GÜNDEM - 29 Nisan 2025 Salı 14:12

’Müslüman nüfusu, 2070’te Hristiyan nüfusunu geçecek’

A
A
A
’Müslüman nüfusu, 2070’te Hristiyan nüfusunu geçecek’

Diyanet İşleri Başkanlığı Mühtedi Çalışmaları ve Yurtdışı Sosyal İçerikli Din Hizmetleri Daire Başkanı Doç. Dr. Sevde Düzgüner, 2070 yılının ardından dünyadaki en kalabalık grubun müslümanlar olacağını söyledi.


Samsun’da düzenlenen "Dünyaya Açılan İslam: Mühtedi Aydınların Sesleri" başlıklı programa katılan Marmara Üniversitesi’nden Diyanet İşleri Başkanlığı Mühtedi Çalışmaları ve Yurtdışı Sosyal İçerikli Din Hizmetleri Daire Başkanı Doç. Dr. Sevde Düzgüner, bir sunum gerçekleştirdi. Dünya üzerinde İslamiyet’i seçenlerin sayısının her geçen gün arttığına vurgu yapan Doç. Dr. Sevde Düzgüner, bu oranın korunması halinde 2070 yılının ardından dünyadaki en kalabalık grubun müslümanlar olacağını ifade etti.



"Fransa, Almanya, Hollanda ve İngiltere’de çocuklara en çok konulan isim Muhammed"


İslamiyet’in yayılma hızının Avrupa ülkelerinde çocuklara koyulan isimlerden de anlaşılabileceğine değinen Doç. Dr. Sevde Düzgüner, "Biliyoruz ki bugün dünya nüfusunun en kalabalık ikinci grubunu müslümanlar oluşturuyor. Ancak bu nüfusta bir hareketlilik söz konusu. Çünkü bu yapılan araştırmalar Müslüman nüfusunun diğer gruplara oranla daha hızlı ilerlediğini gösteriyor. Biz Avrupa’daki Müslümanları daha çok tahayyül ediyoruz, yurt dışındaki Müslümanlar dediğimizde ama aslında onların sayısı, yüzdelik dilim olarak çok küçük ve temsil kabiliyetleri çok yüksek. Türkiye’nin de güçlü bağlarının olduğu ana coğrafya burası. O yüzden Avrupa’yla yapılan çalışmalar tüm dünyada iz bırakma potansiyeline sahip. Bu nüfus hareketliliğini biz haberlerde daha çok bu yıl Fransa’da, Almanya’da, Hollanda’da, İngiltere’de doğan çocuklara en çok konulan ilk ya da ikinci isim Muhammed olarak yer alıyor. Bu haberler bizim hoşumuza gidiyor, tebessümle karşıladığımız haberler. Ancak mantıklı düşündüğümüz zaman bu ülkelerde bundan 20 yıl sonra sokaklarda dolaşan delikanlılar arasında en kalabalık Muhammed grubunun olacağı anlamına geliyor. Bu veriler bizi Dünya Big Datasında daha dikkatli bakmamızı sağlar" dedi.



"Müslümanların nüfusu, 2070’te Hristiyanlarla eşit olacak"


Bir aksi durum oluşmaması halinde 2070 yılında dünyadaki Müslüman sayısının Hristiyan sayısını yakalayacağını dile getiren Doç. Dr. Düzgüner, "Hristiyanlığın doğal büyüme hızı en kalabalık ilk grup. İkinci grup olan Müslümanların doğal büyüme hızından biraz daha yavaş. Bu da aradaki makasın kapandığı anlamına geliyor. Hristiyanlıktan özellikle çok ciddi kopuşlar var. Bir sonraki nesil kendisini buradan uzak hissettiğini özellikle Avrupa ülkelerinde dile getiriyor. Bunlar büyük ölçüde kendilerini herhangi bir dine bağlı olmayan bireyler olarak tanımlasalar da bir kısmı ise hala İslam dairesine girerek mühtedi kardeşimiz oluyor. Eğer böyle giderse dünya üzerinde Müslümanların nüfusunun 2070’te Hristiyanlarla eşit olması ve sonrasında da dünyanın en kalabalık ilk grubu olması öngörüleri yapılıyor. Bunlar akademik araştırmaların sonuçları. Ancak bu veriler Müslüman olarak bize, özellikle başkanlığımıza 3 noktayı işaret ediyor. Bir, İslam’ın doğru anlaşılması ve buraya yönelimin önündeki engellerin kaldırılması için İslamofobi ile mücadele etmemiz gerekiyor, birey olarak her birimizin. İki, bu daireye katılan mühtedi kardeşlerimize yönelik çalışmalar yapmamız gerekiyor, Müslüman nüfusu için. Üç, Müslüman coğrafyaya doğup büyüyenlerin bu dairede kalması için de Müslüman kimliğini korunmasına dair çalışmalar yapılması gerekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu bilinçle çalışıyoruz" diye konuştu.



"Almanya ve Amerika’nın yanı sıra Hindistan’da İslamofobi arttı"


Müslümanların dünyada uğradığı saldırılara da değinen Düzgüner, "Yıllık olarak İslamofobi raporunu yayınlıyoruz. Bu İslamofobi raporları hizmete özel olarak yayınlanıyor. Sonrasında kamuoyuyla da paylaşılacak. 2021-22-23 yılları güncel. Dokuz yüzlerde taradığımız haberler 2023’te çok ciddi artış gösterdi. Yani bir yılda neredeyse ikiye katladığını söyleyebiliriz. Peki, 2023’te ne oldu diye baktığımızda ülkelerin sıralamasında değişiklik var. Almanya, Amerika bizi şaşırtmazken Hindistan’daki çok ciddi artışı görüyoruz. Müslüman olmak artık dünyada kolay değil. Her yerde mücadeleyi gerektiriyor. 2023’teki bu artışın arka planına baktığımızda ise olayların büyük ölçüde son 3 aya yığıldığını görüyoruz. Bu da tam 7 Ekim İsrail’in Filistin’e yönelik soykırımı başlattığı tarihe denk gelir. Bunu neden özellikle belirtiyorum? Sosyal medyada bu Filistin’e yönelik soykırımdan sonra İslam’a yönelik ilginin arttığına dair çok haberler yapıldı. Bu doğru. Ancak eş zamanlı olarak tüm dünyada Müslüman ve İslami kurumlara yönelik baskılarda da ciddi bir artış olduğunu görüyoruz. Buna bağlı olduğu için hemen mühtedi çalışmalarına geçiyoruz. Yurt dışından gelen verilere göre 2023’te ihtida rakamlarında bir artış gözlemliyoruz. Ancak bu artış İslamofobideki kadar güçlü değil. Müslüman kimliğinin korunması için ise aile seminerlerini elimizden geldiğince yapıyoruz" şeklinde konuştu.



’Müslüman nüfusu, 2070’te Hristiyan nüfusunu geçecek’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.