EKONOMİ - 21 Mayıs 2026 Perşembe 10:00

Kurban etindeki "koyu kan" ve "kötü koku" hastalık habercisi olabilir

A
A
A
Kurban etindeki "koyu kan" ve "kötü koku" hastalık habercisi olabilir

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Gücükoğlu, kurban etinde koyu renkli pıhtılaşmayan kan, pirinç tanesi görünümünde oluşumlar ve kötü kokulu iç organların ciddi hastalık belirtisi olabileceğini belirterek, bu durumlarda etin kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini söyledi.


Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Veteriner Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Gücükoğlu, Kurban Bayramı öncesi vatandaşlara kurbanlık seçimi, kesim hijyeni ve et muhafazası konusunda önemli uyarılarda bulundu. Kurban Bayramı döneminde yaklaşık 1 milyon büyükbaş ve 3 milyon küçükbaş hayvanın nakli ve kesiminin yapıldığını belirten Gücükoğlu, bu yoğunluğun hayvan sağlığı ve gıda güvenliği açısından dikkatli yönetilmesi gerektiğini ifade etti.



"Kesilen hayvan sayısı ülkemizde yüzde 15’ine tekabül ediyor"


Kurban Bayramı’nın manevi yönünün yanı sıra toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirten Gücükoğlu, "Son yılların verilerine göre ülkemizde Kurban Bayramı’nda yaklaşık 1 milyon büyükbaş ve 3 milyon küçükbaş hayvanın nakli ve kesimi yapılmaktadır. Bu miktar, yıllık kesilen hayvan sayısının yaklaşık yüzde 15’ine tekabül etmektedir. Kısa sürede bu kadar fazla hayvanın nakli, kesimi ve atık materyallerin çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi için yeterli tedbir ve uygun altyapı şarttır. Özellikle veteriner hekim kontrolü dışında yetiştirilen ve kesilen hayvanlar, bulaşıcı ve salgın hastalık riskini artırmaktadır" dedi.



"Kurban alırken bu özelliklere dikkat edilmeli"


Kurbanlık hayvanların mutlaka sağlıklı görünmesi gerektiğini vurgulayan Gücükoğlu, vatandaşların Tarım ve Orman Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından belirlenen denetimli hayvan pazarlarını tercih etmesi gerektiğini kaydetti. Veteriner hekim kontrolünden geçmiş, sağlıklı ve gebe olmayan hayvanların seçilmesi gerektiğini ifade eden Gücükoğlu, "Hayvanların gözünün kör olmaması, kulağında parça kopukluğu, boynuz kökünde kırık, kuyruk ve meme başlarında eksiklik, diş kaybı ve topallık bulunmaması gerekir. Çok zayıf, gebe, yeni doğum yapmış, yüksek ateşli, aşırı öksüren, ishalli, kılları mat ve karışık, bakışları cansız hayvanlar tercih edilmemelidir. Eklem ve göbekte şişlik, çenede büyüme, dik yürüyüş hali ve başı sürekli bir tarafa eğik tutma gibi durumlar da dikkatle gözlemlenmelidir" diye konuştu.



"Kestikten sonra bu belirtiler varsa dikkat"


Kesim sonrasında et ve organlarda görülebilecek bazı belirtilerin ciddi hastalıklara işaret edebileceğini kaydeden Gücükoğlu, "Pıhtılaşmayan koyu renkli kan, deri üzerinde çiçek benzeri kabarcıklar, ağız boşluğu ve dilde erozyonlar, etlerde pirinç tanesi görünümünde oluşumlar, büyük, kötü kokulu, iltihaplı ve şişkin iç organlar, çamur kıvamında dalak, göğüs kafesinde yapışmalar ve su toplanmaları görülmesi halinde kurbanın derisi dahil tüm parçaları serin ortamda muhafaza edilmelidir. Kesimde kullanılan bıçak, masat ve kesme tahtaları sıcak ve sabunlu suyla temizlenmeli, başka gıdalara temas ettirilmemelidir. Bu belirtiler varsa veteriner hekime başvurulmalı, et ve organlar veteriner hekimin değerlendirmesine göre kullanılmalıdır" ifadelerini kullandı.



