ASAYİŞ - 16 Ocak 2026 Cuma 01:54

Samsun’da feci kazada otomobil hurda yığınına döndü: 1 yaralı

A
A
A
Samsun’da feci kazada otomobil hurda yığınına döndü: 1 yaralı

Samsun’un Terme ilçesinde kontrolden çıkan otomobil, önce otobüs durağına ardından ağaca çarptı. Çarpmanın şiddetiyle hurda yığınına dönen aracın sürücüsü hastaneye kaldırıldı.


Kaza, Evci Mahallesi Samsun-Ordu Karayolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Terme istikametine seyir halinde olan Mehmetcan A. idaresindeki 52 AGJ 875 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Savrulan otomobil, önce yol kenarında bulunan yolcu durağına ardından çam ağacına çarparak durabildi. Çarpmanın etkisiyle otomobil kağıt gibi ezilirken, kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber vermesi üzerine olay yerine sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi.


Olay yerinde sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı sürücü Mehmetcan A., ambulansla Terme Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza sonrası hurdaya dönen araç çekici yardımıyla olay yerinden kaldırılırken, jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.



Samsun’da feci kazada otomobil hurda yığınına döndü: 1 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çocuklar için güçlü bağışıklığın üç altın kuralı; beslenme, uyku, hareket Havaların soğumasıyla birlikte enfeksiyon hastalıklarındaki artışa dikkat çeken Uzm. Dr. Ceren Hande Seyyar çocukları hastalıklardan korumanın en etkili yolunun dengeli beslenme, düzenli uyku ve düzenli hareketten geçtiğini söyledi. Bu üç kuralı "bağışıklık üçgeni" olarak tanımlayan Uzm. Dr. Seyyar, "Bol su içerek, hijyen kurallarına dikkat ederek ve gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınarak da bağışıklığın destekleneceği unutulmamalı." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ceren Hande Seyyar, kış aylarında hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte solunum yolu enfeksiyonlarının arttığını, ama bu artışın soğuk havadan kaynaklanmadığını söyledi. Seyyar, "Soğuk hava doğrudan hasta etmez; asıl sorun, bu dönemde kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla vakit geçirmemizdir," diyerek yanlış bir algıya dikkat çekti. Seyyar, okulların, toplu taşıma araçları ve alışveriş merkezlerinin mikropların kolayca yayılabildiği alanlar olduğunu hatırlattı, soğuk havanın burun mukozasını kurutarak savunma sistemini zayıflattığını kaydetti. Soğuk hava burun savunmasını zayıflatıyor Burun mukozasının solunum yollarının ilk savunma hattı olduğunu, kuruduğunda virüslerin daha kolay yerleştiğini ifade eden Uzm. Dr. Seyyar, burun yıkaması yapmanın ve ortam havasını nemli tutmanın önemine dikkat çekti. Isınma için kullanılan doğalgaz, klima ve sobaların ortam havasını kurutarak bu riski artırdığını kaydeden Uzm. Dr. Seyyar, "Bu nedenle kış aylarında oda neminin dengede tutulması, burun yıkama gibi basit önlemlerin alınması ve mümkün olduğunca kalabalık ortamlardan uzak durulması önemli." diye konuştu. Bağışıklık üçgeni: Beslenme, uyku, hareket Hastalıklardan korunmada güçlü bağışıklık sisteminin önemine dikkat çeken Seyyar, önerilerde de bulundu. Seyyar, çocuklarda bağışıklığı güçlendiren üç temel alışkanlığı "bağışıklık üçgeni" olarak tanımlayarak şöyle konuştu: "Dengeli beslenme, bağışıklığın temel taşlarından biridir. Protein, sağlıklı yağlar, vitamin ve mineraller bağışıklık hücrelerinin gelişiminde kritik rol oynar. Sebze, meyve ve tam tahıllardan zengin beslenme bağırsak sağlığını destekleyerek bağışıklığı güçlendirir. Aşırı işlenmiş ve şekerli gıdaların ise bağışıklık sistemini zayıflattığı