SAĞLIK - 07 Ekim 2025 Salı 12:25

Protez gözü hayatını kabusa çevirdi

A
A
A
Protez gözü hayatını kabusa çevirdi

 İş kazası sonrasında takılan protez gözündeki destek parçası burnuna kayan ve bu parçanın neden olduğu akıntı ve pis koku sebebiyle eşi ve arkadaşlarının kendisine yaklaşmadığı adam, yabancı maddenin çıkarılması ile birlikte kendisinden yayılan kötü kokudan kurtuldu.

Madende çalışan 44 yaşındaki Ömer Çoban, iş esnasında meydana gelen kazada 300 barlık hortumun gözüne çarpması ile sağ gözünü kaybetti. Sağ gözüne protez takılan Çoban, protezi desteklemesi için de bir materyal yerleştirildi. Zamanla materyal gözü desteklediği yerden ayrılıp, sağ burun boşluğuna kaydı. Burnu tamamen tıkayan yabancı madde iltihap ve akıntının yanı sıra kötü kokuya sebep olarak Çoban'ın hayatını çileye çevirdi. Eşi ve arkadaşları Çoban'dan gelen kötü koku sebebiyle kendisinden kaçarken, kanser şüphesiyle geldiği Samsun'da Medicana International Samsun Hastanesi'nde kulak, burun ve boğaz ile göz hastalıkları uzmanının gerçekleştirdiği operasyonla sağlığına kavuştu.

Protez gözü hayatını kabusa çevirdi

"Kötü koku nedeniyle çevremdekiler ve eşim benden kaçıyordu"

Burnundaki cismin yol açtığı kötü koku nedeniyle eşi dahil herkesin kendisinden kaçtığını ifade eden Ömer Çoban, "Madende çalışırken 2017'de 300 barlık bir hortum gözüme çarptı. Gözümü kaybettim ve protez takıldı. Birçok sağlık kuruluşuna gittim. Bu süreçte burnumdan nefes alamadığım için hem konuşup hem de ağzımdan nefes alıyordum. 15 dakikada bir de burnumu boşaltmam gerekiyordu. Bunu yapmazsam içerideki sıvı dışarı akıyordu. Burnumdan gelen kokudan eşim ve çevremdekiler çok rahatsız oluyordu. Çevremdekiler bana belli etmemeye çalışıyordu. Toplumda da kendimi saklamaya çalışıyordum. Burnumdan gelen kokuyu ben hissetmiyordum ama etrafımdakiler yoğun hissediyordu. Özellikle eşim çok rahatsız oluyordu. Bu zamana kadar tedavilerde ise genelde antibiyotik tedavisi uygulanıyordu. Tedavi sonrasında sağ burnumdan da nefes almaya başladım, yüzümdeki şişlikler indi, ses tonum değişti ve kötü koku gitti. Böyle bir mutluluk yok, sevincimi anlatamıyorum. Öte yandan kanser olmadığımı öğrendiğime de ayrı sevindim" dedi.

Protez gözü hayatını kabusa çevirdi

"Yabancı cisim çıkartılınca hasta rahatladı"

Burnundan kötü koku yayılan hastanın tanı ve tedavi süreci hakkında bilgi veren Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, "Hastamız Amasya'dan bize burun boşluğundaki kanser şüphesi ile gönderildi. Muayenede ve tetkiklerde biz de kanserden şüphelendik. Biyopside patolojik herhangi bir şeyin gelmemesi bizi çok şaşırttı. Kitlenin tamamını çıkartmak için ikinci ameliyatı planladık. Hastanın 2018'de geçirdiği iş kazasında gözünü kaybettiği aklımıza gelerek yabancı cisim ya da protezle alakalı bir süreç olabilir mi diye düşünmeye başladık. Tıp literatüründe nadir görülen bir vaka. Ameliyatta göz bölümünden destek aldık. Kitle denen yapıyı aldıktan sonra burnun ortasında yaklaşık 3 cm yabancı cisme rastladık. Yabancı cismi çıkarttığımızda kanser olmadığını, iltihap olduğunu gözlemledik. Hastanın ve çevresinin şikâyeti de hasta Ömer Çoban'dan çok kötü kokunun yayılmasıydı. Yabancı cisim çıkartıldıktan sonra hasta rahat nefes aldığını, şişlerin indiğini, kokunun azaldığını iletti. Ameliyat 2,5 saat sürdü. Ameliyat öncesinde buruna giden kitle nefes alınmasını engelliyordu. Akıntı nedeniyle de çevreyi rahatsız eden kötü koku oluşuyordu. Eşi de bu olumsuzlukları ifade ediyordu. Ameliyat sonrasında iltihabın geçmesiyle bu kötü koku da kayboldu. Vakamız tıp literatüründe ender rastlanıyor. Eğer burnun tek tarafı tıkalıysa, çok kötü kokular geliyorsa, KBB uzmanına başvurmak çok mantıklı olacaktır. Çünkü bu süreci tanılayıp, tedavi sürecine çok hızlı geçebiliyoruz. Önemli olan şey tanıya giden yolu ve zamanı kısaltmak" diye konuştu.

