SAĞLIK - 29 Nisan 2025 Salı 10:52

‘Menenjit aşısı hayati önem taşıyor’

A
A
A
‘Menenjit aşısı hayati önem taşıyor’

Meningokok (menenjit) aşısının önemine dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pelin Aytaç Uras, "Meningokok menenjit sıklıkla hayatın ilk yılında görülür, ardından gençlik yıllarında ikincil zirvesini yapar. Çoklu organ yetmezliği ile geri dönüşsüz şok gelişimi, akut meningokok enfeksiyonlarında ölümcül sonuçlara yol açar. Ülkemizde de yaygın olarak görülen bu hastalık için meningokok menenjit aşısını çocuklarımıza önermekteyiz" dedi.


Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pelin Aytaç Uras, Dünya Aşı Haftası’nda meningokok (menenjit) aşısı hakkında bilgilendirdi. Uzm. Dr. Uras, "Neisseria Meningitidis, menenjit (beyin zarı iltihabı) veya kan dolaşımı enfeksiyonuna (septisemi) yol açabilen bir bakteri türüdür. Ayrıca zatürre (pnömoni), göz enfeksiyonu (konjonktivit), eklem iltihabı (septik artrit) ve kalp kası iltihabına (miyokardit) da yol açabilmektedir. Meningokok menenjit sıklıkla hayatın ilk yılında görülür, ardından gençlik yıllarında ikincil zirvesini yapar. Çoklu organ yetmezliği ile geri dönüşsüz şok gelişimi, akut meningokok enfeksiyonlarında ölümcül sonuçlara yol açar. Meningokoklar serolojik olarak gruplara ayrılırlar. A, B, C, Y VE W en sık görülenleridir. Birçok çocukta birkaç saat ile birkaç gün içinde şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, bulantı, kusma ve stupor (koma) görülür. Ciltte alacalı görünüm, basmakla solmayan döküntü olabilir" diye konuştu.



"Özellikle 1 yaş altı çocuklar risk altında"


Risk grubundaki çocuklardan bahseden Uzm. Dr. Uras, "Meningokok enfeksiyonu herkesi etkileyebilir ancak özellikle 1 yaş altı bebekler olmak üzere 5 yaşın altındaki çocuklarda ve 15-19 yaş arası çocuklarda artan bir risk vardır. Ülkemizde B grubu, A, C, W ve Y gruplarına karşı koruma sağlayan aşılar uygulanmaktadır. B grubu meningokoklara karşı koruma sağlayan aşı en erken bebeklere 8. haftalarında uygulanmaya başlanmaktadır. Aşıların zamanlaması ve doz şeması başlandığı yaşa göre değişiklik göstermektedir" şeklinde konuştu.



"Meningokok menenjit aşısını çocuklarımıza öneriyoruz"


Uzm. Dr. Uras, "Meningokok aşısından sonra yüksek ateş, ishal, kusma, döküntü, huzursuzluk görülebilir ancak çoğunlukla bir yan etki yaşanmaz. Görülen yan etkilerin hiçbiri ciddi boyutlarda değildir ve kısa sürede düzelir. Ülkemizde de yaygın görülen bu hastalık için meningokok menenjit aşısını çocuklarımıza önermekteyiz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.