyasetin garantili hale gelmiş olmasını sağlamasaydık rahat rahat anayasa tartışması bile yapamazdık. Anayasa tartışması başladığında başka odaklar hemen ‘anayasa öyle değiştirilemez’ diye açıklamalar yapıyorlardı. Şimdi halktan başka kimsenin güçlü bir biçimde bir şeye engel olması ya da kabul etmesinin imkanı yok. Partiler konuşuyorlar, konuşmaları lazım. Bu retorikten de kurtulmamız lazım. Biz kendimizi ideal olanla kıyaslıyoruz. İdeal olanla kıyasladığımız zaman yapacak çok işimiz var ama eskiden olanla kıyasladığımızda çok mesafe aldık" değerlendirmesinde bulundu. "Biz bir ajandayla değil, teklifle, usulle geliyoruz" Bir taraftan ara seçim veya bir an önce erken seçim isteyen bir ana muhalefet partisinin olduğu, diğer taraftan ise terörsüz Türkiye süreci ile ilgili herhangi bir adıma kolay kolay destek vermeyecek bir İYİ Parti’nin olduğu bir meclis tablosunda yeni bir anayasanın yapılabileceğinin mümkün olup olmadığı sorusu üzerine Ala, "Bir siyasetçiyiz. Siyasetçi tahminle talebi bir arada söyler. Politikayı ortaya koyarsınız, gerçekleştirmek için de çaba sarf edersiniz. Biz yapılanı, yapılması gerekenle birlikte ele alırız. Politik söylem aynı zamanda geleceğe ilişkin söylemdir. Biz bunları söylüyoruz, partileri de katkı sunmaya davet ediyoruz. Gelin bir masa etrafında buluşalım, ülkenin temel sorunlarını konuşalım diyoruz. Artık siyasetin alanı genişledi, siyasette bu genişleyen alana göre zihnini, politikalarını genişletsin. Türkiye’de muhalefet var, 188 tane parti oldu ama alternatif yok. Alternatif ana yollar önerin, uzlaşalım o zaman. Politikalar üzerinden siyasetin alanını genişletelim, birden fazla alternatif olsun. Biz bir ajandayla değil, teklifle, usulle geliyoruz. Bizim olmazsa olmazımız bu ülkeyi siyasetin yönetmesidir" açıklamasında bulundu. Anayasa’da da siyasete müdahale imkanlarının tamamının ortadan kaldırılması ve partilerin bir araya gelmesi gerektiğine değinen Ala, itiraz edilmesi gerekenlerin bir masa etrafında edilmesi ve uzlaşı sonunda kararların vatandaşla paylaşılması gerektiğini vurguladı. Genel Başkanvekili Ala, Türkiye’de siyasi geleneğin başta anayasa olmak üzere temel meseleleri bir araya gelip müzakere edebilecek yetkinlikte olduğunu düşündükleri ve herkesin yapacağı çok iş olduğunu söyledi. "Biz, daha demokratik olmasını arzu ettiğimiz bir ortamdayız" Bir gazeteci tarafından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kötü bir yönetim şekli olduğu ve ifade özgürlüğünü giderek kısıtladığına yönelik iddiaların sorulması üzerine Ala, "Daha önceki çok mu genişmiş? Biz, daha demokratik olmasını arzu ettiğimiz bir ortamdayız. Herkes istediğini söyleyebilir. Burada yetkili arkadaşlarımızın söylediği daha belirleyici olur. İnsanlar kendi bireysel görüşlerini çeşitli platformlarda dile getiriyorlar. Biz onlara takılmayız, fikir özgürlüğü içerisinde değerlendirir ve geçeriz. Biz ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz" cevabını verdi. Ala, Türkiye’de toplumun tamamını ilgilendiren siyasal meselelerin konuşulduğunda güven artırıcı söylemlerle devam edilmesi gerektiğine de vurgu yaptı. AK Parti olarak yeni anayasa çalışmalarının ne durumda olduğu sorusu üzerine Ala, "Birinci aşama neredeyse nihayetlendi" ifadelerini kullandı. "Bundan önceki seçimde muhalefetin masasının birinci meselesi anayasa değişikliğiydi" Anayasaların ve bir ruhu olduğu ve yapılan her anayasanın dönemin ruhunu içinde barındırdığını kaydeden Ala, "Sivil kesimin tamamı şu anda anayasayı tartışıyor mu? Muhalefet de tartışıyor, değişmesi gerekir diyor. İktidar da değişmesi gerekir diyor. Konjöktürel olarak ağırlık kazanıyor, kazanmıyor ama sürekli anayasanın değişimi gündemde mi? Evet. Bundan önceki seçimde Altılı Masa vardı. Masadaki temel konu anayasa değişikliğiydi. İçinde bulunduğumuz mekanizmaların, milletvekillerinin, parlamentonun seçildiği seçimde muhalefetin