GÜNDEM - 18 Nisan 2026 Cumartesi 10:55

’Samsun, Türkiye’nin en yaşanılabilir şehirlerinden biri olacak’

A
A
A
’Samsun, Türkiye’nin en yaşanılabilir şehirlerinden biri olacak’

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, Samsun’un turizmden sanayiye, ulaşımdan sağlığa kadar birçok alanda büyük bir dönüşüm sürecine girdiğini belirterek, "Samsun, Türkiye’nin en yaşanılabilir şehirlerinden biri olacak" dedi. Muş, havalimanı ve hızlı tren projeleri için ihale tarihlerinin netleştiğini açıkladı.



Samsun Turizm Eylem Planı programında konuşan Milletvekili Mehmet Muş, burada Samsun’da devam eden, bitme aşamasındaki ve başlamaya gün sayan yatırımlar hakkında bilgi verdi. Sanayi, turizm, sağlık, eğitim ve diğer alanlardaki yatırımların son sürat devam ettiğini ifade eden Muş, bu yatırımların birçoğunun da gözle görülmeyen yatırımlar olduğuna değindi.



"Samsun-Çarşamba Havalimanı ihalesi 5 Mayıs’ta"


Şehrin sadece turizm değil birçok kulvarda şaha kalktığına dikkat çeken Mehmet Muş, "Samsun’un sadece turizmi değil, aynı zamanda sanayisine ciddi şekilde emek veriyoruz. Tarımına ciddi şekilde emek veriyoruz. Lojistik imkanlarına ciddi şekilde emek veriyoruz. Turizmle bağlantılı olarak 5 Mayıs’ta havalimanının ihalesi yapılacak. Samsun-Çarşamba Havalimanı yenilenecek ve inşallah 2027 yılında biz de ‘taksi pisti’ yatırım programına alınmak suretiyle orası artık uluslararası bir havalimanı haline gelmiş olacak. Bu insanların şehre gelmesi için destinasyon açısından önemli bir yatırım. Bunu hayata geçirmiş olacağız" diye konuştu.



"Havza-Merzifon Hızlı Tren Hattının ihalesi 28 Nisan’da yapılacak"


Hızlı tren hattının Havza-Merzifon ayağının ihalesinin bu ay yapılacağına değinen Muş, "Sanayinin gelişmesiyle beraber, turizmin gelişmesiyle beraber ulaşım imkanları da önemli. Hızlı tren Ankara’dan Mersin’e kadar o hat gitmiş olacak. Yani kuzey, güney aksı tamamlanmış olacak. Çorum’a kadar bunun ihalesi yapılmıştı. İnşallah 28 Nisan itibariyle de Havza-Merzifon arası da ihalesi yapılmış olacak. Dolayısıyla oraya kadar gelmiş oluyor. Ne kalıyor bir tek? Havza’dan şehrin merkezine kadar olan kısmı kalıyor. Onu da inşallah takip edeceğiz. Onu da bir an önce ihalesini yaptırdıktan sonra imalatından sonra raylı olarak da lojistik imkanlarıyla aslında biz güneye bağlanmış olacağız. Bu daha çok sanayi demek. Daha çok sanayi demek, daha güçlü tarım demek. Daha güçlü turizm demek. Çünkü şehir zenginleşiyor. Otelleri artıyor. Ulaşım imkanları artıyor. Uçak seferleri artıyor. Uluslararası alandan, uluslararası havalimanından gelen seferler artıyor. Dolayısıyla bu bir taraf ayağa kalktı mı diğer sacayakları da ayağa kalkıyor" açıklamasında bulundu.



