EĞİTİM - 13 Nisan 2026 Pazartesi 14:55

OMÜ’de öğrencilere kütüphane kullanıcı eğitimi desteği

A
A
A
OMÜ’de öğrencilere kütüphane kullanıcı eğitimi desteği

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) düzenlenen kütüphane kullanıcı eğitimi seminerleri kapsamında Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerine, bilimsel bilgiye erişim, dijital kaynak kullanımı ve yapay zekâ destekli araştırma yöntemleri anlatıldı.


Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığının düzenlediği kütüphane kullanıcı eğitimi dizisinde bu kez adres Sağlık Bilimleri Fakültesi oldu. Akademisyen ve öğrencilerin araştırma potansiyel ve performanslarını veriye odaklı yükseltmek ve akademik çalışmaların etkisini daha güvenilir ve daha güçlü kılmak amacıyla Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Üniversite birimlerine yönelik sürdürdüğü kütüphane kullanıcı seminerleri (eğitim) vasıtasıyla zengin ve ulaşılabilir kaynaklarını kullanıcıların hizmetine sunmaya devam ediyor.



"Kapasite ve imkanlarımızı üst düzeye çıkarmaya çalışıyoruz"


Bilimsel Bilgiye Erişim ve Kütüphanenin Akademik İletişimdeki Rolü, OMÜ Örneği" başlıklı içeriği zengin bir sunumla katılımcılara seslenen kapsamda Merkez Kütüphane Kullanıcı Hizmetleri Akademik Danışman Öğr. Gör. Ethem Olukcuoğlu, Merkez Kütüphanenin sahip olduğu basılı ve dijital envanter sayesinde bilgi ve belge yönetimi alanında veri ve kaynak temelli araştırma-inceleme kapasite ve imkanlarını üst düzeye çıkarma hedefiyle yoluna devam ettiğini vurguladı.



"Yapay zekâ eksenli öneri ve analiz sistemleri, yenilikçi ve sürekli güncellenen bir ekosistem hâline geldi"


Devamında yapay zekâ teknolojilerinin akademik hayata olan yansımalarına değinen Merkez Kütüphane Uzmanı Olukcuoğlu, çağımızın vazgeçilmez yapay zekâ eksenli öneri ve analiz sistemlerinin; akademik araştırmalara, mesleki donanım ve gelişime, yanı sıra da bireysel öğrenmeye çok boyutlu katkı sağlayan, yenilikçi ve sürekli güncellenen bir ekosistem hâline geldiğine dikkat çekti.



Açık inovasyon yaklaşımı


Sunumunda yapay zekâ destekli online platformların; açık inovasyon (open innovation) yaklaşımı çerçevesinde ivedi veri, belge ve fikir paylaşımına, farklı paydaşların katılımına, kolektif ortaklığa ve çabuk çözümler bulunmasına imkan verdiğini belirten Öğr. Gör. Olukcuoğlu, yapay zekâ alanında yaşanan söz konusu yenilik ve gelişim süreçlerini yakından takip ettiklerini dile getirdi.


Olukcuoğlu, anlatımında ayrıca Merkez Kütüphanenin abonelik yoluyla kullanıcıların hizmetine sunduğu dijital platformlardan bahsederek bu dijital mecralarla ilgili bazı uygulamaları ve tüyoları katılımcılarla paylaştı.


Gerçekleşen etkinliğe ayrıca Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aliye Özenoğlu, aynı bölümden Doç. Dr. Birsen Demirel ve Doç. Dr. Zeynep Uzdil, Çocuk Gelişimi Bölümü Başkanı Doç. Dr. Yaşar Barut ile Havza Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Ercan Tural ile aynı zamanda yüksek lisans öğrencileri katıldı.