"Kamuya açık alanlarda kesim yapılmamalı"


Hayvan kesimlerinin ruhsatlı mezbaha, kombina veya geçici kesim alanlarında yapılması gerektiğini belirten Gücükoğlu, uygun alanı olmayan vatandaşların ise çevreye zarar vermeden kesim yapması gerektiğini söyledi. Cadde, sokak ve park gibi alanlarda kesim yapılmaması gerektiğini vurgulayan Gücükoğlu, "Hayvanlar temiz ve yeterli su bulunan alanlarda, deneyimli kişiler tarafından kesilmelidir. Kesim sırasında hayvanın strese girmemesi sağlanmalı, kullanılacak bıçak hayvanın boyun genişliğinin 1,5-2 katı uzunlukta ve tek seferde kesim yapabilecek keskinlikte olmalıdır. Bıçaklar sık sık temizlenmeli, hayvanlardan biri diğerinin gözü önünde kesilmemelidir. Hayvanın canı çıkmadan boynunu kırmak, derisini yüzmek veya uzuvlarını koparmak gibi acıyı artıracak davranışlardan kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.


Şap hastalığına karşı da uyarılarda bulunan Gücükoğlu, geçen yıl Kurban Bayramı sonrasında ülkede şap hastalığı vakalarının görüldüğünü hatırlatarak, "Şap hastalığı ciddi ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Özellikle hayvan hareketliliğinin yoğun olduğu bu dönemde vatandaşlarımızın dikkatli olması gerekiyor. Hayvanların ağızlarından akıntı gelmesi gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurulmalıdır" açıklamasında bulundu.