Protez gözü hayatını kabusa çevirdi

"Buruna kaçan malzeme büyük ve devasa bir malzemeydi"

Ameliyatta bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özgür ise "Hasta, gözüne şiddetli bir darbe alıyor ve göz kaybı gelişiyor. Gözü alınıyor ve protez yerleştiriliyor. Aynı zamanda o göz kaybı olduğunda gözle kulak burun kısmındaki bir kemik dokuda da defekt gelişiyor. Oradaki hasarı düzeltmek için oraya da bir materyal yerleştiriliyor. Yıllar geçiyor aradan ama bu tabii bu yıllar içinde sürekli bununla ilgili sıkıntılar var. Tıkanıklıklar, sinüzitle ilgili bulgular var, çok ciddi pis kokular var hastadan gelen, rahatsızlık veren. Ameliyata biz de eşlik ettik. Kemik kaybı olduğu için oraya konulan malzemenin aslında buruna doğru kaydığını gördük. Buruna kaçan malzeme çıkardığında gördüğümüzde gerçekten büyük, devasa bir malzemeydi. Eğer bir burun cerrahisi geçirdiyseniz ve gözle ilgili bir bulgunuz varsa veya bir göz cerrahisi geçirdiniz, burunla ilgili bir bulgunuz varsa bunlara multidisipliner yaklaşmak lazım. Yani sadece sıkıntınızın olduğu bölüm değil aynı zamanda önceki cerrahi geçirdiğiniz bölümle de birlikte hem gittiğiniz hocanız hem kendiniz eğer birlikte yaklaşılırsa bu tarz problemlere sonuç elde etmek çok daha kolay olabilir" şeklinde konuştu.
Kanser tanısıyla geldiği hastaneden burnundaki yabancı cisim çıkartılarak sağlığına kavuşan Çoban, rahat nefes alabildiği ve kendisinden kötü koku yayılmadığı için mutlu olduğunu da sözlerine ekledi.

