KÜLTÜR SANAT - 23 Eylül 2025 Salı 11:16

Nurullah Genç: "Yola çıkın ama yoldan çıkmayın"

A
A
A
Nurullah Genç: "Yola çıkın ama yoldan çıkmayın"

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde düzenlenen "Vezirköprü Kitap Günleri" etkinlikleri kapsamında şair ve yazar Prof. Dr. Nurullah Genç, kelimelerin insan hayatındaki önemine dikkat çekerek, "Yola çıkın ama yoldan çıkmayın" dedi.


Vezirköprü Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda konuşan Prof. Dr. Genç, ailelere çocuklarının kelime dünyasını şekillendiren unsurlara dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayarak, "Bir anne baba, çocuğunun elindeki telefonun, tabletin ya da çevresindeki arkadaşlarının onun zihnine hangi kelimeleri kazıdığını biliyor mu? Kelime hayati derecede önemlidir. Şemsi Tebrizi, Allah çok konuşmamızı isteseydi bize iki ağız, bir kulak verirdi, der. Ama bize iki kulak, bir ağız verilmiştir ki çok dinleyelim, az konuşalım. Eskilerin ‘Kelam-ı Kibar’ dediği budur: Hikmetli söz, erdemli söz, atasözü, vecize… Ne güzel demişler: ‘Yola çıkın ama yoldan çıkmayın" diye konuştu.


Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği program, Prof. Dr. Genç’in "Hindibağ" adlı şiirini seslendirmesiyle sona erdi.


Programa Vezirköprü Kaymakamı Özgür Kaya, Belediye Başkanı Murat Gül, İlçe Müftüsü Naci Yalçınkaya, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Uyar, Kütüphane Müdürü Kani Yılmaz ve çok sayıda vatandaş katıldı.