Kurban etindeki "koyu kan" ve "kötü koku" hastalık habercisi olabilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Etimesgut Havalimanı’nda yenileme ve genişletme çalışmalarımız büyük bir hızla devam ediyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Etimesgut Havalimanı’nda yenileme ve genişletme çalışmalarımız büyük bir hızla devam ediyor" dedi. Bakan Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Başmüdürler Toplantısı öncesinde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Türkiye’nin sivil havacılık serüveninin 1933 yılına uzandığını hatırlatan Uraloğlu, "İlk ticari havalimanımız Ankara Güvercinlik’te terminal olarak birkaç çadırdan ibaret mütevazı bir başlangıçla yola çıkmıştık. O gün imkânlar sınırlı, hayaller ise sınırsızdı. Ancak o hayaller 2002’den bugüne Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde attığımız cesur adımlarla gerçeğe dönüştü. İç hatlarda rekabeti serbest bırakarak ‘havayolu halkın yolu olacak’ dedik ve Türk sivil havacılığına tarihinin en büyük büyüme dönemini yaşattık" dedi. 2002’de 26 olan aktif havalimanı sayısını pasif durumdaki 16 havalimanını sil baştan yenileyerek ve 16 yeni havalimanı inşa ederek 58’e çıkardıklarını kaydeden Uraloğlu, "Her sene ortalama 1,4 havalimanını hizmete açtık. Ve havalimanı sayımızı burada bırakmayacağız. Yapımları devam eden Yozgat ve Bayburt- Gümüşhane havalimanlarımızla 58’den 60’a çıkaracağız" diye konuştu. "Hava ulaştırma anlaşması sayımızı 175’e çıkardık" Yenilenen ve yeni inşa edilen havalimanları sayesinde uçakların iniş-kalkışlarını sağlayan pist uzunluklarında da dikkate değer bir yükseliş olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti: "2002 yılında sivil havacılığa hizmet veren yaklaşık 149 kilometrelik pist uzunluğuna 92.4 kilometre daha ekleyerek, bugün 241 bin 400 metreye yükselttik. Yani bugün karayoluyla Ankara Kızılay’dan Eskişehir merkeze ya da Çorum’a uzanan bir mesafeden bahsediyoruz. Havacılık alanındaki bu altyapı gücümüzü diplomatik başarılarla da perçinliyoruz. 2003 yılında yalnızca 81 olan hava ulaştırma anlaşması sayımızı bugün 175’e çıkardık. Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştirilirken, bugün 133 ülkede 356 noktaya uçuyoruz." 270 milyon yolcu hedefi Yolcu sayıları hakkında da bilgi veren Bakan Uraloğlu, 2002’de toplam 34,5 milyon yolcu taşırken 2025’te 247 milyon yolcuyla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıklarının altını çizdi. Uraloğlu, "Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’nci sıraya yükseldik. Bu yıl hedefimiz çok daha büyük: Türkiye genelinde 270 milyon yolcu, İstanbul Havalimanımızda ise 90 milyon yolcuyu aşmak" diye konuştu. "Ülkemizin küresel havacılık ekosistemindeki lider konumunu özel havacılık alanında da taçlandırdık" Uraloğlu, bu büyük hedeflere ulaşmak için büyük bir özveriyle çalışmaları, her süreçte verimliliği ve kaliteyi artırmaları, yenilikçi çözümler üretmeleri gerektiğini vurguladı. Bakan Uraloğlu, önceki günlerde İstanbul Havalimanı’nda JETEX-İGA Genel Havacılık Terminal binasının açılışını gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Bu stratejik yatırımla ülkemizin küresel havacılık ekosistemindeki lider konumunu özel havacılık alanında da taçlandırdık. Bu terminalle 340’tan fazla destinasyona ulaşım sağlayan küresel havacılık merkezimiz İstanbul Havalimanı, lüks seyahat ve iş dünyası trafiğinde de dünyanın ana durağı olma yolunda emin adımlarla ilerleyecek" açıklamasında bulundu. Uraloğlu, söz konusu terminal binasının devlet başkanlarından uluslararası iş insanlarına, yatırımcılara, sanat ve iş dünyasının önde gelen isimlerine kadar çok seçkin bir misafir kitlesine hizmet sunacağını dile getirdi. "Etimesgut Havalimanı’nda yenileme ve genişletme çalışmalarımız büyük bir hızla devam ediyor" Aynı vizyonla Ankara’nın da havacılık altyapısını güçlendirdiklerine dikkati çeken Bakan Uraloğlu, şöyle devam etti: "Bildiğiniz üzere bu yılın başında Esenboğa Havalimanımızın 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistini, 77 metre yüksekliğindeki modern hava trafik kontrol kulesini ve tüm tamamlayıcı tesislerini milletimizin hizmetine sunduk. Şu anda da Etimesgut Havalimanı’nda yenileme ve genişletme çalışmalarımız büyük bir hızla devam ediyor. Mevcut 2 bin 450 metre uzunluğundaki pisti 3 bin metreye uzatıyor, pist genişliğini 42 metreden 60 metreye çıkarıyoruz. 