akıllardan çıkarılmamalıdır. Bu tür besinler uyku düzenini bozabilir, metabolik dengeyi ve bağışıklık yanıtını zayıflatabilir. Dolayısıyla sağlıklı beslenme sadece ne yediğimizle değil, ne yemediğimizle de ilgilidir. İkinci faktör uykudur. Uyku, vücudun onarım ve yenilenme zamanıdır. Özellikle derin uyku döneminde bağışıklık maddeleri artar ve vücut mikroplara karşı savunmasını güçlendirir. Yeterli ve kaliteli uyku, bağışıklık sisteminin en doğal destekçisidir. Uykusuzluk ise vücut direncini azaltır, hastalıklara yakalanma riskini artırır ve iyileşme süresini uzatır. Ayrıca yapılan çalışmalar, uykusuz bireylerde aşı sonrası antikor oluşumunun zayıfladığını göstermektedir. Bu nedenle, çocukların yaşına uygun sürede ve karanlık, sakin bir ortamda uyuması bağışıklık için büyük önem taşır. Kısacası; kısa uyku zayıf savunma, kaliteli uyku ise vücudun koruyucu kalkanıdır." Hareket bağışıklığı destekliyor Bağışıklık üçgenini tamamlayan üçüncü faktörün hareket olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Seyyar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Egzersiz sadece kasları değil, bağışıklığı da güçlendirir. Açık havada yapılan hafif tempolu yürüyüşler, bisiklet veya oyun aktiviteleri; kan dolaşımını artırarak bağışıklık hücrelerinin vücutta daha etkin dolaşmasını sağlar. Düzenli fiziksel aktivite, bağışıklığın güçlenmesine ve enfeksiyon riskinin azalmasına yardımcı olur. Bol su içmenin, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmanın ve hijyen kurallarına dikkat etmenin bağışıklığın en doğal destekleri olduğu unutulmamalı. Sonuç olarak, çocuklarımızı kış hastalıklarından korumanın en güçlü yolu ‘düzen’dir. Düzenli uyku, düzenli hareket, dengeli beslenme ve gerektiğinde doktor kontrolünde takviyeler ile kışı sağlıklı geçirmek mümkündür."
Manisa Alaşehir’de yağmur ve kar çiftçiye umut oldu Manisa’nın Alaşehir ilçesinde özellikle yüksek kesimlere yağan kar ve etkili olan yağmur, kuraklık endişesi yaşayan çiftçilerin yüzünü güldürdü. Yer yer 50 santimetreyi aşan kar yağışıyla birlikte barajlar ve yer altı suları için umutlar yeniden yeşerdi. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde son günlerde özellikle yüksek kesimlere yağan kar ile sakin şekilde etkili olan yağmur, çiftçilerin yüzünü güldürdü. Yağışların toprağı suya doyurması, barajları doldurması ve yer altı su seviyelerini yükseltmesi beklenirken, üreticiler bereketli bir yıl umut ediyor. Alaşehir’in Azıtepe, Kozluca, Bahadır, Çarıkbozdağ ve Dağhacıyusuf mahalleleri başta olmak üzere yüksek kesimlerde yer yer 50 santimetreyi aşan kar yağışı sevinçle karşılandı. Kar ve yağmurun etkisiyle uzun süredir kuruyan dereler yeniden akmaya başlarken, barajlardaki su seviyelerinde de artış gözlendi. Dağhacıyusuf Mahallesi’nde çiftçilik yapan Ali Akgün, bu yılın bereketli geçeceğini belirterek, "Özellikle yüksek kesimlere yağan yoğun kar bölgemiz için büyük nimet. Karın erimesiyle birlikte toprak suya doyacak, ürünlerimiz daha verimli olacak" dedi. Bölgede başta kiraz olmak üzere kestane, ceviz, üzüm, fasulye, domates, biber ve tahıl gibi birçok ürünün yetiştirildiğini ifade eden üreticiler, kar ve yağmurun bu ürünler için büyük önem taşıdığını dile getirdi. Üzüm üreticisi Bekir Şahal ise karın yağmura göre toprağı daha iyi beslediğini vurgulayarak, "Yağmur şiddetli olduğunda sel olup akıp gidiyor. Kar ise yavaş yavaş eriyerek toprağı doyuruyor. Bu sayede yer altı suları yükselecek, barajlar dolacak. Soğuk havalar bağlarımızın kış uykusunu tamamlamasını sağlayacak ve verim artacak" diye konuştu. Geçen yıl kuraklık nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadıklarını