TEKNOLOJİ - 01 Kasım 2025 Cumartesi 12:04

Rektör Fatma Aydın: "Bilim, zamanın rehberliğinde yenilenmelidir"

A
A
A
Rektör Fatma Aydın: "Bilim, zamanın rehberliğinde yenilenmelidir"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Türk Dermatoloji Derneği tarafından düzenlenen "33. Ulusal Dermatoloji Kongresi"ne onursal başkan olarak katıldı. Kongrede konuşan Rektör Fatma Aydın, bilimin sürekli yenilenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Zaman insanlığın en tesirli eğitmenidir" dedi.


Kongre, OMÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı’nın ev sahipliğinde Antalya’da düzenlendi. Çok sayıda akademisyen, hekim ve araştırmacının katıldığı etkinlikte dermatoloji alanındaki son bilimsel gelişmeler, yenilikçi tedavi yaklaşımları ve multidisipliner uygulamalar ele alındı.


Açılış konuşmasında bilimin dinamizmine dikkat çeken Rektör Aydın, "Bilimsel birikimin zenginleşmesi, mesleki tecrübenin derinleşmesi için zamanın kazanımlarıyla desteklenmesi şarttır. Günümüzde bilgiyi güncellemek ve yeniliklere uyum sağlamak artık bir tercih değil, zorunluluk hâline gelmiştir" diye konuştu.


Dermatolojinin modern tıbbın en hızlı gelişen alanlarından biri olduğunu vurgulayan Aydın, "Genetik, immünoloji ve dijital tıptaki ilerlemelerle birlikte disiplinimiz büyük bir ivme kazanmıştır. Yapay zekâ destekli tanı-tedavi uygulamaları, teledermatoloji ve mobil sağlık sistemleri artık günlük pratiğin vazgeçilmez parçalarıdır" şeklinde konuştu.


Teknolojik gelişmelerin sağlıkta adalet ve eşitliği güçlendirdiğini belirten Rektör Aydın, şöyle devam etti:


"Bir zamanlar yalnızca büyük merkezlerde erişilebilen uzman görüşleri, bugün ülkemizin en uzak noktalarındaki hastalara saniyeler içinde ulaşabiliyor. Bu durum sadece teknolojik değil, aynı zamanda toplumsal bir ilerlemedir."



"Çevresel sürdürülebilirlik çağdaş dermatolojinin sorumluluk alanıdır"


İklim değişikliği, UV maruziyeti ve çevresel toksinlerin artışı karşısında dermatolojinin sorumluluk alanlarının genişlediğini belirten Rektör Aydın, şunları söyledi:


"Artık yalnızca hastalıklarla değil, çevresel sürdürülebilirlikle de ilgilenmek zorundayız. Deri kanserlerinin önlenmesi, güneşten korunma bilincinin artırılması ve kozmetik ürünlerin çevresel etkileri gibi halk sağlığı boyutları da çağdaş dermatolojinin sorumluluk alanına girmektedir."


Kongrelerin mesleki dayanışma ve bilimsel etkileşim açısından önemine de değinen Rektör Aydın, "Her oturum yeni bir fikre, her karşılaşma yeni bir paydaşlığa köprü olacaktır. Amacımız, kongremizin yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda güçlü bir topluluk ruhunun yansıması olmasıdır" ifadelerini kullandı.


Kongreye, Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertan Yılmaz, Dernek Yönetim Kurulu üyeleri, Bilimsel Değerlendirme Kurulu, akademisyenler, araştırmacılar ve sağlık profesyonelleri katıldı.