masasının birinci meselesi anayasa değişikliğiydi" ifadelerine yer verdi. Bir başka soru üzerine demokrasinin temel kurallarının takip edilmesi gerektiğini anlatan Ala, "Bir araya gelinir, orada olabildiğince çok katkı sunulmasını mümkün kılmak gerekir. Herkes fikrini, düşüncesini söylesin ama mümkünse kararlar önemli bir katkıyla, çoğunlukla alınsın. Ama sonuçta nihayetinde anayasada kuracağınız hükümle de milletin ve kurumların karar alma süreçlerinde çoğunluğun oyuyla kararlar alınır ama azınlıkların da da temel hak ve özgürlükleri, hakları tamamen korunur" dedi. "Şu anki anayasamızda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilebilmesi için karar var" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda sorulan bir soruyu cevaplayan Ala, "Şu anki anayasamızda yeniden seçilebilmesi için karar var. Meclis seçim kararı aldığı zaman aday olabiliyor. Bu mevcut anayasa da var. Dolayısıyla bizim bu konuda bir tartışmaya ihtiyacımız yok. Biz de, Cumhur İttifakı’mız da Bahçeli de zaman zaman açıklamalarda bulundu. Biz de böyle bir konjonktürde hele böyle bir ortamda milletimiz de Cumhurbaşkanımızın bir dönem daha Türkiye’nin liderliğini üstlenmesinin sadece bizim değil bölgenin de lehine bir sonuç üreteceği konusunda hemfikir. Dolayısıyla bizim böyle bir tartışma konumuz yok. Yani meclisimizin prosedürü belli" diye konuştu. "Gündemimizde bir seçim yok" AK Parti’nin gündeminde erken bir seçim olmadığını söyleyen ve CHP lideri Özgür Özel’in ara seçim talebine cevap veren Efkan Ala, "Arkadaşlar normal aldığı seçimi ne yapmış ki ara seçimde ne yapacak? Normal seçildi belediyeler, seçimle geldi iş başına. Allah aşkına bir tane Türkiye çapında örnek alınabilecek bir belediye uygulaması var mı? Yahut da Türkiye’nin işte budur dediği, genel merkezin Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu bir program, proje, bir fikir var mı? Şimdi bunlar zaten yok. Yani bir kere daha siyaset yapamamak için, hizmet üretememek için millete ikide bir gitmenin anlamı var mı? Yani süresi geldiğinde gidecek zaten. Millet değerlendirecek" açıklamasında bulundu. CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalar devam ederken AK Partili belediyelere yönelik ayrımcılık yapıldığı iddialarına cevap veren Ala, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, AK Partili belediyelerde bir yolsuzluk iddiası ortaya atıldığında AK Parti’nin 24 saat içerisinde gerekli işlemi yaptığını ve hızlıca refleks gösterdiğini söyledi. Bazı belediyelerde sistematik yolsuzluk gerçekleştiğini söyleyen Efkan Ala, bazı belediyelerde ise ahlak sorunlarının ortaya çıktığını söyledi. "Terörsüz Türkiye süreci gitmesi gerektiği hızda gidiyor" Terörsüz Türkiye süreci hakkında da konuşan Efkan Ala, "Öngördüğümüz süreç devam ediyor. Bu önemli bir husus. Hedeflediğimiz şey de silahların bırakılması ve örgütün tamamen tasfiyesi. Geldiğimiz noktada TBMM en son toplantılarını yaptı, sonuç metnini sundu ve değerlendirmelerini yaptı. Biz o noktada sürecin devam ettiğini söyleyebiliriz. İmralı’nın çağrısı da başından beri yapıldı ve ek açıklamalar da yapıldı. Orada da bir tereddüt duraksama yok. Dolayısıyla burada umutlu olmak için çok fazla neden var. Yani süreç devam ediyor. Gitmesi gerektiği hızda gidiyor" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde hangi yeni ittifakların oluşacağını tartışıyor olacağız" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgesel bir çatışmaya dönüştüğünü ve etkilerin küresel haline geldiğine de değinen Ala, sözlerine şöyle devam etti: "Uluslararası kuruluşlar etkisizleşti, güven çok sarsıldı. Diplomasinin gücü azaldı ve bundan sonraki dünyanın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan düzenden farklı olacağı anlaşılıyor. Şu an itibarıyla kuralsız düzen var. Önümüzdeki dönemde kurallı düzene geçişte hangi yeni ittifakların oluşacağını tartışıyor olacağız."