160 bin metrekarelik yeni apron imalatımız, taksi yolları, Devlet Konukevi ve bağlantı yolları ile birlikte toplam 600 bin metrekarelik kaplamalı imalatı tamamlamak üzereyiz." Etimesgut Havalimanı için gerek olmadığına yönelik bazı eleştiriler dile getirilse de tarifeli sivil uçuşlara tamamen kapalı olarak sadece hükümet uçuşları ve özel izinli uçuşlar için kullanılan havalimanlarının dünya genelinde mevcut olduğunu dile getiren Uraloğlu, "Bu model, Fransa’da Paris Le Bourget, İngiltere’de Farnborough ve Biggin Hill ile Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Joint Base Andrews Havalimanları gibi örneklerle dünya çapında uygulanmaktadır" şeklinde konuştu. "NATO Zirvesi sonrasında THK Üniversitesi için eğitim uçuşlarına da ev sahipliği yapmaya devam edecektir" Türkiye’nin de bölgesel güvenlik dinamikleri, yoğun diplomatik trafiği ve stratejik önemi nedeniyle böyle bir havalimanına ihtiyacı olduğunu söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu noktada Etimesgut Havalimanı, hem askeri hem sivil kullanıma uygun modern yapısıyla, şehir merkezine ulaşımı kolaylaştıracak yeni bağlantı yollarıyla Ankara ve Türkiye’nin havacılık kapasitesine çok önemli bir katkı sağlayacaktır. Ayrıca NATO Zirvesi sonrasında Türk Hava Kurumu (THK) Üniversitesi için eğitim uçuşlarına da ev sahipliği yapmaya devam edecektir." "Yerli ve millî teknolojilerde büyük mesafe katedildi" Hava seyrüsefer hizmetlerinde de çok önemli bir kapasiteye ulaştıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yaklaşık 1 milyon kilometrekarelik hava sahamıza 33’ü radar olmak üzere toplam 410 adet hava seyrüsefer yardımcı sistemiyle 24 saat kesintisiz hizmet veriyoruz" açıklamasında bulundu. Yerli ve milli teknolojilerde de büyük mesafe katettiklerini vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdik. 18 Mayıs itibarıyla Antalya Havalimanımız ileri seviye hava trafik kontrol sistemi olan ‘Advanced ATC Tower’ ile hizmet vermeye başladı. Böylece Antalya Havalimanımız, Avrupa hava trafik ağına bu ileri seviye konseptle entegre edilen ilk Türk havalimanı oldu. Bu sayede taksi, pist kullanımı ve kalkış zamanı gibi operasyonel verileri gerçek zamanlı olarak EUROCONTROL’e aktarabilecek, özellikle yoğun yaz sezonunda trafik akışını çok daha etkin, verimli ve koordineli yönetebileceğiz" şeklinde konuştu. Uraloğlu ayrıca yine tamamen Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ilk yerli gözetim radarını 2023’te Gaziantep’te faaliyete geçirdiklerini hatırlatarak, "İstanbul, Ankara ve Erzincan’da yenilerini kuruyoruz" dedi. "DHMİ çevre ve sürdürülebilirlikte de dünya lideri" Çevre ve sürdürülebilirlikte de dünya lideri olduklarını dile getiren Uraloğlu, "58 havalimanımızın tamamı Sıfır Atık Belgesi’ne sahipken, 52’si Uluslararası Havalimanı Karbon Akreditasyonu Sertifikası aldı. DHMİ, bu alanda dünyada en fazla sertifikaya sahip havalimanı işletmecisi oldu. 27 Kasım 2025’te devreye aldığımız Serbest Rota Hava Sahası Uygulaması ile yakıt, zaman tasarrufu ve karbon salınımında önemli azalma sağlıyoruz. Tüm havalimanlarımızda ücretsiz Wi-Fi, birçok noktada su sebili, bebek bakım alanları, çocuk oyun alanları ve 42 havalimanımızda erişilebilirlik belgesiyle yolcu memnuniyetini en üst seviyeye çıkarıyoruz" açıklamasında bulundu. Bu başarıların gurur verici ancak bir durak olmadığını, yeni başlangıçlar olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Bizler için başarı, bir son değil, yeni zirvelere giden bir basamaktır. Yakalanan bu başarılar elbette çok önemli ancak biz başarıları daha da ileri taşımalı ve çıtayı daima yükseltmeliyiz. Günümüzde teknoloji, sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve dijital dönüşüm havacılığı kökten değiştiriyor. Bu nedenle yer hizmetlerinden operasyonlara, yolcu deneyimine kadar her alanda dünyadaki en ileri trendleri yakalayıp ülkemize taşımak zorundayız" şeklinde konuştu. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin havacılık altyapısını daha güçlü, daha modern, daha güvenli ve daha yüksek kapasiteli hale getirecek çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yenilikçi, çevreci, verimli ve insan odaklı projelerle vatandaşımızın hayatını kolaylaştıracağız" dedi.
Aksaray Aksaray’da trafik güvenliği toplantısı yapıldı Aksaray’da Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi İl Yürütme Kurulu’nun Mayıs ayı toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda trafik güvenliğini artırmaya yönelik çalışmalar ve kurumlar arası koordinasyon ele alındı. Aksaray’da trafik güvenliğinin artırılması amacıyla yürütülen çalışmalar çerçevesinde Karayolu Trafik Güvenliği Stratejisi İl Yürütme Kurulu Mayıs ayı toplantısı gerçekleştirildi. Toplantı, Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Samet Öztürk başkanlığında yapıldı. İlgili kurum amirlerinin katılım sağladığı toplantıda, kent genelinde trafik güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik mevcut uygulamalar değerlendirildi. Özellikle kara yollarında meydana gelen trafik kazalarının azaltılması, sürücü ve yayaların bilinçlendirilmesi ile denetim faaliyetlerinin etkinliğinin artırılması konuları gündeme alındı. Toplantıda ayrıca kurumlar arasında koordinasyonun güçlendirilmesi, trafik güvenliği stratejileri doğrultusunda yürütülen çalışmaların daha verimli hale getirilmesi ve yeni dönem planlamaları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınabilecek ek tedbirler de detaylı şekilde değerlendirildi. Yetkililer, trafik güvenliğinin yalnızca denetimlerle değil, eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla da desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Aksaray genelinde sürdürülen çalışmaların kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.