OMÜ ve Altı Nokta Körler Derneği arasında dayanışma adımları


OMÜ Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı ayrıca bu yıl 30 Mart-3 Nisan tarihleri arasında "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla kutlanan 62. Kütüphane Haftası’nda farklı etkinliklere imza attı. OMÜ’nün bilgi merkezi konumundaki Merkez Kütüphane, 62. Kütüphane Haftası’nın konseptine ve ruhuna uygun olarak Türkiye’de görme engelli kişilerin; kendine yeterli, üretken ve toplumla kaynaşabilen bireyler olarak yetişmelerini sağlamak, sosyal, eğitsel, kültürel ve mesleki sorunlarına çözüm yolları üretmek amacıyla 1950 yılında kurulmuş köklü sivil toplum örgütü olan Altı Nokta Körler Derneğinin Samsun Şubesi yetkililerini ağırladı.


Görme engellilere dönük iş birliği modelleri ile Merkez Kütüphanenin dezavantajlı gruplar için hizmet potansiyeli ele alındı. Görüşmede görme engelli bireylerin zihinsel ve duygusal gelişimlerini destekleyecek etkinlikler ve sosyo-kültürel faaliyetler yoluyla toplumsal yaşama katılımlarını çoğaltma girişimleri ile her iki tarafın beklentileri gündeme gelirken, Merkez Kütüphanenin özel kullanıcı gruplarına yönelik vardığı hizmet düzeyi ve kalitesi ile aydınlatma çabası da Merkez Kütüphane uzmanlarınca konuk Altı Nokta Körler Derneği Samsun Şubesi temsilcilerine aktarıldı.



"Bütün engelli gruplarının özel öğrenme ve deneyimleme alanlarını arttırma hedefindeyiz"


Buluşmada merkez kütüphane kullanıcı hizmetleri akademik danışmanı Öğr. Gör. Ethem Olukcuoğlu Merkez Kütüphaneyi, öğrenmenin, aydınlanmanın, paylaşmanın ve birlikte üretmenin var olduğu bir mekâna dönüştürme arzusu içinde olduklarını belirterek bütün engelli gruplarının özel öğrenme ve deneyimleme alanlarını arttırma hedefinde olduklarını dile getirdi. Görüşmede ayrıca, Merkez Kütüphane envanterinde görme engelli bireylerin hizmetinde olan teknolojik cihazlar hakkında konuklara bilgiler verilip bu cihazlar tasvir edildi.


Merkez Kütüphane Görme Engelliler Birimindeki buluşmaya ayrıca Altı Nokta Körler Derneği Samsun Şube Başkanı Ufuk Gürbüz, Dernek Genel Merkezini temsilen Kadın Meclisi temsilcisi Kiraz Gürbüz ve Derneğin Samsun Şubesi Yönetim Kurulu üyesi ve aynı zamanda Mali Sekreteri Fatih Karaduman, Kullanıcı Hizmetleri Süreç Yöneticisi Kütüphaneci Yeliz Yılmaz Akal ve Kütüphaneci Nagehan Sarıoğlu, Görme Engelliler Birimi çalışanları Tuba Kanık ve Aysel Serttaş bir araya geldi.