"Sağlık yatırımlarında Samsun başta geliyor"


Türkiye’de en çok sağlık yatırımının yapıldığı şehirlerin başında Samsun’un geldiğine değinen Mehmet Muş, "Organize sanayi bölgelerine ciddi bir emek veriyoruz. Yaklaşık 5 kattan fazla arttı son 3 yılda organize sanayi bölgeleri. Planladıklarımız var. 2027 yılı içerisinde de düşündüklerimiz var. Onlarla beraber aslında Türkiye ortalamasının üzerinde bir organize sanayi bölgesine Samsun ulaşmış olacak. Bunların bir kısmında tahsisler başladı, bir kısmında imalatlar başladı, bir kısmı üretime geçiyor. Dolayısıyla aslında Samsun, özellikle bu sanayi tarafındaki eksikliğini gidermiş olacak. Samsun bir zamanların önemli ticaret merkeziydi burası, tütünden kaynaklıydı. Fakat o tütünden belki imalata, sanayiye geçişi sağlayamadık. İnşallah bu eksikliği şimdi gidermiş olacağız. Peki, bunları yapıyorken, eğitim önemli bir şey. Samsun’un eğitiminde çok büyük bir eksiği bulunmuyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Özellikle sağlık anlamında, sağlıkla alakalı yatırımlarda şu an en yoğun yatırımın yapıldığı şehirlerin belki başında geliyor Samsun. Nüfusuna oranladığınız zaman, İstanbul’a mukayese edemeyiz ama nüfusuna oranladığınız zaman çok yoğun bir sağlık yatırımları projesi, dizisi burada devam ediyor. Şehir Hastanesi bitti. Taşınma da büyük oranda tamamlandı. Mayıs sonu itibariyle taşınmanın tamamen gerçekleşmiş olacağı, yine Atakum ve Tekkeköy Devlet Hastaneleri ile Alaçam Devlet Hastaneleri devam ediyor. Tekkeköy ve Alaçam’ı bu yıl içerisinde bitirmek gibi bir hedefimiz var. Atakum da 2027 içerisinde tamamlanmış olacak. Çünkü sanayisi, turizmi gelişiyorken bir taraftan da bu sağlık altyapısının eksik olmaması lazım" şeklinde konuştu.



"Samsun Büyükşehir Belediyesi Türkiye’deki en başarılı belediyelerden bir tanesi"


Yatırımların hayata geçmesinde Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin önemini de vurgulayan Muş, "Tüm bu hizmetleri Samsun’a kazandırırken bir atıfta Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne yapmamız gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi çok destek veriyor. Hem sanayisine çok destek veriyor hem turizmine çok destek veriyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi mali olarak, finansal olarak Türkiye’deki en başarılı birkaç belediyeden biri. Önemli bir bilanço yönetimi var, gelir yönetimi var ve bunu sahada da görüyorsunuz. Bir kısım çalışmayı gözle görünür çalışmalar olarak yapıyoruz, bir kısmını da yerin altında yapıyoruz, hiç görmüyorsunuz. Ama aslında sizin hayat standardınızı, mesela evde içtiğiniz suyun kalitesini, atık suyun tahliyesini sağlıyor. Çok daha kaliteli ve sağlıklı suya ulaşıyorsunuz. Şu an bir arıtma tesisinin imalatı var. 2 milyar TL’nin de belki üzerinde bir rakam tutmuş olacak. Ama onu hiç görmüyorsunuz. Musluğu açtığınız zaman daha sağlıklı bir suya kavuştuğunuzda bunu hissedeceksiniz. Burada Büyükşehir Belediyesi’nin büyük bir katkısı var bize. Ben Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’a ayrıca teşekkür ediyorum. Çünkü nereye koş dersek sağ olsun koşuyor. Bizim çoğu işimizi üzerine alıyor. Organize sanayi bölgesinin altyapısından tutun da bu konuya pek çok şeye Büyükşehir Belediyesi koşuyor, imkanlarını sunuyor" ifadelerini kullandı.


Yatırımların hayata geçmesi ile Samsun’un daha da güzel bir şehir olacağını belirten Muş, ayrıca şunları söyledi:


"İnşallah turizmdeki hedeflerimiz iddialı. Sanayidekilerine daha kolay ulaşacağız. Turizmde de ulaşacağız ama biraz daha arkadan gelecek. Buraya dolaştığımız vakit, Samsun, Türkiye’nin belki de en yaşanılabilir şehirlerinin başında gelmiş olacak. Turizmiyle, sanayisiyle, tarımıyla, altyapısıyla, ulaşım imkanlarıyla, doğal güzellikleriyle, büyük şehirlerin, yani bizden daha büyük olan şehirlerin sunamadığı hayat standardını burası sunuyor olacak."