Nurullah Genç: "Yola çıkın ama yoldan çıkmayın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun üçüncü sezonu başladı Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI’nin, geleceğin teknisyenlerini yetiştirmeyi amaçlayan programı TEI Havacılık Teknisyen Okulu, TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit’in açılış dersiyle üçüncü sezonuna başladı. Eskişehir Valiliği himayesinde ve Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nun açılış dersi için gerçekleştirilen törene; TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve TEI yetkilileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Tören kapsamında öğrencilere seslenen Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, mesleki eğitimin önemine vurgu yapmanın yanı sıra, savunma sanayi alanındaki millî projeler için çalışmanın aynı zamanda vatana hizmet olduğunun altını çizdi. Son olarak bu alandaki destekleri nedeniyle TEI’ye teşekkürlerini sunan Aydın, yeni dönemde öğrencilere başarılar diledi. Programın açılış dersi TEI 101’de öğrencilerle bir araya gelen TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, yerli ve millî savunma sanayi teknolojilerinin önemini anlatırken, TEI’nin faaliyetlerini ve Türkiye’nin millî havacılık motorları serüvenini katılımcılarla paylaştı. 11 hafta sürecek TEI Havacılık Teknisyen Okulu’nda havacılık ve savunma sanayi sektöründe yer alan üretim ve imalat alanlarıyla ilgili teknik dersler yer alıyor. Okul öncesi eğitimden lisansüstü eğitime kadar, her seviyede eğitim çalışmalarını desteklemeye devam eden TEI, 2024 yılında hayata geçirdiği TEI Havacılık Teknisyen Okulu ile meslek liseli öğrencilerin sektöre dair teknik bilgi ve becerilerini artırmanın yanı sıra, Eskişehir’in istihdamına da destek olmayı hedefliyor.
Kahramanmaraş Gülerek uğurladığı müşterileri bir gün sonra enkaz altında kaldı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinden bir gün önce salonuna gelen müşterilerini Ebrar Sitesi’nde enkaz altında kaybeden bir kuaför, yaşadığı acı dolu süreci anlattı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde vatandaşların acıları tazeliğini koruyor. Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde faaliyet gösteren kuaför Sefa Kepekçi, depremden bir gün önce Ebrar Sitesi’nden gelen bir müşteri grubunu ağırladığını belirterek, aileleri ve komşularıyla birlikte gelen müşterilerini sohbet ederek, gülerek uğurladığını söyledi. Kepekçi, gece meydana gelen depremde grubun tamamının hayatını kaybettiğini öğrendiğini ifade etti. Felakette çok sayıda müşterisini kaybettiğini anlatan Kepekçi, "O gün depremden önce saçını boyatıp ertesi gün vefat haberini aldığım 6-7 müşterim oldu. Ebrar Sitesi’nden gelen 4-5 kişilik grup vardı. Gün boyu birlikte vakit geçirdik, yemek yaptılar. Gülerek gönderdim ama gece deprem oldu. Sonrasında hepsini kaybettiğimizi öğrendik. Çok ağır bir travmaydı. Birçok arkadaşımız işsiz kaldı. Biz kapımızı bütün meslektaşlarımıza açtık. Elimizden geldiğince esnaf arkadaşlarımıza yardımcı olmaya çalıştık. Direndik, hâlâ da direniyoruz. Kendi iş yerimizi bırakmak zorunda kaldık, yeni bir lokasyonda yeniden hizmet vermeye başladık. İnsanlar moral olarak sıfırdı. Yeni yeni toparlanmaya çalışıyoruz. Bu sürecin bir 2-3 sene daha süreceğini tahmin ediyorum. Yaklaşık 2-3 ay boyunca gelen insanların saçlarını ücretsiz yıkadık, kişisel bakımlarını yaptık. Herhangi bir ücret almadık. İnsanların biraz olsun kendini iyi hissetmesini istedik" ifadelerini kullandı.
Mersin Tarsus’ta emeklilere yeni emekli evi müjdesi Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, emeklilere yönelik sosyal destek çalışmalarını yerinde incelemek amacıyla Emekli Evini ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada Boltaç, emeklilerle sohbet edip yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Emekli Evlerinin yalnızca dinlenme alanı değil, aynı zamanda sosyal dayanışma noktası olduğunu belirten Başkan Boltaç, "Emekli hemşehrilerimiz için bu evleri açarak gün içinde yalnız kalmalarının önüne geçiyoruz. Buraya gelenler dostlarıyla zaman geçiriyor, çayını içiyor, sohbet ediyor. Uzman ve doktor desteğiyle sağlık açısından da yanlarında oluyoruz" dedi. Emeklilere yeni emekli evi müjdesi Emeklilerin ekonomik sıkıntılarına da değinen Boltaç, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik yeni projeler üzerinde çalıştıklarını