Protez gözü hayatını kabusa çevirdi

Erdi Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da sağanak yağışta dereler taştı, 5 büyükbaş hayvan telef oldu Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde son günlerde etkili olan yağışlar nedeniyle derelerde taşma meydana geldi. Su taşkınları nedeniyle bölgede sele kapılan 5 büyükbaş hayvan telef oldu. Esenköy’de iki gündür etkisini şiddetli şekilde sürdüren yağışlar neticesinde, belde genelinde dere yataklarında taşkınlar meydana geldi. Özellikle Çayla Deresi (Şelale Deresi) yoğun yağışın etkisiyle debisini artırarak yer yer taşma noktasına ulaştı. Taşma riskinin artmasıyla birlikte Esenköy Belediyesi ekipleri hızla sahaya indi. Kepçe, dozer ve ekskavatörlerle dere yataklarında temizlik ve genişletme çalışmaları gerçekleştiren ekipler, suyun akışını rahatlatmak ve zararları en aza indirmek için yoğun mesai harcıyor. Yetkililer tarafından yapılan uyarılarda, vatandaşların özellikle dere yataklarından ve taşkın riski bulunan bölgelerden uzak durmaları gerektiği vurgulandı. Mevcut yağışların sıradan bir yağmur olmadığına dikkat çekilerek, tedbirli olunması çağrısında bulunuldu. 5 büyükbaş hayvan telef oldu Öte yandan, Estaş mevkiinde, Çaylı Deresi kenarında bulunan bir işletme sel sularından etkilendi. Bölgede hayvancılıkla uğraşan vatandaşın, sele kapılan 5 büyükbaş hayvanının telef olduğu öğrenildi. Hayvanları suya kapılana Nurhan Kaptan, 9 büyükbaş hayvanından 5’inin telef olduğunu kaydetti.
Çankırı Coğrafi işaretli lezzet kahvaltıda tost yerine tüketiliyor Çankırı’da yıllardır aynı yöntemle hazırlanan ve coğrafi işaret belgesiyle tescillenen muska, kahvaltıda tost yerine tüketiliyor. Binlerce yıllık bir kültür birikimi bulunan Çankırı, yöresel yemekleriyle de dikkat çekiyor. Çankırı’nın çok sayıdaki coğrafi işaretli yemekleri arasında yer alan muskası da dikkat çekiyor. Coğrafi işaret belgesi alarak lezzetini tescilleyen muska, Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin en çok tercih ettiği yemekler arasında yer alıyor. Yıllardır lezzeti korunan muska, sabahları tost, geceleri ise pratik yemek olarak tercih ediliyor. İnce ekmeğin içerisine küpecik peyniri yerleştirilip daha sonra bol tereyağıyla sacda pişirilmesi ile hazırlanan muska, kentteki vazgeçilmez lezzetler arasında yer alıyor. "Günümüzde tost yerine tercih ediliyor" Muskanın tost yerine tercih edildiğini söyleyen Aşçı Nuray Pulat, "Çankırı’da geçmişten günümüze uzanan köklü bir gelenek olan ince ekmek ve küpecik peyniriyle hazırlanan muska, bugün hala sofralarımızın vazgeçilmez lezzetlerinden biridir. Mayasız olarak yapılan ince ekmek, hafifliği ve kolay sindirimi sayesinde günün her saatinde rahatlıkla tüketilebilmektedir. Özellikle pratik olması nedeniyle günümüzde tost yerine tercih ediliyor. Çankırı halkı bu ürünü sıklıkla sofralarında bulundurur. Gençlerinde damak tadına uygun olmasından dolayı yoğun ilgi görüyor" diye konuştu. "Muskayı biz genelde kahvaltıda yemeyi tercih ediyoruz" Kahvaltıda muska yemeyi tercih ettiğini söyleyen Özlem Karaçör ise "Çankırı’nın coğrafi işaretli yemeği olan küpecik peynirli muskayı biz genelde kahvaltıda yemeyi tercih ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Elazığ Girişimci kadınlar dijital dünyaya açılıyor Elazığ’da hayata geçirilen Girişimci Kadınlar İçin Yapay Zeka Destekli Dijital Pazarlama ve E-Ticaret Kapasite Geliştirme Programı ile 35 girişimci veya girişimci adayı kadın, dijital pazarlama stratejilerinden satış süreçlerine uzanan kapsamlı bir eğitim alacak. Kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda daha etkin ve yetkin bir şekilde yer alması için faaliyet yürüten Elazığ İş Kadınları Derneği (ELİKAD), yeni bir program başlattı. Fırat Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle hayata geçirilen ‘Girişimci Kadınlar İçin Yapay Zeka Destekli Dijital Pazarlama ve E-Ticaret Kapasite Geliştirme Programı’ ile girişimci kadınların dijital pazarlara erişimlerinin artması ve sürdürülebilir iş modelleri geliştirmeleri hedefleniyor. Program kapsamında 35 girişimci veya girişimci adayı kadın, 4 hafta boyunca cumartesi ve pazar günleri olmak üzere toplamda 45 saatin üzerinde eğitim alacak. Çevrim içi ortamda düzenlenecek programda, uzmanlar Selami Kaplan ve Sezgin Vural tarafından yapay zeka destekli içerik üretimi ve dijital pazarlama; veri analitiği, müşteri davranışı ve satış tahmini; e-ticaret operasyonları ve platform entegrasyonu başlıklarında uygulamalı eğitim verilecek. Türkiye’deki girişimci kadın oranının yüzde 20 civarında seyrettiğini, bu oranın bölgelerinde daha da düşük olduğunu aktaran ELİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "ELİKAD olarak 2008 yılından bu yana kadınların Elazığ’da ve bölgemizde daha görünür olması, ekonomik ve sosyal yaşamda daha güçlü yer alması için çalışıyoruz. Bugün ise bunun bir adım ötesine geçmek zorundayız. Çünkü ilimizdeki, bölgemizdeki girişimci kadınların büyük bölümü üretim yapmasına rağmen, ürünlerini dijital satış kanallarına taşıma ve e-ticaret altyapısı oluşturma konusunda çeşitli yapısal zorluklarla karşılaşıyor. Artık bu zorlukları aşmalı; sadece bulunduğumuz şehirle ve bölgeyle yetinmeyip dijital alanda da görünür olmalı; üretimimizi, emeğimizi ve girişimciliğimizi ülkemize ve dünyaya açmalıyız. Bu programı da girişimci kadınların dijital pazarlarda daha etkin, daha donanımlı ve daha rekabetçi olmasına katkı sunmak amacıyla başlattık" dedi.
İstanbul Geçmeyen öksürüğe dikkat: Soğuk havalarla virüsler artışta Son dönemde artan, geçmeyen öksürük şikâyetlerine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet İlvan, hava sıcaklıklarının düşmesiyle viral enfeksiyonların yaygınlaştığını belirtti. İlvan, özellikle uzun süren öksürüklerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Soğuk hava şartlarının, solunum yolu enfeksiyonları için uygun bir zemin oluşturduğunu ifade eden Arel Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet İlvan, "Bu dönemde virüsler daha kolay yayılıyor. Bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları ve buna bağlı öksürük şikâyetleri artıyor" dedi. "3 haftayı aşan öksürükte mutlaka uzman görüşü alınmalı" Öksürüğün genellikle basit bir enfeksiyon belirtisi olarak görülse de bazı durumlarda daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirten İlvan, "Eğer öksürük 3 haftadan uzun sürüyorsa, altta yatan neden mutlaka araştırılmalıdır. Astım, kronik bronşit, reflü ya da daha ciddi akciğer hastalıkları bu şikâyetin nedeni olabilir" uyarısında bulundu. Korunmak için basit önlemler etkili Prof. Dr. İlvan, hastalıklardan korunmak için alınabilecek önlemleri ise şöyle sıraladı: Kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılmalı. Ellerin sık sık yıkanması ihmal edilmemeli. Bağışıklık sistemini güçlendiren dengeli beslenmeye dikkat edilmeli. Gerektiğinde maske kullanımı tercih edilmeli." Uzmanlar, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Geçmeyen öksürük şikâyeti olan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması öneriliyor.