OMÜ’de öğrencilere kütüphane kullanıcı eğitimi desteği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’ya 4. etap raylı sistem müjdesi Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir başkanlığında yapılan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan ayı olağan toplantısında bir yıl süreyle görev yapacak encümen ve komisyon üyeleri belirlendi. Toplantıda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Yılı Faaliyet Raporu da oy çokluğuyla kabul edildi. Başkan Vekili Özdemir, "Şu an önceliğimiz 4. etap raylı sistem. Kamu yatırım programına da alınmasıyla birlikte planlamamızı bu noktadan başlatacağız. Sürprizi de vermiş olayım Konyaaltı’ndan başlatacağız" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Nisan ayı olağan meclis toplantısı, 250 gündem maddesini görüşmek üzere Başkan Vekili Büşra Özdemir başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda encümen seçimlerinin ardından ihtisas komisyonları üyelerinin seçimi gerçekleşti. Toplantıda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı çalışmalarını içeren faaliyet raporu görüşüldü. 2025 Yılı Faaliyet Raporu görüşüldüğü sırada Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, yerini Meclis 1. Başkan Vekili Bayram Ali Çeltik’e devrederek, meclis sıralarına oturdu. Görüşmelere geçilmeden önce Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı hizmetlerinin anlatıldığı bir film izlendi. Faaliyet raporu oy çokluğu ile kabul edildi 2025 Yılı Faaliyet Raporu hakkında meclise bilgi veren CHP Grup Sözcüsü Sıdıka Gökyar Kızılca, "2025 yılı gider bütçesi 39 milyar TL, gelir bütçesi 33 milyar TL olarak tahmin edilmiş, 6 milyar TL borçlanma yoluyla bütçe denkliği sağlanmıştır. Gider bütçemizin yılsonu gerçekleşmesi 23 milyar 769 milyon TL ile yüzde 61, gelir bütçemizin yılsonu gerçekleşme oranı 16 milyar 166 milyon TL ile yüzde 88.38’dir. 2025 yılı içerisinde herhangi bir iç ve dış borçlanma yapılmamıştır" dedi. "2025 zor bir yıldı" Yapılan değerlendirmenin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Faaliyet raporunda emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Vekili Büşra Özdemir, zor bir yıl olmasına rağmen 2025 yılında Antalya için çalışmaya devam ettiklerini söyledi. Faaliyet raporu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özdemir, "Malumunuz 2025 yılı bizim için çok zor bir yıldı. Temmuz ayında Sayın Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’ten emanet aldığımız bu görevi büyük bir hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle, kararlılıkla sürdürdük. Bir yandan yoğun soruşturma ve denetimlerden geçerken, bir yandan da hizmetlerimize hiç ara vermeden, hiç hız kesmeden devam ettik. Evet, bazı yatırımlarımızı 2026 yılına da kaydırmış bulunuyoruz ama kolay bir yıl geçirmediğimizi bütün meclisin, kamuoyunun takdirine sunuyorum" dedi. "4. etap raylı sistem projesi 271 milyon euroluk bir yatırımla geçti" Tüm yaşananlara rağmen mazeret üretmeden çalışmalara devam ettiklerini söyleyen Özdemir, şöyle konuştu: "15 Ocak 2026’da Resmi Gazete de yayınlanan kamu yatırım programında bu belediyenin 280 milyon euroluk finansmanı kamu yatırım programına alındı. Bunu Türkiye’de başarabilen bir belediye yok sanırım. 2025’in ikinci yarısında bu şehrin alt yapısına ve üst yapısına getireceğimiz hizmetler için çalıştık. 2025 yılında beklediğimiz bir 4. etap raylı sistem projemiz vardı. Kamu yatırım programına alınmasını bekliyorduk. Aslında yatırımlarımızı biraz da bunu önceleyerek planlamıştık ama 2025 yılı kamu yatırım programında yoktu. 2026 yılında alındı. 271 milyon euroluk bir yatırımla geçti. 