belirterek, merkezde yeni bir emekli evi açacaklarını söyledi. Talep doğrultusunda farklı mahallelerde de emekli evleri açılacağını ifade eden Boltaç, yalnızca emekli maaşıyla geçinen ihtiyaç sahiplerine düzenli destek sağlayacak bir model üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Desteğin gizlilik esasına göre verileceğini vurgulayan Boltaç, "Kart sistemiyle vatandaşlarımız alışverişini yapabilecek. Ne mahcubiyet olacak ne de kimse zor durumda kalacak. Amacımız, emekli vatandaşlarımızın onurunu koruyarak yanlarında olmak" diye konuştu. "Birlik ve saygının buluşma noktası" Emekli Evinin kapsayıcı bir anlayışla hizmet verdiğini ifade eden Boltaç, "İlk geldiğim gün burada erkek egemen bir ortam vardı. Biz hem kadınlarımızı hem erkeklerimizi istiyoruz. Birbirimize saygı duyacağımız, sevgi ve hürmetin olduğu bir ortam oluşturduk. Kadın-erkek birlikte güzel bir atmosfer var, ben de bundan mutluyum" ifadelerini kullandı. "Bu milletin öz evladıyım" Göreve geldikleri günden bu yana hayata geçirilen projelere de değinen Boltaç, kent meydanı, taziye evleri, okuma salonu, gastronomi merkezi ve emekli evi gibi yatırımları tamamladıklarını, yolların asfaltlandığını ve belediyenin güçlendiğini söyledi. Kente olan bağlılığını vurgulayan Boltaç, "Üç şeye borcum var: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e, atalarımı bağrına basan Tarsus’a ve soyadıma. Bu millete borcum var. Ben bu milletin öz evladıyım. Emekli hemşehrilerimiz başımızın tacıdır" dedi. Ziyaret, emeklilerle yapılan sohbet ve birlikte söylenen şarkıların ardından çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
Antalya Antalya’da eğitilen Afrika keseli sıçanları enkaz altındaki "göz" olacak Antalya’da hayata geçirilen "Kahraman Fareler Projesi", arama kurtarma çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını araladı. Yaklaşık 3 yıllık eğitimle insan kokusunu ayırt edebilen Afrika keseli sıçanlarının sırtlarına takılan GPS ve kamera sistemiyle ulaşılması zor noktalardaki arama kurtarma çalışmalarına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Programın lideri Dr. Danielle Giangrasso, "Amacımız, bu küçük kahramanların hayat kurtarmasına katkı sağlamak" dedi. Antalya’nın Muratpaşa Belediyesi, Belçika merkezli APOPO kuruluşu, GEA Arama Kurtarma Derneği ve Ankara Üniversitesi işbirliğinde yürütülen "Kahraman Fareler Projesi", enkaz altında canlı tespitinde teknoloji destekli yeni bir dönemin kapısını araladı. Yaklaşık 3 yıllık eğitim sürecinden geçirilen Afrika keseli sıçanlarının insan kokusunu ayırt edebilme yetenekleri sayesinde ulaşılması zor noktalarda arama kurtarma çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor. Farelerin sırtına takılan GPS ve kamera sistemiyle ekipler, enkaz içindeki hareketleri anlık olarak takip edebiliyor. Enkazda "göz" olacak Farelerin sırtına yerleştirilen özel GPS ve kamera sistemi sayesinde ekipler enkazın derinliği ve erişilmesi zor alanlar hakkında anlık ve detaylı bilgi alabiliyor. Eğitimleri yaklaşık 3 yıl süren farelerin çevresel faktörlere karşı duyarlılıklarının artırıldığı ve canlı insan kokusunu ayırt edebilecek seviyeye getirildi. Bu sistemin özellikle insanların ve mevcut teknolojinin erişmekte zorlandığı alanlarda önemli bir tamamlayıcı rol üstlenmesi amaçlanıyor. "Mevcut yöntemleri tamamlayıcı bir unsur" Kahraman Fareler Programı Lideri Dr. Danielle Giangrasso, programın arama kurtarma alanında önemli bir ihtiyaca cevap vermeyi hedeflediğini söyledi. Giangrasso, "Kahraman fareler, hayatta kalan insanları tespit etmek üzere eğitiliyor. Canlıya yaklaştıklarında yeleklerindeki sinyal vericiyi kullanarak üs noktasına uyarı gönderiyorlar" dedi. Farelerin ikinci temel yeteneğinin ise verilen komutla üs noktasına geri dönmek olduğunu belirten Giangrasso, "Bu sayede arama sırasında kontrollü ve güvenli bir çalışma yürütülebiliyor" ifadelerini kullandı. Eğitim sürecinde farelerin çok erken yaşlardan itibaren kedi ve köpek kokularına maruz bırakıldığını aktaran Giangrasso, Türkiye’de sokak hayvanlarıyla herhangi bir olumsuz etkileşim yaşanmadığını vurguladı. Türkiye’de operasyonel kullanım hedefi Kahraman farelerin 2015 yılında yapılan ön fizibilite ve kavram kanıtlama çalışmalarıyla ortaya çıktığını belirten Giangrasso, 2017’de GEA Arama Kurtarma ile kurulan işbirliğiyle projenin Türkiye boyutunun başladığını kaydetti. Yakın