hatırlatan Şahal, son günlerdeki kar ve yağmurun çiftçinin yüzünü güldürdüğünü belirterek, "En büyük sorunumuz susuzluk. Yağışlar devam ettiği sürece çiftçi mutlu olacak. Bu yılın bereketli geçmesini umut ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Kuyumcuya yakalanınca sahte altınları teklif etti: "Bunlar sende kalsın" Eskişehir’e şehir dışından gelerek, piyasa değeri yaklaşık 343 bin TL olan 58.09 gram sahte bilezikleri verip 24 ayar altın almak isteyen zanlı, kuyumcunun dikkati sayesinde yakalandı. Zanlının, işlem yaptırmaya çalıştığı ve yakalandıktan sonra, "Allah rızası için bunlar sende kalsın, lütfen polise haber vermeyin" dediği anlar saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Dün sabah saatlerinde İstanbul’dan Eskişehir’e gelen Özgen Ç. isimli şahıs, Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi İnci Sokak’ta bulunan bir kuyumcuya girdi. Zanlı, elindeki 58.09 gram sahte bilezikleri verip, 24 ayar altın almak istediğini kuyumcu çalışanlarına bildirdi. Kuyumcudaki yetkililer bahse konu altınların toplam piyasa değerinin yaklaşık 343 bin TL olduğunu hesaplayıp Özgen Ç.’ye bilgi verdi. Daha sonra kuyumcudaki tezgâhtarlar, incelemelerinde altınların sahte olduğunu fark etti. "Lütfen polise haber vermeyin, bu altınlar yeğenimin" Şüphelinin tavırları ve altının sahte oluşunun anlaşılması kuyumcu dükkânının güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Çalışanlar tarafından şüpheli için polis ekiplerine ihbarda bulunuldu. Bu sırada şüpheli, çalışanlara, "Bunlar sende kalsın. Yeğenimi arayayım senle konuşsun, o gelsin buraya. Bunlar yeğenimin ürünü. Lütfen polise haber vermeyin" diyerek bahaneler öne sürdü. Kuyumcu çalışmaları şüpheli şahsı polise teslim etti. Polis ekipleri tarafından kelepçelenen şahıs karakoldaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Özgen Ç.’nin kısa süre önce cezaevinden çıktığı öğrenildi. "Bilezikleri verip 24 ayar altın almak istediğini söyledi" 10 yıldır kuyumculuk yapan 38 yaşındaki Mehmet Akmeşe, olay hakkında şöyle konuştu: "45-50 yaşlarında bir beyefendi mağazaya altın bozdurmak için. Yani bozdurmak için değil de altın değiştirmek için geldi. Biz de altınları hesapladıktan sonra kontrol etmek amaçlı kestik. Altın olmadığını anladık. Ondan sonra polis memurlarına, polis arkadaşlara haber verdik. Onlar da gelip gerekli işlemleri yaptılar. Bileziğin sertliğinden, renginden. Patent aslında çok kaliteli yapılmıştı. Yani yeni başlayan, bu işe yeni başlayan bir arkadaş bu bilezikleri gerçekten altın zannedip alabilirdi. Ama işte Allah yardımcı oldu herhalde o sırada, biz de bu şeye takılmamış olduk. Değeri yaklaşık 350 bin civarı. Bilezikleri verip 24 ayar altın almak istediğini söyledi aslında." "İstanbul’dan buraya gelmişler, tek kişi olmaz, birkaç kişi gelmişlerdir" Sahte altınları nasıl tespit ettiğini anlatan Akmeşe, "Altınların sahte olduğunu anladığında ’Lütfen polise haber vermeyin,’ ’İşte bu yeğenimin,’ vs. bu tarz şeylerle kendini acındırmaya çalıştı. Ama biz polis memurlarına haber verdik. Ama sonradan polis arkadaşlardan öğrendiğimiz üzere İstanbul’da ikamet ettiği belli oldu. İstanbul’dan buraya gelmişler. Büyük ihtimal yani tek kişi olmaz, birkaç kişi gelmişlerdir. Hani inşallah kimseyi zor durumda bırakmamışlardır. Yani altının gramı şu an ortalama 6 bin 485 6 bin 500 lira. Yani dolandırıcı arkadaşlar en ufak bir gram dahi bozdursalar 6 bin 500 lira. Yani büyük bir meblağ. O yüzden kuyumcu arkadaşlar bu konuda çok dikkatli davranmalı ve çok hassas olmalılar. Yani emin olmadığı ürünleri bence almamaları lazım, mutlaka da ayar kontrolü yapmaları lazım" dedi.