4. Etap Raylı Sistem Projesi’nin hazırlıklarına başladık. Sadece onun ilk yapılacak kısmında bile 5 adet köprülü kavşağımız var. 10’un üzerinde üst geçidimiz var." "Öncelik 4. etap raylı sistem" Faaliyet Raporu’na yönelik yapıcı eleştiriler için teşekkür eden Başkan Vekili Özdemir, "Bu belediye çalışmalarına hız kesmeden devam edecektir. Kamu Yatırım Programı’na aldırdığımız, finansmanımızla birlikte kredisini bulduğumuz bu rakamlarla projelerimize, hizmetlerimize devam edeceğiz. 200’e yakın otobüs alımı gerçekleştireceğiz. 56 tane tam donanımlı itfaiye aracı var. Sadece 1,3 milyarlık öz kaynakla bir araç yatırımından bahsediyoruz. Bunlar da yatırımdır. 5’in üzerinde kavşak projemizi bakanlığa gönderdik, onaylattık, projelerimizi hazırladık. Ama şu an önceliğimiz 4. etap raylı sistem. Kamu yatırım programına da alınmasıyla birlikte planlamamızı bu noktadan başlatacağız. Sürprizi de vermiş olayım Konyaaltı’ndan başlatacağız. Bu noktada çalışmalarımıza devam ediyoruz. Katkı koyan herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Encümen ve komisyon üyeleri seçildi Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde yapılan oylamanın ardından Büyükşehir Belediyesi Encümen Üyeliğine Mustafa Bilici (CHP), Utkan Hasan Eminoğlu (CHP), Mustafa Oruç (CHP), Ergüven Yılmaz (CHP), Hasan Akkoyun (CHP) seçildi. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Osman Sert (CHP), Zafer Tan (CHP), Emrah Akbaba (CHP), Adnan Kabaağaç (CHP), Kemal Sancaktar (AK Parti) yer aldı. İmar ve Bayındırlık Komisyonu’na seçilen isimler Mithat Aras (CHP), Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Hasan Can Kamburoğlu (CHP), Nazmi Gündüz (CHP), Hasan Cumhur Göncü (AK Parti) olurken; Çevre ve Sağlık Komisyonu’nda Gülen Ercan (CHP), Celal Koç (CHP), Özlem Tarakçı (CHP), Cennet Turhan (CHP), Murat Menzilcioğlu (AK Parti) yer aldı. Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’na Nilüfer Deveci (CHP), Metin Yaraşcı (CHP), Yücel Yücesan (CHP), Hür Diren Dağ (CHP), Osman Ülker (AK Parti) seçilirken; Ulaşım Komisyonu’nü Rıza Maden (CHP), Süleyman Tursun (CHP), Erdal Yayıcı (CHP), Celal Koç (CHP), Levent Konur (AK Parti); Yerel Eşitlik Komisyonu’na ise Nilüfer Deveci (CHP), Sıdıka Gökyar Kızılca (CHP), Gülen Ercan (CHP), Ayşe Zehra Akın (CHP), Tuğba Er (AK Parti) seçildi.
Ankara MHP Lideri Bahçeli: "İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında sarf ettiği ifadeler ahlaki iflasın tezahürüdür" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan Başbakanı Netanyahu’nun Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail’in suç kaydı kabarık, temel insan hak ve özgürlüklerinden bihaber ve demokrasinin düşmanı olan başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında sarf ettiği seviyesiz ve küstah ifadeler; yalnızca bir siyasi hezeyanın değil, aynı zamanda ahlaki iflasın da tezahürüdür. Netanyahu’nun mesnetsizlik abidesi ifadelerini dizginlerini yitirmiş bir suçluluk psikolojisinin, kan ve katliam üzerine kurduğu alçak siyasetinin ve köşeye sıkışmışlık korkusunun dışavurumu olarak değerlendirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "Türkiye Cumhuriyeti, iftiralarla sarsılacak, propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir" İsrail Başbakanı’nın sözlerini hakikatle bağı kopmuş, vicdan terazisi kırılmış, siyasi aklı esarete düşmüş bir zihnin ürünü olarak nitelendiren Bahçeli, "Bu çürük sözler; muhatabını değil, sahibinin içine düştüğü derin meşruiyet krizini gözler önüne sermektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kirli ağızların iftiralarıyla sarsılacak, ucuz propagandalarla yönü değiştirilecek bir devlet değildir. Bugün asıl konuşulması gereken, sözün değil, suçun sahibidir. Bölgesel ve küresel istikrarsızlık dalgasının her gün daha da sertleştiği; bölgemizdeki huzur ve güvenlik ikliminin siyonist hesaplarla dağıtılmak istendiği, emperyalizmin bu kanlı ve kirli oyuna