zamanda Tanzanya’dan Türkiye’ye getirilen farelerin gerçekçi enkaz alanlarında eğitimlerinin sürdüğünü aktaran Giangrasso, operasyonel kullanımın araştırma sürecinin tamamlanması ve gerekli onayların alınmasının ardından mümkün olacağını söyledi. Uzun ömürlü ve dayanıklı tür Giangrasso, standart farelere kıyasla daha iri yapılı ve uzun ömürlü olan dev Afrika keseli sıçanlarının tercih edildiğini söyledi. Ortalama iki yıl yaşayan standart farelerin aksine bu türün yaklaşık 10 yıla kadar yaşayabildiğini aktaran Giangrasso, güçlü yapıları sayesinde teknoloji destekli sırt çantalarını rahatlıkla taşıyabildiklerini, arama kurtarma çalışmalarında ise insanlar, köpekler ve robotlarla birlikte tamamlayıcı bir unsur olarak görev yapmasının hedeflendiğini bildirdi. "Amacımız, bu küçük kahramanların hayat kurtarmasına katkı sağlamak" 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin kendileri için bir dönüm noktası olduğunu da sözlerine ekleyen Dr. Danielle Giangrasso, "6 Şubat sabahını çok net hatırlıyorum. O sırada ekibimiz Tanzanya’da eğitim yapıyordu ve haberi o sabah aldık. Güne başlamadan önce, hayatını kaybedenleri ve sahada arama kurtarma çalışmalarını sürdüren tüm ekipleri anmak için bir saygı duruşunda bulunduk. Türk halkını düşündük, GEA Arama Kurtarma’yı ve ortaklarımızı düşündük. Her ne kadar Tanzanya’da olsak da, bu süreçte herkesle birlikte dayanışma içinde olduğumuzu hissettik. O sabah, bu çalışmanın nereye doğru ilerlediğini çok net hissettim. Bugün burada, Türkiye’de herkesle birlikte çalışırken bu misyon daha da güçlü ve daha da anlamlı geliyor. Amacımız, bu küçük kahramanların hayat kurtarmasına katkı sağlamak" diye konuştu. "Enkazın içini analiz etme, kazazede varsa tespit etmemizi kolaylaştırıyor" GEA Arama Kurtarma Derneği Antalya Temsilcisi Murat Beşparmak da, "Enkazdaki küçük boşluklara girme özellikleri var ve dik yerlere de çıkıp inebiliyorlar. Çok çevik hayvanlar. Üzerlerinde de teknik ekipmanları olduğu için görüntü alabiliyoruz, konumunu takip edebiliyoruz ve karşılıklı ses iletişimi kurulabiliyor. Bunlar bizim işimize kolaylık katıyor. Enkazın içini analiz etme, kazazede varsa tespit etmemizi kolaylaştırıyor" ifadelerini kullandı.
Sakarya Sakarya’da "fıkra gibi olay: Kurtarmaya gelen de battı Sakarya’nın Sapanca ilçesinde sürücüsünün yeni aldığı arazi aracı, deneme sürüşü sırasında çamura saplanınca bölgede eşine az rastlanır bir kurtarma operasyonu başladı. Yardıma giden 4, 14 ve 22 tonluk 3 kepçe de arazi aracıyla birlikte çamura saplanınca, araçları kurtarmak için dev iş makineleri seferber oldu. 6 gün süren çalışmanın ardından tüm araçlar kurtarıldı. Edinilen bilgiye göre, ilçedeki bir arazide yeni aldığı aracıyla deneme sürüşü yapan sürücü, aracın balçığa saplanması üzerine yardım çağırdı. Bölgeye sevk edilen 4 tonluk iş makinesi, kurtarma çalışması sırasında çamura gömüldü. Bunun üzerine bölgeye sırasıyla 14 ve 22 tonluk iki iş makinesi daha yönlendirildi. Zeminin yumuşak olması nedeniyle yardıma gelen iş makinelerinin de bataklığa saplanması üzerine bölgede kapsamlı çalışma başlatıldı. Kurtarma çalışması 6 gün sürdü Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri ve çevredeki hafriyat firmalarının desteğiyle bölgeye yüksek tonajlı ekskavatörler sevk edildi. Yaklaşık 6 gün süren ve 300 ila 490 tonluk dev iş makinelerinin kullanıldığı operasyon sonucunda, mahsur kalan arazi aracı ve 3 iş makinesi bulundukları yerden çıkarıldı. "6 gündür buradayız, çok uğraştık" Bölgede 6 gündür kurtarma çalışmasına katılan operatör Bayram Ali Çalışır, yaşanan süreci anlattı. Çalışır, "Cip sahibi aracını yeni almış, denemeye gelmiş ve batırmış. Peşine gelen operatör arkadaşımızı ’buralar sağlam’ diyerek yönlendirmişler, ilk kepçe öyle batmış. Ardından gelen 14 tonluk ve bizim büyük kepçemiz de ’şurası sağlamdır’ denilen yerlerde kuyuya denk gelerek battı. Yaklaşık 6 gündür buradayız. Çok uğraştık, belediyeler ve SASKİ çok yardımcı oldu. Hafriyatçı arkadaşlar yemek, çay getirerek destek oldu. Zor oldu ama hepsini çıkardık" dedi. "Küçük kepçenin sistemi yandı" Araçların son durumu hakkında da bilgi veren Çalışır, "Cip sağlam durumda ancak ilk batan 4 tonluk küçük kepçenin sistemi yandı, motoru su çekti. Diğer makineler bakımları yapıldıktan sonra çalışmaya devam eder. Burası belli bir alan, her katı bataklık. Bu alana girmemek daha iyi" diye konuştu.