’Samsun, Türkiye’nin en yaşanılabilir şehirlerinden biri olacak’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada katedilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Samsun Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu şimdi de işe başladı Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak tarihe geçen CANİKMAN, Samsun’un Canik ilçesinde göreve başlayarak öğrencileri karşılamaya, derslere katılmaya ve kampüsü tanıtmaya başladı. CANİKFEST kapsamında Samsun’a getirilen insansı robot CANİKMAN, Canik İlçe Nüfus Müdürlüğü’nde fahri kimlik belgesi verilerek "Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu" olmuştu. ’Canik" adıyla kayıtlara geçen robot, şimdi Canik Belediyesi bünyesinde sahaya indi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde görev yapan CANİKMAN, kampüse gelen öğrencileri "hoş geldiniz" diyerek karşılıyor, derslere katılarak çeşitli konularda bilgi veriyor ve yeni gelenlere kampüsü tanıtıyor. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan CANİKMAN, kısa sürede kampüsün en dikkat çeken unsurlarından biri hâline geldi. "Şimdi mesaisi başlıyor" CANİKMAN’ın artık sahada aktif rol üstleneceğini belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, dört yıldır çocuklara yönelik teknolojik eğitimler verdiklerini söyledi. Geçen yıl düzenlenen CANİKFEST’te verilen robot sözünü tuttuklarını ifade eden Sandıkçı, çocukları teknolojiyle buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı. Çocukların eğitimine insansız araçları dâhil ettiklerini kaydeden Sandıkçı, "Burada dört yıldır çocuklara teknolojik eğitimler vermekteyiz. Geçen yıl yaptığımız CANİKFEST’te çocuklara ve gençlere robot sözü vermiştik. O sözümüzü tuttuk. Bugün CANİKMAN aramızda ve çocuklarla birliktedir. Çocuklarımızın eğitimine insansız araçlar dâhil olmuş oldu. Çocuklarımız bu tür insansız araçları üretene kadar, bu robotları onlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Nüfusa kaydı yapıldı. Bir süre ülkeyi dolaştı. Şimdi yerleşik olarak Samsun Canik’te olacak. Bundan sonra kırsallar dâhil olmak üzere, oradaki öğrenciler de dâhil edilerek bu insansız araçlarımızı oraya götüreceğiz. Bu alanda eğitimde eşitliği sağlamış olacağız. Robot aynı zamanda bir çekim merkezi de oluşturdu. Yeni bir şeyi görmenin heyecanıyla, sohbet ettiğim anne ve babalardan şunu duyuyorum: ’Sabaha kadar hiç uyumadı, robotu kampüste görecek diye.’ Amaç buydu. Çocuk CANİKMAN ile konuştu, ona dokundu ve bundan sonrası için hayal kuracak. Canik’te öğrenci olup yapay zekâ, robotik kodlama, yazılım ve robotlar konusunda görmemiş ya da dokunmamış hiçbir öğrencimiz kalmayacak. Şimdi mesaisi başlıyor. Bundan sonra yaz kış demeden okulları dolaşacak. Ülkemizin savunma sanayi noktasında geldiği yer ortadadır. Şimdi biz, mühendisler ordusu yetiştirmenin derdindeyiz. Cumhurbaşkanımızın milli teknoloji hamlesinin meyvelerini almaya başladık. Tüm gençlerimizin bu anlamda yazılımcı, kod yazan ve insansız araç geliştiren bireyler hâline gelmesini istiyoruz. Bu kampüsler bunun için var" dedi. "İlk defa böyle bir robot görüyoruz" Öğrenci Elif Sahra, "Robot bizler için güzel bir deneyim oluyor. Bizi karşıladı, elimizi sıktı, sorular sorduk. İlk defa ben böyle bir robot gördüm" diye konuştu. Öğrenci Fatih Yeni ise "Daha önce robotlar üzerine araştırmalar yapıyordum. Burada ilk defa canlı canlı robot gördüm. Gerçek insan gibidir" şeklinde konuştu.