çanak tuttuğu günümüzde; masum sivilleri hunharca katleden bir terör makinesinin Sayın Cumhurbaşkanımıza, ülkemize, devletimize söz söylemeye kalkışması, utanmazlığın ve küstahlığın ulaştığı yeni bir dip noktadır" değerlendirmesinde bulundu. "Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür" İsrail’in yayılmacı politikalarını eleştiren Bahçeli, "Gazze’de çocukların üzerine yağan bombaların hesabını veremeyenler; Batı Şeria’yı gasp eden, Lübnan’ı işgal eden, Suriye’nin egemenliğini tehdit eden ve İran’da gayrimeşru yollarla rejim mühendisliğine soyunan, çevre ülkelerin iç dengelerini bozmayı alışkanlık haline getiren bu anlayış; bölgeyi ateş çemberine çeviren saldırgan politikalarıyla insanlık vicdanında mahkum olmuştur ve şimdi dikkatleri başka yöne çekmek için gürültü çıkarmaktadır. Barışı çalan, güvenliği talan eden, insanlığın ortak değerlerini yağmalayan bu yaklaşım; sadece bir saldırganlık değil, aynı zamanda bir kleptokrasi ve ahlaki çöküştür. İsrail yönetimi, bölgesel barışı dinamitleyen, uluslararası hukuku ayaklar altına alan, istikrarsızlığı besleyen organize bir kriz odağına dönüşmüş durumdadır. Bu yapı, yalnızca Ortadoğu’nun değil bütün dünyanın huzurunu hedef almaktadır. Bütün bunların gölgesinde konuşan Netanyahu’nun sözleri, siyasetin değil, panik halinin ürünüdür" ifadelerini kullandı. "Türkiye Cumhuriyeti bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında söylenen sözlerin Türkiye Cumhuriyeti’ne söylendiğini vurgulayan Bahçeli, "Cumhur İttifakı’nın Türk milletinin dirliğini ve düzenini düstur edinen, hiçbir zorluk ve odak karşısında eğilmeyen, bükülmeyen, değişmeyen tavizsiz duruşu çerçevesinde altını çiziyorum: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır. Ona yöneltilen hayasız ve hadsiz dil, doğrudan doğruya Türk devletinin hükümranlık haklarına, Türk milletinin itibarına ve milli iradenin bizzat kendisine yöneltilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti; tarihi, devlet aklı ve köklü medeniyet birikimiyle bu tür kirli senaryoların karşısında dimdik durmaya devam edecektir. Hiç kimse Türkiye’yi hedef alarak kendi suçlarını perdeleyemez, kendi karanlığını başkalarının üzerine yıkamaz" dedi. "Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği sesinden duyulan bir rahatsızlık vardır" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında olduğunun altını çizen Bahçeli, paylaşımında şunları kaydetti: "Türkiye’yi hedef alan bu saldırgan üslubun gerisinde siyonist terör örgütü elebaşının Türkiye’nin artan diplomatik ağırlığından, Sayın Cumhurbaşkanımızın mazlum coğrafyalar lehine yükselttiği hakikat sesinden ve Türkiye’nin milli birlik ekseninde güçlenen duruşundan duyduğu rahatsızlık vardır. Meselenin özü budur. Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza dönük sözleri yok hükmündedir. Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Devletimizin kudretine ve hürriyet üzerine inşa edilmiş duruşuna yönelen her sinsi ve hain operasyonun, tahriklerin, iftira ve tehditlerin ise karşısındayız."
Yalova Yalova’da İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açıldı Yalova’da bulunan Yalova Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) ait arazide kurulan İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü düzenlen törenle açıldı. İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açılış töreni Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programa katılan İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, üniversiteyi kurdukları ilk yıllardan beri bir dil köyünü hayata geçirmek istediklerini belirttti. Dil öğrenmede en önemli konunun kişinin buna ihtiyaç hissemesi olduğunu dille getiren Erdoğan, "O ihtiyaç hissedilmediği zaman en iyi öğretmenler, en iyi teknoloji, en iyi