ÇEVRE - 15 Mayıs 2025 Perşembe 17:02

Lise öğrencilerinden denizde müsilaj ve atık toplayan deniz aracı

A
A
A
Lise öğrencilerinden denizde müsilaj ve atık toplayan deniz aracı

Samsun’da lise öğrencileri denizde plastik atık ve müsilaj toplayan, güneş enerjisi ile çalışabilen deniz aracı yaptı.


Samsun Atakum Meslek ve Teknik Lisesi’nde öğrenciler bilim fuarında projelerini sergiledi. Okulun öğrencilerinden Beytullah Arslan, Yunus Emre Duran, Yiğit Aktürk, Furkan Osman Özbek ile danışman öğretmen Sezai Oğulluk ve Güven Şimşek tarafından atıkları deniz yüzeyinden hareketli bir konveyör sistemi ile temizleyen bir deniz aracı yaptı. Enerji maliyeti olmayan sistem hakkında bilgi veren danışman öğretmen Sezai Oğulluk, "Projemizin adı ‘Maviye Nefes Ver.’ Kıyı temizliğinde kullanılan bir projedir. Özellikle deniz atılan plastik atıkları temizliyoruz. Bunun için güneş enerjisini kullanıyor. 7/24 güneş enerjisini kullanabiliyor. Bluetooth üzerinde cep telefonu ile kontrol edebiliyor. Otonom çalışabiliyor. Bölgesel alanda tüm plastik atıkları, müsilajı temizleyebiliyor" dedi.


Öğrenci Beytullah Arslan ise "Projenin amacı deniz üzerinde yüzebilen plastik, müsilaj gibi atıkları temizlemek için yaptık. Gemimiz sabahları güneş enerjisiyle çalışıyor. Akşamları da topladığı güneş enerjilerini depolayarak, akşamları da çalışıyor. Bu sayede 7/24 çalışmaya imkan tanıyor" diye konuştu.



"Projelerimizin 14 tanesini tasarım 6 tanesi de araştırma niteliği taşımaktadır"


Okul Müdürü Mustafa Şahin, "Okulumuz TÜBİTAK 4006 proje sürecine 20 proje ile başvurmuş olup, 20 projemizde kabul görmüştür. Projelerimizin 14 tanesini tasarım 6 tanesi de araştırma niteliği taşımaktadır. Okulumuz mesleki ve teknik bir okul olduğundan dolayı projelerimiz daha çok sürdürülebilir şehirler ve robotik kodlama açısında önem arz etmektedir. 6 tane projemiz daha çok çevresel projeler üzerine yoğunlaşmıştır. Temeldeki amacımız öğrencilerimiz proje fikrine alıştırmak, bu fikir etrafında geliştirme çalışmaları yaparak, yaşanılan dünyaya çözüm üretme çabasındayız. Bu yıl ki proje faaliyetimiz 40 öğrenci 20 öğretmenle gerçekleştirmiş" şeklinde konuştu.



Yangın avcısı


Atakum Meslek ve Teknik Lisesi öğrencilerden oluşan ’Ata Wings’ takımı ise yangın avcısı ismini verdikleri proje ile İnsansız Hava Aracı yaptı. Proje hakkında bilgi veren lise öğrencisi Muhammet Kaan Uzun, "Bu projemizle tam otonom insansız hava aracımızla yangın bölgelerinde tamamen aracımızla yangın tespiti ve bunu söndürmesini amaçlıyoruz. Üzerinde 2 tane bilgisayarımız var. Bir tanesi otonom uçuş için gerekli olan bilgisayarımızdır. Diğeri ise kendi yazılımımızla yaptığımız bilgisayardır" dedi.



Güneş enerjisi ile tuzlu su arıtma


Deniz suyunu arıtarak evlerde kullanılabilmesi için proje yapan lisenin Tesisat Teknoloji ve İklimlendirme Öğretmeni Abdulkadir Kaya, "Güneş enerjisi ile tuzlu suyu arıtmayı hedefledik. Deniz suyunu topladık, üstüne bir naylon serdik. Deniz suyunu buharlaştırdık ve yoğunlaştırdık. Yoğuşan suyu ise arıttık. Bu proje kurak olan bölgelerde kullanılabilir" diye konuştu.



’Boşa akıtma susuz kalma’ projesi


Lisenin öğrencilerinden Berat Bilgin, Faruk Polat, danışman öğretmenler Mustafa Koçak, Özgür Arslan tarafından yapılan boşa akıtma susuz kalma projesi ile entegrasyonu kolay sensörlerle otomatik kontrol sağlayan geri dönüşümlü su sistemi elde edilmesi amaçlanıyor. Projede suyun istenilen sıcaklığa ulaşana kadar boşa akmaması için geliştirilmiş geri dönüşümlü su sistemi elde edilecek. Sıcaklık sensörleri suyun anlık sıcaklığını ölçerek gerekli yönlendirmeleri yapacak ve manuel müdahale gerektirmeden suyun verimli şekilde kullanılması sağlanacak. Öğretmenlerden alınan bilgiye göre cihaz mevcut ısıtıcı sistemlerine kolayca entegre edebilecek şekilde tasarlandı.



Orman yangın uyarı sistemi projesi


Lise öğrencilerinden Behiyenur İleri, Asya Ayas ile danışman öğretmen Hüseyin Özer, Musa Taş tarafından Orman Yangın Uyarı Sistemi geliştirildi. Projede orman yangınların erken teşhisi ve hızlı müdahale edilmesi üzerine bir çalışma yapıldı. Tasarlanan orman yangın önleyici küpü ile itfaiye ve güvenlik birimlerine hızlı bir şekilde haber gönderilmesi amaçlanıyor.



Doğan dijitale dönüşüm projesi


Doğadan dijitale dönüşüm ismini verdikleri bir proje yapan Atakum Meslek ve Teknik Lisesi Görsel Sanatlar Öğretmeni Ayşe Nuran, "Bu sene 4006 TÜBİTAK projesi olarak eski çağlardan günümüze kadar farklı dönemlere ve zamanlara ait eserleri hayat ağacı sembolü ile bağdaştırıp göstermeye çalıştık. 2 amacımız var. Farklı dönemlerdeki resimlerin değişik amaçlar doğrultusunda yapıldığını öğrencilere gösterebilmek, bir diğer amacımız ise her yerde sanatın icra edilebileceğini göstermek. Ağacın köklerden başlayarak günümüze kadar devam eden resim sanatına ait eserleri göstermek istedik" şeklinde konuştu.



Oyunlar yardımıyla kimya öğrenme


Lisenin öğrencilerinde Ecrin Demirel, Fazıl Kurt ile danışman öğretmen Hamide Nur Özen ilk olarak kimya dersinde anlaşılması veya öğrenilmesi zor olan konuları tespit etti. Soyut olan kavramlar somutlaştırıldı ve oyun haline getirildi. Periyodik cetvel üzerinde yer alan elementlerin özelliklerinin öğrenilmesi element tahmin oyunu kartları tasarlandı. Kovalent ve iyonik bağların somut olarak anlamdırılabilmesi için oyun hamurları ile modeller oluşturuldu. Karışımların yoğunluğu ve faz farkı tayini, günlük hayatta kullanılan sıvılarla elde edildi.



Lise öğrencilerinden denizde müsilaj ve atık toplayan deniz aracı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.