ÇEVRE - 26 Mart 2026 Perşembe 23:40

Samsun’da kokarca zararlısına karşı mücadele sürüyor

A
A
A
Samsun’da kokarca zararlısına karşı mücadele sürüyor

Samsun’da 300’den fazla tarım ürününe zararı olan kahverengi kokarca zararlısına karşı ilaçlama çalışmaları sürdürülüyor.


Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından kahverengi kokarca zararlısının kışı geçirdiği ev, ahır, depo gibi kapalı alanların dış yüzeyleri ve çatıları, kışlaklardan çıkış öncesi ilaçlanıyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından temin edilen biyosidal ilaç ve koruyucu ekipmanlarla ilçenin Şeyhli Mahallesi’nde ilaçlamalara başlandığını açıkladı. Yılmaz, kahverengi kokarcaların havaların ısınmasıyla beraber kışlıklarda hareketlenip dışarıya çıkmaya başladıklarını vurguladı. Sıcaklığın 17 dereceye ulaştığı döneme kadar kokarca zararlısının çıkışlarının devam edeceğini belirten Yılmaz, "Şu dönemde kahverengi kokarcalar çıkıp sahaya yayılmadan, tarım arazilerimize yayılmadan kışlaklarda onları imha etmek istiyoruz. Böylece daha az emek harcayarak, daha az ilaç kullanarak bu kokarcaları imha ederek, ürünlerimizde yapacağı zararın önüne geçmeye çalışıyoruz" dedi.


Kışlaklara girişte de ekim ayında mücadelenin yapıldığını, o dönemde 70 bin kışlağın ilaçlanmasının yapıldığını söyleyen Yılmaz, kışlak çıkışı da bu mücadelenin yapıldığını kaydetti. Kahverengi kokarca zararlısının bölgedeki önemli tarımsal ürünlere ciddi zararlar verdiğinin altını çizen Yılmaz, "Kokarca, ilimiz içinde son derece önemli ürün olan ve ekonomimize ciddi katkı sağlayan fındık başta olmak üzere çok sayıda tarımsal üründe, sebzelerde, fasulyede, mısırda, tüm ürünlerimizde zarar yapıyor. 300’den fazla üründe zarar yapan bir zararlı. Polifag ve istilacı bir tür, mücadele edilmediği takdirde çok ciddi zararlara neden olabiliyor ve mücadelesi topyekûn yapılmak zorunda. Bir kurumun bir başına yapacağı bir mücadele değil, tüm paydaşlarımızın bu mücadelenin içinde yer alması gerekiyor. Ve ilimizde şu an büyük oranda tüm paydaşlarımızın katılımıyla bu mücadele çalışmalarını gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.


Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:


"Kahverengi kokarca mücadelesiyle ilgili olarak sahada ekiplerimiz tarafından tüm ilçelerimizde zararlının tanınması, mücadelesinin ne şekilde yapılacağına dair eğitim yayın faaliyetlerimiz aralıksız devam ediyor. Yaptığımız eğitim toplantılarıyla üreticilerimizi bilgilendirmeye, mücadelenin başladığı tarihi, ne zaman başlayacağı, neler yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Tabii, bunun dışında kışlak mücadelesinde biyosidal ürünler kullanılıyor. Bu biyosidal ürünlerin rastgele kullanılmaması gerekiyor. Bu ürünleri kullanacak arkadaşlarımızı da eğitime tabi tuttuk."


Yılmaz, nisan ayında tamamlanacak kışlak mücadelesi sonrasında bitki koruma ürünlerini kullanarak bahçelerde ilaçlamaların sürdürüleceğini sözlerine ekledi.



Samsun’da kokarca zararlısına karşı mücadele sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında çevre sakinleri tanık olarak dinlendi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.
Diyarbakır Diyarbakır’da polis aracının geçişi sırasında EYP patladı Diyarbakır’da polis aracının geçişi sırasında önceden bırakılan EYP patladı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken şahısların yakalanması için çalışma başlatıldı. Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada, ’’26 Mart saat 18.34 sıralarında Kamişlo Bulvarı ile Nevruz Caddesi kavşağı kesişiminde meydana gelen patlamaya ilişkin olarak yapılan ilk incelemelerde olay sırasında bölgeden geçmekte olan sivil bir polis aracının, yol kenarına bırakılan ve içerisinde el yapımı patlayıcı (EYP) bulunduğu değerlendirilen bir poşetin üzerinden geçtiği esnada patlamanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Meydana gelen patlamada can kaybı ya da yaralanma yaşanmamış, araçta da herhangi bir hasar oluşmamıştır. Yapılan teknik ve kamera incelemelerinde, el yapımı patlayıcının (EYP) saat 18.21 sıralarında bir motosikletli şahıs tarafından yol kenarına bırakıldığı, aradan geçen süre içerisinde farklı araçların da aynı güzergahı kullandığı, patlamanın ise yaklaşık 12 dakika sonra gerçekleştiği tespit edilmiştir. Elde edilen mevcut bulgular çerçevesinde bu aşamada, uzaktan kumanda mekanizması bulunmayan söz konusu patlayıcıyla doğrudan polis aracının hedef alındığına dair bir bulguya ulaşılmamıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ilgili birimlerce geniş çaplı tahkikat başlatılmış olup, olayın aydınlatılması ve olaya karışan şüpheli ya da şüphelilerin tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir’’ denildi.