Rektör Fatma Aydın: "Bilim, zamanın rehberliğinde yenilenmelidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karaman Tekerlekli Paten Milli Takım Kampı, Karaman’da başladı Türkiye Kaykay Federasyonu’nun 2026 yılı faaliyet programı kapsamında düzenlenen Tekerlekli Paten Milli Takım Hazırlık, Gelişim ve Seçme Kampı, Karaman’da başladı. İki hafta sürecek olan kampa milli takım aday kadrosunda yer alan 26 sporcu ile 8 kişilik teknik ekip katılıyor. Kamp süresince sporcular, teknik, taktik ve fiziksel gelişimlerini artırmaya yönelik yoğun bir antrenman programı uygulayacak. Kamp öncesinde Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Karadeniz ile Gençlik Hizmetleri Müdürü ve aynı zamanda Türkiye Kaykay Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Cavit Bardak, antrenörler ve sporcularla bir araya gelerek kamp çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. İl Müdürü Mustafa Karadeniz, sporculara kamp sürecinde başarılar dileyerek çalışmalarında kolaylıklar temennisinde bulundu. Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Karadeniz, Karaman’da düzenlenen kampın milli takım yapılanması açısından önemli bir süreç olduğunu belirterek, "Milli takım aday kadrosunda yer alan sporcularımızın performanslarını değerlendirmek, gelişim süreçlerini yakından takip etmek ve önümüzdeki ulusal ve uluslararası organizasyonlara en iyi şekilde hazırlanmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen bu önemli kampa ev sahipliği yapıyoruz. Kamp süresince sporcularımız deneyimli antrenörler eşliğinde teknik, taktik ve fiziksel açıdan kapsamlı bir antrenman programı uygulayacak. Yapılacak değerlendirmelerle sporcularımızın gelişimleri yakından takip edilecek ve milli takım seçme sürecine önemli katkı sağlanacaktır" dedi.
Bilecik BŞEÜ’de ’Analiz Laboratuvarı’ tarım araştırmalarına güç katacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) bünyesinde kurulan ’Analiz Laboratuvarı’, tarım alanındaki akademik çalışmalara katkı sunacak. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren ’Analiz Laboratuvarı’, güçlü teknik altyapısı ve uzman akademik kadrosuyla hizmet vermeye başladı. Modern cihaz donanımıyla dikkat çeken laboratuvar, ulusal ve uluslararası projelere güvenilir veri desteği sağlayarak tarım bilimleri alanında yürütülen araştırmaları destekliyor. Laboratuvarda ham protein, azot, ham kül ve nem analizlerinin yanı sıra toplam fenolik madde, flavonoid ve antioksidan kapasite ölçümleri gerçekleştiriliyor. Ayrıca atomik absorbsiyon cihazı ile bitki ve toprak örneklerinde mikro ve makro element analizleri yapılarak doğru gübreleme ve bitki besleme programlarının oluşturulmasına bilimsel zemin hazırlanıyor. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Üniversitemiz, bilimsel üretimi merkeze alan yaklaşımıyla araştırma kapasitesini her geçen gün daha ileriye taşımaktadır. Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi Analiz Laboratuvarımız, sahip olduğu teknik donanım ve akademik birikimle yalnızca üniversitemizin değil, bölgenin ve ülkemizin tarım araştırmalarına da önemli katkılar sunmaktadır. Amacımız; nitelikli veri üreten, projeleri destekleyen ve uygulamaya dönük çözümler geliştiren bir araştırma ekosistemini sürdürülebilir şekilde güçlendirmektir. Bu doğrultuda laboratuvar altyapımıza yaptığımız yatırımlar artarak devam etmektedir" dedi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Cuma günü Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi raylara indirerek, test sürecini resmen