eğitim materyalleri de olsa netice almak mümkün değil. Daha sonra tabii ki o iyi ortamında var olması lazım. İyi öğretmenlerin olması lazım. Doğru kitapların, doğru materyallerin kullanılması lazım. İbn Haldun Üniversitesi’nde hamdolsun, Türkiye’de hazırlık yani üniversite hazırlık denilen diller okulu hizmetini en iyi veren üniversite olduğumuzu iddia ediyoruz. Bunu sadece kendimiz iddia etmiyoruz. YÖK’ün yarım milyondan fazla öğrencinin katkılarıyla yayınladığı üniversite deneyim araştırmasında gerçekten bizim hazırlık okulumuzu yabancı dil okulumuz Türkiye’de birinci sırada yerini aldı. Dolayısıyla bu memnuniyetle ve bunun dışında yazın yaptığımız programlardaki memnuniyetle bunu iddia ediyoruz. Dolayısıyla bunu en iyi yapan üniversite olarak böyle bir dil köyünü hayata geçiren kurum olmamız da bir rastlantı değil" dedi. Yurt dışına dil eğitimi için gitmeye en iyi alternatifi oluşturmak istediklerini anlatan Erdoğan, "Bunu inşallah sadece İngilizce’de değil, Arapça’da, Türkçe’de ve başka yabancı dillerde de yapmak. Şu anda 350 gibi bir konaklama kapasitemiz var. Genişleme alanları var. Henüz bütün tesisi hayata geçirmiş değiliz. Bütün tesisi de hayata geçirdiğimiz zaman inşallah burada belki 700-800 veya biraz daha fazla öğrencinin farklı farklı kendi mahallelerinde yani İngilizce mahallesi, Arapça mahallesi ve diğer dillerin kendi mahallelerinde eğitimlerini sürdürdüğü bir yer olmuş olacak. Gerçekten Türkiye’nin güçlenmesinde uluslararası bağlantılarımızın, ağlarımızın, nüfuzumuzun artmasında elbette ki çok büyük bir katkısı var" ifadesini kullandı. Erdoğan üniversite olarak dil eğitimi faaliyetlerini dil köyüyle taçlandırmış olacaklarını sözlerine ekledi. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz ise şöyle konuştu: "2015 Yılında biz Milli Eğitim Bakanlığımızda bir proje hayata geçirmiştik. Rize’de, Güneysu’da, Kaptan Ahmet Erdoğan İmamp Hatip Lisesi’nde 90 öğretmenimizi alarak bir aylık tıpkı buradaki gibi bir dil programı uygulamıştık. Geçen gün bir arkadaşım, hala o tecrübeyle ben öğretmenliğimi yapıyorum dedi. Dolayısıyla aslında burada üniversitemizin başlattığı bu proje gerçekten yıllar boyu devam edecek ve nesillere dokunacak bir proje. Bir de tabi sadece dili öğrenmeyecek buraya gelen insanlar. Burada bir dostluk, kardeşlik gerçekleşecek. Kendi aralarında farklı kültürleri tanıma imkanı olacak. Yurt dışına gitmeden önce belki burada kademelendirilecek. Çünkü yurt dışına öğrenci gönderen burada okullarımız var. Ürdün’e, İngiltere’ye, Amerika’ya, Bosna’ya. Burada çokça okullarımız var. Belki burada bir altyapıyı alarak o ülkelere gidecek. Ya da hiç gitmeye ihtiyaç duymadan dört temel beceriyi dinleme, anlama, konuşma, yazma becerisini burada öğrenmiş olacak." İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan bir sosyal bilimler üniversitesi olarak kurulduklarını ve diller üzerinden tüm dünyaya evrensel bir şekilde hitap edebilmeyi hedeflediklerini söyledi. Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ise "Böyle bir dil köyünü hayata geçirmenin şu anda huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu nereden çıktı derseniz bunun ilk fikir babası bugün Dışişleri Bakanımız olan Hakan Fidan Bey o zaman geldiğinde üniversitemize, bizim de bundan sonra Amerika gibi dışarıya göndereceğimiz misyonda görevli arkadaşlarımızın gittiği ülkenin dilini bilen insan olarak yetiştirmemiz lazım dedi. Amerika böyle yapıyor, Rusya bile böyle yapıyor. Ve gittiği dili konuşan insanlar orada çok daha verimli, çok daha başarılı hizmetler veriyorlar. Fikir babası oydu" diye konuştu. Konuşmaların ardından okunan duanın ardından açılış kurdelesi kesildi ve sonrasında dil köyü gezildi. Açılışa Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol da katıldı.