başlatacağız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Cuma günü Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi raylara indirerek, test sürecini resmen başlatacağız. Proje kapsamında 2026-2028 yılları arasında 14 set daha üretmeyi planlıyoruz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Elektrikli Hızlı Tren Projesi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, trenin saatte 225 kilometre hıza sahip olacağını ve proje kapsamında ilk setin üretimini tamamladıklarını duyurdu. Cuma günü treni raylara indirerek test süreçlerine başlayacaklarını belirten Uraloğlu, trenin hız, fren, sürüş ve yol uyumu gibi tüm performans kriterlerini detaylı şekilde inceleyeceklerini ifade etti. "Proje kapsamında 2026-2028 yılları arasında 14 set daha üretmeyi planlıyoruz" Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti’nin test süreci hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, trenin 577 yolcu taşıma kapasitesi olacağını belirterek, "Cuma günü Milli Elektrikli Hızlı Trenimizi raylara indirerek test sürecini resmen başlatacağız. Bu kapsamda trenin hız, fren, sürüş ve yol uyumu gibi tüm performans kriterlerini detaylı şekilde inceleyeceğiz. Proje kapsamında 2026-2028 yılları arasında 14 set daha üretmeyi planlıyoruz. Şu anda Yüksek Hızlı Tren (YHT) hatlarımızda 31 setin hizmet verdiğini düşünürsek neredeyse yarısı kadar milli trenlerimizi de üretmiş olacağız. Alüminyum gövdeli 8 araçtan oluşan Milli Elektrikli Hızlı Tren setlerimiz 577 yolcuya hizmet verebilecek. Ayrıca bu aracımızda engelli yolcular için iki adet yolcu bölmesi ve tekerlekli sandalyeleriyle platformdan araca ve araçtan platforma indirilip bindirilmesini sağlayan asansörler de yer alıyor. Trenlerimizi, yüksek konfor ve inovasyon ile mevcut ve gelecekte var olacak ihtiyaçları karşılamak üzere tasarladık" ifadelerini kullandı. ‘Otomatik tren durdurma sistemi’yle donatıldı Uraloğlu ayrıca, seti oluşturan araçların yolcu konforunu ve güvenliğini sağlayan tren kontrol ve izleme sistemi, otomatik tren durdurma sistemi, elektromekanik yolcu giriş kapıları, tam otomatik iklimlendirme, yangın ihbar, işitsel ve görsel yolcu bilgilendirme ve kamera sistemleri ile donatıldığını vurguladı.
İstanbul Ülkelerine giden İranlılardan Amerika ve İsrail’e tepki Amerika ve İsrail’in İran’a saldırısının 5’inci gününde İstanbul’dan İran’a otobüsler gitmeye devam ediyor. Ülkelerine dönen İranlılar, Amerika ve İsrail’in yaptığı saldırılara tepki gösterdi. 28 Şubat’ta Amerika ve İsrail tarafından İran’a yönelik başlatılan hava saldırıları 5’inci gününde devam ediyor. İstanbul’da bulunan İranlılar da aile ve yakınlarının yanına gidiyor. Otobüslerle ülkelerine gitmek için yola çıkan İranlılar, İsrail ve Amerika’ya tepki gösterdi. İran’a yakınını gönderen bir kişi, "İstanbul’da yaşıyorum. Şuan geri dönmeyeceğim. Bizim vatandaşlar İran’a dönecek çok sıkıntı yok. İrtibat yok. Gitmeyi bekliyorum" dedi. "Trump’ı ve Netanyahu’yu pişman edeceğiz" İran’a yolcu götürecek olan otobüs şoförü Recep Bakiri, "Pişman olacaklar, yapacak bir şeyleri yok. Biz İran milleti olarak onları orada yakacağız. Gemilerini oraya dikeceğiz. Trump’ı da oraya dikeceğiz, biz İranlıyız. Bizim silahlarımız var, dilimiz var, kökümüz var, köyümüz var, vatanımız var. Biz vatanımızı seviyoruz. Vatanımız için canımızı da veririz. Ama Amerika’nın oraya gelmesini pişman edeceğiz. Trump’ı ve Netanyah’yu pişman edeceğiz. Onları yakacağız. Ben kaptanım otobüs şoförüyüm. Buradan 24 saat sürüyor. Haftada bir sefer yapıyoruz. Tahran’dan İstanbul’a uçaklar kapalı" şeklinde konuştu.